|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Kişinin Sahipsiz Çocuk
Bulması ve Onu Yetiştirmesi
21546. İbn Avn
bildiriyor: Misver b. Zeyd'in bize bildirdiğine göre kadının biri sahipsiz bir
erkek çocuğu buldu ve genç yaşına kadar onun bakımını üstlendi. Çocuk genç yaşa
gelince de kadın ondan, kendisine yaptığı harcamaları istedi. Bu konuda Ömer b.
Abdilaziz'e bir yazı yazılınca, Ömer şöyle bir cevap gönderdi: "Kadın,
sonradan geri almak üzere çocuğa harcama yaptığına dair yemin ettirilir. Bu
yönde yemin ederse çocuk bu meblağı kadına ödemek için çalışır."
21547, Cabir bildiriyor:
Sahipsiz bir çocuk bulup da yetiştiren kişi hakkında Amir(-i Şa'bi):
"Büyüdüğünde onu yetiştiren adamın çocukta bir alacağı olmaz"
demiştir.
21548. Hz. Ali der ki:
"Sokağa atılan çocuk hürdür. Onu alıp büyüten kişi sonra ona yaptığı
masrafları isterse, çocuğun imkanı varsa kendisine yaptığı masrafları verir.
Ancak öylesi bir imkana sahip değilse adamın ona yaptığı harcamalar sadaka
olarak sayılır."
21549. Halid b.
Ebi's-Salt bildiriyor: Ömer b. Abdilazız bana şöyle dedi:
"Zinadan olan çocuk
hakkında Ömer b. el-Hattab, bu çocuğun büyüdüğü zaman kendisine bakan kişinin
yaptığı harcamaları ödemesi gerektiğine, ödeyemediği miktar için de adam için
çalışması gerektiğine hükmetti. Ben ise bu konuda şöyle hüküm verdim:
"Çocuk kendisini yetiştiren kişinin masraflarını öder, ancak ödeyemediği
miktarı da onun yerine beytülmaldan ben veririm."
Birinin Yitirdiği Deveyi
Bulan Kişinin Onu Beslemesi
21550. Davud, Şa'bi'den
bildiriyor: Adamın biri devesini kaybetti. Sonradan bu devesini bir adamın
yanında gördü. Onu bulan bu kişi de deveye bakmış, yemini vermiş ve semiz bir
hale getirmişti. Deve için o zamanlar Medine valisi olan Ömer b. Abdilazız'in
huzurunda davalaştılar. Bunun üzerine Ömer, devenin sahibine verilmesine, deve
sahibinin de onu bulan ve besleyen adama, yaptığı masrafları ödemesine
hükmetti." Şa'bi der ki: "Ancak Ömer'in bu hükmü bana pek de uygun
gelmedi. Bana göre deve sahibi devesini alır, onu bulup besleyen adamın da
herhangi bir hakkı olmaz."
21551. Ebu Cafer
(el-Bakır) bildiriyor: Nu'man b. Murra'nın, Said b. el-Müseyyeb'e şöyle
dediğini işittim: "Hz. Ali'nin yitik develer için bir ahır yaptırdığına
şahit oldum. Bu develere de ne semizleyecek, ne de zayıf düşecek bir miktarda
beytülmalin hesabına yem verirdi. Develerini yitirmiş olanlar boyunlarını
kaldırmış olan develere bakar ve kanıt getiren kişi devesini alırdı.
Yitirildiğine ve kendi devesi olduğuna dair kanıt getirilemediği taktirde Ali
develeri öyle bırakır ve satmazdı." Bunun üzerine Said b. el-Müseyyeb:
"Ben de herhangi bir göreve getirilirsem bunu aynısını yapacağım!"
dedi.
Mallara Fiyat Etiketi
Koymak
21552. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Onların (Sahabe ve Tabiunun) satışlarının en sevdiğim yönü
satacakları mallara fiyat etiketi koymalarıdır."
21553. Vasıl bildiriyor:
"Tavus, etiketli malın satışını kerih görmüş ve: "Satacağım malı
yalanla süslemeyi kerih görüyorum!" demiştir.
21554. İbn Sirin der ki:
Kişi malına istediği etiketi koyuyor ve: "Bu fiyat etiketini sizlerle
pazarlık yapabilmek için koyuyorum" diyor. Sonra da etiketten daha ucuza,
10'a olan bir şeyi 9'a satıyor.
21555. Abdulmelik b.
Ebi'I-Kasım bildiriyor: Nafi'ye: "ipekli kumaşlar satın alıyor, sonrasında
alış fiyatının üzerine bir miktar kar koyup etiket şeklinde de üzerine
yapıştırıyoruz. Satarken de alış fiyatının üzerine eklediğimiz karın ne kadar
olduğunu belirtmeden bu malı satıyoruz" dediğimde şöyle karşılık verdi:
"Ticarette aldatma ve yalan söyleme denilen şey işte budur!"
21556. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Kişinin, giysinin üzerine fiyat etiketi koyup da:
"Bu giysiyi bu
etiket üzerinden ve kar ederek satıyorum" demesinde bir sakınca yoktur.
