|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Diyetler |
Müslümanın Kanını
Helal Kılan Şeyler
28479. Ebu Kılabe der
ki: "Ne Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ne Ebu Bekr, ne de Ömer
zamanında (evliyken) zina etmesi veya birini öldürmüş olması veya Allah ile
Resulüne karşı savaş açmış olması durumu dışında tek bir müslüman dahi
öldürülmüş değildir."
28480. Abdullah (b.
Mes'ud), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Allah'tan başka ilah olmadığına, benim de Allah'ın Resulü
olduğuma şehadet eden kişinin ancak şu üç durumda kanı helal olabilir:
Birini öldürmesi
durumunda, evli iken zina etmesi durumunda ve dinini terk edip İslam
topluluğundan ayrılması durumunda.''
Tahric: Ahmed (1/382,428,
444,465), Darimi (2298, 2447), Buhari (6878), Müslim (3/1302: 25, 26 öncesi),
Ebu Davud (4352), Tirmizi (1402), Nesai (3479, 6923), İbn Mace (2534),
İbnu'l-Carfıd (832), İbn Ebi Asım, Sünne (893) ve Beyhaki (8/213) rivayet
etmişlerdir.
28481. Hz. Aişe,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Müslümanın kanını dökmek, birini öldürdüğü için veya evli iken zina
ettiği için veya Müslüman olduktan sonra dininden döndüğü için öldürülmesi
dışında, helal değildir."
Tahric: Ahmed (6/58,
181, 205, 214), Nesai (3480, 3511, 6945), Ebu Davud (4353), Taberani, M.
el-Evsat (3772), Darakutni (3/81: 1) ve Hakim (4/367) rivayet etmişlerdir.
28482. Ebu'l-Ahvas da
Hz. Aişe kanalıyla Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aynısını
nakleder.
28483. Hz. Aişe der ki:
Kıble ahalisinden olan hiç kimsenin şu üç durum dışında kanı asla helal
sayılmamıştır. Bu üç durum, haksız yere bir cana kıyması, evli iken zina etmesi
ve Müslümanların topluluğundan ayrılması veya çıkmasıdır.''
Tahric: Darakutni (3/83:
5, 7) ve Hakim (4/354) rivayet etmişlerdir.
28484. Ebu Hasın
bildiriyor: Hz. Osman, evinin kuşatıldığı gün yüksek bir yerden insanlara bakıp
şöyle seslendi: "Bilmezmisiniz ki Müslüman adamın kanı ancak şu dört
durumda helal olabilir: Haksız yere bir cana kıydığı zaman veya evli iken zina
ettiği zaman veya Müslüman olduktan sonra dinden çıktığı zaman veya Lut
kavminin yaptığı çirkin şeyi (livata) yaptığı zaman!''
Tahric: Ahmed (1/61, 62,
63, 65, 70), Fadailu's-Sahabe (752), Darimi (2297) Ebu Davud (5/131; 56 muallak
olarak), Tirmizi (2158), Nesai (3482, 3520) ve İbn Mace (2533) rivayet
etmişlerdir.
Kölenin Ölü Olarak
Bulunması
28485. Ali b. el-Akmar
anlatıyor: Bize ait bir köleyi Utbe'nin evindeki bir kuyu da çalışırken (ölü)
buldum. Bu konuda Utbe'yi (kadı) Şureyh'e şikayet ettiğimde, Şureyh bana:
"Çalışması için kendisini zorladıklarına dair bana delil getir. Yoksa
Utbe'nin ev ahalisinden istediğin kişi onu zorla çalıştırmadıklarına dair yemin
etsin" dedi.
28486. İbn Şihab
ez-Zühri der ki: Köle için kasame yapılmayacağı gibi bir köle yüzünden de
kasame geçersiz sayılamaz. Köle için kasame yerine (ölen kölenin efendisine)
normal bir malda hak iddia etmiş gibi muamele yapılır.
28487. İbn Cüreyc der
ki: "Hişam b. Abdilmelik, İbn Nafi'nin azatlısı Eyyub'un ölen kölesi
konusunda Eyyub'un elli kez yemin etmesine hükmetti. Eyyub, elli yemin edince
de kölenin bedelini karşı taraftan aldı."
Öldürme Kararını Sadece
Halifelerin Vermesi
28488. Selman der ki:
"Birinin öldürülmesi kararını sadece Ömer verebilir."
28489. Nezzal b. Sebre
der ki: Hz. Ömer, ordu komutanlarına: "Haberim ve iznim olmadan sakın
kimse öldürülmesin" şeklinde bir ferman yazdı.
28490. İbn Sirin der ki:
"Müminlerin emiri (halife) dışında hiç kimse ölüm hükmünü veremezdi."
28491. İbn Ömer der ki:
Cariyelerinden biri Hafsa'ya büyü yaptı. Büyüyü bulduklarında da cariye bunu
yaptığını itiraf etti. Hafsa da Abdurrahman b. Zeyd'e emir vererek cariyeyi
öldürttü. Cariyenin öldürüldüğü haberi Hz. Osman'a ulaşınca bunu kınadı ve
Abdurrahman'a sert bir çıkış yaptı. Abdurrahman, cariyenin Hafsa'ya büyü
yaptığını, bunu itiraf ettiğini ve yaptığı büyüyü ortaya çıkardıklarını Osman'a
söyledi. Sanırım, Osman'ın bunu kınaması kendisinden izin alınmadan öldürülmesi
yüzündendi.
