m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Diyetler

 

Yüce Allah'ın: "Kim Hakkından Vazgeçerse Bu, Onun Günahlarına Kefaret olur"[Maide, 45] Buyruğu

 

28565. Heysem b. el-Esved bildiriyor: "Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına kefaret olur''[Maide, 45] ayeti hakkında Abdullah b. Amr: "Affettiği şeyin miktarı kadar günahlarından düşülür" dedi.

 

28566. Muğire bildiriyor: "Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına kefaret olur"[Maide, 45] ayeti hakkında ibrahim: "Yaralanan için kefaret olur" dedi. Mücahid ise: "Yaralayan için kefaret olur" dedi.

 

28567. MansAr bildiriyor: (Sözkonusu ayet hakkında) İbrahim(-i Nehai) ve Mücahid şöyle dediler: "Yaralayan kişi için kefaret olurken yaralanan kişinin mükafatını da Yüce Allah verir."

 

28568. Süfyan b. Hüseyn bildiriyor: "Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına kefaret olur"[Maide, 45] ayeti hakkında Hasan(-ı Basri): "Yaralanan için kefaret olur" dedi.

 

28569. Zeyd b. Eslem der ki: "Şayet kendisini yaralayanı affederse veya ondan kısas isterse veya vereceği diyeti kabul ederse, bu onun (yaralayanın) kefareti olur."

 

28570. İbrahim(-i Nehai) ve Mücahid: "Bu, affedilen kişi için kefaret olurken, yaralanan kişinin mükafatını da Yüce Allah verir" dediler.

 

28571. Said b. Cübeyr bildiriyor: "Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına kefaret olur"[Maide, 45] ayeti hakkında İbn Abbas: "Yaralanan için kefarettir. Onu bağışlayan kişinin mükafatını ise Yüce Allah verir" dedi.

 

28572. Ebu Ukbe bildiriyor: "Kim hakkından vazgeçerse bu, onun günahlarına kefaret olur"[Maide, 45] ayeti hakkında Cabir b. Zeyd: "Yaralayan için kefaret olur" dedi.

 

28573. Ubade b. es-Sam it, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, zina etmemek ve hırsızlık yapmamak üzere bana bi at edin. Her kim de (zina ve hırsızlık gibi) işlediği suçlardan dolayı (kanunen) cezalandırılırsa bu ceza, onun suçunun kefareti olur.''

 

Tahric: Müslim (3/1333:41), değişik kanallardan Ahmed (5/314, 320), Darimi (2453), Buhari (18, 3892, 3999, 4894, 6784, 6801, 7213, 7468), Tirmizi (1439) ve Nesai (7292, 7784, 7801, 7835, 11588, 11733)

 

 

 

28574. Şa’bi der ki: "Hakkından vazgeçenin (günahlarının) kefareti olur."

 

 

 

Kişinin Yaralanması veya Bir Yakınının Öldürülmesi Durumunda Yapabileceği Şeyler

 

28575. Ebu Şureyh el-Huzai, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kimin bir yakını öldürülür veya her kim bir yara alırsa üç şeyden birini yapmakta serbesttir. Bunlardan ayrı dördüncü bir şeyi yapmak isterse de ona mani olun: Ya katili öldürür veya affeder veya diyeti alır. Her kim de bunlardan birini yaptıktan sonra başka birine dönüş yapmak isterse bilsin ki onun yeri Cehennemdir ve orada ebedi olarak, sonsuza dek kalacaktır."

 

Tahric: Ahmed (4/31), Darimi (2351), İbn Mace (2623), Taberani (22/494, 495, 496), Ebu Davud (4490), İbnu'l-Carud (774), Tahavi, Şerh Meani'l-Asar (3/175) ve Darakutni (3/96:56); başka tarikle Ebu Şureyh'ten: Ahmed (6/385), Tirmizi (1405, 1406) ve Darakutni (3/96:54) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28576. Alkame b. Vail, babasından nakleder: Katilin, boynundan bağlı olan kayışla sürüklenerek Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) huzuruna getirildiğine şahit oldum. O zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ölenin velisine: "Onu affediyor musun?" diye sordu. Adam: "Hayır!" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Diyet almak ister misin?" diye sordu. Adam yine: "Hayır!" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Onu (kısas yaparak) öldürmek mi istiyorsun?" diye sorunca, adam: "Evet!" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama bu soruları üç defa tekrarladı ve şöyle buyurdu: "Şayet onu affedersen, ölenin de günahlarını kendisi yüklenir." Bunun üzerine adam onu affetti. Katilin affedilmesi üzerine kayışını sürükleyerek gittiğini gördüm.2

 

Tahric: Darimi (2359), Müslim 3(/1307: 32), Ebu Davud (4493, 4495) ve Nesai (5975, 5976, 6925,6929,6931)

 

 

 

28577. Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında bir adam öldürüldü. Dava Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) intikal edince de katili maktulün velisine teslim etti. Katil: ''Ya Resulallah! Ben onu öldürmek istememiştim!" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) maktulün velisine: "Şayet bu adam doğru söylüyor sa ve sen de onu öldürürsen Cehenneme girersin" buyurdu. Bunun üzerine maktOlün velisi adamı affetti. Adam kayışla (nis'a) bağlanmıştı. Oradan kayışını sürükleyerek çıktı. Bunun içindir ki (bu olaydan sonra) adama uZu'n-Nis'a (Kayışlı)" adı takıldı.

 

Tahric: İbn Mace (2690); Ebu Muaviye kanalıyla da Ebu Davud (4492), Tirmizi: (1407, "hasen sahih") ve Nesai: (6924)

 

 

 

Hür ile Kölenin Çarpışması Sonucu ikisinin de Ölmesi

 

28578. Şu'be bildiriyor: Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a, hür ile kölenin çarpışması sonucu ikisinin de ölmesi durumunu sorduğumda şöyle dediler: UHür olanın diyetini ödemek köleye düşmez. Kölenin diyetini de hür olanın yakınları öderler."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Yüce Allah'ın " ... (Öldürülen Kişi) Eğer Sizinle Kendileri Arasında Antlaşma Bulunan Bir Topluluktan ise ... "[Nisa, 92] Buyruğu