m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Feraiz

 

Ölen'in Geride Bıraktığı İnsanlar Ve Miras Payları

 

*

Ölenin Geride Bıraktığı Anne-Baba ile Hanımının Mirastaki Payları

 

31697. Ebu'I-Muhelleb naklediyor: Hz. Osman'a öyle bir durum sorulduğunda şu karşılığı verdi: "Geriye kalan malın dörttebirini hanımı, hanımından geriye kalanın üçtebirini annesi, diğer kalanını da baba alır."

 

31698. Said b. el-Müseyyeb naklediyor: Zeyd b. Sabit'e ölenden geriye kalan bir hanım, bir de anne-babanın mirası sorulduğunda malın dörttebirini hanıma, hanımından geriye kalanın üçtebirini anneye, diğer kalanını da babaya verdi.

 

31699. Şa’bi naklediyor: Hz. Ali, geriye kalan hanım ile anne-baba için şöyle dedi: "Dörttebir (hanıma) ve bundan geriye kalanın üçtebiri (anneye) verilir."

 

31700. İbrahim naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a bir hanım, bir de anne-babanın mirastaki payları için gelindiğinde şöyle dedi: "Hz. Ömer bir yola girdiği zaman biz de o yola girer ve bu yolun kolayolduğunu görürdük. Ömer'e bir hanım ile bir anne-baba hususunda gelindiğinde mirası dört hisse üzerinden paylaştırdı. Hanıma dörttebiri, anneye kalanın üçtebirini, diğer kalanını da babaya verdi."

 

31701. Veki' de Abdullah vasıtasıyla Hz. ümer'den aynısını nakleder.

 

31702. Şa’bi naklediyor: "Hanım ve anne-baba hususunda Hz. Ali hanıma dörttebir, anneye kalanın üçtebiri, diğer kalanını da babaya verdi."

 

31703. Abdullah, Hz. Ömer'den benzerini nakleder ancak burada: "Bir hanım bir de anne-baba hususunda kendisine gelindiğinde ... " diye geçer.

 

31704. Abdullah bildiriyor: Hz. Ömer bir yola girdiği zaman biz de o yola girer ve bu yolun kolayolduğunu görürdük. Ömer'e bir hanım ile bir anne-babanın mirası sorulduğunda şöyle dedi: "Hanıma dörttebir, anneye kalanın üçtebiri, diğer kalanı da babaya verilir,"

 

31705. ibrahim bildiriyor: İbn Abbas, geride kalan bir koca ve bir anne-babanın mirası konusunda diğer Müslümanlardan farklı düşünmüş ve böylesi bir durumda: "Anneye tüm malın üçtebiri verilir" demiştir.

 

31706. Eyyub naklediyor: Bu meselede İbn Sirin der ki: "Böylesi bir durumda malı oniki hisseye ayırıp, hanıma üç, anneye dört, babaya da beş hisse vermelerine engel olan ne ki?"

 

31707. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Böylesi bir durumda Yüce Allah da şahitken ben anneyi babadan üstün tutacak değilim.''

 

31708. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Hz. Ömer biryola girdiği zaman biz de o yola girer ve bu yolun kolayolduğunu görürdük. Ömer'e bir hanım ile bir anne-baba hususunda gelindiğinde hanıma dörttebir, anneye kalanın üçtebirini, diğer kalanını da babaya verdi.''

 

31709. Haccac bir ihtiyardan naklediyor: Bir hanım ile bir anne-baba hususunda ibnu'I-Hanefiyye: "Hanıma dörttebir, anneye de kalanın üçtebiri verilir" dedi.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu da dört hisse üzerinden paylaştırılır. Hanıma bir hisse yani dörttebir, anneye kalanın üçtebiri yani bir hisse, geriye kalan iki hisse de babaya verilir."

 

 

*

Ölenden Geriye Bir Koca ve Bir Anne-Baba Kalması Durumunda Miras

 

31710. ikrime bildiriyor: İbn Abbas beni Zeyd b. Sabit'e gönderdi ve geriye kalan koca ile anne-babasının mirasını sormamı istedi. Zeyd buna şöyle cevap verdi:

"Terekenin yarısını koca, geriye kalanın üçtebirini yani toplamın altıdabirini anne alır." Ancak İbn Abbas bir daha ona haber gönderdi ve: "Böylesi bir paylaşımı Allah'ın Kitab'ında mı buluyorsun?" diye sordu. Zeyd de: "Bu konuda anneyi babadan üstün tutmayı hoş görmüyorum" karşılığını verdi. İbn Abbas, anneye terekenin tamamının üçtebirini verirdi.

 

31711. Süleyman bildiriyor: "ibrahim(-i Nehai) böylesi bir durumda paylaşımı Zeyd'in yaptığı gibi yapardı."

 

31712. Haccac bir ihtiyardan naklediyor: ibnu'l-Hanefiyye, geriye kalan koca ile anne-babasının mirasını, terekenin yarısı kocaya, bundan geriye kalanın üçtebiri anneye, geriye kalan da babaya verilecek şekilde taksim ederdi.''1

 

31713. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Hz. Ali ile Zeyd b. Sabit, ölüden geriye bir hanım ve anne-baba veya koca ile anne-baba kalması durumunda anneye (kocadan veya hanımdan) geriye kalanın üçtebirini verirlerdi."

 

31714. A'meş naklediyor: İbn Abbas, Zeyd'e haber gönderdi ve ona ölüden geriye kalan koca ile anne-babanın mirasını sordu. Zeyd de: "Terekenin yarısı kocaya, geriye kalanın üçtebiri de anneye verilir" dedi. İbn Abbas ona: "Yüce Allah'ın Kitab'ında anneye, kocadan kalanın üçtebirinin düştüğünü mü buluyorsun?" diye sorunca, Zeyd:

"Bu benim görüşümdür ve doğrusunu da Allah bilir" dedi.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Böylesi bir durumda tereke altı hisse üzerinden hesaplanır. Kocaya üç, anneye bir, babaya da iki hisse verilir."

 

 

*

Ölüden Geriye Bir Kız çocuğu Bir de Kızkardeş Kalması Durumunda Miras

 

31715. Esved b. Yezid bildiriyor: "Muaz, Yemen'deyken ölüden geriye kalan kızçocuğu ile kızkardeş konusunda, terekenin yarısını kızkardeşe, diğer yarısını da kızçocuğuna verdi."

 

31716. Vekı, ibrahim vasıtasıyla Esved'den, o da Muaz'dan bir öncekinin aynısını nakleder.

 

31717. Esved b. Yezid bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr kızçocuğu varken kızkardeşe mirastan hiçbir payvermezdi. Kendisine Muaz'ın Yemen'de, kızçocuğu ile ana-bababir olan kızkardeşin mirasını paylaştı rı rken kızçocuğuna terekenin yarısını, kızkardeşe de diğer yarısını verdiğini aktardığımda bana: "O zaman sen benim İbn Utbe'ye göndereceğim elçim ol ve git ona bunu (Muaz'ın bu hükmünü) uygulamasını söyle!" dedi.1

 

31718. Esved bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr'e Muaz'ın (Yemen'deki) hükmünü aktardığımda bana: "O zaman sen benim İbn Utbe'ye göndereceğim elçim ol ve git ona bunu (Muaz'ın bu hükmünü) uygulamasını söyle!" dedi.

 

1 İbn Utbe, Abdullah'ın erkek kardeşinin oğlu olan Abdullah b. Utbe b. Mes'ud'dur.

 

31719. Ebu Seleme naklediyor: "Hz. Ömer böylesi bir durumda terekeyi kızçocuğu ile kızkardeş arasında yarı yarıya paylaştırdı."

 

31720. Ebu Hasın naklediyor: Abdullah b. Utbe, kızçocuğu ile kızkardeş için:

"Terekeyi yarı yarıya paylaşırlar" dedi.

 

31721. Esved bildiriyor: "ibnu'z-Zübeyr kızçocuklarının bulunması durumunda kızkardeşleri mirastan menetmek istedi; ancak ona Muaz'ın bizde kızkardeşlere de mirastan pay verdiğini, kızçocuğunun yanında bir kızkardeşi mirasçı kıldığını zikrettim."

 

31722. Amir(-i Şa’bi) bildiriyor: "Hz. Ali, İbn Mes’ud ve Muaz, kızçocuğu ile kızkardeş olması durumunda terekeyi yarıyarıya aralarında paylaştırırlardı. ibnu'zZübeyr ile İbn Abbas dışında Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabının genel görüşü de buydu."

 

31723. Müseyyeb b. Rafi' bildiriyor: Abdullah b. Utbe'nin yanında oturuyordum ve kızçocuğunun yanında kızkardeşin mirasını paylaştırmamı istemişti. ibnu'z-Zübeyr de ona kızçocuğu olduğu sürece kızkardeşe mirastan bir pay vermemesini emretmişti. Bu şekilde ben paylaşım için uğraşırken Esved b. Yezid geldi ve şöyle dedi: "Yemen'de Muaz'ın terekeyi kızçocuğu ile kızkardeş arasında yarıyarıya paylaştırdığına şahit oldum. ibnu'z-Zübeyr'e de gelip bunu bildirdim. Beni de bu yüzden sana gönderdi. Senin de bu şekilde hüküm vermeni ve bu konuda ona bir yazı yazmanı istedi ve dedi ki: "Ey Esved! Sen ki bizim yanımızda güvenilir birisin. Utbe'ye git ve bunu ona da bildir ki kendisi de bu şekilde hüküm versin."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu da terekenin iki hisseye ayrılmasıyla olur. Biri kızçocuğuna, diğeri de kızkardeşe verilir."

 

 

*

Ölüden Geriye Bir Kız çocuğu, Bir Kızkardeş Bir de Oğul Kızı Kalması Durumunda Miras

 

31724. Huzeyl b. Şurahbıl bildiriyor: Adamın biri Ebu Musa ile Selman b. Rabia'ya geldi ve kız çocuğu, oğlun kızı ve ana-baba bir kızkardeşin mirasını sordu. Şöyle dediler: "Mirasın yarısı kıza, yarısı da kızkardeşe düşer. İbn Mes'ud'a da git ve aynı şeyi sor, bizim dediğimizi diyecektir."

Bunun üzerine adam İbn Mes'ud'a gitti ve aynı şeyi sordu. Ebu Musa ile Selman'ın da bu konuda dediklerini ona aktardı. İbn Mes'ud dedi ki: "Onların dediğini diyecek olsam haktan sapmış ve doğru yoldan ayrılmış olurum. Oysa ben Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hükmettiği gibi hüküm vereceğim. Kız çocuğu na mirasın yarısı, üçte ikinin tamamlayıcısı olarak da oğlun kızına altıda bir, geriye kalan da kızkardeşindir."!

129659. hadiste geçti.

 

31725. Abdullah bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızçocuğu, oğlun kızı ve kızkardeş konusunda, kıza terekenin yarısının, oğlun kızına üçte ikinin tamamlayıcısı olarak altıdabirinin, kızkardeşe de geriye kalanın verilmesine hükmetti."

 

Eba Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu da altı hisse üzerinden hesaplanır. Kızçocuğa üç, oğlun kızına bir, kızkardeşe de iki hisse verilir."ı

 

 

*

Ölüden Geriye Kalan Anne-Bababir iki Kızkardeş, Bababir Erkek ve Kızkardeşlerin, veya: Kızçocuğu, Oğlun Kızları ve Oğlun Oğlunun Mirası

 

31726. Mesruk naklediyor: "ibn Mes'ud böylesi bir durumda kızkardeşler ile kızçocuklar için üçteiki, kalanı ise kızlar hariç sadece erkeklere verirdi. Hz. Aişe ise hepsini üçteikiye ortak kıldı, üçteikiden geriye kalanı da erkeğe kızın iki katı olmak üzere diğerleri arasında paylaştırdı."

 

31727. Hakım b. Cabir naklediyor: "Böylesi bir taksimat için ise Zeyd b. Sabit şöyle demiştir: "Bu şekilde kızlar haricinde erkeklerin mirasçı olması Cahiliye ahalisinin hükümlerindendir."

 

31728. ibrahim naklediyor: Mesruk, ana-baba bir kardeşler ile baba bir erkek ve kızkardeşlerin mirası konusunda Abdullah (b. Mes’ud)'un görüşünü kabul eder, terekenin üçteikisinden (ana-baba bir kardeşlerin payından) geriye kalanları kızlar hariç erkeklere verirdi. Bir defasında Medine'ye gitti. Dönüşünde ise eski görüşünden vazgeçip hepsini terekede ortak kılmaya başladı. Alkame ona: "Abdullah'ın bu konudaki hükmünden seni geri çeviren ne? Seni Abdullah'tan daha çok tatmin eden birini mi buldun?" deyince, Mesruk : "Hayır! Ancak Zeyd b. Sabit'le görüştüm ve derin bir bilgiye sahip olduğunu gördüm" karşılığını verdi.

 

31729. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Mesruk (Medine'den) dönünce Alkame ona: "ibn Mes’ud bu konuda güvenilir değil mi ki?" diye sordu. Mesruk ise şöyle cevap verdi: "Hayır! Ama Zeyd b. Sabit ile Medine ahalisinin bunları terekede ortak kıldıklarını gördüm."

 

31730. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Ana-baba bir olan iki kızkardeşe terekenin üçteikisi, baba bir olan diğer erkek ve kız kardeşlere de erkeğe kızın iki katı olmak üzere kalanı verilir. Hz. Ali ile Zeyd'in görüşü budur. Ancak Abdullah (b. Mes'ud)'a göre, ana-baba bir olan iki kızkardeşe terekenin üçteikisi, geriye kalansa kadınlar hariç sadece erkek kardeşlere verilir."

 

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Her iki görüşe göre tereke üç hisse üzerinden hesaplanır: Erkek ve kızkardeşlere iki, kalan hisse ise (sadece baba bir olan) erkek ve kızkardeşler arasında veya oğlunun erkek ve kız çocukları arasında, erkeğe kadının iki katı olmak üzere paylaştırılır."

 

 

*

Ölüden Geriye Kalan iki Kızçocuğu, Oğlun Kızı ve Oğlun Erkek Torununun Mirası

 

31731. Fudayl naklediyor: Ölüden geriye iki kız çocuğu, bir oğul kızı ve bir oğul torunu kaldığında mirasları konusunda İbrahim(-i Nehai) der ki: "Terekenin üçteikisi iki kız çocuğa, geriye kalan ise, oğlun erkek torunu kendi seviyesindeki kızlarla birlikte bir üstte ki kızçocuklarının konumuna yükseltilmek suretiyle onlara verilir." Zeyd'e göre ise erkeğe kızın iki katı verilir; ancak oğlun oğlundan daha aşağıya bir şey verilmez. Abdullah (b. Mes'ud)'a göre ise: iki kız çocuğa terekenin üçteikisi, oğlun oğluna da (toruna) geriye kalan verilir. Ancak (kızlara verilecek olan) üçteiki tamamlandığı için ne kendi seviyesindeki, ne de üstündeki kızkardeşlerine redde yapılmaz."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Hz. Ali ile Zeyd'in görüşlerince böylesi bir durumda dokuz hisse üzerinden taksimat yapılır. Buna göre iki kız çocuğu na terekenin üçteikisi (altı hisse) verilir. Geriye kalan üç hisse de, oğlun oğluna iki hisse, kızkardeşine de bir hisse verilir. Abdullah'a göre ise üç hisse üzerinden taksimat yapılır. Buna göre iki kız çocuğu na terekenin üçteikisi (iki hisse), geriye kalan bir hisse de oğlun oğluna verilir."

 

 

*

Kızçocuğu, Oğlun Kızı, Oğlun Oğulları, Ana-Bababir Olan Kızkardeşin Oğulları ve Baba Bir Olan Erkek ve Kızkardeşlerin Mirası

 

31732. A'meş bildiriyor: Kızçocuğu, oğlun kızı, oğlun oğulları, ana-bababir olan kızkardeş çocukları ve sadece bababir olan erkek ve kızkardeşlerin mirası için Abdullah (b. Mes'ud) şöyle derdi: "Kızçocuğuna terekenin yarısı verilir. Sonra bakılır, şayet terekeyi erkeklerle paylaşacak olsa kendisine altıdabirden daha fazla düşecekse, altıdabirden daha fazlası kendisine verilmez. Ancak altıdabirden daha azı kendisine düşecekse kardeşlerle birlikte terekeyi paylaşır ve bu şekilde de zarara uğramamış olur. Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer ashabı ise kızçocuğuna terekenin yarısını verir, kalanı ise erkeklere kızların iki katını vermek şartıyla diğerleri arasında paylaştırırlardı."

 

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu da (ibn Mes'ud'a göre) altı hisse üzerinden paylaştırılır."

 

 

*

Biri (Ölenin) Anne Bir Kardeşi Olan Amcaoğullarının Mirasları

 

31733. Şa’bi der ki: "Hz. Ali ve Zeyd, biri ölenin anne bir kardeşi olan iki amcaoğlu konusunda: "Terekenin altıda birini anne bir olan kardeş alır, geriye kalanını da diğer kardeşlerle paylaşır" dediler. İbn Mes'ud ise malın tümünü anne bir olan kardeşe verirdi.

 

31734. Haris naklediyor: Biri ölenin anne bir kardeşi olan amca oğullarının miras davası Hz. Ali'ye getirildi. İbn Mes'ud malın tümünü anne bir olan kardeşe vermişti. Bunu gören Hz. Ali şöyle dedi: "Allah Eba Abdirrahman'a merhamet etsin; zira fakih birisidir. Ancak ben olsaydım, ölenin anne bir kardeşi olana terekenin önce altıda birini verir ve kalanda da onu, onlardan biriymiş gibi diğerlerine ortak ederdim.''

 

31735. İbn Sirin naklediyor: "Şureyh, biri ölenin anne bir kardeşi olan amca oğullarının mirası konusunda Abdullah'ın görüşüne göre hüküm verirdi."

