m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Tıb

 

Müshil ve Fitil

 

Müshil ilaçlarının Kullanımı

 

23897. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Öncekiler müshil ilacını kullanmakta bir sakınca görmezlerdi. Sadece kişiyi zayıf düşürür çekincesiyle hoş görmezlerdi."

 

23898. Ata (b. Ebi Rabah) der ki. "ihramlı olanın müshil ilacı kullanmasında bir sakınca yoktur."

 

23899. Şa’bi der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyururdu: "Tedavilerde kullanacağınız en iyi ilaçlar şurup, burun damlası, müshil, kan aldırma (hacamat) ve sülüğün kullanıldığı ilaçlardır.''

 

- - Beyhaki (9/346) rivayet etmiş ve Mizzi, Tuhfe (18860), her ikisini de Mertisıl Ebu Davud'a dayandırarak irad etmiştir. Benzerini de Tirmizi (2047, 2048, 2053) ve Hakim (4/209) rivayet etmişlerdir. Ancak hiçbiri rivayetinde sülüğü zikretmemiştir.

 

 

 

23900. Davud, Şa’bi kanalıyla Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynısını nakleder.

 

23901. Esma binti Umeys bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Müshil olarak hangi ilacı kullanıyorsun?" diye sorduğunda, ben: ''Şeytan sütü (sütleğenini) kullanıyorum" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ama o aşırı bir şekilde ishal yapar" buyurunca, sonraları sinameki bitkisini kullanmaya başladım. Bunun üzerine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Şayet herhangi bir şey ölüme çare olacak olsaydı bu sinameki olurdu" buyurdu.

 

- - Ahmed ve oğlu Abdullah (6/369) ve İbn Mace (3461) rivayet etmişlerdir. Müellifin tarikiyle Taberani (24 /397); Ebu Bekr el-Hanefi kanalıyla da Tirmizi (2081, "Bursanı kanalıyla ğarıbtir"), yine Taberani (24/ 398), Hakim (4/201, hadisi sahih bulmuş, Zehebi de muvafakat etmiştir) ve Beyhaki (9/346) rivayet etmişlerdir. Bunu destekleyen bir hadis de merru olarak Enes'ten gelmiş ve Nesai de (7577) bunu hasen bir isnadla rivayet etmiştir.

 

 

 

Kullanılmasına Ruhsat Verilen ilaçlar

 

23902. Mihsan'ın kızı Ümmü Kays bildiriyor: Oğlumu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) getirdim. Bademciklerinde iltihab olduğu için parmağımı ağzına sokup öyle tedavi etmeye çalışmıştım. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdu: "Ne diye çocuklarınızın ağzına parmağınızı sokup sıkıyorsunuz? Bunun tedavisi için ud-i hindi otunu kullanın. Zira bu otta yedi çeşit şifa vardır. Bademcik iltihabı için bu bitkinin suyu buruna damlatılır. Akciğer zarı iltihabı durumunda da şurup şeklinde içilir."

 

- - Müslim (4/1734: 86, uzun bir metinle), İbn Mace (3462) ve İbn Ebi Asım, el-Ahad ve'l-Mesani (3256) rivayet etmişlerdir. Müellifin isnadının aynısıyla Humeydi (344), Ahmed (6/355), Buhari (5692, 5713), Ebu Davud (3873), Nesai (7583); Zühri kanalıyla da Buhari (5715,5718), Müslim (87) ve Ahmed (1/356) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

23903. Cabir bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ümmü Seleme'nin yanına girdiğinde çocuklarından birinin burnunun kanadığını gördü. Ümmü Seleme'ye: "Bu ne?" diye sorduğunda, Ümmü Seleme: "Bademcikleri iltihaplanmış" dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ''Böylesi çocuklarınıza neden öyle eziyet ediyorsunuz? Böylesi bir durumda kust bitkisinden bir parçayı suyun içinde yedi defa iyice sıkın sonra da o suyu çocuğun boğazına dökün." Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu söylediğini yaptıklarında da çocuk iyileşti.

