|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Feraiz |
Ölen'in Geride
Bıraktığı İnsanlar Ve Miras Payları
*
Ölenin Geride Bıraktığı
Anne-Baba ile Hanımının Mirastaki Payları
31697. Ebu'I-Muhelleb naklediyor:
Hz. Osman'a öyle bir durum sorulduğunda şu karşılığı verdi: "Geriye kalan
malın dörttebirini hanımı, hanımından geriye kalanın üçtebirini annesi, diğer
kalanını da baba alır."
31698. Said b.
el-Müseyyeb naklediyor: Zeyd b. Sabit'e ölenden geriye kalan bir hanım, bir de
anne-babanın mirası sorulduğunda malın dörttebirini hanıma, hanımından geriye
kalanın üçtebirini anneye, diğer kalanını da babaya verdi.
31699. Şa’bi naklediyor:
Hz. Ali, geriye kalan hanım ile anne-baba için şöyle dedi: "Dörttebir
(hanıma) ve bundan geriye kalanın üçtebiri (anneye) verilir."
31700. İbrahim
naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a bir hanım, bir de anne-babanın mirastaki
payları için gelindiğinde şöyle dedi: "Hz. Ömer bir yola girdiği zaman biz
de o yola girer ve bu yolun kolayolduğunu görürdük. Ömer'e bir hanım ile bir
anne-baba hususunda gelindiğinde mirası dört hisse üzerinden paylaştırdı.
Hanıma dörttebiri, anneye kalanın üçtebirini, diğer kalanını da babaya
verdi."
31701. Veki' de Abdullah
vasıtasıyla Hz. ümer'den aynısını nakleder.
31702. Şa’bi naklediyor:
"Hanım ve anne-baba hususunda Hz. Ali hanıma dörttebir, anneye kalanın
üçtebiri, diğer kalanını da babaya verdi."
31703. Abdullah, Hz.
Ömer'den benzerini nakleder ancak burada: "Bir hanım bir de anne-baba
hususunda kendisine gelindiğinde ... " diye geçer.
31704. Abdullah
bildiriyor: Hz. Ömer bir yola girdiği zaman biz de o yola girer ve bu yolun
kolayolduğunu görürdük. Ömer'e bir hanım ile bir anne-babanın mirası
sorulduğunda şöyle dedi: "Hanıma dörttebir, anneye kalanın üçtebiri, diğer
kalanı da babaya verilir,"
31705. ibrahim
bildiriyor: İbn Abbas, geride kalan bir koca ve bir anne-babanın mirası
konusunda diğer Müslümanlardan farklı düşünmüş ve böylesi bir durumda:
"Anneye tüm malın üçtebiri verilir" demiştir.
31706. Eyyub naklediyor:
Bu meselede İbn Sirin der ki: "Böylesi bir durumda malı oniki hisseye
ayırıp, hanıma üç, anneye dört, babaya da beş hisse vermelerine engel olan ne
ki?"
31707. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Böylesi bir durumda Yüce Allah da şahitken ben anneyi
babadan üstün tutacak değilim.''
31708. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Hz. Ömer biryola girdiği zaman biz de o yola girer ve bu
yolun kolayolduğunu görürdük. Ömer'e bir hanım ile bir anne-baba hususunda
gelindiğinde hanıma dörttebir, anneye kalanın üçtebirini, diğer kalanını da
babaya verdi.''
31709. Haccac bir
ihtiyardan naklediyor: Bir hanım ile bir anne-baba hususunda ibnu'I-Hanefiyye:
"Hanıma dörttebir, anneye de kalanın üçtebiri verilir" dedi.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu da dört hisse üzerinden paylaştırılır. Hanıma bir hisse yani
dörttebir, anneye kalanın üçtebiri yani bir hisse, geriye kalan iki hisse de
babaya verilir."
*
Ölenden Geriye Bir Koca
ve Bir Anne-Baba Kalması Durumunda Miras
31710. ikrime
bildiriyor: İbn Abbas beni Zeyd b. Sabit'e gönderdi ve geriye kalan koca ile
anne-babasının mirasını sormamı istedi. Zeyd buna şöyle cevap verdi:
"Terekenin yarısını
koca, geriye kalanın üçtebirini yani toplamın altıdabirini anne alır."
Ancak İbn Abbas bir daha ona haber gönderdi ve: "Böylesi bir paylaşımı
Allah'ın Kitab'ında mı buluyorsun?" diye sordu. Zeyd de: "Bu konuda
anneyi babadan üstün tutmayı hoş görmüyorum" karşılığını verdi. İbn Abbas,
anneye terekenin tamamının üçtebirini verirdi.
31711. Süleyman
bildiriyor: "ibrahim(-i Nehai) böylesi bir durumda paylaşımı Zeyd'in
yaptığı gibi yapardı."
31712. Haccac bir
ihtiyardan naklediyor: ibnu'l-Hanefiyye, geriye kalan koca ile anne-babasının
mirasını, terekenin yarısı kocaya, bundan geriye kalanın üçtebiri anneye,
geriye kalan da babaya verilecek şekilde taksim ederdi.''1
31713. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Hz. Ali ile Zeyd b. Sabit, ölüden geriye bir hanım ve
anne-baba veya koca ile anne-baba kalması durumunda anneye (kocadan veya
hanımdan) geriye kalanın üçtebirini verirlerdi."
31714. A'meş naklediyor:
İbn Abbas, Zeyd'e haber gönderdi ve ona ölüden geriye kalan koca ile
anne-babanın mirasını sordu. Zeyd de: "Terekenin yarısı kocaya, geriye
kalanın üçtebiri de anneye verilir" dedi. İbn Abbas ona: "Yüce
Allah'ın Kitab'ında anneye, kocadan kalanın üçtebirinin düştüğünü mü
buluyorsun?" diye sorunca, Zeyd:
"Bu benim
görüşümdür ve doğrusunu da Allah bilir" dedi.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Böylesi bir durumda tereke altı hisse üzerinden hesaplanır.
Kocaya üç, anneye bir, babaya da iki hisse verilir."
*
Ölüden Geriye Bir Kız
çocuğu Bir de Kızkardeş Kalması Durumunda Miras
31715. Esved b. Yezid
bildiriyor: "Muaz, Yemen'deyken ölüden geriye kalan kızçocuğu ile
kızkardeş konusunda, terekenin yarısını kızkardeşe, diğer yarısını da
kızçocuğuna verdi."
31716. Vekı, ibrahim
vasıtasıyla Esved'den, o da Muaz'dan bir öncekinin aynısını nakleder.
31717. Esved b. Yezid
bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr kızçocuğu varken kızkardeşe mirastan hiçbir
payvermezdi. Kendisine Muaz'ın Yemen'de, kızçocuğu ile ana-bababir olan
kızkardeşin mirasını paylaştı rı rken kızçocuğuna terekenin yarısını,
kızkardeşe de diğer yarısını verdiğini aktardığımda bana: "O zaman sen
benim İbn Utbe'ye göndereceğim elçim ol ve git ona bunu (Muaz'ın bu hükmünü)
uygulamasını söyle!" dedi.1
31718. Esved bildiriyor:
ibnu'z-Zübeyr'e Muaz'ın (Yemen'deki) hükmünü aktardığımda bana: "O zaman
sen benim İbn Utbe'ye göndereceğim elçim ol ve git ona bunu (Muaz'ın bu
hükmünü) uygulamasını söyle!" dedi.
1 İbn Utbe, Abdullah'ın
erkek kardeşinin oğlu olan Abdullah b. Utbe b. Mes'ud'dur.
31719. Ebu Seleme
naklediyor: "Hz. Ömer böylesi bir durumda terekeyi kızçocuğu ile kızkardeş
arasında yarı yarıya paylaştırdı."
31720. Ebu Hasın naklediyor:
Abdullah b. Utbe, kızçocuğu ile kızkardeş için:
"Terekeyi yarı
yarıya paylaşırlar" dedi.
31721. Esved bildiriyor:
"ibnu'z-Zübeyr kızçocuklarının bulunması durumunda kızkardeşleri mirastan
menetmek istedi; ancak ona Muaz'ın bizde kızkardeşlere de mirastan pay
verdiğini, kızçocuğunun yanında bir kızkardeşi mirasçı kıldığını
zikrettim."
31722. Amir(-i Şa’bi)
bildiriyor: "Hz. Ali, İbn Mes’ud ve Muaz, kızçocuğu ile kızkardeş olması
durumunda terekeyi yarıyarıya aralarında paylaştırırlardı. ibnu'zZübeyr ile İbn
Abbas dışında Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabının genel görüşü
de buydu."
31723. Müseyyeb b. Rafi'
bildiriyor: Abdullah b. Utbe'nin yanında oturuyordum ve kızçocuğunun yanında
kızkardeşin mirasını paylaştırmamı istemişti. ibnu'z-Zübeyr de ona kızçocuğu
olduğu sürece kızkardeşe mirastan bir pay vermemesini emretmişti. Bu şekilde
ben paylaşım için uğraşırken Esved b. Yezid geldi ve şöyle dedi: "Yemen'de
Muaz'ın terekeyi kızçocuğu ile kızkardeş arasında yarıyarıya paylaştırdığına
şahit oldum. ibnu'z-Zübeyr'e de gelip bunu bildirdim. Beni de bu yüzden sana
gönderdi. Senin de bu şekilde hüküm vermeni ve bu konuda ona bir yazı yazmanı
istedi ve dedi ki: "Ey Esved! Sen ki bizim yanımızda güvenilir birisin.
Utbe'ye git ve bunu ona da bildir ki kendisi de bu şekilde hüküm versin."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu da terekenin iki hisseye ayrılmasıyla olur. Biri kızçocuğuna,
diğeri de kızkardeşe verilir."
*
Ölüden Geriye Bir Kız çocuğu,
Bir Kızkardeş Bir de Oğul Kızı Kalması Durumunda Miras
31724. Huzeyl b.
Şurahbıl bildiriyor: Adamın biri Ebu Musa ile Selman b. Rabia'ya geldi ve kız
çocuğu, oğlun kızı ve ana-baba bir kızkardeşin mirasını sordu. Şöyle dediler:
"Mirasın yarısı kıza, yarısı da kızkardeşe düşer. İbn Mes'ud'a da git ve
aynı şeyi sor, bizim dediğimizi diyecektir."
Bunun üzerine adam İbn
Mes'ud'a gitti ve aynı şeyi sordu. Ebu Musa ile Selman'ın da bu konuda
dediklerini ona aktardı. İbn Mes'ud dedi ki: "Onların dediğini diyecek
olsam haktan sapmış ve doğru yoldan ayrılmış olurum. Oysa ben Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) hükmettiği gibi hüküm vereceğim. Kız çocuğu na
mirasın yarısı, üçte ikinin tamamlayıcısı olarak da oğlun kızına altıda bir,
geriye kalan da kızkardeşindir."!
129659. hadiste geçti.
31725. Abdullah
bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kızçocuğu, oğlun
kızı ve kızkardeş konusunda, kıza terekenin yarısının, oğlun kızına üçte ikinin
tamamlayıcısı olarak altıdabirinin, kızkardeşe de geriye kalanın verilmesine
hükmetti."
Eba Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu da altı hisse üzerinden hesaplanır. Kızçocuğa üç, oğlun kızına
bir, kızkardeşe de iki hisse verilir."ı
*
Ölüden Geriye Kalan
Anne-Bababir iki Kızkardeş, Bababir Erkek ve Kızkardeşlerin, veya: Kızçocuğu,
Oğlun Kızları ve Oğlun Oğlunun Mirası
31726. Mesruk
naklediyor: "ibn Mes'ud böylesi bir durumda kızkardeşler ile kızçocuklar
için üçteiki, kalanı ise kızlar hariç sadece erkeklere verirdi. Hz. Aişe ise
hepsini üçteikiye ortak kıldı, üçteikiden geriye kalanı da erkeğe kızın iki
katı olmak üzere diğerleri arasında paylaştırdı."
31727. Hakım b. Cabir
naklediyor: "Böylesi bir taksimat için ise Zeyd b. Sabit şöyle demiştir:
"Bu şekilde kızlar haricinde erkeklerin mirasçı olması Cahiliye ahalisinin
hükümlerindendir."
31728. ibrahim
naklediyor: Mesruk, ana-baba bir kardeşler ile baba bir erkek ve kızkardeşlerin
mirası konusunda Abdullah (b. Mes’ud)'un görüşünü kabul eder, terekenin
üçteikisinden (ana-baba bir kardeşlerin payından) geriye kalanları kızlar hariç
erkeklere verirdi. Bir defasında Medine'ye gitti. Dönüşünde ise eski görüşünden
vazgeçip hepsini terekede ortak kılmaya başladı. Alkame ona: "Abdullah'ın
bu konudaki hükmünden seni geri çeviren ne? Seni Abdullah'tan daha çok tatmin
eden birini mi buldun?" deyince, Mesruk : "Hayır! Ancak Zeyd b.
Sabit'le görüştüm ve derin bir bilgiye sahip olduğunu gördüm" karşılığını
verdi.
31729. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Mesruk (Medine'den) dönünce Alkame ona: "ibn Mes’ud bu konuda
güvenilir değil mi ki?" diye sordu. Mesruk ise şöyle cevap verdi:
"Hayır! Ama Zeyd b. Sabit ile Medine ahalisinin bunları terekede ortak
kıldıklarını gördüm."
31730. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Ana-baba bir olan iki kızkardeşe terekenin üçteikisi, baba bir
olan diğer erkek ve kız kardeşlere de erkeğe kızın iki katı olmak üzere kalanı
verilir. Hz. Ali ile Zeyd'in görüşü budur. Ancak Abdullah (b. Mes'ud)'a göre,
ana-baba bir olan iki kızkardeşe terekenin üçteikisi, geriye kalansa kadınlar
hariç sadece erkek kardeşlere verilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Her iki görüşe göre tereke üç hisse üzerinden hesaplanır: Erkek
ve kızkardeşlere iki, kalan hisse ise (sadece baba bir olan) erkek ve
kızkardeşler arasında veya oğlunun erkek ve kız çocukları arasında, erkeğe
kadının iki katı olmak üzere paylaştırılır."
*
Ölüden Geriye Kalan iki
Kızçocuğu, Oğlun Kızı ve Oğlun Erkek Torununun Mirası
31731. Fudayl
naklediyor: Ölüden geriye iki kız çocuğu, bir oğul kızı ve bir oğul torunu
kaldığında mirasları konusunda İbrahim(-i Nehai) der ki: "Terekenin
üçteikisi iki kız çocuğa, geriye kalan ise, oğlun erkek torunu kendi
seviyesindeki kızlarla birlikte bir üstte ki kızçocuklarının konumuna
yükseltilmek suretiyle onlara verilir." Zeyd'e göre ise erkeğe kızın iki
katı verilir; ancak oğlun oğlundan daha aşağıya bir şey verilmez. Abdullah (b.
Mes'ud)'a göre ise: iki kız çocuğa terekenin üçteikisi, oğlun oğluna da
(toruna) geriye kalan verilir. Ancak (kızlara verilecek olan) üçteiki
tamamlandığı için ne kendi seviyesindeki, ne de üstündeki kızkardeşlerine redde
yapılmaz."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Hz. Ali ile Zeyd'in görüşlerince böylesi bir durumda dokuz hisse
üzerinden taksimat yapılır. Buna göre iki kız çocuğu na terekenin üçteikisi
(altı hisse) verilir. Geriye kalan üç hisse de, oğlun oğluna iki hisse,
kızkardeşine de bir hisse verilir. Abdullah'a göre ise üç hisse üzerinden
taksimat yapılır. Buna göre iki kız çocuğu na terekenin üçteikisi (iki hisse),
geriye kalan bir hisse de oğlun oğluna verilir."
*
Kızçocuğu, Oğlun Kızı,
Oğlun Oğulları, Ana-Bababir Olan Kızkardeşin Oğulları ve Baba Bir Olan Erkek ve
Kızkardeşlerin Mirası
31732. A'meş bildiriyor:
Kızçocuğu, oğlun kızı, oğlun oğulları, ana-bababir olan kızkardeş çocukları ve
sadece bababir olan erkek ve kızkardeşlerin mirası için Abdullah (b. Mes'ud)
şöyle derdi: "Kızçocuğuna terekenin yarısı verilir. Sonra bakılır, şayet
terekeyi erkeklerle paylaşacak olsa kendisine altıdabirden daha fazla
düşecekse, altıdabirden daha fazlası kendisine verilmez. Ancak altıdabirden
daha azı kendisine düşecekse kardeşlerle birlikte terekeyi paylaşır ve bu
şekilde de zarara uğramamış olur. Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
diğer ashabı ise kızçocuğuna terekenin yarısını verir, kalanı ise erkeklere kızların
iki katını vermek şartıyla diğerleri arasında paylaştırırlardı."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu da (ibn Mes'ud'a göre) altı hisse üzerinden
paylaştırılır."
*
Biri (Ölenin) Anne Bir
Kardeşi Olan Amcaoğullarının Mirasları
31733. Şa’bi der ki:
"Hz. Ali ve Zeyd, biri ölenin anne bir kardeşi olan iki amcaoğlu
konusunda: "Terekenin altıda birini anne bir olan kardeş alır, geriye
kalanını da diğer kardeşlerle paylaşır" dediler. İbn Mes'ud ise malın
tümünü anne bir olan kardeşe verirdi.
31734. Haris naklediyor:
Biri ölenin anne bir kardeşi olan amca oğullarının miras davası Hz. Ali'ye
getirildi. İbn Mes'ud malın tümünü anne bir olan kardeşe vermişti. Bunu gören
Hz. Ali şöyle dedi: "Allah Eba Abdirrahman'a merhamet etsin; zira fakih
birisidir. Ancak ben olsaydım, ölenin anne bir kardeşi olana terekenin önce
altıda birini verir ve kalanda da onu, onlardan biriymiş gibi diğerlerine ortak
ederdim.''
31735. İbn Sirin
naklediyor: "Şureyh, biri ölenin anne bir kardeşi olan amca oğullarının
mirası konusunda Abdullah'ın görüşüne göre hüküm verirdi."
31736. Fudayl
naklediyor: Kadının biri ölünce geriye biri anne bir kardeşi olmak üzere
amcaoğulları bırakmıştı. Bu konuda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Hz.
Ömer, Hz. Ali ve Zeyd: "Anne bir kardeşi olana terekenin altıdabiri
verilir, geriye kalanda da diğer kardeşleriyle ortak olur" hükmünü
verdiler. Abdullah (b. Mes'ud) ise: "Terekenin hepsi anne bir kardeşi
olana verilir" hükmünü verdi.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Hz. Ömer, Hz. Ali ve Zeyd'in görüşlerinden tereke altı hisse
üzerinden paylaştırılır. Ancak Abdullah ve Şureyh'e göre tek hisse üzerinden
hesaplanır, yani malın
hepsi anne bir olan kardeşe verilir."
*
Biri Ölenin Kocası Olan
Amcaoğullarının Mirası
31737. Hakım b. ikili bildiriyor:
Hz. Ali'ye, biri ölenin kocası, biri de anne bir kardeşi olan iki amcaoğlunun
miras davası getirildiğinde Hz. Ali, Şureyh'e: "Hükmü ver bakalım"
dedi. Şureyh de: "Kocaya terekenin yarısı, kalanı da ana bir kardeşe
verilir" karşılığını verdi. Hz. Ali: "Bu senin görüşün mü?" diye
sorunca, Şureyh: "Ben de böyle yapıldığını gördüm" karşılığını verdi.
Sonra Hz. Ali, terekenin yarısını kocaya, altıda birini anne bir kardeşe verdi
ve geriye kalanını da yine aralarında paylaştırdı.
31738. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Ölüp de geriye biri kocası, biri de anne bir kardeşi olan üç
amcaoğlu bırakan kadın konusunda Hz. Ali ve Zeyd: "Koca terekenin
yarısını, anne bir kardeş de altıdabirini alır, kalanı da aralarında eşit bir
şekilde paylaşırlar" hükmünü verdiler. İbn Mes’ud ise bu konuda şöyle
dedi: "Terekenin yarısı kocaya, kalan kısmı da anne bir kardeşe
verilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre miras, altı hisse üzerinden
taksim edilir. Kocaya yarım yani üç hisse, anne bir kardeşe altıdabir, geriye
de iki hisse kalır ki bunu da aralarında paylaşırlar. İbn Mes’ud'un görüşüne
göre ise taksimat iki hisse üzerinden yapılır. Kocaya yarım verilir, geriye
kalanı ise anne bir kardeş alır."
*
Biri Ölenin Amcası Oğlu
Olan Annebir iki Kardeşin Mirası
31739. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Ölen kadından geriye biri amcası oğlu olmak üzere anne bir olan iki
kardeşin mirası konusunda Hz. Ali ve Zeyd: "Malın üçteikisini aralarında
paylaşırlar, geriye kalan ise amcası oğluna verilir" hükmünü verdiler. İbn
Mes’ud ise: "Tüm mal ikisi arasında paylaştırılır" dedi.
Ebu Bekr (b. Ebı Şeybe)
der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre tereke üç hisse
üzerinden paylaştırılır. İbn Mes’ud'un görüşüne göre ise iki hisse üzerinden
taksimat yapılır."
*
Kızçocuğunun ve Biri
Diğerinin Annebir Kardeşi olan iki Amcaoğlunun Mirası
31740. ismail b.
Abdilmelik bildiriyor: "Said b. Cübeyr'e, ölenin kızçocuğu ve biri
diğerinin anne bir kardeşi olan iki amcaoğlunun mirasını sorduğumda şöyle dedi:
"Kız çocuğu terekenin yarısını alır. Geriye kalan ise annebir kardeş
olmayan diğer amcaoğluna verilir. Ölenin çocuğu varken anne bir kardeş mirasçı
olamaz." Bunu Ata'ya sorduğumda ise şöyle dedi: "Said hata etmiş.
Zira kız çocuğu na terekenin yarısı verilir. Geriye kalan ise amcaoğulları
arasında paylaşılır."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: Burada Said b. Cübeyr'in görüşüne göre tereke iki hisse üzerinden
paylaştırılır. Yarısını kız çocuğu, diğer yarıyı da annebir kardeş olmayan
diğer amcaoğlu alır. Ata'ın görüşüne göre ise dört hisse üzerinden taksimat
yapılır. Kız çocuğu na iki hisse verilir. Kalan iki hisse ise amcaoğullarına
verilir."
*
Biri Ölen Kadının
Annebir Kardeşi Olmak Üzere Amcaların Mirası
31741. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Kadının biri öldü ve geriye amcalar bıraktı. Bu amcalardan biri de
kadının annebir kardeşiydi. Bunların mirası konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle
dediler: "Annebir kardeşine terekenin altıdabiri verilir, geriye kalan
kısmında da diğer amcalarla ortak olur." İbn Mes'ud ise şöyle hüküm verdi:
"Bütün mal annebir kardeşe verilir. Bu sadece ortaklık için bir neseptir.
Sonrasında ise hak sahiplerine geri iade edilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre tereke, altı hisse
üzerinden paylaştırılır. İbn Mes'ud'a göre ise malı bir kişi alacağı için tek
bir hisse üzerinden taksimat yapılır."
*
Ölen Kadının Annebir
Olan Erkek ve Kızkardeşleri ve Aynı Zamanda Baba Tarafından Amcaçocukları
Olanların Mirası
31742. Fudayl
naklediyor: Bir kadın, annebir erkek ve kızkardeşler bıraktı. Bunlar aynı
zamanda ölen kadının baba tarafından amca çocuklarıydı. İbrahim(-i Nehai)
onların mirası konusunda şöyle dedi: "Terekenin. üçtebirini hepsi
aralarında paylaşırlar. Geriye kalan üçteikiyi de sadece erkekler alır.
Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) asahabının bu konudaki hükmü buydu.''
(Ebu Bekr der ki:) Buna
göre de terekenin paylaşımı üç hisse üzerinden olur.
*
Ölüden Geriye Kalan iki
Kızçocuğu ile Oğlun Erkek ve Kızçocuklarının Mirası
31743. Fudayl
naklediyor: Ölüden geriye kalan iki kızçocuğu ve oğlun erkek ile
kızçocuklarının mirası konusunda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "iki
kızçocuğuna terekenin üçteikisi verilir. Geriye kalan ise kadınlar hariç sadece
erkekler arasında paylaştırılır. Abdullah (b. Mes’ud) böylesi bir durumda
kızkardeşler ile kızçocuklarının payını terekenin üçteikisinden fazla yapmazdı.
Hz. Ali ile Zeyd ise (üçteikiyi alan kız çocuklarını) kalan malda erkeklere
kadının iki katını vermek üzere diğerlerine ortak ederlerdi.''
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada hepsinin görüşlerine göre tereke, üç hisse üzerinden
paylaştırılır."
*
Ölüden Geriye Koca,
Anne, Anne-Bababir olan Erkek ve Kızkardeşler ile Annebir Olan Erkek ve
Kızkardeşlerin Mirası, Bunları Terekede Ortak Kılanlar
31744. Hakem b. Mes’ud
bildiriyor: Hz. Ömer'in, anne-baba bir olan kardeşler ile annebir olan
kardeşleri terekenin üçtebirine ortak ettiğine şahit oldum. Adamın biri ona:
''Geçen sene aynı konuda bundan daha farklı bir hüküm vermiştin!" deyince,
Ömer ona: liNasıl hüküm vermiştim?'' diye sordu. Adam: ''Terekenin üçtebirini
anne bir kardeşlere verdin ve bundan anne-baba bir olan kardeşlere bir şey
vermedin'' deyince, Ömer: "O hüküm o zamanki olay içindi, şimdiki durum
için de bu şekilde hüküm veriyoruz!" karşılığını verdi.
31745. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Hz. Ömer, Zeyd ve İbn Mes’ud, koca, anne, anne-bababir olan
kardeşler ile annebir olan kardeşleri terekede ortak kılarlardı. Anne-bababir
olan kardeşler ile annebir olan kardeşleri bir hissede ortak kılarlar ve:
"Baba bunların
ancak yakınlıklarını arttırmıştır (yani birdirler)" derlerdi. Paylaşımda
bunların erkeklerini kadınlarıyla eşit tutarlardı.
31746. Fudayl
naklediyor: Ölen kadından geriye kalan koca, anne, anne-bababir olan kardeşler
ile annebir olan kardeşlerin mirası konusunda İbrahim(-i Nehai):
"Kocasına terekenin
yarısı yani üç hisse, annesine altıda bir yani bir hisse, annebir olan
kardeşlerine üçtebir yani iki hisse verilir" hükmünü verdi ve Hz. Ali'nin
hükmüne dayanarak anne-baba bir olan kardeşlerine bir pay vermedi. Ancak Hz.
Ömer, Abdullah ve Zeyd b. Sabit, anne-bababir kardeşler ile annebir kardeşleri
üçtebirlik payda ortak kıldılar ve bu ortaklıkta erkekler ile kadınları eşit
saydılar.
31747. Ebu Miclez
naklediyor: "Hz. Osman onları (böylesi kardeşleri) ortak kıldı."
31748. ibnu'I-Munteşir
naklediyor: "Şureyh ve Mesruk, anne-bababir olan kardeşler ile anne bir
olan kardeşleri ortak kıldılar."
31749. Amr b. Şuayb
naklediyor: "Said b. el-Müseyyeb de benzeri bir hüküm verdi ve: "Baba
ancak onların yakınlığını artırmıştır" dedi.
31750. İbn Tavus,
babasının şöyle dediğini nakleder: "Ölen kadının kadının annesine
terekenin altıdabiri, kocasına yarısı verilir. Üçtebiri de annebir kardeşler
ile anne-baba bir olan kardeşler arasında paylaştırılır."
31751. Abdullah b.
Muhammed b. Akil bildiriyor: Hasan b. Hasan'ın bir kızı ölünce geriye bir koca,
anne, annebir kardeşler ile anne-bababir kardeşler bıraktı. Miras paylaşımı
için Ömer b. Abdilazız'in huzuruna çıkınca, Ömer kocaya terekenin yarısını,
anneye altıdabirini, kalanı için de annebir kardeşler ile anne-baba bir
kardeşleri ortak kıldı. Sonra da kocaya şöyle dedi: "Malını elinde tut da,
anne hamile mi değil mi, kardeşlere bir hisse daha ayrılacak mı, öğrenelim.''
31752. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Abdullah (b. Mes’ud) ile Hz. Ömer böylesi kardeşleri ortak
kılarlardı. Hz. Ali ise ortak kılmazdı.''
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada altı hisse üzerinden paylaşım yapılır.
Terekenin yarısı yani üç
hisse kocaya, altıdabir anneye, annebir kardeşlere de üçtebiri yani iki hisse
verilir.''
*
Anne-Bababir Olan
Kardeşler ile Annebir Olan Kardeşleri Üçtebirlik Hisselerinde Ortak Kılmayanlar
ve: "Bu Sadece AnneBababir Olan Kardeşlerindir" Diyenler
31753. Abdullah b.
Seleme bildiriyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak
kılmazdı."
31754. Haris naklediyor:
"Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."
31755. ibrahim
bildiriyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."
31756. Huzeyl
naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud) böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmaz ve:
"Hisseler mirasçılar arasında bitecek şekilde dağıtılır" derdi.
31757. Ebu Miclez
naklediyor: "Hz. Ali böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."
31758. Şa’binaklediyor:
"Zeyd b. Sabit böylesi kardeşleri mirasta ortak kılmazdı."
31759. Amir(-i Şa’bi)
naklediyor: Hz. Ali, Ebu Musa ve Ubey böylesi kardeşleri ortak kılmazlardı.
Vekı de bu konuda şöyle demiştir: "Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ashabı içinde ortaklık konusunda değişiklik arzetmeyen kimse yoktu. Sadece Hz.
Ali ortak etmezdi.''
*
(Ölenden Akraba Olarak
Geriye Kalan) Teyze ile Hala'nın Miras Durumu ve Bunlara Mirastan Pay Verenler
31760. Zir naklediyor:
"Hz. Ömer terekeyi hala ile teyze arasında paylaştırdı."
31761. Ziyad bildiriyor:
Böylesi bir durumda Hz. Ömer'in ne yaptığını biliyorum.
Halayı baba, teyzeyi de
anne konumuna koydu."
31762. Hz. Ömer der ki:
"Halaya terekenin üçteikisi, teyzeye de üçtebiri düşer."
31763. Süleyman el-Absi,
bir adamdan naklediyor: "Hz. Ali, hala ve teyze konusunda Ömer'in
görüşünce hükmederdi. Halaya terekenin üçteikisini, teyzeye de üçtebirini
verirdi."
31764. Şa’bi naklediyor:
"Mesruk halayı baba, teyzeyi de anne konumunda sayardı."
31765. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Hz. Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes'ud) şayet yanlarında başka
akraba yoksa hala ile teyzeyi mirasçı kılarlardı." İbrahim ekledi:
"Onlar (Sahabe ve Tabiun) halayı baba, teyzeyi de anne konumunda sayarlardı."
31766. Şa’bi naklediyor:
Hala ve teyze hakkında İbn Mes’ud şöyle derdi: "Halaya terekenin
üçteikisi, teyzeye de üçtebiri verilir."
31767. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun) akrabaları yakınlık derecelerine göre
mirasçı kılarlardı."
31768. Hasan naklediyor:
"Hz. Ömer, hala ile teyzeyi mirasçı kıldı. Halaya üçteiki, teyzeye de
üçtebir verdi."
31769. İbn Mes’ud:
"Halaya üçteiki, teyzeye de üçtebir verilir" dedi.
31770. Zeyd b. Eslem bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ensar'dan bir adamın cenazesine davet
edildi. Cenazeye bir merkebin üzerinde geldi. "Geriye (mirasçı olarak)
kimleri bıraktı?" diye sorunca, oradakiler: "Bir hala, bir de
teyze" dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ölüp geriye
bir hala ve bir teyze mi bıraktı?" diye söylendi ve biraz ilerledi. Sonra
bir daha: "Ölüp geriye bir hala ve bir teyze mi bıraktı?" diye
söylendi ve ekledi: "Onlara mirastan bir pay göremiyorum."
31771. Muhammed b. Ebi
Bekr bildiriyor: Hz. Ömer şöyle dedi: "Halaya hayret ediyorum! Kendisine
mirasçı olunurken kendisi mirasçı olamıyor!"
31772. Şerık b. Abdillah
b. Ebu Nemir bildiriyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bineğinin üzerindeyken kendisine hala ile teyzenin mirastaki payları soruldu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sustu, sonra az bir yol gittikten
sonra şöyle buyurdu: "Cebrail bana, onlara mirastan pay düşmediğini
bildirdi."
31773. Eş'as naklediyor:
"Hasan(-ı Basri), (azatlı köleden kalan) terekenin hala ve teyzeden ziyade
efendisine ait olduğunu düşünürdü."