21557. İbn Ebi Ganiyye
bildiriyor: "Hakem (b. Uteybe) de bir öncekinin benzerini söyledi ve şunu
da ekledi: "Bu tür bir satış pazarlık yapılarak gerçekleşen satış
gibidir."
Bir Konuda Davalaşan iki
kişiden Birinin Haklılığına Dair Kanıt Getirmesi
21558. Ebu ishak
bildiriyor: "Adamın biri başkasının yanında bulunan bir katırın kendisine
ait olduğunu iddia etti. Ancak katırı yanında bulunduran kişi, katırın yanında
doğduğuna dair kanıt getirdi. Bunun üzerine Şureyh katırın, halihazırda yanında
bulunan adamın olduğuna hükmetti."
21559. Ebu Hasın
anlatıyor: iki kişi birkaç inci tanesi konusunda Abdullah b.
Utbe'nin huzurunda
davalaştılar. Ben de onun yanındaydım. Her iki adam da incilerin kendisine ait
olduğuna dair kanıt getirdi. Bunun üzerine Abdullah b. Utbe eliyle incilerle
oynadıktan sonra: "inciler bunları üreten kişinin, şu an yanında
bulundukları kişinindir" dedi.
21560. Hakem bildiriyor:
"Nehrayn'da bir katır bulundu. Ancak iki topluluk da katırın kendilerine
ait olduğunu iddia edip her iki taraf da bu konuda kanıtlar getirince, Abdullah
b. Utbe katırın, o an yanında bulunan topluluğun olduğuna hükmetti."
21561. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bir mal üzerindeki davada tarafların kanıtları eşit olduğunda mal
kimin elindeyse onun olur."
21562. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "iki kişi hayvanın filan kişinin olduğuna ve yanında doğduğuna
dair şahitlik ederse, iki kişi de hayvanın karşı tarafın olduğuna ve yanında
doğduğuna dair şahitlik ederse, hayvan kimin elindeyse onun olur."
21563. Eş'as bildiriyor:
Kişinin elinde bulunan bir giysi için başka biri kendisinin olduğunu iddia edip
buna kanıt getirmesi, giysiyi elinde bulunduran kişi de giysinin kendisinin
olduğuna dair kanıt getirmesi durumu hakkında Hakem (b. Uteybe) şöyle demiştir:
"Giysi kimin elindeyse onun olur." Aynı şekilde hayvan konusunda her
iki taraf da hayvanın kendisine ait olduğuna dair kanıt getirmesi durumu
hakkında: "Hayvan kimin elindeyse onun olur" demiştir.
21564. Temim b. Tarafe
bildiriyor: "iki adam bir deve konusunda anlaşmazlığa düştü ve her biri
devenin kendisine ait olduğunu iddia edip buna kanıt getirdi. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devenin (değeri üzerinden) ikisi
arasında paylaştırılmasına hükmetti."
Tahric: Abdurrezzak
(15202, 15203), Ebu Davud, Merasil(339) ve Beyhaki (10/259) rivayet etmişlerdir.
21565. Abdurrahman b.
Ebi Leyla anlatıyor: iki adam Ebu'd-Derda'nın huzurunda bir hayvan için
davalaştılar. Her iki adam da hayvanın kendisine ait olduğuna dair kanıt
getirince Ebu'd-Derda hayvanın ikisi arasında paylaştırılmasına hükmetti ve
şöyle dedi: "israil oğullarında olduğu gibi (inip zalimin boynuna dolanan)
bir zincire ne kadar da meraklısınız!"
Tahric: Abdurrezzak
(15204) rivayet etmiştir.
21566. Ebu Musa
bildiriyor: "iki adam bir hayvan konusunda anlaşmazlığa düştü ve her biri
hayvanın kendisine ait olduğunu iddia edip buna kanıt getirdi. Bunun üzerine
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayvanın (değeri üzerinden) ikisi
arasında paylaştırılmasına hükmetti."
Tahric: Ahmed (4/402),
Ebu Davud (3608, 3609, 3610), Tirmizi, İlelu'l-Kebir (1/565), Nesai, es-Suğra
(5424), İbn Mace (2330), Hakim (4/94-95) ve Beyhaki (10/255) rivayet
etmişlerdir.
21567. Said b. Ebi
Burde, babasının vasıtasıyla Ebu Musa'dan o da Peygamberimizden (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bir önceki hadisin benzerini nakleder.
Tahric: Ahmed (2/489,
524), EbU Davud (3611, 3613), İbn Mace (2329, 2346), Nesai (5999, 6000), Ebu
Ya'la (6407, 6438), Darakutni (4/211: 27) ve Beyhaki (10/255) rivayet
etmişlerdir.
21568. Ebu Hureyre
bildiriyor: iki adam bir hayvan konusunda Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) huzurunda davalaştılar. Her biri hayvanın kendisine ait olduğunu
söylüyordu; ancak ikisinin de elinde buna dair kanıt yoktu. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aralarında kura çekilmesine ve kurada
çıkan kişinin de hayvanın kendisinin olduğuna dair yemin etmesine
hükmetti."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kişinin,
Başkasında Bıraktığı Emaneti Onun Kullanımma Vermesi