|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Kuyuların Harim'i Kaç
Arşındır?
21767. Adiy b. el-Fudayl
bildiriyor: Kuyu açmaya izin almak için Ömer b. Abdilazız'in yanına geldim.
Bana şöyle dedi: "Kuyunun harimini elli arşın olarak yaz. Bu alanda diğer müslümanın
hakkı olamaz ve bu alan dahilindeki hiçbir şeye zarar veremez. Bu kuyudan su
içmede en fazla hakkı olan kişiler de oradan geçen yolculardır."
21768. Muhammed b. ishak
bildiriyor: "Ebu Bekr b. Muhammed b. Amr b. Hazm'a, hayvanların kuyu
çevresindeki dinlenme alanlarını sorduğumda şöyle dedi: "Cahiliye
döneminde bu alan kuyunun iki tarafından ellişer arşındı ki bu şekilde iki kuyu
arasında yüz arşınlık bir mesafe oluyordu. Ancak islam dini geldikten sonra bu
mesafeden daha azının da yeterli olacağını düşündüler ve kuyunun iki tarafından
yirmibeşer arşına indirdiler. Bu şekilde iki kuyu arasında elli arşınlık bir
mesafe oldu."
21769. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Kuyunun harımi (sağlı sollu) toplam kırk arşındır. Kuyu sahibi
dışında da hiç kimsenin de ne hayvanlarını dinlendirmek, ne de suyunu kullanmak
için bu alana girme hakkı yoktur."
21770. Zühri bildiriyor:
Urve şöyle dedi: "(islam döneminde kazılan) yeni kuyuların harimi
yirmibeş, eski (adi) kuyuların ise elli arşındır. Bostan kuyusunun da (toplam
olarak üçyüz arşındır)."
Zühri der ki: "Bana
ulaşana göre su kaynağının harimi altıyüz arşındır.''
Tahric: Beyhaki, Sünen
(6/155)
21771. Şa’bi der ki:
"Kuyunun harimi toplam kırk arşındır."
21772. Said b.
el-Müseyyeb, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
bildirir: "(İslam döneminde kazılan) yeni kuyuların harimi yirmibeş, eski
(adi) kuyuların ise elli arşındır." Said der ki: "Altın (maden)
kuyusunun harimi ise üçyüz arşındır.''
Tahric: Ebu Davud,
Merasil (402), Beyhaki (6/155, 1556), Hakim (4/97), benzerlerini de Ebu Ubeyd,
Emval (718) ve Yahya b. Adem (327, 331) rivayet etmişlerdir.
21773. Bilal b. Yahya
el-Absı, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
bildirir: "Üç şeyde özel alan vardır. Bunlardan biri kuyunun harimi,
diğeri de meclis halkasıdır."
Tahric: Beyhaki (6/151,
156)
Müdebber Kölesiyle
Mukatebe Yapan Kişinin Mukatebe Bedelinin Tamamını Almadan Ölmesi
21774. Mücahid
bildiriyor: Kureyşli bir kadının müdebber (özgür olması kadının ölümüne bağlı
olan) bir kölesi vardı. Ancak kadın sonradan bu kölesiyle mukatebe yapmak
istedi. Kadın tarafından biri Ebu Hureyre'ye bir mektup yazarak bunun hükmünü
sordu. Eba Hureyre ise cevaben şöyle yazdı: "Onunla mukatebe yapabilirsin.
Şayet anlaşma bedelini öderse özgürlüğüne kavuşmuş olur. Bedelin tamamını
ödemeden senin başına bir şey gelip de ölürsen (mudebber de olduğu için) yine
özgürlüğüne kavuşur." Mücahid der ki: "Görüşümce kadının ölümü
durumunda kölenin anlaşma bedelinden ödeyemediği miktar kölenin kalır."
Tahric: Beyhaki (10/314)
21775. Muhammed b.
el-Ahnef, babasından bildiriyor: İbn Mes’ud, mudebber kölesiyle mukatebe yapan
(ancak bedelin tamamını almadan ölen) kişi hakkında şöyle dedi: "Adamın
aldıkları kendisinin olur. Anlaşma bedelinden geriye kalanda ise bir hakkı
kalmaz."
21776. Muhammed b.
el-Ahnef, babasından, o da İbn Mes’ud'dan benzerini rivayet eder. Ancak İbn
Mes'ud (adamın varislerine) sonunda der ki: "Yakınınızın ölmesi durumunda
anlaşma bedelinden geriye kalan miktarda bir hakkınız yoktur."
21777. Davud b. Hureys
bildiriyor: "(Kadı) Şureyh'in de böylesi bir konuda aynı şeye hükmettiğine
şahit oldum.''
21778. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Böylesi bir durumda mukatebe bedelinden kalan miktar, köleden
(varisler tarafından) alınır."
21779. İbn Sirin der ki:
"Mudebber olan kölenin rızası olmadıktan sonra kendisiyle mukatebe
yapılamaz.''
21780. Hişam bildiriyor:
"ibn Sirin, kişinin mudebber olan kölesini satmasını mekruh görür; ancak
onunla mukatebe yapmasında bir sakınca görmezdi.''
21781. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Mudebber olan kölenin rızası olmadıktan sonra hizmeti
satılamaz.''
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |