m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Diyetler

 

Mu'min Öldürmek

 

Mümini Öldüren Kişi için Bir Tövbenin Olamayacağını Söyleyenler

 

28303. Kerdem bildiriyor: Adamın biri İbn Abbas, Ebu Hureyre ve İbn Ömer'e, mümin birini öldüren birinin tövbesinin olup olamayacağını sorunca hepsi de şu cevabı verdiler: "Öldürdüğü kişiyi tekrar diriltebilir mi? Yeri delip karşı tarafa geçebilir mi? Gökyüzüne merdiven dayayıp çıkabilir mi? Ölüm geldiğinde ölmeyebilir mi?"

 

28304. Salim b. Ebil'-Ca'd bildiriyor: Adamın biri İbn Abbas'a geldi ve: "Ey Ebu Abbas! Kişi, birini kasten öldürse cezası nedir?" diye sordu. İbn Abbas şöyle karşılık verdi: "Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, lanetlemiş ve büyük azab hazırlamıştır."[Nisa, 93 ] Adam: "Peki bu kişi tövbe eder, imana gelir, salih amel işler ve hidayete nailolursa?" diye sorunca İbn Abbas şöyle karşılık verdi: "Annen sensiz kala emi! Nasıl tövbe edecek? Öldürdüğü kişi kıyamet gününde elinde kendi başı, boyun damarlarından kan fışkırır bir şekilde Arş'a kadar gelecek ve katili için: ''Rabbim! Şuna sor! Beni ne diye öldürdü!'' diyecek."

 

Tahric: Nesai (3462), İbn Mace (2621), Ahmed (1/222, 240, 294,364), Humeydı (488), Taberani 12 (12597) ve Tirmizi (3029).

 

 

 

28305. İbn Abbas der ki: "Kurtuluşu olmayan iki hata vardır ki biri şirk, diğeri de öldürmedir."

 

28306. Hasan(-ı Basri), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Mümini öldüren kişinin affedilmesi için Rabbime müracaat ettiğim kadar hiçbirşeye müracaat etmiş değilim. Ancak Rabbim bu isteğime bir karşılık vermedi."

 

28307. Ebu'd-Duha der ki: İbn Ömer'le beraber çadırındayken adamın biri ona, kasten mümin birini öldüren kişinin durumunu sordu. Bunun üzerine İbn Ömer: "Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, lanetlemiş ve büyük azab hazırlamıştır"[Nisa, 93] ayetini okudu ve adama: "Onun için kimi öldürdüğüne dikkat et!" dedi.

 

28308. Dahhak der ki: "Mümin birini öldüren kişinin artık tövbesi olmaz."

 

28309. Ebu Musa der ki: "Kıyamet gününde en fazla istemediğim şey, kendisini öldürdüğüm bir adamın, boyun damarlarından kan fışkırır bir şekilde çıkıp da benim için: ''Rabbim! Şu adama sor! Beni ne diye öldürmüş!'' demesidir."

 

28310. Dahhak b. Muzahim der ki: "Şirkten dolayı tövbe etmem benim için, bir mümini öldürdüm diye tövbe etmemden daha sevimlidir."

 

28311. Seleme b. Nubayt bildiriyor: Dahhak: "Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, lanetlemiş ve büyük azab hazırlamıştır"[Nisa, 93] ayeti hakkında: "Bu ayet nazil olduğundan bu yana hiçbir ayet tarafından neshedilmedi" dedi.

 

28312. Ukbe b. Amir el-Cuhenl, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Her kim şirke bulaşmamış ve haram olan cana kıymamış bir şekilde Yüce Allah'ın huzuruna çıkarsa Cennete girer.''

 

Tahric: İbn Mace (2618), Ahmed (4/148, 152), Taberani, M. el-Kebir (17/936) ve Hakim (4/351,352)

 

 

 

28313. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Kişi elini kana bulamadıkça dini hayatında bir rahatlık içinde olacaktır. Ancak ellerini haram olan kana bulaştırdığında utunma duygusu kendisinden çekilip alınır."

 

28314. Ebu'd-Derda der ki: "Dünyadayken öldürülen kişi, kıyamet gününde herkesin geçeceği yere gelip oturur. Kendisini öldüren kişi oradan geçince: ''Rabbim! Şu adama sor! Beni ne diye öldürdü?'' demeye başlar. Kendisini öldüren kişi: ''Filan kişi seni öldürmemi emretti'' deyince, hem öldüren, hem de öldürmesini emreden kişi alınıp Cehenneme atılır."

 

28315. İbn Abbas anlatıyor: Adamın biri kendisine ait olan bir havuzu su doldurdu ve oradan develerin geçip su içmelerini bekledi. Bir ara oraya devesi üzerinde, susamış ve oradaki sudan içmeyi uman bir yolcu geldi. Havuz sahibine: "içebilir miyim?" diye sorunca, adam: "Hayır!" dedi. Yolcu inip devesini bağladı. Ancak deve suyu görünce havuza doğru yaklaştı. Yaklaştığı zaman da havuzu yıktı. Bunun üzerine havuzun sahibi kalkıp omuzuna astığı kılıcını aldı ve yolcuya vurup öldürdü.

Daha sonra havuzun sahibi bu olay hakkında fetva aramak üzere yola düştü.

Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bir çok kişiye bunu sordu ki bunların isimlerini söylemeyeceğim. Ancak hepsi de adamı bu konuda umutsuzluğa düşürdüler. Sonra yine ashabdan birine geldi ve durumu anlattı. Sahabi: "Adamı öldürdüğün gibi geri diriltebilir misin?" diye sorunca adam: "Hayır!" dedi. Sahabi: "Yeryüzünü delebilir misin veya gökyüzüne merdiven dayayabilir misin?'' diye sorunca, adam yine: "Hayır!'' dedi. Bunun üzerine adam oradan ayrıldı; ancak fazla uzaklaşmadı ki sahabi onu geri yanına çağırdı ve: "Anne-baban hayatta mı?" diye sordu. Adam: "Annem hayatta!" karşılığını verince sahabi şöyle dedi: "Annenin bakımını üstlen ve ona iyi davran! Zira öldürdüğün kişi şayet Cehenneme girerse Yüce Allah onu sudan uzaklaştıran kişiyi de Cehennem ateşinden de uzak tutacaktır."

 

28316. Süleyman b. Ali bildiriyor: Ebu Said el-Hudri'ye: "Işte bu yüzdendir ki ısrailoğullarılna şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur"[Maide, 32] ayeti, israiloğullarına olduğu gibi bizim için de geçerli midir?" diye sorulunca: "Evet! Kendisinden başka ilah olmayana yemin olsun ki bizim için de geçerlidir!'' dedi.

 

 

 

Mümini Öldüren Kişi için Bir Tövbenin Olabileceğini Söyleyenler

 

28417. Mücahid der ki: "Mümini öldüren kişi için de bir tövbe vardır.''

 

28318. Mücahid şöyle derdi: "Katilin tövbesi, pişman olmasıdır."

28319. Said b. Cübeyr der ki: "Müminin katili için bağışlanma dilemekten başka bir tövbe bilmiyorum."

 

28320. ikrime der ki: "Katilin de tövbesi vardır."

 

28321. Ebu ishak bildiriyor: Adamın biri İbn Ömer'e gelip: "Ben birini öldürdüm, tövbe hakkım var mı?" diye sordu. İbn Ömer ise adama: ''Evet! Umutsuz olma!" dedi ve şu ayeti okudu: "O, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, cezası şiddetli, lütfu bol olandır. .. "[Mü'min, 3]

 

28322. Teymı bildiriyor: "Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde temelli kalacağı cehennemdir ... "[Nisa, 93] ayeti hakkında Ebu Miclez: "Onun cezası Cehennemdir; ancak Yüce Allah dilerse onun bu cezasını affedebilir" dedi.

 

28323. Seyyar da Ebu Salih'ten bu yorumun aynısını nakleder.

 

28324. Ziyad b. Ebi Meryem bildiriyor: İbn Ma'kil'e: "Abdullah (b. Mes’ud)'dan naklen Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Tövbe, pişman olmaktır'' buyurduğunu, babandan işittin mi?" diye sorduğumda: "Evet!" dedi.