 

31736. Fudayl naklediyor: Kadının biri ölünce geriye biri anne bir kardeşi olmak üzere amcaoğulları bırakmıştı. Bu konuda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Hz. Ömer, Hz. Ali ve Zeyd: "Anne bir kardeşi olana terekenin altıdabiri verilir, geriye kalanda da diğer kardeşleriyle ortak olur" hükmünü verdiler. Abdullah (b. Mes'ud) ise: "Terekenin hepsi anne bir kardeşi olana verilir" hükmünü verdi.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Hz. Ömer, Hz. Ali ve Zeyd'in görüşlerinden tereke altı hisse üzerinden paylaştırılır. Ancak Abdullah ve Şureyh'e göre tek hisse üzerinden

 

hesaplanır, yani malın hepsi anne bir olan kardeşe verilir."

 

 

*

Biri Ölenin Kocası Olan Amcaoğullarının Mirası

 

31737. Hakım b. ikili bildiriyor: Hz. Ali'ye, biri ölenin kocası, biri de anne bir kardeşi olan iki amcaoğlunun miras davası getirildiğinde Hz. Ali, Şureyh'e: "Hükmü ver bakalım" dedi. Şureyh de: "Kocaya terekenin yarısı, kalanı da ana bir kardeşe verilir" karşılığını verdi. Hz. Ali: "Bu senin görüşün mü?" diye sorunca, Şureyh: "Ben de böyle yapıldığını gördüm" karşılığını verdi. Sonra Hz. Ali, terekenin yarısını kocaya, altıda birini anne bir kardeşe verdi ve geriye kalanını da yine aralarında paylaştırdı.

 

31738. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Ölüp de geriye biri kocası, biri de anne bir kardeşi olan üç amcaoğlu bırakan kadın konusunda Hz. Ali ve Zeyd: "Koca terekenin yarısını, anne bir kardeş de altıdabirini alır, kalanı da aralarında eşit bir şekilde paylaşırlar" hükmünü verdiler. İbn Mes’ud ise bu konuda şöyle dedi: "Terekenin yarısı kocaya, kalan kısmı da anne bir kardeşe verilir."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre miras, altı hisse üzerinden taksim edilir. Kocaya yarım yani üç hisse, anne bir kardeşe altıdabir, geriye de iki hisse kalır ki bunu da aralarında paylaşırlar. İbn Mes’ud'un görüşüne göre ise taksimat iki hisse üzerinden yapılır. Kocaya yarım verilir, geriye kalanı ise anne bir kardeş alır."

 

 

*

Biri Ölenin Amcası Oğlu Olan Annebir iki Kardeşin Mirası

 

31739. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Ölen kadından geriye biri amcası oğlu olmak üzere anne bir olan iki kardeşin mirası konusunda Hz. Ali ve Zeyd: "Malın üçteikisini aralarında paylaşırlar, geriye kalan ise amcası oğluna verilir" hükmünü verdiler. İbn Mes’ud ise: "Tüm mal ikisi arasında paylaştırılır" dedi.

Ebu Bekr (b. Ebı Şeybe) der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre tereke üç hisse üzerinden paylaştırılır. İbn Mes’ud'un görüşüne göre ise iki hisse üzerinden taksimat yapılır."

 

 

*

Kızçocuğunun ve Biri Diğerinin Annebir Kardeşi olan iki Amcaoğlunun Mirası

 

31740. ismail b. Abdilmelik bildiriyor: "Said b. Cübeyr'e, ölenin kızçocuğu ve biri diğerinin anne bir kardeşi olan iki amcaoğlunun mirasını sorduğumda şöyle dedi: "Kız çocuğu terekenin yarısını alır. Geriye kalan ise annebir kardeş olmayan diğer amcaoğluna verilir. Ölenin çocuğu varken anne bir kardeş mirasçı olamaz." Bunu Ata'ya sorduğumda ise şöyle dedi: "Said hata etmiş. Zira kız çocuğu na terekenin yarısı verilir. Geriye kalan ise amcaoğulları arasında paylaşılır."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: Burada Said b. Cübeyr'in görüşüne göre tereke iki hisse üzerinden paylaştırılır. Yarısını kız çocuğu, diğer yarıyı da annebir kardeş olmayan diğer amcaoğlu alır. Ata'ın görüşüne göre ise dört hisse üzerinden taksimat yapılır. Kız çocuğu na iki hisse verilir. Kalan iki hisse ise amcaoğullarına verilir."

 

 

*

Biri Ölen Kadının Annebir Kardeşi Olmak Üzere Amcaların Mirası

 

31741. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Kadının biri öldü ve geriye amcalar bıraktı. Bu amcalardan biri de kadının annebir kardeşiydi. Bunların mirası konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle dediler: "Annebir kardeşine terekenin altıdabiri verilir, geriye kalan kısmında da diğer amcalarla ortak olur." İbn Mes'ud ise şöyle hüküm verdi: "Bütün mal annebir kardeşe verilir. Bu sadece ortaklık için bir neseptir. Sonrasında ise hak sahiplerine geri iade edilir."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre tereke, altı hisse üzerinden paylaştırılır. İbn Mes'ud'a göre ise malı bir kişi alacağı için tek bir hisse üzerinden taksimat yapılır."

 

 

*

Ölen Kadının Annebir Olan Erkek ve Kızkardeşleri ve Aynı Zamanda Baba Tarafından Amcaçocukları Olanların Mirası

 

31742. Fudayl naklediyor: Bir kadın, annebir erkek ve kızkardeşler bıraktı. Bunlar aynı zamanda ölen kadının baba tarafından amca çocuklarıydı. İbrahim(-i Nehai) onların mirası konusunda şöyle dedi: "Terekenin. üçtebirini hepsi aralarında paylaşırlar. Geriye kalan üçteikiyi de sadece erkekler alır. Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) asahabının bu konudaki hükmü buydu.''

(Ebu Bekr der ki:) Buna göre de terekenin paylaşımı üç hisse üzerinden olur.

 

 

*

Ölüden Geriye Kalan iki Kızçocuğu ile Oğlun Erkek ve Kızçocuklarının Mirası

 

31743. Fudayl naklediyor: Ölüden geriye kalan iki kızçocuğu ve oğlun erkek ile kızçocuklarının mirası konusunda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "iki kızçocuğuna terekenin üçteikisi verilir. Geriye kalan ise kadınlar hariç sadece erkekler arasında paylaştırılır. Abdullah (b. Mes’ud) böylesi bir durumda kızkardeşler ile kızçocuklarının payını terekenin üçteikisinden fazla yapmazdı. Hz. Ali ile Zeyd ise (üçteikiyi alan kız çocuklarını) kalan malda erkeklere kadının iki katını vermek üzere diğerlerine ortak ederlerdi.''

 

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada hepsinin görüşlerine göre tereke, üç hisse üzerinden paylaştırılır."

 

 

*

Ölüden Geriye Koca, Anne, Anne-Bababir olan Erkek ve Kızkardeşler ile Annebir Olan Erkek ve Kızkardeşlerin Mirası, Bunları Terekede Ortak Kılanlar

 

31744. Hakem b. Mes’ud bildiriyor: Hz. Ömer'in, anne-baba bir olan kardeşler ile annebir olan kardeşleri terekenin üçtebirine ortak ettiğine şahit oldum. Adamın biri ona: ''Geçen sene aynı konuda bundan daha farklı bir hüküm vermiştin!" deyince, Ömer ona: liNasıl hüküm vermiştim?'' diye sordu. Adam: ''Terekenin üçtebirini anne bir kardeşlere verdin ve bundan anne-baba bir olan kardeşlere bir şey vermedin'' deyince, Ömer: "O hüküm o zamanki olay içindi, şimdiki durum için de bu şekilde hüküm veriyoruz!" karşılığını verdi.

 

31745. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Hz. Ömer, Zeyd ve İbn Mes’ud, koca, anne, anne-bababir olan kardeşler ile annebir olan kardeşleri terekede ortak kılarlardı. Anne-bababir olan kardeşler ile annebir olan kardeşleri bir hissede ortak kılarlar ve:

"Baba bunların ancak yakınlıklarını arttırmıştır (yani birdirler)" derlerdi. Paylaşımda bunların erkeklerini kadınlarıyla eşit tutarlardı.

 

31746. Fudayl naklediyor: Ölen kadından geriye kalan koca, anne, anne-bababir olan kardeşler ile annebir olan kardeşlerin mirası konusunda İbrahim(-i Nehai):

"Kocasına terekenin yarısı yani üç hisse, annesine altıda bir yani bir hisse, annebir olan kardeşlerine üçtebir yani iki hisse verilir" hükmünü verdi ve Hz. Ali'nin hükmüne dayanarak anne-baba bir olan kardeşlerine bir pay vermedi. Ancak Hz. Ömer, Abdullah ve Zeyd b. Sabit, anne-bababir kardeşler ile annebir kardeşleri üçtebirlik payda ortak kıldılar ve bu ortaklıkta erkekler ile kadınları eşit saydılar.

 

31747. Ebu Miclez naklediyor: "Hz. Osman onları (böylesi kardeşleri) ortak kıldı."

 

31748. ibnu'I-Munteşir naklediyor: "Şureyh ve Mesruk, anne-bababir olan kardeşler ile anne bir olan kardeşleri ortak kıldılar."

 

31749. Amr b. Şuayb naklediyor: "Said b. el-Müseyyeb de benzeri bir hüküm verdi ve: "Baba ancak onların yakınlığını artırmıştır" dedi.

 

31750. İbn Tavus, babasının şöyle dediğini nakleder: "Ölen kadının kadının annesine terekenin altıdabiri, kocasına yarısı verilir. Üçtebiri de annebir kardeşler ile anne-baba bir olan kardeşler arasında paylaştırılır."

 

31751. Abdullah b. Muhammed b. Akil bildiriyor: Hasan b. Hasan'ın bir kızı ölünce geriye bir koca, anne, annebir kardeşler ile anne-bababir kardeşler bıraktı. Miras paylaşımı için Ömer b. Abdilazız'in huzuruna çıkınca, Ömer kocaya terekenin yarısını, anneye altıdabirini, kalanı için de annebir kardeşler ile anne-baba bir kardeşleri ortak kıldı. Sonra da kocaya şöyle dedi: "Malını elinde tut da, anne hamile mi değil mi, kardeşlere bir hisse daha ayrılacak mı, öğrenelim.''

 

31752. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Abdullah (b. Mes’ud) ile Hz. Ömer böylesi kardeşleri ortak kılarlardı. Hz. Ali ise ortak kılmazdı.''

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada altı hisse üzerinden paylaşım yapılır.

Terekenin yarısı yani üç hisse kocaya, altıdabir anneye, annebir kardeşlere de üçtebiri yani iki hisse verilir.''

 

 

*

Anne-Bababir Olan Kardeşler ile Annebir Olan Kardeşleri Üçtebirlik Hisselerinde Ortak Kılmayanlar ve: "Bu Sadece AnneBababir Olan Kardeşlerindir" Diyenler

 

31753. Abdullah b. Seleme bildiriyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."

 

31754. Haris naklediyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."

 

31755. ibrahim bildiriyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."

 

31756. Huzeyl naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud) böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmaz ve: "Hisseler mirasçılar arasında bitecek şekilde dağıtılır" derdi.

 

31757. Ebu Miclez naklediyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."

 

31758. Şa’binaklediyor: "Zeyd b. Sabit böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."

 

31759. Amir(-i Şa’bi) naklediyor: Hz. Ali, Ebu Musa ve Ubey böylesi kardeşleri ortak kılmazlardı. Vekı de bu konuda şöyle demiştir: "Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı içinde ortaklık konusunda değişiklik arzetmeyen kimse yoktu. Sadece Hz. Ali ortak etmezdi.''

 

 

*

(Ölenden Akraba Olarak Geriye Kalan) Teyze ile Hala'nın Miras Durumu ve Bunlara Mirastan Pay Verenler

 

31760. Zir naklediyor: "Hz. Ömer terekeyi hala ile teyze arasında paylaştırdı."

 

31761. Ziyad bildiriyor: Böylesi bir durumda Hz. Ömer'in ne yaptığını biliyorum.

Halayı baba, teyzeyi de anne konumuna koydu."

 

31762. Hz. Ömer der ki: "Halaya terekenin üçteikisi, teyzeye de üçtebiri düşer."

 

31763. Süleyman el-Absi, bir adamdan naklediyor: "Hz. Ali, hala ve teyze konusunda Ömer'in görüşünce hükmederdi. Halaya terekenin üçteikisini, teyzeye de üçtebirini verirdi."

 

31764. Şa’bi naklediyor: "Mesruk halayı baba, teyzeyi de anne konumunda sayardı."

 

31765. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Hz. Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes'ud) şayet yanlarında başka akraba yoksa hala ile teyzeyi mirasçı kılarlardı." İbrahim ekledi: "Onlar (Sahabe ve Tabiun) halayı baba, teyzeyi de anne konumunda sayarlardı."

 

31766. Şa’bi naklediyor: Hala ve teyze hakkında İbn Mes’ud şöyle derdi: "Halaya terekenin üçteikisi, teyzeye de üçtebiri verilir."

 

31767. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun) akrabaları yakınlık derecelerine göre mirasçı kılarlardı."

 

31768. Hasan naklediyor: "Hz. Ömer, hala ile teyzeyi mirasçı kıldı. Halaya üçteiki, teyzeye de üçtebir verdi."

 

31769. İbn Mes’ud: "Halaya üçteiki, teyzeye de üçtebir verilir" dedi.

 

31770. Zeyd b. Eslem bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ensar'dan bir adamın cenazesine davet edildi. Cenazeye bir merkebin üzerinde geldi. "Geriye (mirasçı olarak) kimleri bıraktı?" diye sorunca, oradakiler: "Bir hala, bir de teyze" dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ölüp geriye bir hala ve bir teyze mi bıraktı?" diye söylendi ve biraz ilerledi. Sonra bir daha: "Ölüp geriye bir hala ve bir teyze mi bıraktı?" diye söylendi ve ekledi: "Onlara mirastan bir pay göremiyorum."

 

 

31771. Muhammed b. Ebi Bekr bildiriyor: Hz. Ömer şöyle dedi: "Halaya hayret ediyorum! Kendisine mirasçı olunurken kendisi mirasçı olamıyor!"

 

31772. Şerık b. Abdillah b. Ebu Nemir bildiriyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bineğinin üzerindeyken kendisine hala ile teyzenin mirastaki payları soruldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sustu, sonra az bir yol gittikten sonra şöyle buyurdu: "Cebrail bana, onlara mirastan pay düşmediğini bildirdi."

 

31773. Eş'as naklediyor: "Hasan(-ı Basri), (azatlı köleden kalan) terekenin hala ve teyzeden ziyade efendisine ait olduğunu düşünürdü."

 

 

*

Ölüp de Geriye Sadece Bir Tane Dayı Bırakan Kişi

 

31774. Ebu Umame b. Sehl b. Huneyf naklediyor: Adamın biri birini okla vurup öldürdü. Ölen adamın da dayısından başka akrabası yoktu. Ebu Ubeyde b. el-Cerrah adamın miras durumu için Hz. Ömer'e bir yazı yazınca, Ömer cevaben şöyle dedi:

"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah ve Resulü velisi olmayanın velisidir. Mirasçısı olmayanın varisi, dayıdır."

 

31775. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Hz. Ömer, böylesi bir durumda dayıya malın tümünü verdi ve: "Çünkü hem dayı, hem de velayet sahibidir'' dedi.

 

31776. Abdullah b. Ubeyd b. Umeyr naklediyor: "Hz. Ömer böylesi bir durumda ölen (kölen)in dayısını ve efendilerinden birini mirasçı kıldı."

 

31777. Ebu Amir el-Hevzeni, ashabdan Mikdam adında birinden, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Dayı, varisi olmayanın mirasçısıdır." 

 

 

*

Ölenden Geriye Kalan Dayı ile Erkek Kardeşin veya Kızkardeşin Kızı

 

31778. Amir(-i Şa'bi) naklediyor: Mesruk'a, ölüp de geride sadece bir dayı ile erkek kardeşinin kızı bulunan kişinin terekesi sorulduğunda: "Dayı kızkardeşinin payını, erkek kardeşin kızı da babasının payını alır" dedi.

 

31779. Muhammed b. Yahya b. Habban, amcası Vasi' b. Habban'dan naklediyor: (Aclanoğulları içinde) görüşlerine itibar edilen biri olan İbn Dahdahe ölünce Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Asım b. Adiyy'i çağırdı ve: "Onun aranızda herhangi bir akrabası var mı?" diye sordu. Asım: "Hayır!'' deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mirasını kızkardeşinin oğlu Ebu Lubabe b. Abdilmunzir'e verdi.

 

31780. İbn Abbas, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Farz kılınan miras paylarını sahiplerine verin. Geriye kalan da ölene en yakın olan erkek kişinindir.''

 

31781. Muhammed b. Yahya b. Habban, amcası Vasi' b. Habban'dan naklediyor:

Sabit b. ed-Dahdah kimsesi olmayan birisiydi ve Uneyf veya Aclanoğulları arasında yaşıyordu. Öldüğünde mirasçı olarak kızkardeşinin oğlu Ebu Lubabe b. Abdilmünzir'den başkası yoktu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun terekesinin tümünü Ebu Lubabe'ye verdi.

 

 

*

Ölen Azatlı Köleden Geriye Kalan Kızçocuğu ile Kendisini Azat Edenin Mirası

 

31782. Ubeyd b. Ebi'l-Ca'd naklediyor: Abdullah b. Şeddad bana şöyle dedi:

"Hamza'nın kızı neyim gelir biliyor musun? Anne bir kızkardeşimdir. Azat ettiği bir kölesi (Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde) ölünce de mirası azatlının kızı ile kendisi (kızkardeşim) arasında paylaştırıldı."

 

31783. Abdullah b. Şeddad, Hamza'nın kızından -ravi Muhammed der ki:

Hamza'nın kızı İbn Şeddad'ın annebir kızkardeşidir- naklediyor: "Bir azatlım öldü ve geriye bir kız çocuğu bıraktı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlının malını benimle kızı arasında paylaştırdı. Terekenin yarısını bana, yarısını da ona verdi.''

 

31784. Abdullah b. Şeddad naklediyor: ''Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) terekenin yarısını Hamza'nın kızına, diğer yarısını da (Hamza'nın kızının azat ettiği) kölenin kızına verdi.''

 

31785. Ebu Burde naklediyor: Azatlı bir köle öldü ve geriye bir kız çocuğu ile kendisini azat eden efendileri kaldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) terekenin yarısını kızına, diğer yarısını da kendisini azat eden efendilerine verdi."

 

31786. Şemus el-Kindiyye bildiriyor: ''Hz. Ali'ye babamın mirası için başvurdum.

Zira babam öldüğünde geride bir ben, bir de efendisi kalmıştı. Hz. Ali terekenin yarısını bana, diğer yarısını da efendisine verdi."

 

31787. İbn idrıs de Şemus el-Kindiyye kanalıyla, Hz. Ali'den benzerini nakleder.

 

31788. Ebu'l-KenOd naklediyor: ''Hz. Ali ölen köleden geriye kalan bir kızçocuğu ile efendisinin mirasında, terekenin yarısını kıza, diğer yarısını da ölenin efendisine verdi.''

 

31789. Şa’bi naklediyor: ''Hamza'nın kızına ait olan bir azatlı geriye bir kız çocuğu bırakarak öldü. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlının terekesinin yarısını Hamza'nın kızına, diğer yarısını da azatlının kızına verdi."

 

31790. Ebu Hasın bildiriyor: Ölüp de geriye iki kız çocuğu ile biz efendilerini bırakan azatlı bir kölemizin mirası konusunda Şureyh'e başvurdum. Şureyh iki kızına terekenin üçte ikisini, onu azat eden efendilerine de üçtebirini verdi."

 

31791. A'meş naklediyor: İbrahim(-i Nehal)'nin yanında, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine terekenin yarısını verdiği Hamza'nın kızı zikredilince şöyle dedi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu ona (miras olarak değil de) ikram olarak verdi.''

 

31792. Abdullah b. Şeddad naklediyor: "Hamza'nın kızının azatlısı ölünce geriye kızı ile Hamza'nın kızı kaldı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlının kızına terekenin yarısını, Hamza'nın kızına da diğer yarısını verdi."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu da iki hisse üzerinden yapılır ve kıza bir, efendisine de bir hisse verilir."

 

 

*

Köleler ve Ehl-i Kitaptan Olanlar için: "Kısmen veya Tamamen Kişiyi Mirastan Düşüremez ve Mirastan Pay Alamazlar" Diyenler

 

31793. İbrahim(-i Nehai) ile Amir(-i Şa’bi) naklediyor: "Hz. Ali, köleler ile Ehl-i kitaptan olanlar için: "Kişiyi ne kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ne de mirastan payalırlar" dedi.

 

31794. Zeyd b. Sabit der ki: "Bunlar kişiyi ne kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ne de mirastan payalırlar."

 

31795. Hz. Ömer der ki: "Böyle biri, kişiyi ne kısmen, ne de tamamen mirastan düşürür, ne de mirastan payalır."

 

31796. Hz. Ali: "Köleler ne mirastan payalırlar, ne de kişiyi kısmen veya tamamen mirastan düşürürler" dedi.

 

31797. Ebu Sadık naklediyor: Adamınbiri, ölüp de geriye bir kızkardeş ile köle olan anne bırakan bir kadının miras paylaşımını Hz. Ali'ye sordu. Hz. Ali: "Terekenin altıdabiri annenin bedelini karşılıyor mu?" diye sorunca, adam: "Hayır!" karşılığını verdi. Bunun üzerine Hz. Ali de: "O zaman bu günlük bu konuyu bırakalım!" dedi.

 

31798. Ebu Amr Şeybanı naklediyor: "Şureyh, (erkek kardeşi köle olan) bir adamın öldükten sonra malını kardeşinin özgür olan oğullarına verdi."

 

31799. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Böylesi bir durumda ölene, erkek kardeşinin özgür olan çocukları mirasçı olur."

 

31800. Urve der ki: "Ölüp de geriye köle bir anne ile özgür bir nine bırakan adamın malını nine alır."

 

31801. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Köleler ile müşrikler konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle dediler: "Bunlar kişiyi ne kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ne de mirastan pay alırlar."

 

 

*

Bunların Kişiyi Kısmen veya Tamamen Mirastan Düşürdüklerini Ancak Mirasçı Olamayacaklarını Söyleyenler

 

31802. Şa’bi naklediyor: "ibn Mes'ud, kölelerin ve Ehl-i kitaptan olanların kişiyi mirastan kısmen veya tamamen düşürebileceğini düşünür, ancak onları mirasçı kılmazdı."

 

31803. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Kişi ölüp de geriye köle bir baba veya erkek kardeş veya bir erkek çocuk bırakırsa ve ona mirasçı olacak kimse yoksa, köle olan bu akrabası satın alınıp azat edilir ve ölene mirasçı kılınır."

 

31804. Muhammed (b. Sirin) naklediyor: Ölüp de geriye köle bir baba bırakan kişinin mirası konusunda İbn Mes'ud şöyle dedi: "Köle olan baba ölenin malından satın alınıp azat edilir. Sonra da mala mirasçı kılınır." Ravi der ki: "Hasan(-ı Basri) de aynı şekilde hükmederdi.''

 

31805. Yahya b. Said, ibrahim kanalıyla da Abdullah b. Mes'ud'dan benzerini nakleder.

 

 

*

Ölen Azatlı Kölenin Malına Efendileri Dışında Ana Tarafından Akrabalarını Mirasçı Kılanlar

 

31806. Fudayl naklediyor: İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Hz. Ömer ile Abdullah (b.

Mes'ud) ana tarafından akrabaları mirasçı kılarlardı." Kendisine: "Peki ya Hz. Ali?" diye sorduğumda da ibrahim: "Ana tarafından akrabalara en çok vermeye çalışan kişi de kendisiydi!" dedi

 

31807. Başka bir kanalla İbrahim(-i Nehai); Ömer, Hz. Ali ve Abdullah'tan aynı fetvayı nakleder.

 

31807. Ebu'z-Zahiriyye -EbU Bekr b. Ebi Şeybe) der ki: Sanırım- Cübeyr b.

Nufeyr'den naklediyor: (Kadılık yaptığı sıralarda) Ebu'd-Derda'nın yanında oturuyordum. Adamın biri geldi ve: "Kızkardeşimin oğlu öldü ve geriye mirasçı bırakmadı. Malı konusunda ne dersin?" diye sordu. Ebu'd-Derda adama: "Git ve malı sen al!" karşılığını verdi.

 

31809. Suveyd b. Gafele naklediyor: "Hz. Ali'ye, (ölen köleden geriye kalan) kız çocuğu, hanımı ve efendileri konusunda gelindi. Kız çocuğu na malın yarısını, hanımına sekizde biri, geriye kalanı da yine kız çocuğu na verdi. Öleni azat eden efendilerine de bir şey vermedi."

 

31810. Meysere bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), Hamza'nın kızına dair gelen rivayeti kabul etmedi ve: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o malı kendisine ikram olarak verdi" dedi.

 

31811. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Alkame'nin bir azatlısı Alkame'nin ailesine malının üçtebirini vasiyet etti. Annebir erkek kardeşinin oğluna da üçteikiyi verdi."

 

31812. Salim bildiriyor: Geriye bir nine ile efendilerini bırakan bir (azatlı) adamın mirası konusunda Hz. Ali'ye gelindiğinde, malın tümünü nineye verirken efendilerine bir şey vermedi.

 

31813. A'meş bildiriyor: İbrahim(-i Nehai) ile birlikte yürürken, kılıçların sulanıp bilendiği yerde bir kadın yanına yaklaştı ve: "Azatlı cariyen öldü! Mirasını al" dedi. ibrahim de kadına: "O mal sana aittir" karşılığını verdi. Kadın ona: "Allah onda sana bereketler versin" diye dua edince, ibrahim kadına: "Şayet benim olabilseydi onu sana bırakmazdım" dedi. Oysa ibrahim o günlerde o cariyeden kendisine düşecek beş dirhemlik bir su kabına bile muhtaçtı. Kendisine: "Bu kadın, cariyenin neyi olur?" diye sorduğumda, ibrahim: "Annebir kızkardeşinin kızı" dedi.

 

 

*

Taksimat Sonrası Kalan Malın Geri Dağıtılması (Redde) ve Bu Konudaki ihtilaflar

 

31814. Alkame bildiriyor: İbn Mes’ud'a ölenden geriye kalan bir anne ile annebir kardeşlerin miras taksimi getirildiğinde annebir kardeşlere üçtebiri, geriye galanı ise anneye verdi ve şöyle dedi: "Anne asabesi (baba atrafından akrabası) olmayanın asebesidir."

 

31815. Mesruk bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a ölenden geriye kalan bir anne ile annebir kardeşlerin miras taksimi getirildiğinde anneye altıdabir, kardeşlere üçtebir, geriye kalanı ise yine anneye verdi ve şöyle dedi: "Anne, asabesi olmayanın asabesidir." İbn Mes’ud, anne-bababir kızkardeş varken bababir kardeşe, öz kız varken de oğlun kızına redde yapmazdı.

 

31816. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Hz. Ali, koca ile hanım dışında diğer tüm pay sahiplerine redde yapardı."

 

31817. Mansur bildiriyor: "Bana ulaşana göre Hz. Ali, koca ile hanım dışında diğer tüm pay sahiplerine redde yapardı."

 

31818. Ebu Cafer (el-Bakır) naklediyor: "Hz. Ali, anne tarafından pay sahibi akrabalara redde yapardı."

 

31819. Şeybanı naklediyor: Şa’bi'nin yanında Ebu Ubeyde b. Abdillah'ın miras konusundaki bir hükmü zikredildi ve kızçocuğuna veya kızkardeşe malın tümünü verdiği söylendi. Bunun üzerine Şa’bi: "Abdullah'ın da hükmü böyleydi" dedi.

 

31820. Amir(-i Şa’bi) naklediyor: "Abdullah (b. Mes’ud), ölenin asabesi yoksa kız çocuğuna, kızkardeşe ve anneye redde yapardı. Zeyd ise sadece hisselerine düşeni verirdi."

 

31821. ibrahim der ki: "Abdullah (b. Mes’ud) şu altı kişiye redde yapmazdı:

Kocaya, ölenin hanımına, nineye, anne-bababir kardeşlervarken bababir kardeşlere, öz kız varken oğlun kızlarına ve anne varken annebir kızkardeşe." ibrahim şöyle devam eder: Alkame'ye: "Nine varken annebir kardeşlere redde yapılır mı?" diye sorduğumda, Alkame: "Dilersen yaparsın" dedi." ibrahim der ki: "Hz. Ali, koca ile hanım dışında diğer tüm mirasçılara redde yapardı."

 

31822. ibrahim bildiriyor: "Abdullah (b. Mes'ud) şu altı kişiye redde yapmazdı:

Kocaya, ölenin hanımına, nineye, anne-bababir kızkardeş varken bababir kızkardeşe, anne varken annebir kızkardeşe ve öz kız varken oğlun kızına."

 

31823. Şa’bi bildiriyor: "Ebu Huzeyfe'nin azatlısı Salim şehit olunca, Hz. Ebu Bekr terekesinin yarısını kızına verdi, diğer yarısını da Yüce Allah'ın yolunda bağışladı."

 

31824. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından hiç kimse ölenin hanımına veya kocasına redde yapmazdı. Zeyd her hak sahibine payını verir, geriye kalanı ise beytülmala devrederdi."

 

31825. ibrahim bildiriyor: "Abdullah (b. Mes'ud), ölenin anne-bababir olan kızkardeşi varken sadece bababir olan kızkardeşine, öz kızı varken oğlunun kızına, anne varken annebir olan kardeşlerine, ölenin kocasına veya hanımına redde yapmazdı."

 

31826. Cerir, Muğire ile A'meş'in şöyle dediğini nakleder: "Kendisinden başka hiçbir akraba bulunmadıktan sonra hiç kimse, nineye redde yapmazdı."

 

 

*

Ölenden Geriye Kızçocuğu ve Hala Kalırsa Mal Kimin Olur?

 

31827. Şeybani bildiriyor: Şa'bi'ye: "Mirasta hala mı, yoksa erkek kardeşin kızı mı daha fazla hak sahibidir?" diye sordum. Bana: "Sen bunu bilmiyor musun ki?'' karşılığını verdi. Ben de: "Erkek kardeşin kızı haladan daha fazla hak sahibidir'' dedim. Ebu ishak der ki: "Amir de, Mesruk'un: ''Onları (ana tarafından akrabaları) babalarının konumunda sayın!'' dediğine şehadet etti.

 

31828. Mesruk der ki: "Ana tarafından akrabaları babalarının konumunda sayın!''

 

31829. Şeybani naklediyor: Ölenden geriye kalan erkek kardeşin kızı ile hala konusunda Şa'bi şöyle dedi: "Mal erkek kerdeşin kızınındır.''

 

31830. Şeybanı naklediyor: Böylesi bir durumda ibrahim: "Mal halanındır!'' dedi.

 

31831. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Ana tarafından akrabalara yakınlıkları oranınca mirastan pay verilirdi.''

 

31832. Şeybanı bildiriyor: Şa’bi'ye: ''Mirasta hala mı, yoksa erkek kardeşin kızı mı daha fazla hak sahibidir?" diye sordum. Bana: ''Erkek kardeşin kızı'' karşılığını verdi. Yine şöyle dedi: ''Onları babalarının konumunda sayın!''

 

 

*

"Mirasçı Olmayana Hisse Ayrılmaz" Diyenler

 

31833. Hz. Ali der ki: ''Mirasçl olamayan kişiye hisse ayrılmaz.''

 

31834. ibd3hım(-i Nehai) bildiriyor: ''Önceleri şöyle denilirdi: Mirasta, payı olan payı olmayan kişiden daha fazla hak sahibidir.''

 

31835. Muğire naklediyor: Ölenden geriye bababir olan iki kızkardeş ile anna bababir olan iki kızkardeşin mirası konusunda İbrahim(-i Nehai): liPayı olan, malda payı olmayandan daha fazla hak sahibidir'' dedi.

 

 

*

Ölen Müslüman Kadından Geriye Kalan Müslüman Koca ile Annebir Olan Müslüman Kardeşler ve Hıristiyan Bir Oğlun Mirası

 

31836. Fudayl naklediyor: Ölen Müslüman bir kadından geriye kalan Müslüman bir koca, annebir Müslüman kardeşler ve Hıristiyan veya Yahudi veya kafir bir oğlun mirası konusunda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi:

Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre kadının kocasına terekenin yarısı yani üç hisse, annebir olan kardeşlerine üçteiki yani iki hisse, geriye kalan da baba tarafından akrabaya verilir. Yahudi veya Hıristiyan da bir müslümana mirasçı olamaz. Bu konuda Abdullah (b. Mes’ud) ise şu hükmü verdi: "Kadının kafir bir oğlu olduğu için kocaya dörtte bir verilir." Abdullah'ın görüşünce bunlar kişiyi kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ancak mirasçı olamazlar. Ancak Hz. Ali ile Zeyd'e göre bunlar kişiyi kısmen veya tamamen mirastan düşürmez ve mirasçı olamazlar."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre tereke altı hisse üzerinden, Abdullah b. Mes’ud'un görüşüne göre de dört hisse üzerinden hesaplanır."

 

 

*

Ölen Müslüman Bir Kadından Geriye Kalan Müslüman Bir Anne ile Hıristiyan, Yahudi veya Kafir Kardeşlerin Mirası

 

31837, İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Ölen Müslüman kadından geriye kalan Müslüman bir anne ile Hıristiyan veya Yahudi veya kafir kardeşlerin mirası konusunda Abdullah (b. Mes'ud) şu hükmü verdi: "Kardeşlerin bulunması dolayısıyla anneye altıdabir verilir, Zira böylesi kardeşler kişinin alacağı payı düşürürler, ancak mirasçı olamazlar." Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer ashabı ise bunların, kişinin mirasını kısmen veya tamamen düşüremeyeceklerine ve mirasçı da olamayacaklarına hükmetmiştir,"

Ebu Bekr (b, Ebi Şeybe) der ki: "Burada, Abdullah dışında Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer ashabının hükmüne göre tereke, dört hisse üzerinden paylaştırılır ve hisseler asabeye en yakın akrabalara verilir. Abdullah'ın hükmüne göre ise beş hisse üzerinden paylaştırılır ve anne tarafından akrabalara verilir,"

Ebu Bekr yine der ki: "Hepsinin görüşüne göre de tereke altı hisse üzerinden paylaştırılır, Abdullah'ın görüşüne göre yapılacaksa anneye altıdabir verilir, geriye beş hisse kalır. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer ashabının hükmüne göre yapılacaksa anneye üçtebir yani iki hisse, kalan dört hisse de baba tarafından en yakın akrabalara verilir."

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Koca, Annebir Özgür Kardeşler ile Köle Bir Oğlun Mirası

 

31838. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Ölen bir kadından geriye kalan koca, annebir olan özgür kardeşler ile köle bir oğlun mirası konusunda Hz. Ali'nin hükmü şöyledir:

"Kocasına terekenin yarısı yani üç hisse, annebir olan kardeşlerine üçtebir yani iki hisse, geriye kalan altıdabir de asabeye verilir. Köle olan oğlu ise mirastan herhangi bir payalamaz." Abdullah (b. Mes'ud) ise bu konuda şu hükmü verdi: "Kocaya dörttebir yani bir buçuk hisse verilir. Oğul köle ise annebir olan kardeşler ile kocanın mirastaki paylarını düşürür, ancak kendisi mirastan bir payalmaz. Geriye kalan üç dörttebirlik hisse de asabeye verilir." Zeyd ise şöyle hüküm verdi: "Kocaya terekenin yarısı yani üç hisse, annebir olan kardeşlere üçtebir yani iki hisse verilir. Geriye kalan ise şayet veladan veya anne tarafından akraba yoksa beytülmala devredilir."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşlerine göre tereke altı hisse üzerinden paylaştırılır. Abdullah b. Mes'ud'un görüşüne göre ise dört hisse üzerinden paylaşım yapılır.''

 

 

*

Paylaşımda Avl'i Kabul Edenler ve Etmeyenler

 

31839. İbn Abbas der ki: "Mirasta farz olan hisselerde avlolmaz."

 

31840. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Hz. Ali, Abdullah (b. Mes’ud) ve Zeyd mirasta farz olan hisselerde avl yaptılar."

 

31841. İbn Sirin naklediyor: Ölen kadından geriye kalan anne-bababir olan iki kızkardeş, annebir olan iki kızkardeş, koca ve annenin mirası konusunda Şureyh şöyle demiştir: "Mesele on hisse üzerinden paylaştırılır. Anne-bababir olan iki kızkardeşe dört hisse, anne bir olan iki kızkardeşe iki hisse, kocaya üç hisse, anneye de bir hisse verilir."

VekT' der ki: "insanlar bunu uygulamaktadırlar. Bu da ibnu'l-Ferruh'un paYlaşımıdır."

 

 

*

Ölenden Geriye Kalan Oğlun Oğlu ile Erkek Kardeşin Mirası

 

31842. İbn Abbas der ki: "Kardeşlerim yokken oğlumun çocukları beni mirastan kısmen veya tamamen düşürebiliyorlar. Oysa onların kardeşleri yokken ben onları kısmen veya tamamen mirastan düşüremiyorum."

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Annebir Kızkardeş ile Annenin Mirası

 

31843. ibrahim naklediyor: Asabesi olmayan bir kadın ölüp de geriye annebir olan bir kızkardeş ile bir anne bırakmışsa bunların mirastaki payları konusunda Abdullah (b. Mes’ud) şöyle demiştir: "Annebir olan kızkardeşine altıdabir, anneye de altıdabeş verilir." Zeyd ise bu konuda: "Annebir olan kızkardeşe altıdabir, anneye üçtebir verilir ve geriye kalan beytülmala devredilir" dedi. Hz. Ali ise şöyle hüküm verir: "Annebir kızkardeşe üçtebir, anneye de kalan üçteiki verilir."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Mesele Hz. Ali' nin görüşüne göre üç hisse, Abdullah ile Zeyd'in görüşlerine göre altı hisse üzerinden hesaplanır."

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Bababir Kızkardeş ile Anne-Bababir Kızkardeşin Mirası

 

31844. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Ölüp de geriye anne-bababir olan kızkardeş ile bababir olan kızkardeş bırakan ve bunlardan başka asabesi de bulunmayan kadının mirasçıları konusunda Hz. Ali şu hükmü vermiştir: "Anne-baba bir olan kızkardeşine dörtte üç, bababir olan kızkardeşine de dörrtebir verilir." Abdullah (b. Mes’ud) ise bu konuda şöyle hüküm verir: "Anne-baba bir olan kızkardeşe beş hisse, bababir olan kızkardeşe de altıdabir verilir." Zeyd ise şöyle hükmeder: "Anne-baba bir olan kızkardeşe üç hisse, bababir olan kızkardeşe ise altıdabir verilir. Şayet veladan veya baba tarafından akrabası yoksa da geriye kalan beytulmala devredilir."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Mesele Hz. Ali'nin görüşüne göre üç hisse, Abdullah ile Zeyd'in görüşüne göre ise altı hisse üzerinden hesaplanır."

 

 

*

Asabesi Olmayan Kadından Geriye Kalan Kızçocuğu, Oğlun Kızı ve Annenin Mirası

 

31845. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Asabesi olmayan kadından geriye kalan kızçocuğu, oğlun kızı ve annenin mirası konusunda Hz. Ali der ki: "Kızına beşte üç, oğlunun kızına beştebir, annesine de beştebir verilir." Abdullah (b. Mes’ud) ise şöyle hüküm verir: "Mesele yirmidört hisse üzerinden hesaplanır. Oğlun kızına altıdabir yani dört hisse, anneye kalanın dörttebiri yani beş hisse, kıza da yirmi hissenin dörtte üçü yani onbeş hisse verilir." Zeyd ise der ki: "Kıza terekenin yarısı, oğlun kızına altıdabir, anneye de altıdabir verilir. Veladan veya baba tarafından bir akraba yoksa da geriye kalan beytulmala devredilir."

 

 

*

Kadınlardan Kimler Mirasçı Olur?

 

31846. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Şu altı kadın mirasçı olur: Kız çocuğu, oğlun kızı, anne, nine, kızkardeş ve hanım. Bir kadın şu erkeklere mirasçı olur: Babasına, oğluna, oğlunun oğluna, erkek kardeşine, kocasına ve dedesine. Ayrıca çocuğun başka asabesi yoksa kızının oğluna mirasçı olur ve altıdabir hisse alır."

 

31847. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Bir erkek şu altı kadına mirasçı olur: Kızına, oğlunun kızına, annesine, ninesine, kızkardeşine ve karısına. Bir kadın da şu yedi erkeğe mirasçı olur: Oğluna, oğlunun oğluna, babasına, dedesine, kocasına ve erkek kardeşine. Yine kızının oğlundan altıdabir payalır. Ancak tüm görüşlerde kızın oğlu kendisinden (anne-annesinden) bir payalamaz."

 

31848. Nu'man b. Salim bildiriyor: İbn Ömer'e, ölüden geriye kalan kızın oğlu hakkında: "Ölen adamdan geriye kızının oğlu varsa, adama mirasçı olur mu?" diye sordum. İbn Ömer: "Hayır!" dedi.

 

 

*

"Oğlun Oğlundan Arta Kalan Alttaki ve Daha Alttaki Yakınlara Redde Yapılır" Diyenler

 

31849. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Zeyd'e göre, oğlun oğlundan geriye kalan, alttaki ve üstteki yakınlara erkeğe kadının iki katı verilmek üzere redde yapılır. Abdullah'ın görüşüne göre ise şayet üçteiki tamamlanmışsa oğlun kızları artık bir şey alamazlar."

 

 

*

Ölenden Geriye Kalan Kızçocuğu ile Oğlun Kızçocukları Hakkında Abdullah'ın Görüşü

 

31850. A'meş naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud)'un, "Kızçocuğuna yarım, geriye kalan da oğlun kız ve erkek çocuklarına verilir" görüşü hakkında İbrahim(-i Nehai) der ki: "Oğlun kızları altıdabiri aşmadıkları sürece oğlun çocukları geriye kalanı erkekler kadınlardan iki kat daha fazla alarak paylaşırlar."

 

 

*

Ölenin Annebir Kardeşleri Kim Varken Mirastan Pay Alamazlar?

 

31851. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Ölenin öz çocuğu veya erkek oğlun oğlu-kızı veya babası veya dedesi varken annebir kardeşleri mirastan payalamazlar."

 

 

*

Ölenden Geriye Kalan iki Kızçocuğu, Anne-baba ve Hanımın Mirasları

 

31852. Süfyan, adını vermediği bir adamdan naklediyor: Miras konusunda Hz.

Ali'den daha iyi hesap yapabilenini görmedim. Zira ölüden geriye kalan iki kızçocuğu, anne-baba ve hanım konusunda (hanımın payı) sorulduğunda: "Payı dokuzdabir olur" dedi.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada da mesele, yirmiyedi hisse üzerinden hesaplanır. iki kızçocuğuna onaltı, anne-babaya sekiz, hanıma da üç hisse (yirmiyedinin dokuzdabiri) verilir."

 

 

*

Mirasta Dedeyi Baba Konumunda Sayanlar

 

31853. Ebu Said naklediyor: "Hz. Ebu Bekr (mirasta) dedeyi baba konumunda sayardı."

 

31854. Ebu Musa naklediyor: "Hz. Ebu Bekr (mirasta) dedeyi baba gibi saydı."

 

31855. ibnu'z-Zübeyr der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hakkında: "Şayet (Allah'tan başka) dost edinecek olsaydım onu dost edinirdim" buyurduğu kişi (Ebu Bekr) mirasta dedeyi baba konumunda saydı.

 

31856. Said b. Cübeyr bildiriyor: ibnu'-Zübeyr, Abdullah b. Utbe'ye: "Ebu Bekr, (mirasta) dedeyi baba konumunda sayardı" diye bir mektup yazdı.

 

31857. Abdurrahman b. Ma'kil bildiriyor: İbn Abbas'ın yanındayken adamın biri ona dedeyi sordu. İbn Abbas adama: "En büyük baban kim?'' diye sorunca, adam ne diyeceğini bilemedi. Bunun üzerine ben: "Adem'' karşılığını verdim. İbn Abbas da: "Yüce Allah: ''Ey Ademoğulları!''[A'raf, 31] diye hitap eder'' dedi.

 

31858. Tavus naklediyor: “Ebu Bekr, İbn Abbas ve Osman; mirasta dedeyi baba konumunda saymışlardır.''

 

31859. Ata naklediyor: ''İbn Abbas (mirasta) dedeyi baba konumunda sayardı.''

 

31860. Zühri naklediyor: Kabısa b. Zueyb şöyle dedi: "Hz. Ömer, dede konusunda bugün sizin verdiğiniz payı verirdi." Kabısa'ya: "Yani Zeyd b. Sabit'in görüşüne göre mi?" diye sorduğumda, Kabısa: "Evet!" dedi.

 

31861. Hz. Ebu Bekir der ki: "Şayet bir baba yoksa, dede baba konumunda, şayet oğul yoksa oğlun oğlu, oğul konumunda sayılır."

 

31862. ismail b. Sumey' bildiriyor: Adamın biri Ebu Vail'e: "Ebu Burde, Hz. Ebu Bekr'in dedeyi baba konumunda saydığını söylüyor" dediğinde, Ebu Vail şöyle karşılık verdi: "Yalan söylemiş! Şayet dedeyi baba konumunda saysaydı, Ömer bu konuda ondan farklı davranmazdı."

 

 

*

Dedenin Mirastaki Payı ve Bu Konuda Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Gelen Rivayetler

 

31863. imran b. Husayn der ki: Adamın biri Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: "Oğlumun oğlu öldü, onun mirasından bana ne düşer?" diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem). "Sana altıda bir düşer" buyurdu. Adam giderken geri çağırdı ve: "Sana bir tane daha altı da bir hisse vardır" buyurdu. Adam dönüp giderken tekrar çağırdı ve: "İkinci altıdabir sana bir ikramdı" buyurdu.

 

31864. Ma'kil b. Yesar el-Müzeni der ki: "Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içinde dede de bulunan bir miras meselesi getirildi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dedeye üçtebir veya altıdabir verdiğini işittim."

 

31865. Hasan(-ı Basri) naklediyor: Hz. Ömer: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dedenin mirastaki hakkı konusunda hükmünü kim biliyor?" diye sordu. Ma'kil b. Yesar el-Müzeni: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu konuda bize hüküm vermişti" dedi. Ömer: "Ne kadar?" diye sorunca, Ma'kil: "Altıdabir" dedi. Ömer: "Dedeyle beraber (mirasçılardan) başka kim vardı?" diye sorunca, Ma'kil: "Bilmiyorum" dedi. Bunun üzerine Ömer: "Hay bilmeyesice! O zaman bu konuda bize ne faydan olacak ki!" karşılığını verdi.

 

31866. Ebu Said der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında dedeyi de mirasçı kılardık."

 

31867. ibrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Çocuk olduktan sonra Hz. Ali dedeye altıdabirden fazla hisse vermezdi."

 

 

*

Ölenden Geriye Kalan Kardeşler ile Dedenin Mirası ve Bu Konudaki ihtilaflar

 

31868. Ubeyd b. Nudayle bildiriyor: Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes'ud), kardeşler ile dede arasında terekeyi paylaştırırlar. Ancak malın altıdabirini alması, tümünü kardeşlerle paylaşmasından daha hayırlı ise dedeye altıdabiri verirlerdi. Daha sonra Ömer, Abdullah'a şöyle bir mektup yazdı: "Gördüğüm kadarıyla böylesi bir durumda dedeye haksızlık ediyoruz. Bu mektubum sana ulaşınca kardeşlerle beraber dedeyi ortak kıL. Şayet dedenin üçtebiri alması, tüm malı kardeşlerle paylaşmasından daha hayırlı ise ona üçtebiri ver." Mektubun ardından Abdullah da buna göre hüküm vermeye başladı.

 

31869. ibrahim naklediyor: Alkame dedi ki: ''Abdullah (b. Mes’ud), ölenin kardeşleri varsa dedeyi de terekeye ortak ederdi. Ancak kardeşler çok ise dedeye üçtebir verirdi." Alkame vefat ettiğinde Abıde'nin yanına geldim. Bana İbn Mes’ud'un kardeşlerle birlikte dedeyi mirasa ortak kıldığını, ancak kardeşler çok ise dedeye altıdabirverdiğini aktardı: Abıde'nin yanından canım sıkkın bir şekilde ayrıldım. Sonra Ubeyd b. Nudayle ile karşılaştım. Bana: ''Neyin var? Canının sıkkın olduğunu görüyorum" deyince, ona: ''Nasıl canım sıkılmasın" dedim ve olayı anlattım.

Ubeyd: ''İkisi de sana doğruyu söylemiş" karşılığını verdi. Ona: ''Allah babana selamet versin! Nasıloluyor da ikisi doğruyu söylemiş oluyorlar?" diye sorduğumda şöyle cevap verdi: ''Abdullah'ın dede konusundaki görüşü onu mirasta kardeşlerle ortak kılmak, kardeşlerin çokluğu durumunda altıdabir vermekti. Ancak Ömer'in yanına geldiği zaman Ömer'in dedeyi mirasta kardeşlere ortak kıldığını, kardeşlerin çok olmaları durumunda da ona üçtebir verdiğini görünce kendi görüşünü bırakıp bu konuda Ömer'e tabi oldu.''

 

31870. Abdullah b. Seleme naklediyor: ''Hz. Ali, kardeşlerle beraber dedeye altıdabire kadar pay verirdi."

 

31871. Şa’bi naklediyor: ''Hz. Ali'ye altı kardeş ile bir dedenin miras paylaşımı meselesi getirilince dedeye altıdabir verdi.''

 

31872. Şa’bi bildiriyor: İbn Abbas, Hz. Ali'ye bir mektup yazdı ve ona altı kardeş ile bir dedenin mirasını sordu. Hz. Ali de cevaben: ''Dedeyi kardeşlerden biri gibi say ve bu mektubumu yok et (başka meseleler için de kullanma)" diye yazdı.

 

31873. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Zeyd (b. Sabit), payı malın üçtebirinden az olmayacak şekilde terekeyi dede ile kardeşler arasında paylaştırırdı."

 

31874. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes’ud), payı malın üçtebirinden az olmayacak şekilde terekeyi dede ile kardeşler arasında paylaştırırlardı."

 

31875. ibrahim naklediyor: "Hz. Ali, payı malın altıdabirinden az olmayacak şekilde terekeyi dede ile kardeşler arasında paylaştırırdı."

 

31876. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Hz. Ömer, Abdullah (b. Mes’ud)'a şöyle bir mektup yazdı: "Payı konusunda dedeye zarar vermiş olmaktan çekiniyoruz. Onun için kardeşlerle birlikte ona üçtebir ver.''

 

31877. Hasan(-ı Basri) naklediyor: Zeyd (b. Sabit) şöyle derdi: "Bir veya iki kardeş bulunması durumunda dede mirası onlarla paylaşır. Şayet üç kişi olurlarsa dedeye malın tamamının üçtebiri verilir. Şayet yanında farz sahibi biri varsa duruma bakılır. Eğer malın üçtebirini alması kendisi için daha hayırlı ise üçtebiri alır. Ancak malı paylaşması daha hayırlı ise paylaşır. Ancak her halükarda dedenin payı malın tamamının altıdabirinden aşağı olamaz."

 

31878. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud) ile Zeyd (b. Sabit) dedeye üçtebir kardeşlere de üçteiki payverirlerdi. Ölen adamdan geriye kalan anne-bababir dört erkek kardeş, anne-baba bir iki kızkardeş ve bir dede hakkında Hz. Ali terekeyi altının katları olacak şekilde hisselere ayırır ve dedeye altıdabiri verirdi. Hz. Ali, kardeşler varken dedeye altıdabirden daha az vermezdi. Dedenin hissesinden geriye kalanı da erkeğe, iki kadına bir hisse olmak üzere çocuklar arasında paylaştırırdı. Beş kardeş ve dede hakkında da dedeye altıdabir, beş kardeşe de kalan altıda beşi verirdi. Abdullah ile Zeyd ise dedeye üçtebir, kardeşlere de üçtebir verirlerdi.

 

31879. Mesruk bildiriyor: İbn Mes’ud kardeşler varken dedeye altıdabirden fazla vermezdi. Kendisine: "Ömer b. el-Hattab'ın, kardeşler varken dedeye üçtebir verdiğine şahit oldum" dediğimde kendisine üçtebir vermeye başladı.

 

31880. Abdurrahman b. Ganm bildiriyor: islam'da ilk olarak mirasçı olan dede Ömer b. el-Hattab'tır. Ömer malın hepsini almak isteyince kendisine: "Ey müminlerin emiri! Senden başka daha torunlar da var!'' dedim.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Ömer, Abdullah ve Zeyd'e göre bu mesele üç hisse üzerinden hesaplanır. Dedeye üçtebir, geri kalan da kardeşlere verilir. Hz. Ali'nin görüşüne göre ise mesel e altı hisse üzerinden hesaplanır. Dedeye altıdabir yani bir hisse, kardeşlere de kalan beş hisse verilir.''

 

 

*

Ölen Adamdan Geriye Kalan Anne-Bababir Erkek veya Kızkardeş ile Dedenin Mirası

 

31881. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Abdullah (b. Mes'ud), kızkardeş ile dedenin bulunduğu bir miras meselesinde terekeyi yarıyarıya aralarında paylaştırdi.''

 

31882. ibrahim naklediyor: Erkek kardeş ile dedenin bulunduğu bir miras meselesinde Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd'in görüşüne göre terekenin yarısı dedeye, diğer yarısı da erkek kardeşe verilir. Dede ile ölenin anne-bababir olan erkek kardeşlerin mirası konusunda ise hepsi de dedeye üçtebir, kardeşlere de üçteiki verileceğini söylediler.''

 

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu mesele de iki hisse üzerinden hesaplanır. Şayet mirasçılar dede ve bir erkek veya kızkardeş ise terekenin yarısı dedeye, diğer yarısı da erkek (veya kız) kardeşe verilir. Kardeşler iki kişi ise dedeye üçtebir, kardeşlere de üçteiki verilir."

 

 

*

Erkek Kardeşin Oğlu ile Dedenin Mirastaki Payları

 

31883. ibrahim naklediyor: "Ölen adamdan geriye kalan dede ile bababir erkek kardeşin oğlunun mirastaki payları konusunda Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd, malın tümünün dedeye ait olduğuna hükmederler."

(Ebu Bekr der ki:) Burada tereke, tek hisse üzerinden hesaplanır, bu da malın tamamı eder.

 

 

*

Ölen Adamdan Geriye Kalan Dede, Anne-Bababir Erkek Kardeş ile Bababir Erkek Kardeşin Mirastaki Payları

 

31884. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Ölen adamdan geriye kalan dede, annebababirerkek kardeş ile bababir erkek kardeşin mirası konusunda, Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes'ud)'un görüşüne göre dedeye terekenin yarısı, anne-baba bir erkek kardeşe de diğer yarısı verilir. Zeyd (b. Sabit) ise dedeye üçtebir, anne-bababir erkek kardeşe üçteikiyi verirdi. Bababir erkek kardeş, anne-baba bir erkek kardeşle paylaşıma girer ancak bir payalamaz.

 

31885. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud) erkek kardeşler varken dedeye üçtebire kadar pay verirdi. Her farz sahibine hakkını verirdi. Ancak dede varken anne-bir kardeşlere mirastan birşey vermez. Anne-bababir erkek kardeşler ve dede varken de bababir kardeşleri paylaşıma dahil etmez. Şayet anne-baba bir olan bir kızkardeş, bababir olan bir kızkardeş ve dede varsa, terekenin yarısını anne-bababir olan kızkardeşe, diğer yarısını da dedeye verirdi.

Hz. Ali ise dedeyi kardeşlerle birlikte paylaşıma dahil eder ve ona altıdabire kadar bir pay verir, sonra da her farz sahibine kendi hakkını verirdi. Dede varken annebir kardeşleri mirasçı kılmaz, ölenin çocuğu varken de dedeye altıdabirden daha fazla vermezdi. Ancak çocukla beraber başkası da varsa durum bundan farklıdır. Şayet anne-bababir olan bir kızkardeş, bababir olan erkek ve kızkardeş ile dede varsa terekenin yarısını anne-bababir olan kızkardeşe verir, kalanını da dede ile bababir olan erkek ile kızkardeş aralarında paylaşırlar.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu durumda mesele Hz. Ali ile Abdullah'ın görüşüne göre iki, Zeyd'in görüşüne göre ise üç hisse üzerinden hesaplanır."

 

 

*

Dede ile Annebir Erkek Kardeşin Mirastaki Payları

 

31886. Muhammed b. Sirin bildiriyor: Ubeydullah b. Ziyad dede varken ölenin annebir olan kızkardeşini mirasçı kılmak istedi ve: "Hz. Ömer de dedeyle beraber böylesi bir kızkardeşi mirasçı kılmıştı" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Utbe şöyle karşılık verdi: "Sebei veya Haruri biri değilim ki öncekilerin uygulamasını terkedeyim. Sen de öncekilerin izinden gittiğin sürece yolundan şaşmayacaksın.''

 

31887. Şa’bi bildiriyor: ''Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından hiç kimse, dede varken ölenin annebir kardeşlerini mirasçı kılmamıştır.''

 

31888. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Zeyd (b. Sabit), dede varken ölenin annebir erkek kardeşini veya annebir kızkardeşini mirasçı kılmazdı.''

 

31889. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud), dede varken ölenin annebir kardeşlerine mirastan herhangi bir pay vermezlerdi."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada malın tümü dedenin olduğu için tereke, tek hisse üzerinden hesaplanır."

 

 

*

''Ekderiyye" Olarak da isimlendirilen, Ölenden Geriye kalan Koca, Anne, Kızkardeş ve Dedenin Mirası Meselesi

 

31890. ibrahim bildiriyor: Ekderiyye meselesini (ölenden geriye koca, anne, kızkardeş ve dedenin kalması durumunda) Abdullah (b. Mes'ud) sekiz hisse üzerinden paylaştırırdı ve kocaya üç, kızkardeşe üç, anneye bir, dedeye de bir hisse verirdi. Hz. Ali ise dokuz hisse üzerinden hesaplar ve kocaya üç, kızkardeşe üç, anneye iki, dedeye de bir hisse veririrdi. Zeyd (b. Sabit) ise meseleyi önce dokuz hisse üzerinden hesaplar, kocaya üç, kızkardeşe üç, anneye iki, dedeye de bir hisse verir sonra da bu oranı üçle çarpıp yirmiyedi hisseye çıkarırdı. Bundan sonrasında da kocaya dokuz, anneye altı hisse verirdi. Geriye kalan oniki hisseden de sekizini dedeye, dördünü de kızkardeşe verirdi."

 

31891. İbrahim(-i Nehai); Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd'den Ebu Muaviye'nin versiyonunun aynısını nakleder ve sonra şu ilaveyi yapar: "Bana ulaşana göre İbn Abbas, dedeyi baba konumuna getirir; bu şekilde de ölenin kardeşleri bir pay alamazlardı. Sonra kocaya terekenin yarısını, dedeye altıdabirini yani bir hisse, anneye üçtebirini yani iki hisse verirdi."

 

31892. A'meş; ibrahim kanalıyla Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd'den yukarıdaki rivayetin aynısıni nakleder.

 

31893. Süfyan bildiriyor: A'meş'e: "Neden bu mesele el-Ekderiyye olarak isimlendirildi?" diye sorduğumda şöyle cevap verdi: "Abdulmelik b. Mervan böylesi bir taksimatı, miras meselelerine bakan Ekder adında bir adama arzetmişti. Ekder de paylaşımda hata yapınca Abdulmelik bu meseleyi Ekderiyye olarak isimlendirdi."

Veki' der ki: ''Süfyan bunu bu şekilde açıklamadan önce, Zeyd'in bu konudaki görüŞünün net olmaması ve bunu açıklamaması yüzünden Ekderiyye olarak isimlendirildiğini biliyorduk."

 

 

*

Anne, Anne-Bababir Olan Kızkardeş ve Dedenin Mirastaki Payı

 

31894. İbrahim(-i Nehai) ve Amir(-i Şa’bi) şöyle naklederler: Anne, anne-bababir olan kızkardeş ile dedenin mirataki payları konusunda Zeyd b. Sabit şöyle dedi:

"Mesele dokuz hisse üzerinden hesaplanır. Anneye üç, dedeye dört ve kızkardeşe de iki hisse verilir." Hz. Ali ise der ki: "Terekenin yarısı yani üç hisse kızkardeşe, üçtebiri yani iki hisse anneye, geriye kalan bir hisse de dedeye verilir." İbn Mes’ud ise der ki:

"Terekenin yarısı yani üç hisse kızkardeşe, altıdabiri yani bir hissesi anneye, geriye kalan iki hisse de dedeye verilir." Hz. Osman ise der ki: "Mesele üç hisse üzerinden hesaplanır. Biri anneye, biri kızkardeşe biri de dedeye verilir." İbn Abbas'ın hükmü ise şöyledir: "Terekenin üçtebiri anneye, geriye kalanı ise dedeye verilir."

 

Veki' der ki: (Vali) Haccac b. Yusuf da bana bu meseleyi sordu. Ben de ona sahabelerin sözkonusu görüşlerini bildirdim. Hz. Ali'nin görüşünü beğendi. "Bu kimin görüşü?" diye sorunca: "Ebu Turab'ın görüşü" dedim. Bunun üzerine Haccik lafı çevirdi ve: "Biz Ali'nin hükümlerine karşı değiliz; ancak şundan şundan dolayı ona karşıyız" dedi.

 

31895. ibrahim(-i Nehai) der ki: Ölen kadından geriye kalan anne-bababir kızkardeş, dede ve annenin mirastaki payları Hz. Ali'ye göre şöyledir: "Anne-baba bir kızkardeşe terekenin yarısı, anneye üçtebiri, dedeye de altıda biri verilir."

Abdullah (b. Mes'ud) ise şöyle derdi: "Terekenin altıdabiri anneye, üçtebiri dedeye, yarısı da kızkardeşe verilir." Abdullah yine şöyle dedi: "Böylesi bir miras taksiminde veya diğer hadlerde Yüce Allah da şahitken bir anneyi dedeye üstün kılacak değilim."

Zeyd (b. Sabit) ise terekenin üçtebirini anneye, kalanın üçtebirini kızkardeşe verirdi. Zeyd böylesi bir meseleyi dokuz hisse üzerinden hesaplardı. Terekenin üçtebirini yani üç hisseyi anneye, geriye kalanın üçtebirini yani iki hisseyi kızkardeşe, dedeye de dört hisse verirdi.

Hz. Osman ise terekeyi aralarında üçe bölerdi. Anneye bir, kızkardeşe bir, dedeye de bir hisse verirdi.

ibn Abbas da: "Dede, baba konumundadır" derdi.

 

31896. Amr b. Murra bildiriyor: Ölüden geriye kalan kızkardeşı anne ve dedenin mirası konusunda Abdullah (b. Mes'ud) şöyle derdi: "Terekenin yarısı kızkardeşe verilir, kalan yarısı da dede ile anne arasında paylaştırılır.''

 

31897. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Ölüden geriye kalan kızkardeşı anne ve dedenin mirası konusunda Hz. Ömer şöyle hüküm verdi: ''Terekenin yarısı kızkardeşe, altıdabiri anneye geriye kalan da dedeye verilir.''

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu mesele Hz. Ali ve Abdullah'a göre altı, Zeyd b. Sabit'e göre ise dokuz hisse üzerinden paylaştırılır.''

 

 

*

Ölenden Geriye Kalan Kızçocuğu, Kızkardeş ve Dedenin; veya Birden Çok Kardeş, Bir Oğul, Dede ve Kızçocuğunun Mirastaki Payları

 

31898. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Abdullah (b. Mes'ud), ölenden geriye kalan kızçocuğU, kızkardeş ve dedenin mirası konusunda terekenin yarısını kızçocuğuna verdi, geriye kalanı ise dede ile kızkardeş arasında ikiye bölerek paylaştırdı.

 

Kendisine bir kızçocuğu iki kızkardeş ve dedenin durumu sorulduğunda terekenin yarısını kıza verdi. Geriye kalanı ise dede ile kızkardeşler arasında, yarısını dedeye, yarısını da kızkardeşlere vermek suretiyle paylaştırdı.

 

Bir kızçocuğu, üç kızkardeş ile dedenin durumu sorulduğunda terekenin yarısını kızçocuğuna verdi. Kalanın beşteikisini dedeye, kızkardeşlerin de her birine beştebir (bir hisse) verdi.

 

31899. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Kızçocuğu, kızkardeş ve dedenin mirası konusunda Abıde der ki: "Tereke dört hisse üzerinden paylaştırılır. Kızçocuğuna iki, dedeye bir, kızkardeşe de bir hisse verilir." Mansur der ki: "ibrahim'e: "Şayet kızkardeşler iki taneyse?" diye sorduğumda şöyle dedi: "Abıde böylesi bir durumda terekeyi dört hisse üzerinden hesapladı. Kızçocuğuna iki, dedeye bir, iki kızkardeşe de bir hisse verdi." Kendisine: "Şayet kızkardeşler üç taneyse?" diye sorduğumda ibrahim: "Böylesi bir durumda da Mesruk, terekeyi on hisse üzerinden hesapladı. Kızçocuğuna beş, dedeye iki hisse, kızkardeşlerin de herbirine birer hisse verdi" dedi.

 

31900. ibrahim naklediyor: Bir kızçocuğu, üç kızkardeş ve bir dede olması durumunda Mesruk: "Mesele on hisse üzerinden hesaplanır. Kızçocuğuna terekenin yarısı yani beş hisse, dedeye iki ve her kızkardeşe de bir hisse verilir" dedi.

 

31901. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Kızçocuğu, kızkardeş ve dede konusunda Abıde der ki: "Mesele dört hisse üzerinden hesaplanır ve terekenin yarısı (iki hisse) kızçocuğuna, bir hisse dedeye, bir hisse de kızkardeşe verilir."

 

31902. ibrahim naklediyor: Bir kızçocuğu, iki kızkardeş ve dede konusunda Mesruk şöyle dedi: "Mesele sekiz hisse üzerinden hesaplanır ve terekenin yarısı yani iki hisse kızçocuğuna, iki hisse dedeye, her bir kızkardeşe de birer hisse verilir."

 

31903. ibrahim naklediyor: Ölenden geriye kalan kızçocuğu, anne-bababir olan kızkardeş ve bir dedenin mirası konusunda Hz. Ali'ye göre kızçocuğu terekenin yarısını, dede altıdabirini, geriye kalanı ise kızkardeşi alır. Hz. Ali, ölenin çocuğunun olması halinde dedeye altıdabirden daha fazlasını vermezdi. Abdullah'ın görüşüne göre ise kızçocuğu terekenin yarısını alır, geriye kalanı ise dede ile kızkardeş paylaşırlar.

Şayet kızkardeşler iki taneyse, Abdullah ve Zeyd'e göre kızçocuğundan geriye kalanı dede ile iki kızkardeş paylaşırlar. Hz. Ali'nin görüşüne göre ise dedeye altıdabir, geriye kalansa iki kızkardeşe verilir. Şayet kızkardeşler üç taneyse Abdullah ve Zeyd'in görüşüne göre kızçocuğuna terekenin yarısı, dedeye geriye kalanın beştebiri, kızkardeşlere ise beşte üç verilir.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu mesele Hz. Ali'ye göre altı hisse üzerinden hesaplanır. Abdullah ile Zeyd'in görüşüne göre ise on hisse üzerinden paylaştırılır ve kızçocuğuna beş, dedeye iki, kızkardeşlere de birer hisse verilir."

 

31904, Fıtr bildiriyor: Şa’bi'ye: "Ölüden geriye kalan kızçocuğu, kızkardeş ve dedenin mirastaki payları konusunda Hz, Ali'nin görüşü nedir?" diye sorduğumda: "Dört hisse üzerinden paylaşım yapılır" cevabını verdi. Ben de: "Bu Abdullah'ın görüşüdür!" dedim,

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Koca, Anne, Bababir Erkek Kardeş ve Dedenin Mirastaki Payları

 

31905. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Ölenden geriye kalan koca, anne, bababir erkek kardeş ile dedenin miras payları konusunda Hz. Ali ile Zeyd'e göre terekenin yarısı yani üç hisse kocaya, anneye üçtebir yani iki hisse, dedeye de bir hisse verilir. Abdullah'a göre ise, terekenin yarısı kocaya, geriye kalanın üçtebiri yani bir hisse anneye, bir hisse dedeye, bir hisse de erkek kardeşe verilir. Şayet erkek kardeşler birden fazlaysa Hz. Ali, Zeyd ve Abdullah'ın da görüşüne göre terekenin yarısı kocaya, bir hisse anneye, bir hisse dedeye, geriye kalansa kardeşlere verilir.

 

31906. Ebu ishak bildiriyor: Şureyh'in yanına gittik ve ölen kadından geriye kalan koca, anne, erkek kardeş ve dedenin mirastaki paylarını sorduk. Şureyh: "Kocaya terekenin yarısı, anneye de üçtebiri verilir" dedi ve sustu. Şureyh'in hemen başucunda duran kişi de: "Şureyh dede konusunda bir şey demiyor" dedi. Abıde'nin yanına geldiğimizde ise meseleyi Abdullah'ın görüşüne göre altı hisse üzerinden hesapladı ve kocaya üç, anneye bir, dedeye bir, erkek kardeşe de bir hisse verdi.''

(Ebu Bekr der ki:) Burada hepsinin de görüşüne göre mesele altı hisse üzerinden paylaştırılır.

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Anne-Bababir Kızkardeş ile Dedenin Mirastaki Payları

 

31907. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: Ölen kadından geriye kalan anne-bababir kızkardeş ile dedenin mirası konusunda Hz. Ali ile Abdullah'ın görüşüne göre terekenin yarısı ölen kadının anne-baba bir kızkardeşine verilir. Zeyd ise böylesi bir kızkardeşe üçtebir, dedeye ise üçteiki verirdi.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Bu mesele Hz. Ali ile Abdullah'ın görüşüne göre iki, Zeyd'in görüşüne göre ise üç hisse üzerinden hesaplanır."

 

 

*

Ölüden Geriye Kalan Dede, Anne-Bababir Kızkardeş ile Bababir Erkek Kardeşin Mirastaki Payları

 

31908. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Ölen adamdan geriye kalan dede, anne-baba bir kızkardeş ile bababir erkek kardeş konusunda Zeyd (b. Sabit)'e göre dedeye on hissenin beşteikisi yani dört hisse, anne-bababir kızkardeşe ise terekenin yarısı yani beş hisse verilir. Zeyd'e göre normalde bababir olan erkek kardeş paylaşımda aldığı hisseyi anne-bababir olan kızkardeşe geri verir; ancak bu şekilde kızkardeşin payı tüm malın beşte üçü olur. Kızkardeşe malın yarısının verilmesinin sebebi beşte üçün malın yarısından daha fazla olmasıdır. Şayet kızkardeş birtane ise dedeyle malı paylaşırken malın yarısından daha fazlasını alamaz.

ibn Mes’ud ise terekenin yarısını anne-bababir kızkardeşe diğer yarısını da dedeye verirdi. Anne-bababir kardeş varken de bababir kardeşe itibar etmezdi.

Hz. Ali ise anne-baba bir kızkardeşe terekenin yarısını verir, kalan yarımı da kardeşler ile dede arasında paylaştırırdı. Burada dedenin payı altıdabirden aşağıda olmamak suretiyle kardeşlerin konumunda sayılır. Şayet bir tane erkek kardeş varsa, kalan yarım kardeş ile dede arasında paylaştırılır. iki erkek kardeş ise kalan yarım dede ile iki kardeş arasında paylaştırılır. Üç erkek kardeş iseler de dedeye altıdabir, kalan da kardeşlere verilir.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Burada mesele Zeyd'in görüşüne göre altı, Abdullah'ın görüşüne göre de iki hisse üzerinden paylaştırılır. Hz. Ali ise kardeşlerin çok olması durumunda terekeyi altı hisse üzerinden paylaştırırdı."