Müslümanlarla Anlaşmalı
Olanın (Zımminin) Öldürülmesi
28492. Hafs der ki: Hz.
Ömer'e: "Müslümanlarla anlaşması olan birinin öldürülmesi hakkında Hasan
ne dedi?" diye sorduğumda şöyle karşılık verdi: "Şayet öldürenin
akrabaları varsa diyeti onlar öderler; ancak akrabası yoksa kendi şahsi
malından ödenmek kaydıyla üzerine borç olur.''
28493. Eş'as bildiriyor:
(Müslümanlar tarafından) öldürülen anlaşmalı (zımmi) konusunda Şa’bi:
"Diyetini tüm Müslümanlar öder. Ancak bir suç işlemesi halinde diyeti
ödemek kendi akrabalarına düşer" dedi.
28494. Said bildiriyor:
Anlaşmalı birinin (zımminin) Müslüman bir adamın gözünü çıkarması konusunda
Katade: "Diyetini ödemek, anlaşmalı olanın yaşadığı nahiyedeki kişilerin
sorumluluğundadır."
Dört Kişinin Bir Adamın
Zina Ettiğine Şahitlik Etmesi ve Adamın Recmedilmesi
28495. Şeybanı
bildiriyor: Dört kişinin, birinin zina ettiğine dair şahitlik etmelerinden ve
adamın recmedilmesinden sonra bu dört kişiden birinin şehadetini geri çekmesi
hakkında Hammad (b. Ebi Süleyman): "Şehadetini geri çeken adam ölenin
velilerine tam diyetin dörttebirini öder" dedi.
28496. Matar bildiriyor:
Dört kişinin, had cezası gerektiren bir şeyde birinin aleyhinde şahitlik
etmeleri, ancak cezanın infazından sonra içlerinden birinin yalan söylediğini
itiraf etmesi durumunda ikrime: "Yalan söylediğini itiraf eden kişi, tam
diyetin dörttebirini öder" dedi.
28497. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Böylesi bir durumda (yalan söylediğini itiraf eden) kişi (kısas
yapılarak) öldürülür. Diğer şahitler ise diyet öderler."
28498. Eyyub Ebu'l-Ala
bildiriyor: Dört kişinin, birinin zina ettiğine dair şahitlik etmelerinden (ve
adamın recmedilmesinden) sonra bu dört kişiden birinin şehadetini geri çekmesi
hakkında Ebu Haşim: "Şehadetini geri çeken kişi diyetin dörttebirini
öder" dedi. İbn Sirin ise şöyle dedi: "Şayet bu kişi: ''Ben hata
yaptım, zira başkasını kastetmiştim'' derse tam diyeti ödemekle sorumlu
kılınır. Ancak: ''Ben ölmesini istediğim için kasten bunu (yalancı şahitlik) yaptım''
derse o da öldürülür."
Çocuğun Yaralanması
Durmunda Babasının Diyeti (Yaralayana) Bağışlaması
28499. Şa’bi der ki:
"Babanın, çocuğunun başına gelen ufak yaralamalarda diyeti (yaralayana)
bağışlaması durumunda bu bağışlama geçerli sayılır."
Kişinin, Hırsızın Elini
Kesmesi
28500. Katade
bildiriyor: Hırsızlık yüzünden bir eli kesilen kişinin diğer elinin başka biri
tarafından kesilmesi hakkında Cabir b. Zeyd der ki: "Bu kesilen elde yarım
diyet vardır."
Kişinin Yola Döktüğü Su
Yüzünden Olan Yaralanmalarda Diyet
28501. Şu'be der ki:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a, kişinin abdest alıp suyu yola
dökmesini sorduğumda Hammad: "O sudan dolayı gelecek zarardan sorumlu
tutulur" dedi. Hakem ise: "Gelecek herhangi bir zarardan sorumlu
tutulmaz" dedi.
28502. Cabir bildiriyor:
Kasap ile boyacının kapı önüne su dökmesi hakkında Amir(i Şa'bl): "O sudan
dolayı gelecek zarardan sorumlu tutulmaz" dedi.
28503. Şu'be bildiriyor:
Çarşı esnafından birinin dükkanının önüne su dökmesi ve oradan geçen birinin
bundan dolayı kayıp yaralanması durumu hakkında Hammad (b. Ebi Süleyman):
"Bu zarardan dükkan sahibi sorumlu tutulur" dedi. Hakem (b. Uteybe)
ise: "Dükkan sahibinin bunda bir sorumluluğu yoktur" dedi.
Kendisi için Kısas
Yapılan Kişi, Yapılan Kısası Görmek için Bekletilir mi?
28504. Avf der ki:
(Yezid b. Muaviye döneminde Basra kadısı olan) Abdurrahman b. Uzeyne'nin bir
adama kısas uygularken başından hafif iki defa yaraladığına şahit oldum. O
zaman kendisine kısas yapılan kişiyi görmesi için, kendisi için kısas yapılan
kişiyi yanında bekletti. (Avf) der ki: "Ancak İbn $irin öylesi bir
bekletmeyi kabul etmezdi."
28505. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Yaralamalarda kısas yapılır. Ancak kısası gerçekleştiren
yerel lider, kendisine kısas yapılan kişiyi ne dövebilir, ne de hapsedebilir.
Yapılması gereken tek şey kısastır. Yüce Allah herhangi bir şeyi unutacak
değildir ve şayet dileseydi kendisine kısas yapılan kişinin dövülmesi ve
hapsedilmesini emrederdi."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ
LİNKİ KULLAN |