 

- - Müsned'inde (bak: el-Metalibu'l-Aliye 2441) bu isnadla; müellifin isnadının aynısıyla Ahmed (3/315) ve Bezzar, Zevaid (3024) rivayet etmişlerdir. Hadisi Üm mü Seleme yerine Hz. Aişe lafzıyla Ebu Ya'la (1907, 1912, 2005, 2009, 2278, 2280) ve Hakim (4/205, hadisi Müslim'in şartlarına göre sahih bulmuş, Zehebi ise susmuştur) rivayet etmişlerdir. Hadisi yine Hz. Aişe'den Nesai (7585), Ebu Ya'la (4366, 4383) ve Bezzar (3025) tahrİc etmişlerdir. 

 

 

 

23904. Enes, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: ilEn güzel tedavi şekli, hacamat (kan aldırmak)tır. Çocuklarınızın bademcik iltihabı için de Arap topraklarında yetişen kust bitkisidir. Bademciklerini sıkarak onlara eziyet vermeyin!''

 

- - Buhari (5696), Müslim (3/1204: 62, 64) ve Nesai (7581, 7582) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

23905. Ebu Seleme der ki: Ebu Hureyre şöyle dedi: "Şu çörek otunu kullanmaktan geri durmayın; zira onda her hastalığa şifa vardır." Ona: "Bunu Peygamberimizden mi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğrendin?" denildiğinde, Ebu Hureyre: "Evet!" karşılığını verdi.

 

- - Müslim (4/1735-1736: 88 sonrası) müelliften ve başkalarından; müellifin isnadının aynısıyla Tirmizi (2041, "hasen sahih"), Nesai (7578) ve Ahmed (2/241); Zühri kanalıyla da Ahmed (2/268), Buhari (5688), Müslim (88), ve İbn Mace (3447) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

23906. Abdullah b. Bureyde, babasından bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Çörek otu sam dışında her türlü hastalığa şifadır!" Kendisine: "Va Resulallah! Sam da ne?" diye sorduklarında: "Ölüm" karşılığını verdi.

 

- - Ahmed (5/346,351,354) rivayet etmiştir.

 

 

 

23907. Hz. Aişe, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Şu çörek otunu kullanmaktan geri durmayın; zira onda her hastalığa şifa vardır.''

 

- - Buhari (5687) ve İbn Mace (3449); Hz. Aişe kanalıyla da Ahmed (6/138, 146) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

Hukneyi (Makaddan ilaç Vermeyi) Mekruh Görenler

 

23908. Alkame b. Mersed der ki: "Hz. Ali, hukne (makattan ilaç verme) hakkında çok sert sözler söylerdi.''

 

23909. Leys der ki: "Mücahid hukne işini kerih görürdü."

 

23910. Mücahid der ki: "Ben bu işi çok çirkin bir şeyolarak görüyorum."

 

23911. Cabir bildiriyor: Amir(-i Şa’bi)'ye oruçlu olanın hukne yapması durumu sorulduğunda: "Ben onu oruçlu olmayan için bile kerih görüyorken oruçlu olan için nasıl göreyim?" karşılığını verdi.

 

23912. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Ben bu işi çok çirkin bir şey görüyorum."

 

23913. Ma'mer'in bildirdiğine göre Katade ile Hasan(-ı Basri) hukne yapmayı mekruh görürlerdi.

 

23914. Ma'rur der ki: "Hz. Ali, hukneyi kerih görürdü."

 

23915. Mücahid der ki: "Hukne, LOt kavminin yaptıklarının (livatanın) bir çeşidi gibidir."

 

23916. Cabir der ki: "Mücahid ile Tavus, hukneyi kerih görürlerdi."

 

 

 

Hukne Yapmaya Ruhsat Verenler

 

23917. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Hukne yapmakta bir sakınca yoktur."

 

23918. Ebu Cafer (el-Bakır) der ki: "Hukne de bir tedavi şeklidir."

 

23919. İbn Ebi Leyla der ki: "Hakem (b. Uteybe), kendine hukne yaptı."

 

23920. İbn Cüreyc der ki: "Ata, hukne yaptırmada bir sakınca görmezdL"

 

23921. Ebu Ma'şer der ki: ''İbrahim(-i Nehai) hukne yaptırmakta herhangi bir sakınca görmezdi.''

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Nazarlık (Temime) ve Muska (Rukye) Takma