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Anne, Anne-Bababir Kızkardeş, Bababir Erkek Kardeş ile Dedenin Mirastaki Payları

 

31909. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Ölen kadından geriye kalan anne, anne-bababir kızkardeş, bababir erkek kardeş ile dedenin mirastaki payları konusunda Zeyd (b. Sabit) şöyle hüküm verir: "Terekenin altıdabiri anneye, kalanın beştebiri dedeye, kalanın beşte üçü kızkardeşe verilir. Burada erkek kardeşin alacağı kızkardeşe redde yapılır. Abdullah (b. Mes’ud) ise bu konuda şöyle hüküm verir: "Terekenin üçtebiri kızkardeşe, anneye bir hisse, dedeye de bir hisse verilir." Hz. Ali'nin hükmü ise şöyledir: "Anne-bababir kızkardeşe üç hisse, anneye bir hisse, kalan iki hissenin biri dedeye biri de erkek kardeşe verilir."

 

(Ebu Bekr şöyle der:) Burada mesele Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre altı, Abdullah'ın görüşüne göre ise beş hisse üzerinden paylaştırılır.

 

 

*

Ölen Kadından Geriye Kalan Koca, Anne, Anne-Bababir Dört Erkek Kardeş ile Dedenin Mirastaki Payları

 

31910. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Ölen kadından geriye kalan koca, anne, annebababir dört erkek kardeş ile dedenin mirastaki payları konusunda Zeyd şöyle hüküm verir: "Kocaya üç hisse, anneye bir hisse, dedeye bir hisse, kardeşlere de bir hisse verilir." Hz. Ali ile Abdullah ise terekeyi dokuz hisse üzerinden paylaştırırlar ve kocaya üç, anneye bir, dedeye bir, dört kardeşin de her birine birer hisse verirler.

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Mesele Zeyd'e göre altı, Hz. Ali ile Abdullah'a göre ise dokuz hisse üzerinden paylaştırılır."

 

 

*

Dede, Erkek ve Kızkardeşler Hakkında Değişik Meseleler

 

31911. Şa’bi bildiriyor: Anne-bababir kızkardeş, bababir olan biri erkek biri de kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali'ye göre anne-bababir kızkardeşe terekenin yarısı, geriye kalan da beş hisse üzerinden bababir erkek ile kızkardeş arasında paylaştırılır. Dedeye beşteiki, (erkek kardeşe beşteiki), kızkardeşe de beştebir verilir. Abdullah (b. Mes’ud)'a göre ise anne-bababir kızkardeşe terekenin yarısı, diğer yarısı da dedeye verilir. Bababir erkek ile kızkardeşe de bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke onsekiz hisse üzerinden paylaştırılır. Dedeye üçtebir yani altı hisse, ba babir erkek kardeşe altı hisse, bababir kızkardeşe üç hisse, anne-bababir kızkardeşe de üç hisse verilir. Sonra da bababir erkek ile kızkardeşin paylarından altı hisse alınıp anne-bababir olan kızkardeşe verilir. Bu şekilde anne-bababir olan kızkardeşin payı onsekizin yarısı yani dokuz hisse eder. Bababir olan kardeşlere de üç hisse kalır ki bunların ikisi erkeğe biri de kıza verilir.

 

Anne-bababir iki kızkardeş, bababir olan bir erkek kardeş ile dede konusunda Hz. Ali'ye göre anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, geriye kalan da dede ile erkek kardeş arasında paylaştırılır. Abdullah'a göre anne-baba bir olan iki kızkardeşe üçteiki, geriye kalan da dedeye verilir. Bababir olan erkek kardeşe de bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke üç hisse üzerinden paylaştırılır. Dedeye bir hisse, erkek kardeşe bir hisse ve iki kızkardeşe de bir hisse verilir. Sonra bababir olan erkek kardeş kendi hissesini anne-baba bir kızkardeşlere verir ve bu şekilde kızkardeşlerin payı üçteikiyi bulur. Erkek kardeşe de bir şey kalmaz.

 

Anne-bababir olan iki kızkardeş, bababir olan bir kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali ile Abdullah anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteikiyi, dedeye de geri kalanını verirler. Bababir olan kızkardeşe de bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke beş hisse üzerinden paylaştırılır. Dedeye iki hisse, anne-baba bir olan iki kızkardeşe iki hisse, bababir kızkardeşe de bir hisse verilir. Sonra bababir olan kızkardeşin hissesi annebababir olan iki kızkardeşe verilir ve kendisine bir şey kalmaz.

 

Anne-bababir olan iki kızkardeş, bababir olan bir erkek bir kızkardeş ve dede konusunda Hz. Ali'ye göre anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, dedeye altıdabir verilir. Geriye kalan da erkeğe kadının iki katı verilmek suretiyle bababir olan erkek ve kız kardeşin arasında paylaştırılır. Abdullah'a göre anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, kalanı ise dedeye verilir. Bababir olan erkek ve kız kardeşe ise bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke, onbeş hisse üzerinden paylaştırılır. Buna göre dedeye üçtebir yani beş hisse, bababir erkek kardeşe dört hisse, bababir olan kızkardeşe iki hisse, anne-bababir olan iki kızkardeşe de dört hisse verilir. Daha sonra bababir olan erkek ile kız kardeşler kendi hisselerini anne-bababir olan iki kızkardeşe iade eder. Bu şekilde iki kızkardeşin payı üçteikiyi bulurken, bababir olan erkek ile kızkardeşe bir şey kalmaz. Anne-bababir olan iki kızkardeş, bababir olan iki kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali ile Abdullah'a göre anne-baba bir olan iki kızkardeşe üçteiki, geriye kalansa dedeye verilir. Bababir olan iki kızkardeşe de bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke altı hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre dedeye iki hisse, anne-baba bir olan iki kızkardeşe iki hisse, bababir olan iki kızkardeşe de iki hisse verilir. Daha sonra bababir olan iki kızkardeş hisselerini anne-bababir olan iki kızkardeşe verirler. Bu şekilde bunların payları üçteikiyi bulurken sadece bababir olan iki kızkardeşe bir şey kalmaz.

 

Anne-bababir kızkardeş, bababir olan üç kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali ile Abdullah'a göre anne-bababir olan kızkardeşe terekenin yarısı, üçteikinin tamamlayıcısı olarak bababir kızkardeşlere altıdabir, geriye kalan ise dedeye verilir. Zeyd'e göre ise tereke, onsekiz hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre dedeye üçtebir yani altı hisse, anne-bababir kızkardeşe üç hisse, bababir olan kızkardeşlere de dokuz hisse verilir. Daha sonra bababir olan kızkardeşler kendi hisselerinden altı hisseyi anne-bababir olan kızkardeşe verirler. Bu şekilde onsekizin yarısı olan dokuz hisse tamamlanırken, bababir kardeşlere de birer hisse kalır.

 

Anne-bababir olan iki kızkardeş, bir erkek kardeş, bababir olan iki kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali'ye göre anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, dedeye altıdabirverilir; geriye kalan da erkeğe kadının iki katı verilmek suretiyle erkek kardeş ile bababir olan iki kızkardeş arasında paylaştırılır. Abdullah'a göre ise anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, kalanı da dedeye verilir. Erkek kardeş ile bababir olan iki kızkardeşe bir şey düşmez.

Anne, kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali'ye göre terekenin yarısı kızkardeşe, geriye kalanın üçtebiri anneye, geriye kalan da dedeye verilir. Zeyd'e göre ise tereke dokuz hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre anneye üçtebir yani üç hisse, dedeye dört hisse, kızkardeşe ise iki hisse verilir. Zeyd dedeyi anne ve kız ile birlikte erkek kardeş konumunda saymıştır. Hz. Osman'a göre ise anneye üçtebir, dedeye üçtebir, kızkardeşe de üçtebir verilir. İbn Abbas'a göre anneye üçtebir, geriye kalan da dedeye verilir. Kızkardeşe de böylesi bir durumda itibar edilmez. İbn Abbas dede varken erkek veya kızkardeşe mirastan herhangi bir pay vermezdi.

 

 

*

Zeyd'in, Dedenin Mirastaki Payı Hakkındaki Görüşü ve Açıklaması

 

31912. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Zeyd (b. Sabit), erkek ve kızkardeşlerle birlikte dedeyi de üçtebire ortak ederdi. Şayet dedeye üçtebir düşüyorsa ona bunu verir, geriye kalanı da erkek ile kızkardeşlere bırakır. Dede varken de annebir olan erkek veya kızkardeşe mirastan herhangi bir pay vermez. Bababir erkek kardeşler, annebababir olan erkek kardeşlerle paylaşıma girerler, ancak kendilerine bir şey düşmez. Şayet ölenden geriye bababir olan bir erkek kardeş, anne ile dede varsa terekenin yarısını dedeye verir. Kardeşler iki kişiyse dedeye üçtebiri verir. Kardeşler daha da çok olursa dedeye üçtebiri verir, geriye kalanı da kardeşlere bırakır.

 

Geride bir kızkardeş ile dede kalmışsa, dedeye üçteikiyi verir. Kızkardeşler iki taneyse dedeye terekenin yarısını verir. Paylaşmak kendisi için daha hayırlı olduğu sürece dedeye terekenin yarısını verirdi. Ancak geride farz sahiplerinden olan hanım, anne veya koca varsa, bu farz sahiplerine haklarını verdikten sonra kalanında dedeyi erkek veya kızkardeşlerle birlikte paylaşıma dahil eder. Şayet geriye kalanın üçtebiri kendisi için paylaşıma girmesinden daha hayırlı ise dedeye kalanın üçtebirini verir. Ancak paylaşıma girmesi kendisi için daha hayırlı ise dedeyi paylaşıma dahil eder. Şayet malın tümünün altıdabiri kendisi için paylaşıma girmesinden daha hayırlı ise dedeye altıdabiri verir. Ancak paylaşıma girmesi kendisi için tüm malın altıdabirini almaktan daha hayırlı ise dedeyi paylaşıma dahil eder."

 

 

*

Mirasta Anneyi Dededen Üstün Tutmayanlar

 

31913. İbrahim(-i Nehai) naklediyor: "Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes'ud) mirasta anneyi dededen daha üstün tutmazlardı."

 

 

*

Dede Hususunda ihtilaflar

 

31914. Abide (es-Selmani) der ki: "Dedeyle ilgili bir meseleyi çözmektense ikiyüz mesele çözmeyi tercih ederim."

 

31915. Abide (es-SelmanT) der ki: "Hz. Ömer'den dede hakkında yüz değişik hüküm biliyorum."

 

31916. Ubeyd b. Amr el-Harifı naklediyor: Adamın biri Hz. Ali'ye bir miras davası sormak isteyince Hz. Ali adama: "Şayet mirasçılar içinde dede yoksa sor!" dedi.

 

31917. Said b. Cübeyr, Murad kabilesinden bir adamdan naklediyor: Hz. Ali'nin şöyle dediğini işittim: "Kim Cehennemin diplerine atılmayı istiyorsa (mirastaki payları konusunda) dede ile erkek kardeşler arasında hüküm versin.''

 

31918. Ebu ishak bildiriyor: Şureyh'e gidip dedenin miras durumunu sorduk.

Başında duran adam bize: "Dede konusunda herhangi bir hüküm vermez!" dedi.

 

31919. Şa’bi der ki: "Dede konusunda Müslümanlar arasında genel kabul gören hükme (Zeyd'in hükmüne) göre davran."

 

31920. Said naklediyor: Hz. Ömer dede ile kelale (ölüp de geride mirasçı bırakmayan kişi) konusunda kürek kemiği üzerine (hüküm babında) bir şeyler yazdı. Sonra da Rabbiyle bu konuda istihareye geçti. Ancak suikasta uğrayınca bu kemiği getirtip üzerindekileri sildi ve: "Dede ile kelale konusunda bir yazı yazmıştım, ancak şimdi bu konuda sizi üzerinde olduğunuz durumda bırakmayı uygun görüyorum" dedi. Oradakiler kemiğin üzerinde ne yazılı olduğunu öğrenemediler.

olarak kendilerinden rivayetlerde bulunduğu kişiler hakkındaki bahsinden, bunların ayrı kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Raviyi de Ubeydullah b. Amr el-Haxifl olarak isimlendirmiştir. İbn Hibban da Sikatta Kufeli olduğunu ve Kufelilerin ondan rivayetlerde bulunduğunu ifade etmiştir.

 

31921. Said b. Cübeyr, Murad kabilesinden bir adamdan naklediyor: "Hz. Ali'nin şöyle dediğini işittim: "Kim Cehennemin diplerine atılmayı istiyorsa (mirastaki payları konusunda) dede ile erkek kardeşler arasında hüküm versin."

 

 

*

Nine ve Mirastaki Payı

 

31922. Kabısa bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefatından sonra Ebu Bekr'in yanına hem anne anne, hem de babaanne olarak bir nine geldi ve ona:

"Oğlumun oğlu ile kızımın oğlu öldü. Bunlardan geriye kalanlardan bana da pay düştüğü bildirildi" dedi. Ebu Bekr: "Yüce Allah'ın Kitab'ında hakkın olduğuna dair bir şey göremiyorum. Bu konuda Resulullah'tan da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir şey işitmiş değilim. Ancak yine de bunu Müslümanlara soracağım" karşılığını verdi. Sorduğu kişilerden Muğire b. Şu'be, böylesi bir durumda olan nineye Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) malın altıdabirini verdiğine şahitlik etti. Ebu Bekr ona: "Seninle beraber kim buna şahitlik eder?" diye sorunca, Muğire: "Muhammed b. Mesleme" dedi. Muhammed b. Mesleme de buna şahitlik edince Ebu Bekr o nineye malın altıdabirini vedi.

Daha sonra (ölen şahsın) diğer bir ninesi aynı miras için Ömer'in yanına geldi.

Ömer ona da altıdabiri verdi ve ona: "Eğer ikiniz bir arada olursanız bu altıda birlik payı aranızda bölüşürsünüz" dedi.

 Ma'mer'in rivayetinde şu ilave vardır: ''(Ömer yine dedi ki:) Biriniz tek olursa altıda bir de onun olur.''

 

31923. İbn Abbas: ''Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nineye malın altıdabirini verdi'' dedi.

 

31924. İbn Bureyde, babasından naklediyor: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ölenin oğlu yoksa, nineye ikram olarak malın altıdabirini verirdi.''

 

31925. Tavus: ''Nine, anne konumundadırve annenin mirastaki payı gibi payalır" dedi.

 

 

*

Hangi Nineler Mirasçı Olur?

 

31926. Mansur naklediyor: İbrahim(-i Nehai): "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç nineye ikramda bulundu" deyince kendisine: "Bunlar kim?" diye sordum. Şöyle dedi: "Babasının iki ninesi yani babaannesi ile anne annesi ve annesinin ninesi."

 

31927. Mekhul der ki: "Üç nine mirasçı olabilir ve ninelerden ölen kişiye en yakın olanı altıdabiri almakta daha fazla hak sahibidir."

 

31928. Amir der ki: "Şayet dört nine de bir arada olursa bunlardan annenin babasının annesi bir pay almaz.''

 

31929. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Üç nine mirasçı olur. Bunlar anne tarafından iki nine ile baba tarafından bir ninedir.''

 

31930. İbn Abbas der ki: "Dört ninenin dördü de mirasçı olur."

 

31930. Sehm el-Feraidı bildiriyor: "Cabir b. Zeyd her dört nineyi de mirasçı kılardı."

 

31932. Hişam bildiriyor: "Hasan(-ı Basri)'ye her dört ninenin mirastaki durumu sorulunca: "Bunlardan üçü mirasçı olurken, annenin babasının annesi miras dışı kalır" karşılığını verdi.

 

31933. Hişam bildiriyor: Muhammed (b. Sirin) dokuz tane nineyi mirasçı kılardı ve şöyle derdi: "Bunlardan biri ölene daha yakın ise ninenin payı sadece ona verilir."

 

31934. Yunus naklediyor: Hasan(-ı Basri) üç nineyi mirasçı kılar ve şöyle derdi:

"Bunlardan biri ölene diğerlerinden daha yakın ise payı sadece o alır. Ancak hepsi de ölene aynı mesafede ise bu payı aralarında paylaşırlar."

 

31935. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) altıdabiri babası tarafından iki ninesi ile annesi tarafından bir ninesi arasında paylaştırdı."

 

31936. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Şayet nineler tek bir taraftan iseler ve bazıları ölene daha yakınsa en uzaktaki nine mirastan düşürülür."

 

31937. ibrahim bildiriyor: Hz. Ali ve Zeyd'e göre nine, altıdabiri alır. Bir, iki veya üç tane de olsa bir hisseyi aralarında paylaşırlar. Şayet ölüye yakınlık itibariyle aynı seviyede olan üç nine, yani annenin ninesi ile ölenin babaannesi ve anneannesi bir' arada olursa bir hisseyi aralarında paylaşırlar. Abdullah (b. Mes’ud)'a göre ise, ninelerinden biri ölene daha yakın da olsa, birbirlerinin anneleri olmasalar da üç nine bir arada olursa malın altıdabirini aralarında paylaşırlar.

 

31938. Şa’bi bildiriyor: Ölenin dört ninesi miras için Mesruk'a geldiklerinde annenin babasının annesini dışarıda bırakıp diğer üç nineyi mirasçı kıldı.

 

31939. Ebu'I-Muhelleb naklediyor: "Şureyh'e iki nine miras için gelince altıdabiri aralarında paylaştırdı."

 

31940. İbn Sirin bildiriyor: Abdullah (b. Mes'ud), on tane de olsalar nineleri mirasçı kılar ve şöyle derdi: "Bu, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendilerine ikram olarak belirlediği bir hissedir.''

 

31941. Şa’bi bildiriyor: "Ölenin dört ninesi miras ıçın Mesruk'a geldiklerine annenin babasının annesini dışarıda bırakıp diğer üç nineyi mirasçı kıldı.''

 

31942. Kasım bildiriyor: Adamın biri ölünce geriye anneannesi ve babaannesi olmak üzere iki nine bıraktı. Hz. Ebu Bekr anneanneyi mirasçı kıldı ve diğerine bir şey vermedi. Ensar'dan bir adam kendisine: "Öyle bir kadını miras dışı bıraktın ki şayet ölen bu kişi hayatta olup da bu iki nine vefat etseydi, mirasçı kıldığın nineden (anneanneden) kendisine bir şey düşmez, mirastan mahrum ettiğin kişiye (babaanneye) mirasçı olurdu!'' deyince, Ebu Bekr diğerini de mirasa dahil etti ve hisseyi aralarında paylaştırdı.

 

 

*

"Birden Çok Nine Bir Arada Olursa Miras Ölene En Yakın Olanındır" Diyenler

 

31943. Ebu'z-Zinad bildiriyor: Harice b. Zeyd, Süleyman b. Yesar ve Abdullah b.

Avf'ın şöyle dediklerini işittim: "Şayet anne tarafından olan nine ölene daha yakın ise nineye düşen hissede kendisi daha fazla hak sahibi olur."

 

31944. Harice b. Zeyd der ki: "Şayet anne tarafından olan nine, ölene baba tarafından olan nineden daha yakın ise altıdabir olan hisse onun olur. Ancak baba tarafından olan nine, ölene anne tarafından olan nineden daha yakın ise altıdabir olan hisse onun olur."

 

31945. Zeyd b. Sabit der ki: "Şayet anne tarafından olan nine, ölene baba tarafından olan nineden daha yakın ise altıdabir olan hisse onun olur. Ancak baba tarafından olan nine, ölene anne tarafından olan nineden daha yakın ise altıdabir olan hisseyi aralarında paylaşırlar."

 

31946. Şa’bi naklediyor: Hz. Ali ile Zeyd nineler hakkında şöyle dediler: "Altıdabir

 

1 İbn Uyeyne'nin biyografisi için Tehzibu'l-Kemal'e (11/177) bakınız. Hadis Abdurrezzak, Musannef(19086) ile Said b. Mansur'da, Sünen (93) yer almıştır. olan hisse, ölene en yakın ninelerindir."

 

31947. Muhammed (b. Sirin) der ki: ''İki nineden ölene en yakın olanı mirasçı olur."

 

31948. Haşim oğullarının azatlısı olan Ammar naklediyor: Zeyd b. Sabit nineler konusunda şöyle dedi: ''Ölene en yakın olan nine, hissede hak sahibi olur."

 

 

*

''Nineleri Sadece Anne Mirastan Meneder" Diyenler

 

31949. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: ''Nineleri ancak anne mirastan meneder."

 

 

*

Oğul Henüz Hayatta iken Nineyi Mirasçı Kılanlar

 

31850. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Hz. Ömer, Sakif kabilesinden bir adamın ninesini oğlu henüz hayatta iken mirasçı kılmıştır."

 

31951. Ebu Amr Şeybanı der ki: "Abdullah (b. Mes'ud) nineyi, oğlu varken ve hayattayken mirasçı kılardı.''

 

31952. imran b. Husayn der ki: "Oğlu henüz hayatta iken nine mirasçı olabilir."

 

31953. İbn Sirin naklediyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir nineye oğlunun malından ikram olarak altıdabir verdi. islam'da mirasçı olan ilk nine de o oldu."

 

31954. Ubeydullah b. Humeyd b. Abdirrahman el-Himyerı, babasından bildiriyor:

Haseke el-Hanzal7'nin bir oğlu öldü ve geriye babası Haseke ile babaannesini bıraktı. Ebu Musa mirasları için Ömer'e bir yazı yazınca, Ömer: "Nineyi oğluyla birlikte mirasçı kıl ve ona altıdabir ver'' şeklinde cevap gönderdi.

 

31955. Enes b. Sirin naklediyor: "Şureyh, oğlu varken nineyi de mirasçı kıldı.''

 

31956. Yunus naklediyor: "Hasan(-ı Basri), oğlu henüz hayatta iken nineyi de mirasçı kılardı."

 

31957: Eş'as naklediyor: "Muhammed (b. Sirin), nineyi oğluyla birlikte, oğlu henüz hayatta iken mirasçı kılardı."

 

31958. Muhammed (b. Sirin) der ki: "islam'da kendisine altıdabir hisse ikram edilen ilk nine, oğlu henüz hayatta iken bunu alan ninedir."

 

31959. Enes b. Sirin naklediyor: "Şureyh, oğulları henüz hayatta iken iki nineyi, anneanne ile babaanneyi mirasçı kıldı."

 

31960. Hişam (babasından) naklediyor: "Babam (Urve), oğlu henüz hayatta iken nineyi mirasçı kılardı."

 

 

*

Oğul Hayatta iken Nineyi Mirasçı Kılmayanlar

 

31961. Zeyd b. Sabit der ki: "Oğlu, nineyi mirastan düşürür."

 

31962. Zühri naklediyor: "Hz. Osman, oğul hayatta iken babaanneyi mirasçı kılmazdı. ibnu'z-Zübeyr de vefat edene dek böylesi bir durumda nineyi mirasçı kılmamıştır."

 

31963. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre oğlu hayatta iken nine oğulla beraber mirasçı olmaz."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Veki'nin şöyle dediğini işittim: "Müslümanlar da bu görüştedir."

 

31964. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı içinde İbn Mes'ud dışında, oğlu varken nineyi mirasçı kılan yoktu.''

 

31965. Said b. el-Müseyyeb naklediyor: "Zeyd (b. Sabit) oğul varken nineye mirasta herhangi bir pay vermedi.''

 

31966. Şa’bi naklediyor: "Hz. Ali ile Zeyd, oğul varken nineye mirasta herhangi bir pay vermezlerdi.''

 

 

*

Ölen Mulaane çocuğundan Geriye Kalan Annenin, çocuğun Terekesindeki Payı

 

31967. Mekhul der ki: "Mulaane çocuğundan (lian yapmış karı kocanın liana sebep olan sözkonusu oğullarından) geriye kalan tüm malı annesi alır."

 

31968. Yunus naklediyor: Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Mulaane yapan kadın, oğlunun malının tümünü alır."

 

31969. ibrahim naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud), mulaane çocuğu için şöyle dedi: "Terekesinin tümünü annesi alır. Şayet annesi yoksa malını (annesinin) asabesi alır."

ibrahim der ki: "çocuğun malının tümü annesinindir. Olası bir durumda bu çocuğun diyetini annesinin asabesi öder. Aynı durum veled-i zina ile annesi Müslüman olan Hıristiyan çocuk için de geçerlidir."

 

31970. ibrahim naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud) mulaane çocuğu için şöyle dedi: "Terekesinin tümünü annesi alır. Şayet annesi ölmüşse, çocuğun malını annesinin mirasçıları alır."

 

31971. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Mulaane çocuğu annesine mirasçı olur. Şayet çocuk ölmüşse, annesine mirasçı olanlar bu çocuğa mirasçı olurlar."

 

31972. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Mulaane çocuğunun terekesi annesinindir."

 

 

*

"Mulaane çocuğunun Annesine Üçtebir verilir, Geriye Kalan da Beytülmala Devredilir" Diyenler

 

31973. Katade naklediyor: Mulaane çocuğu konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle hüküm verdiler: "Malının üçtebiri annesine verilir, geriye kalan da beytülmala devredilir."

 

31974. Zühri: "Böylesi bir durumda annesi kendi payını (üçtebiri) alır, kalan da beytülmala devredilir" dedi.

 

31975. Urve: "Mulaane çocuğu veya veled-i zina öldüğü zaman annesi ile annebir kardeşleri Yüce Allah'ın Kitab'ında belirtilen haklarını alırlar, geriye kalan ıse Müslümanlara (beytülmala) kalır" dedi.

 

31976. Malik, Süleyman b. Yesar kanalıyla bir önceki fetvanın benzerini nakleder.

 

 

*

Annesi Ölen Mulaane çocuğunun Durumu ve Asabesinin Kimler Olduğu

 

31977. Amir(-i Şa’bi) bildiriyor: ibrahim b. Yezid'in mulaane çocuğu na yönelik görüşü hakkında ben: "Çocuk annesine nisbet edilir" dedim, ibrahim ise: "Babasına nisbet edilir" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Hürmüz'ün yanına geldik. Abdullah da Medine'ye söz konusu olayın olduğu aileye mektup yazarak bunu sordu. Cevap: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böylesi bir çocuğu annesine nisbet etti" şeklinde geldi.

 

31978. Abdullah b. Ubeyd b. Umeyr bildiriyor: Zurayk oğullarında bulunan bir kardeşime bir mektup yazıp: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mulaane çocuğunu kime verdi?" diye sordum. Cevap olarak şöyle yazdı: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mulaane çocuğunun annesine verilmesine hükmetti. Zira annesi, hem babası hem de annesi konumundadır."

 

31979. Şa’bi naklediyor: Hz. Ali ile Abdullah şöyle dediler: "Mulaane çocuğunun asabesi, annesinin asabesidir."

 

31980. İbn Ömer der ki: "Mulaane çocuğunun asabesi, annesinin asabesidir.

Kendisi onlara mirasçı olur, onlar da kendisine mirasçı olurlar."

 

31981. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Mulaane çocuğunun asabesi, annesinin asabesidir. Ona mirasçı olurlar ve diyetini de öderler."

 

31982. Şa’bi der ki: "Mulaane çocuğu na annesine en yakın olanlar mirasçı olur."

 

31983. Şu'be, Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'ın şöyle dediğini nakleder: "Mulaane çocuğu na annesine mirasçı olanlar mirasçı olur."

 

 

*

Mulaane çocuğundan Geriye Kalan Dayı ile Teyzenin Mirastaki Payları

 

31984. Hamza ez-Zeyyat, Ömer adında birinden naklediyor: Ölen mulaane çocuğundan geriye kalan dayı ile teyze konusunda Şa’bi: "Mal dayının olur" dedi.

 

31985. Hamza bildiriyor: Bu konuda İbn Ebi Leyla ise şöyle derdi: "Terekenin üçteikisi dayıya, üçtebiri de teyzeye verilir."

 

 

*

Mulaane çocuğundan Geriye Kalan Erkek Kardeşin Oğlu ile Dedenin Mirastaki Payları

 

31986. Hasan b. Salih, Şa’bi'den işiten birisinden naklediyor: Şa’bi, ölen mulaane çocuğundan geriye kalan erkek kardeşin oğlu ile dedenin mirası konusunda şöyle dedi: "Mal, erkek kardeşin oğluna verilir."

 

 

*

Mulaane çocuğundan Geriye Kalan Anne ve Annebir Erkek Kardeşin Mirastaki Payları

 

31987. Süfyan, Şa'bi'den işiten birisinden Şa'bi'nin şöyle dediğini nakleder: "Hz.

Ali, ölen mulaane çocuğundan geriye kalan anne ile annebir erkek kardeşin mirastaki payları konusunda şöyle dedi: "Anneye terekenin üçtebiri, kardeşe de altıdabiri verilir. Geriye kalan da anneye üçteiki, kardeşe de üçtebir olmak üzere redde yapılır." İbn Mes’ud ise bu konuda der ki: "Anneye üçtebir, kardeşe altıdabir verilir. Geriye kalansa sadece anneye redde yapılır."

Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe) der ki: "Her ikisinin görüşüne göre mesele altı hisse üzerinden paylaştırılır."

 

 

*

Boğulanları Birbirlerine Mirasçı Kılanlar

 

31988. Ebu'l-Minhal naklediyor: "İyas b. Abd el-Müzeni'ye, üzerlerine evin çökmesiyle tümü ölen kişiler hakkında sorulduğunda, ölenlerin bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."

 

31989. Katan b. Abdillah ed-Dabbı naklediyor: Bir anne oğluyla birlikte Fırat üzerinde bir gemiye bindi. Ancak ikisi de boğuldu ve hangisi daha önce öldü bilinemedi. Şureyh'e gelip durumu anlattıklarında şöyle dedi: "Her biri bir diğerine mirasçı olur. içlerinden birinin aldığı payı da tekrar diğerine iade etmeyin."

 

31990. Ebu'z-Za'ra Amr b. Amr el-Cuşemi naklediyor: "(ibnu'z-Zübeyr'e kadılık yapan) Abdullah b. Utbe, boğularak ölenlerin bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."

 

31991. Simak, bir adamdan naklediyor: "Hz. Ömer, boğularak ölen bir topluluğun bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."

 

31992. Süfyan, Ebu Husayn'dan naklediyor: "Bir topluluk Menbic köprüsünde boğularak öldü. Bunun üzerine Hz. Ömer ölenlerin bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı." Ravi der ki: Süfyan, Ebu Husayn'a: "Sen bunu Şa'bi'den mi işittin?" diye sorunca, Husayn: "Evet!" dedi.

 

31993. Haris naklediyor: Bir aile gemide boğularak ölünce Hz. Ali onların bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı.

 

31994. Abide naklediyor: Topluluğun biri üzerlerine ev çökmesi veya vebadan dolayı öldüklerinde Hz. Ömer onların bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."

 

31995. Hureys el-Becel'i', babasından nakleder: Bir adam ile iki oğlu (veya iki kardeş) Sıffın savaşında öldüler; ancak hangisinin diğerinden önce öldüğü bilinemedi. Bunun üzerine Hz. Ali her birini diğerine mirasçı kıldı.

 

31996. Kabısa naklediyor: Şam'da veba baş göstermiş ve aileler topluca ölmeye başlamışlardı. Bu konuda Hz. Ömer bir mektup yazdı ve onların üstten alta doğru birbirlerine mirasçı kılınmalarını istedi. Şayet öyle bir durumları yoksa da bazılarını diğerlerine mirasçı kılmalarını emretti." Said der ki: "Üstten altta doğru'dan kasıt da, veba sırasında Şam'lılardan biri öldüğünde elini hemen yanındaki kişinin üzerine koyardı."

 

31997. Katade, Hz. Ali'den benzer fetva nakleder.

 

31998. Mansur naklediyor: Ölüp de kimin daha önce öldüğü bilinmeyen bir topluluk hakkında İbrahim(-i Nehai): "Bazıları diğerlerine mirasçı kılınır" dedi. Mansur der ki: "Birilerini diğerlerine mirasçı kılarken kimden başladığının bir önemi yoktur."

 

 

*

"Bunlar Birbirlerine değil, Diğer Varisleri Kendilerine Mirasçı Olur" Diyenler

 

31999. Davud b. Ebi Hind naklediyor: "Ömer b. Abdilazız, hayatta olanları ölenlere mirasçı kılar, boğularak ölenleri birbirlerine mirasçı kılmazdı."

 

32000. Katade bildiriyor: Ömer b. Abdilazız'in mektubunda: "(Bu şekilde ölenlere) Hayatta kalan diğer (akraba) insanlar mirasçı olur" ifadesi yazılıydı.

 

32001. A'meş naklediyor: Kadının biri İbrahim(-i Nehai)'e geldi ve: "Erkek kardeşim ile oğlu bir gemiyle yolculuğa çıktılar ve boğulup öldüler" deyip miras durumunu sordu. ibrahim boğularak ölenleri herhangi bir şekilde mirasçı kılmadı.

 

32002. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Birbirlerine mirasçı kılınmışlarsa da bunlardan hiçbiri diğerinden denildiği gibi bir şeyalamaz."

 

32003. Ma'mer naklediyor: Toplu olarak ölen ve kimin önce öldüğü belli olmayan kişiler konusunda Zühri der ki: "Bazıları diğerlerine mirasçı yapılamaz."

 

 

*

Boğularak Ölen Üç Kişiden Hayattaki Anneleri Ne Kadar Miras Alır?

 

32004. ibrahim naklediyor: "Hz. Ali, boğularak ölen ve kendilerini birbirlerine mirasçı kıldığı kişilerin hayatta olan annelerine her birinin ana malından altıdabiri verdi. Sonra da her birinin diğerinden miras olarak aldığı malın üçtebirini yine anneye verdi. Geriye kalanı ise ölenlerin asabesine bıraktı."

 

 

*

"Birbirlerine Mirasçı Kılınırlar" Sözünün Açıklaması

 

32005. Muhammed b. Salim bildiriyor: ibrahim ile Şa’bi'nin, "Birbirlerine mirasçı kılınırlar" sözünü şöyle açıkladıklarını işittim: "Bunlardan biri, geride mal bırakarak, biri de mal bırakmadan ölmüşse, mal bırakmadan ölen kişinin varisleri mal bırakarak ölen kişiye mirasçı olurlar. Mal bırakarak ölen kişinin mirasçılarına ise bir şey düşmez."

 

 

*

Veledi Zinaya Kim Mirasçı Olur?

 

32006. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Buluntu çocuğun terekesi, buluntu malın hükmündedir.''

 

32007. Zeyd b. Vehb bildiriyor: Hz. Ali (zinadan dolayı) bir kadını recmettiğinde ailesine şöyle dedi: "Bu çocuk sizindir. Siz ona mirasçı olursunuz, o da size mirasçı olur. Cinayet işlediğinde de diyeti siz ödersiniz."

 

32008. Şa'bi naklediyor: Mulaane çocuğu hakkında Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud) şöyle dediler: "çocuğun asabesi annesidir. Annesinin asabesi de çocuğun asabesi sayılır. Veledi zina da aynı konumdadır.''

 

32009. ibrahim(-i Nehai) der ki: "(Mulaane çocuğunun) mirası annesinindir.

Annenin asabesi de çocuğun diyetini öder. Veledi zina da, annesi Müslüman olan Hıristiyan çocuğu da aynı şekildedir."

 

32010. Zühri: "Mulaane çocuğu ile veled-i zinanın mirasçıları anne tarafıdır" dedi.

 

32011. Amr naklediyor: Hasan(-ı Basri): "Veledi zina, mulaane çocuğunun konumundadır" veya: "Mulaane çocuğu, veled-i zinanın konumundadır" dedi.

 

32012. Şa’bi bildiriyor: Hişam b. Hubeyre, Şureyh'e bir mektup yazdı ve ona veled-i zinanın miras durumunu sordu. Şureyh de cevaben ona şöyle yazdı: "Malını yöneticiye havale et, rahatlığını da zorluğunu da o çeksin."

 

32013. Hasan b. el-Hur, Hakem'in şöyle dediğini nakleder: "Veled-i zina ile mulaane çocuğu na anneleri ve dayıları mirasçı olur."

 

 

*

Hunsa Olan Kişi Nasıl Miras Alır?

 

32014. Şa’bi naklediyor: "Hz. Ali, hunsa (hem erkeklik, hem de kadınlık organı) olan kişi hakkında şöyle dedi: "Nereden bevlediyorsa ona göre (erkek veya kadın olarak) mirasçı olur.''

 

32015. Hasan b. Kesir el-Ahmesi, babasından naklediyor: Muaviye'ye hunsa olanın mirası konusunda gelindiğinde onları Hz. Ali'ye gönderdi. Hz. Ali de: "Nereden bevlediyorsa ona göre mirasçı kılınır" dedi.