 

28325. Abdullah b. Ma'kil bildiriyor: Babam Ma'kil b. Mukarrin el-Muzeni, İbn Mes’ud'a: "Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Tövbe, pişman olmaktır'' buyurduğunu işittin mi?" diye sorduğunda, İbn Mes’ud: "Evet!" dedi.

 

Tahric: Ahmed (1/433), Beğavi, Ca'diyyat (1738, 2256),

 

 

 

28326. Sa'd b. Ubade der ki: Adamın biri İbn Abbas'a gelerek: "Mümini öldüren bir kişinin tövbe hakkı var mıdır?" diye sorunca, İbn Abbas: "Hayır! Onun için Cehennem vardır!" karşılığını verdi. Adam gittikten sonra İbn Abbas'ın yanında oturanlar, İbn Abbas'a: "Ama sen bize bu konuda böyle fetva vermezdin! Sen bize, mümini öldüren kişi için kabul görebilecek bir tövbenin olduğunu söylemiştin. Bu gün ne oldu?" dediklerinde, İbn Abbas: "Sanırım bu adam öfkelenmiş ve bir mümini öldürmek istiyor!" karşılığını verdi. Adamın peşine birilerini gönderdiklerinde durumun gerçekten de İbn Abbas'ın dediği gibi olduğunu gördüler.

 

 

 

Mümin Kanı Dökmenin Büyüklüğü

 

28327. Şa’bi bildiriyor: İbn Abbas, Kabe'ye baktı ve şöyle dedi: "Ne yüce bir kutsallığın, ne büyük hakların var! Müslümanın kanısenin kutsallığından daha fazladır. Zira Yüce Allah onun malını, kanını, namusunu ve hakkında kötü zanda bulunulmasını haram kılmıştır."

 

Tahric: Tirmizi (2032, "hasen ğarib"), merru olarak da İbn Mace (3932).

 

 

 

28328. Abdullah b. Amr der ki: "Müminin öldürülmesi, Yüce Allah'ın katında dünyanın yok olmasından daha önemlidir.''

 

Tahric: Beyhaki (8/22), Nesai (3449, 3450, 3451), Tirmizi (1395), şahidlerini de Nesai (3452) ve İbn Mace (2619) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28329. Mücahid bildiriyor: " ... Bütün insanları öldürmüş gibi olur ... ''[Maide, 32] ayeti hakkında İbn Abbas: "Bir kişinin öldürülmesi durumu kastedilmektedir" dedi. " ... Kim de onu diriltirse bütün insanları diriltmiş gibi olur ... ''[Maide, 32] buyruğu için de: "Kişiyi öldürmekten uzak durma durumu kastedilmektedir" dedi.

 

28330. Mansur bildiriyor: ''... Kim de onu diriltirse ... "[Maide, 32] ayeti hakkında Mücahid: "Kişiyi boğulmaktan veya yanmaktan kurtaran kişi, onu diriltmiş gibidir" dedi.

 

28331. Ala b. Abdilkerım bildiriyor: " ... Kim de onu diriltirse bütün insanları diriltmiş gibi olur ... "[Maide, 32] ayeti hakkında Mücahid'in şöyle dediğini işittim: "Kim birini öldürmekten uzak durursa onu diriltmiş demektedir."

 

28332. Habbe b. Cuveyn el-Hadramı bildiriyor: ılınkar edenler: ''Rabbimiz!

Cinlerden ve insanlardan, bizi saptıranları göster, onları ayaklarımızın altına alalım da en altta kalanlardan olsunlar'' derler"[Fussilet, 29] ayeti hakkında Hz. Ali: "Burada saptıran insanlardan kasıt, kardeşini öldüren Hz. Adem'in oğludur. Saptıran cinlerden kasıt ise, şeytanların başı ibITs'tir" dedi.

 

28333. Hz. Ali der ki: "Burada (Fussilet Sur. 29) saptıranlardan kasıt, Hz. Adem'in, kardeşini öldüren oğlu ile İblis'tir."

 

28334. Abdullah (b. Mes’ud), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Haksız yere öldürülen her canda Hz. Adem'in ilk oğlunun da bir payı vardır. Zira öldürmeyi ilk başlatan kişi odur.''

 

28335. ibrahim (-i Nehai) der ki: "Haksız yere öldürülen her canda Adem'in ilk oğlu ile şeytanın bir payları vardır."