 

32016. Katade naklediyor: Cabir b. Zeyd ile Hasan, hunsa hakkında şöyle dediler: "Bevlettiği yere göre mirasçı kılınır.'' Katade şöyle devam eder: "Bunu Said b. el-Müseyyeb'e aktardığımda bana: "Doğrudur! Şayet her ikisinden bevlediyorsa hangisinden önce bevlediyorsa ona göre mirasçı kılınır" dedi.

 

32017. Ömer b. Beşir el-Hemdanı naklediyor: Ne erkeklik ne de kadınlık organı olmadan doğan ve göbeğinden bevleden kişi hakkında Şa’bi: "Kadının payının yarısı ile erkeğin payının yarısını alır" dedi.

 

32018. Muhammed b. Abdirrahman el-Adeni naklediyor: Hunsa hakkında Ebu Cafer: "Bu kişi bevlettiği yere göre mirastan payını alır. Şayet her iki organından da bevlediyorsa daha önce hangisinden bevli çıkıyorsa ona göre mirasçı olur" dedi.

 

 

*

Hamil'i Mirasçı Kılanlar ile Mirasçı Olamayacağını Söyleyenler

 

32019. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "Ebu Bekr, Ömer ve Osman, hamıli mirasçı kılmazlardı."

 

32020. Ebu Talk, babasından bildiriyor: "Hz. Ali ile Osman'ın dönemlerine yetiştim, hamil olan kişileri mirasçı kılmazlardı."

 

32021. Hişam naklediyor: Hasan ile İbn Sirin: "Hamılolan kişi ancak bir delille mirasçı olabilir" dediler.

 

32022. Muhammed b. Abdirrahman b. Sevban naklediyor: Hz. Ömer: "Müşrik olarak doğanlar mirasçı kılınmaz" diye bir ferman yazdı.

 

32023. Şa’bi bildiriyor: "Şureyh'e, bir delilolmadan hamıli mirasçı kılmaması yönünde bir ferman yazıldı."

 

32024. İbn Avn bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e, Ömer b. Abdilazız'in hamıller hakkında şahitlerin şahitliği olmadan mirasçı kılınamayacaklarına dair yazısı zikredilince şöyle dedi: "Muhacirler ile Ensar, Cahiliye dönemindeki nesebleriyle birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Ben Ömer'in öyle bir şey yazmış olabileceğini kabul etmiyorum."

 

32025. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Anne tarafından akrabalıklarıyla birbirlerine mirasçı olurlardı."

 

32026. iyas b. Abbas, kabilesinden bir ihtiyardan naklediyor: Ebu Süleyman'ın Raşid adında bir kardeşi boğularak öldü. Bunun üzerine Zeyd oğulları ile Esed oğulları terekesi konusunda anlaşamadılar ve davayı Mesruk'a taşıdılar. Mesruk, Esed oğullarına: "Bir erkeğin kızkardeşine mahrem olduğu gibi onun da bunun mahremi olduğuna şehadet eder misiniz?" deyince, buna şahitlik ettiler. Bunun üzerine Mesruk, Ebu Süleyman'a mirastan payını verdi.

 

32027. Vekı' der ki: A'meş'in şöyle dediğini işittim: "Babam da bir hamil idi. Erkek kardeşi ölünce Mesruk onun malından babama da pay verdi."

 

32028. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: "islam'da akrabalığı oluşturan her nesep, mirasçı olmayı ve olunmayı da gerektirir."

 

32029. Şa'bi der ki: "Şayet (hamil olan) kişinin nesebi bilinen ve akrabalığı gerektiren bir nesepse mirasçı olur."

 

32030. Şu'be bildiriyor: Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a hamil konusunu sorduğumda şöyle dediler: "Delilolmadan mirasçı olamaz!"

 

32031. Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sa bildiriyor: "Küfür diyarından kaçıp gelen ve Muharib oğullarından olan bir kadın yine küfür diyarından gelmiş olan erkek kardeşinin akrabalığını ikrar edince Abdurrahman b. Utbe adamı kızkardeşine mirasçı kıldı."

 

32032. Hakem b. Atiyye bildiriyor: Hasan(-ı Basri)'ye, biri tarafından kardeşi olduğuna dair şahitlik edilen hamıl konusunu sorduğumda bana şöyle dedi: "Yüce Allah'ın Kitab'ındaki şu ayet, hamili kardeşine mirasçı kılar: "Allah'ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar ... "

 

 

*

Mürted Olan Kişiye Kim Mirasçı Olur?

 

32033. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Kişi mürted olduğu zaman oğulları ona mirasçı olur."

 

32034. Ebu Amr Şeybanı naklediyor: Hz. Ali'ye mürted olan Müstevrid el-Idı'yi getirdiler. Hz. Ali ona islam'ı sundu; ancak o kabul etmedi. Bunun üzerine onu öldürttü ve malını müslüman olan mirasçılarına bıraktı.

 

32035. Hakem naklediyor: Mürted olan kişinin terekesi konusunda Hz. Ali şöyle dedi: "Malı mirasçılarından müslüman olanlarındır."

 

32036. Cerir b. Hazım bildiriyor: ''Ömer b. Abdilaziz mürtedin terekesi konusunda, malının mirasçılarından müslüman olanlara geçeceği ve kendi ... (dininden olan) mirasçılarına bir şey düşmediğine dair bir ferman yazdı.''

 

32037. Hasan(-ı Basri) der ki: "Mürted olan öldürülür, terekesi de mirasçılarından müslüman olanlara geçer.''

 

32038. Hasan(-ı Basri) der ki: "Mürtedin terekesi mirasçılarına olur.''

 

32039. Musa b. Ebi Kesır bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'e mürtedin terekesinin akrabalarına verilip verilemeyeceğini sorduğumda bana: "Akrabalarına nasıl verilecek?" karşılığını verdi. Ona: "Oğulları ona mirasçı olur" dediğimde de: "Biz onlara mirasçı oluruz, ama onlar bize mirasçı olamaz!" karşılığını verdi.

 

32040. Ebu's-Sabbah Musa b. Ebi Kesır bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'in şöyle dediğini işittim: "Biz mürtedlere mirasçı oluruz, ancak onlar bize mirasçı olamazlar."

 

32041. Eş'as, Şa'bi ile Hakem'in şöyle dediğini nakleder: "Mürtedin terekesi, hanımı ile mirasçılarından müslüman olanlar arasında paylaştırılır.''

 

32042. Veki' bildiriyor: Süfyan'ın şöyle dediğini işittim: "Şayet mürted olan kişi darul-harba gitmiş, ancak arkada terekesi taksim edilmeden veya kadı onun ümmü veledleri ile müdebber olan kölelerini azat etmeden geri dönmüşse onlar üzerinde herkesten daha çok hak sahibi olur."

 

32043. Hasan(-ı Basri) der ki: "Müslümanlar, (öldürüldükteh sonra) mürtedin terekesini kendi ailesine helal sayarlardı."

 

 

*

Katil (Maktule) Mirasçı Olamaz

 

32044. Amr b. Şuayb naklediyor: (Mudlic oğullarından biri olan) Katade oğlunu öldürdü. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattab diyet olarak adamdan otuzu beş yaşında, otuzu dört yaşında ve kırkı da gebe olmak üzere yüz deve aldı. Sonra da maktulün babasına dedi ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Katilin (maktülün malına) mirasçı olma hakkı yoktur."

 

31551. Yunus bildiriyor: "Hasan(-ı Basri), bir adamın dostu olup da onun eliyle Müslüman olan (ve Müslüman mirasçısı olmayan) kişi konusunda: "Dilerse malının tümünü vasiyet edebilir" dedi.

 

32045. Hz. Ömer: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!" dedi.

 

32046. Hz. Ömer dedi ki: "Kasten öldürmüş de olsa, hataen öldürmüş de olsa katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"

 

32047. Said b. Cübeyr naklediyor: Adamın biri, erkek kardeşini hataen öldürdü.

Durumu İbn Abbas'a sorulduğunda katili kardeşine mirasçı kılmadı ve: "Katil (maktulün malından) miras olarak hiçbir şeyalamaz" dedi.

 

32048. Said b. el-Müseyyeb bildiriyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yakınını kasten veya hataen öldüren kişinin onun diyetinden (miras olarak) bir şey alamayacağına hükmetti." Zühri de der ki: "Katil kişi, maktul olan çocuğu veya babası da olsa onun diyetine mirasçı olamaz; ancak (diyeti hariç) malına mirasçı olabilir. Çünkü Yüce Allah insanların birbirlerini öldüreceğini biliyor ve Yüce Allah'ın farz kıldığı hakları kimse engelleyemez."

 

32049. Hz. Ali der ki: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"

 

32050. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Katil maktulün diyetine mirasçı olamaz."

 

32051. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Katil, maktulün ne diyetine, ne de malına mirasçı olabilir."

 

32052. Yunus naklediyor: "Hasan(-ı Basri), katili (maktüle) mirasçı kılmaz ancak bazılarını mirastan kısmen veya tamamen düşürebileceğini düşünür."

 

32053. İbn Ebi Zi'b bildiriyor: İbn Şihab'a, katilin (maktülden) miras olarak bir şey alıp alamayacağını sorduğumda şöyle karşılık verdi: "Said b. el-Müseyyeb: ''Bu konuda uygulama (sünnet) katilin (maktüle) mirasçı olamayacağıdır'' derdi."

 

32054. Muhammed b. Cübeyr der ki: "Kasten öldüren kişi, ne diyetten, ne de diğer şeylerden miras olarak bir şeyalabilir. Hataen öldüren kişi ise, diyetten miras olarak bir miktar alabileceği gibi başka mallar da varsa onlardan da bir şeyler alır."

 

32055. Urve der ki: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!

 

32056. Urve der ki: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"

 

32057. Hakem (b. Uteybe) der ki: "Kişi oğlunu veya erkek kardeşini öldürürse ona mirasçı olamaz. Kendisinden başka ölüye en yakın kişiler mirasçı olur."

 

32058. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: ''Şayet hataen öldürmüşse malına mirasçı olur ancak diyetine mirasçı olamaz. Fakat kasten öldürmüşse ne malına, ne de diyetine mirasçı olabilir.''

 

32059. Zühri der ki: ''Kişi velisi olduğu kişiyi hataen öldürmüşse malına mirasçı olur, ancak diyetine mirasçı olamaz. Fakat kasten öldürmüşse ne malına, ne de diyetine mirasçı olabilir.''

 

32060. Yahya b. Ebi Kesır naklediyor: Annesini öldüren kişi hakkında Hz. Ali şöyle dedi: ''Şayet hataen öldürmüşse ona mirasçı olur. Ancak kasten öldürmüşse mirasçı olamaz."

Veki' ise der ki: ''Kişi kasten de olsa, hataen de olsa öldürdüğü kişinin ne diyetine, ne de malına mirasçı olabilir."

 

32061. ibrahim(-i Nehai) der ki: ''Katil (maktulün malına) mirasçı olamazı"

 

32062. ibrahim(-i Nehai) der ki: ''Katil, maktulün ne diyetine, ne de malına mirasçı olabilir."

 

32063. Kasım (b. Muhammed) der ki: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"

 

32064. Tavus der ki: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"

 

 

*

Veled-i Zinanın Kendi Oğlu Olduğunu iddia Eden Kişi Bu çocuğa Mirasçı Olur mu?

 

32065. İbn Şihab naklediyor: "Ali b. Hüseyn, biri kendi çocuğu olduğunu iddia etse dahi veled-i zinaya kimseyi mirasçı kılmazdı."

 

32066. İbn Cüreyc naklediyor: İbn Tavus'a: "Efendileri tarafından azat edilen, yine efendilerince babası olduğu bilinen biri tarafından kendine nispet edilen veled-i zina hakkında baban ne derdi?" diye sorduğumda, İbn Tavus şöyle karşılık verdi: "Babası olduğunu söyleyen kişi ona mirasçı olamaz" derdi.

 

32067. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Şayet çocuğun efendileri o adamın babası olduğunu biliyorlarsa (onaylıyorlarsa) o kişi çocuğa mirasçı olur. Ancak bunu kabul etmeyip bu konuda davalaşırlarsa o kişi çocuğa mirasçı olamaz."

 

32068. Amr b. Şuayb, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Her kim özgür bir kadınlaveya bir topluluğun cariyesiyle zina ederse, doğacak çocuğa ne bu kişi mirasçı olabilir, ne de çocuk ona mirasçı olabilir."

 

32069. Eş'as naklediyor: Muhammed (b. Sirin) zina sonucu doğmuş olan ... oğlu hakkında şöyle dedi: "Babasına ilhak edilemez."

 

32070. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Veled-i zina (babası olduğunu iddia eden kişiye) mirasçı olamaz. Zira babası had cezası görmeyen, annesi de evlenme veya (köle ise) satın alınma yoluyla sahip olunan kişi mirasçı olabilir."

 

32071. Hasan b. el-Hur naklediyor: "Hakem (b. Uteybe) bana, kişinin, babası olduğunu iddia ettiği veled-i zinaya veya veled-i zinanın, babası olduğunu iddia ettiği kişiye mirasçı olamayacağını bildirdi.''

 

 

*

Ölen Bir Mescusiden Geriye Kalan Kızı Babasına Nasıl Mirasçı Olabilir?

 

32072. Zühri der ki: ''Mecusi mecusi'ye (birden çok neseple akraba olmuşsa) en yakın akrabalığıyla mirasçı olur."

 

32073. Katade naklediyor: Geriye hem kızı, hem kızkardeşi, hem de karısı olan bir kadın bırakan kişi (Mecusi) konusunda Hasan(-ı Basri): "En yakın akrabalığı ile adama mirasçı olur" dedi. Katade ise der ki: "Kadın malın tümünü alır."

 

32074. Zühri der ki: ''Mecusi olan kişi diğer bir mecusi'ye ancak tek bir yönle (yakınlıkla) mirasçı olabilir."

 

32075. Şa’bi naklediyor: "Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud), bir mecusiyi iki yönden akrabalıkla mirasçı kılmazlardı."

 

32076. Hammad b. Seleme bildiriyor: Hammad (b. Ebi Süleyman)'a Mecusilerin mirasını sorduğumda: "Ancak helal olan akrabalıklarıyla mirasçı olabilirler" dedi.

 

 

*

Kızıyla Evlenen ve Ondan çocuğu Olan Kişinin Miras Durumu

 

32077. Veki' naklediyor: Kızıyla evlenen ve bu kızından iki kızçocuğu olan, kendi öldükten sonra bu kızçocuklarından biri de ölen kişi hakkında Süfyan(-ı Sevr!) der ki: "Ölen kızçocuğunun anne-bababir olan kızkardeşine malın yarısı, bababir olan aynı zamanda anne konumunda olan kızkardeşe de üçteikinin tamamlayıcısı olarak malın altıdabiri verilir. Burada anne konumunda olan kızkardeş, mirastaki payını kendi kendisi düşürmüştür."

 

 

*

Saibe Olarak Azat Edilen Köleye Kim Mirasçı Olur?

 

32078. Ata naklediyor: Adamın biri kölesini saibe olarak (sahip olduğu bütün haklarından feragat ederek) azat etti. Köle de geride mal bırakarak öldü. Geriye kalan malı konusunda İbn Mes’ud'a sorulduğunda şöyle dedi: "Müslümanlar saibe olarak köle azat etmezler. Bunu Cahiliye dönemi insanları yaparlardı. O kölenin mevlası ve velinimeti sensin. Bunun içindir ki terekesinde herkesten daha çok hak sahibisin. Yoksa burada (beytülmalda) onun birçok varisi vardır."

 

32079. Şa’bi bildiriyor: İbn Mes’ud'a, saibe olarak azat edilen bir kölenin terekesi konusunda gelindiğinde, İbn Mes’ud kölenin efendilerine: "Bu sizin azatlınızın malıdır?" diye sordu. Ancak onlar: "Bizim bu mala ihtiyacımız yok; zira onu saibe olarak azat etmiştik" karşılığını verdiler. Bunun üzerine İbn Mes’ud onlara: "O zaman Müslümanların mallarında (beytulmal) bu mala da yer vardır" dedi.

 

32080. Hz. Ömer der ki: "Saibe ile sadaka (karşılık olarak kıyametteki) günleri içindir.''

 

32081. Bekr b. Abdillah el-Müzeni naklediyor: İbn Ömer'e köleden geriye kalan otuzbin (dirhem) getirildi -Ravi der ki: Sanırım Ebu Bekr, kölenin saibe olarak azat edilmiş olduğunu da söyledi.- Bunun üzerine İbn Ömer o malla köle satın alınıp azat edilmesini söyledi.

 

32082. Zekeriyya naklediyor: Kölesini saibe olarak azat eden bir adam konusunda Amir(-i Şa’bi): "Azatlının malı, onu azat eden efendisinindir" dedi.

 

32083. Yunus bildiriyor: "Hasan(-ı Basri)'ye, saibe olarak azat edilenin terekesi sorulduğunda: "Her azat edilen aynı zamanda bir saibedir" dedi.

 

32084. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Saibenin malının sadece efendilerine ait olduğunu biliyorum. Ancak ... (efendileri bunu almazlarsa beytülmala gider.)"

 

32085. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Saibe malını istediği yere haracayabilir."

 

32086. Ata b. Ebi Rebah naklediyor: Tarık b. el-Murakka' bir kölesini Allah ması için azat etti. Köle ölünce de geriye mal bıraktı. Bu mal efendisi Tarık'a arzedilince:

"Ben bunu Yüce Allah yoluna adadım ve geri alacak değilim" dedi. Bunun üzerine bu durum Hz. Ömer'e bir mektupla bildirildi. Ömer de cevaben şöyle yazdı: "Malı Tarık'a, alması için arzedin; şayet kabul etmezse o malla köle satın alıp azat edin." Ölen köleden geriye kalan malla tam onbeş köle satın alınıp azat edildi.

 

32087. Muhammed (b. Sirin) naklediyor: Ensar'dan bir kadın Salim'i saibe olarak azat etti ve ona: "istediğin kişinin velayetine gir" dedi. Salim, Yemame savaşında ölünce malı onu azat eden kadına verildi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

"Müslüman, Bir Kafire Mirasçı Olamaz" Diyenler