 

28336. Leys bildiriyor: "Insanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar ... "[Rum, 41] ayeti hakkında Mücahid şöyle dedi: "Karadaki fesattan kasit, Adem'in, kardeşini öldüren oğludur. Denizde olanı ise bütün gemileri zorla zabteden kişidir."

 

28337. ismail b. Salim bildiriyor: Şa’bi: "iki kişiyi öldüren biri zorba sayılır" dedi ve şu ayeti okudu: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun? Sen ıslah edenlerden olmak değil, ancak yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun."[Kasas, 19]

 

 

 

Kasıtlı Öldürmelerde Kısas'ın Gerektiğini Söyleyenler

 

28338. ibrahim (-i Nehai) der ki: "Silahla yapılan kasıtlı öldürmelerde kısas gerekir."

 

28339. Hz. Ali der ki: "Tüm kasıtlı öldürmelerde kısas yapılır."

 

28340. Amir(-i Şa'bi) Hasan, İbn Sirin ve Amr b. Dınar şöyle derler: "Kasıtlı öldürmelerde kısas yapılır."

 

28341. İbn Abbas, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Ölenin velileri katili affetmediği sürece kasıtlı öldürmelerde kısas yapılır.''

 

Tahric: Darakutni'nin 3/94 (45) 

 

 

 

28342. Şa’bi, Hakem (b. Uteybe) ve Hammad (b. Ebi Süleyman) şöyle derler:

"Öldürme kastı olmaksızın kamçı, sopa veya taşla olan vurmaların ölümle sonuçlanması durumunda bu, kasıtlı öldürmelerden sayılır ve kısas yapılır."

 

 

 

Bir Adam ile çocuğun Birlikte Birini Öldürmesi

 

28343. Zühri der ki: Bir adam ile çocuk birini öldürdükleri zaman adam kısasla öldürülür, çocuğun yakınları da ölenin velilerine tam diyet öderler.

 

28344. Cerir b. Hazım bildiriyor: Hammad (b. Ebi Süleyman)'a, bir adam ile bir çocuğun birlikte birini öldürmesi durumu sorulduğunda: "Adam kısasla öldürülür. çocuğa gelince ise velileri ödemesi gereken diyeti yerine öderler" dedi.

 

28345. ibrahim (-i Nehai) der ki: "Şayet adama birini öldürmede, kendisine kısas yapılamayacak biri yardım ederse diyet ödenir."

 

28346. Hasan(-ı Basri) der ki: "Bir köle ile bir çocuk beraber birini öldürmek için bir araya geleseler, biri kılıçla, biri de sopayla vursa diyet ödenir."

 

28347. Hişam bildiriyor: içlerinde çocuk ve bunakların da bulunduğu birtopluluğun birini öldürmesi hakkında Hasan(-ı Basri): "Öldürenin akrabaları hatayla öldürme diyeti öderler" dedi.

 

 

 

Kasıtlı Bir Şekilde Birini Öldüren Adamın Kısas için Bekletilmesi

 

28348. İbrahim(-i Nehai) ile Hasan(-ı Basri) şöyle derler: "Kasten birini öldüren kişi, kendisine kısas yapılması için bekletilse, başka biri de gelip onu hatayla öldürse bekletilirken ölen adama diyet ödenir." Ata ise bu konuda der ki: "Bekletilirken öldürülen adam için alınan diyet, ilk öldürülen kişinin velilerine ödenir."

 

28349. Hasan(-ı Basri) der ki: "Diyet, öldürülen adamın ailesine verilir."

 

28350. Hammad (b. Ebi Süleyman)'dan Hasan'ın sözünün benzerini nakledilmiştir.

 

 

 

Ölen Adamın Çocuklarının Küçük Olması

 

28351. Eş'as bildiriyor: Öldürülen, ancak çocukları küçük olan adam hakkında Hasan(-ı Basri) der ki: "Karar, ölen adamın velilerinindir."

 

28352. Cerir b. Hazım bildiriyor: Bazı velileri henüz küçük yaşta olan kişinin öldürülmesi durumu hakkında Hammad (b. Ebi Süleyman)'ın şöyle dediğini işittim: "Ölenin velilerinden büyük yaşta olanları, isterlerse katili öldürürler ve küçüklerin (kararı için) büyümelerini beklemezler."

 

28353. Zeyd, ailesinden birinden bildiriyor: "Hasan b. Ali, Hz. Ali'yi öldüren İbn Mulcem'', Hz. Ali'nin küçük çocukları da varken (kısasen) öldürttü."

 

28354. Ömer b. Abdilazız der ki: "Kısas (kararı) için ölenin küçük çocuklarının büyümeleri beklenir."

 

 

 

Dirsek Kemiğinin Kırılmasında Diyet

 

28355. Nafi' b. Abdilharis der ki: Hz. Ömer'e bir mektup yazarak bir dirseğinin kemiği kırılan adamın durumunu sordum. Ömer ise cevaben şöyle yazdı: "Diyet olarak ilk karından olan iki tane dört yaşında dişi deve verilir."

 

28356. Zeyd b. Sabit der ki: "iki dirsek kemiğinde diyet olarak elli dinar vardır."

 

 

 

Yaralama Durumunda Kısas için Yaranın iyileşmesini Bekleyenler

 

28357. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Yaralanan kişinin yarası iyileşmeden yaralayan kişiye kısas uygulanmaz."

 

28358. Hasan(-ı Basri) der ki: "Yaralanan kişinin yarası iyileşmeden yaralayan kişiye kısas uygulanmaz."

 

28359. Ata der ki: "Yaralanan kişinin yarası iyileşene kadar kısas bekletilir."

 

28360. Cabir bildiriyor: Adamın biri bir adamı dizinden boynuzla yaralayınca, yaralanan adam kısas istemek üzere Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi. Adama: "iyileşene kadar bekle!" denildi; ancak adam kabul etmedi ve acele davranıp kısasını yaptı. Kısas yapan adamın ayağı sakat kalıp kısas yapılan adamın ayağı iyileşince adam tekrar Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başvurdu. Ancak Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Herhangi bir hakkın yok; zira baştan kabul etmedin!" karşılığını verdi.

 

Tahric: Darakuni, (3/89: 27) ve Beyhaki (8/66)

 

 

 

Birinin Emriyle Birini Öldürmek

 

28361. Şu'be bildiriyor: "Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a, birinin emriyle birini öldürme durumunu sorduğumda: "Katil öldürülür. Öldürmesini emreden kişi için de herhangi bir kısas yoktur" dediler.

 

28362. Cabir şöyle nakleder. Efendisinin emriyle kölenin kasten birini öldürmesi konusunda Amir(-i Şa'bi): "Buna karşılık köle öldürülür" dedi.

 

28363. Mansur bildiriyor: Birinin emriyle birini öldürme konusunda İbrahim(-i Nehai): "Öldüren ile öldürme emri veren, cinayette ortaktırlar" dedi.

Vekı' ise der ki: "Bize göre günahta ikisi ortaktırlar. Ancak kısas konusunda sadece katile kısas uygulanır."

 

28364. Mansur der ki: İbrahim(-i Neha1')'ye, azmettiricinin emriyle kişinin birini öldürmesini sorduğumda: "Günahta ikisi ortaktır" dedi.

 

28365. Seleme b. Nubayt bildiriyor: Yöneticinin, birine birini öldürmesini emretmesi konusunda Dahhak b. Muzahim: "Böyle bir işin içinde olacaksan öldürülen kişi olmaya bak!" dedi.

 

28366. Eş'as bildiriyor: Efendinin, kölesine birini öldürmesini emretmesi konusunda Hasan(-ı Basri): "Kölenin öldürmesi durumunda bu emri veren kişi öldürülür" dedi.

 

28367. Hilas bildiriyor: Efendinin, kölesine birini öldürmesini emretmesi konusunda Hz. Ali: "Burada köle, efendisinin elindeki kamçı veya kılıç konumundadır" dedi.

 

28368. Ata (b. Ebi Rabah) bildiriyor: Efendinin, kölesine birini öldürmesini emretmesi konusunda Ebu Hureyre: "Bu durumda emri veren efendi öldürülür" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Adamın Cinsel Tacize Yeltenmesi Durumunda Kadının Onu Öldürmesi