*
Ölüp de Geriye Sadece
Bir Tane Dayı Bırakan Kişi
31774. Ebu Umame b. Sehl
b. Huneyf naklediyor: Adamın biri birini okla vurup öldürdü. Ölen adamın da
dayısından başka akrabası yoktu. Ebu Ubeyde b. el-Cerrah adamın miras durumu
için Hz. Ömer'e bir yazı yazınca, Ömer cevaben şöyle dedi:
"Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah ve Resulü velisi
olmayanın velisidir. Mirasçısı olmayanın varisi, dayıdır."
31775. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Hz. Ömer, böylesi bir durumda dayıya malın tümünü verdi ve:
"Çünkü hem dayı, hem de velayet sahibidir'' dedi.
31776. Abdullah b. Ubeyd
b. Umeyr naklediyor: "Hz. Ömer böylesi bir durumda ölen (kölen)in dayısını
ve efendilerinden birini mirasçı kıldı."
31777. Ebu Amir
el-Hevzeni, ashabdan Mikdam adında birinden, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Dayı, varisi olmayanın
mirasçısıdır."
*
Ölenden Geriye Kalan
Dayı ile Erkek Kardeşin veya Kızkardeşin Kızı
31778. Amir(-i Şa'bi)
naklediyor: Mesruk'a, ölüp de geride sadece bir dayı ile erkek kardeşinin kızı
bulunan kişinin terekesi sorulduğunda: "Dayı kızkardeşinin payını, erkek
kardeşin kızı da babasının payını alır" dedi.
31779. Muhammed b. Yahya
b. Habban, amcası Vasi' b. Habban'dan naklediyor: (Aclanoğulları içinde)
görüşlerine itibar edilen biri olan İbn Dahdahe ölünce Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Asım b. Adiyy'i çağırdı ve: "Onun aranızda herhangi bir
akrabası var mı?" diye sordu. Asım: "Hayır!'' deyince, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) mirasını kızkardeşinin oğlu Ebu Lubabe b.
Abdilmunzir'e verdi.
31780. İbn Abbas,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Farz
kılınan miras paylarını sahiplerine verin. Geriye kalan da ölene en yakın olan
erkek kişinindir.''
31781. Muhammed b. Yahya
b. Habban, amcası Vasi' b. Habban'dan naklediyor:
Sabit b. ed-Dahdah
kimsesi olmayan birisiydi ve Uneyf veya Aclanoğulları arasında yaşıyordu.
Öldüğünde mirasçı olarak kızkardeşinin oğlu Ebu Lubabe b. Abdilmünzir'den
başkası yoktu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun
terekesinin tümünü Ebu Lubabe'ye verdi.
*
Ölen Azatlı Köleden
Geriye Kalan Kızçocuğu ile Kendisini Azat Edenin Mirası
31782. Ubeyd b.
Ebi'l-Ca'd naklediyor: Abdullah b. Şeddad bana şöyle dedi:
"Hamza'nın kızı
neyim gelir biliyor musun? Anne bir kızkardeşimdir. Azat ettiği bir kölesi
(Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde) ölünce de mirası azatlının
kızı ile kendisi (kızkardeşim) arasında paylaştırıldı."
31783. Abdullah b.
Şeddad, Hamza'nın kızından -ravi Muhammed der ki:
Hamza'nın kızı İbn
Şeddad'ın annebir kızkardeşidir- naklediyor: "Bir azatlım öldü ve geriye
bir kız çocuğu bıraktı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
azatlının malını benimle kızı arasında paylaştırdı. Terekenin yarısını bana,
yarısını da ona verdi.''
31784. Abdullah b.
Şeddad naklediyor: ''Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) terekenin
yarısını Hamza'nın kızına, diğer yarısını da (Hamza'nın kızının azat ettiği)
kölenin kızına verdi.''
31785. Ebu Burde
naklediyor: Azatlı bir köle öldü ve geriye bir kız çocuğu ile kendisini azat
eden efendileri kaldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) terekenin yarısını kızına, diğer yarısını da kendisini azat eden
efendilerine verdi."
31786. Şemus el-Kindiyye
bildiriyor: ''Hz. Ali'ye babamın mirası için başvurdum.
Zira babam öldüğünde
geride bir ben, bir de efendisi kalmıştı. Hz. Ali terekenin yarısını bana,
diğer yarısını da efendisine verdi."
31787. İbn idrıs de
Şemus el-Kindiyye kanalıyla, Hz. Ali'den benzerini nakleder.
31788. Ebu'l-KenOd
naklediyor: ''Hz. Ali ölen köleden geriye kalan bir kızçocuğu ile efendisinin
mirasında, terekenin yarısını kıza, diğer yarısını da ölenin efendisine
verdi.''
31789. Şa’bi naklediyor:
''Hamza'nın kızına ait olan bir azatlı geriye bir kız çocuğu bırakarak öldü.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlının terekesinin
yarısını Hamza'nın kızına, diğer yarısını da azatlının kızına verdi."
31790. Ebu Hasın
bildiriyor: Ölüp de geriye iki kız çocuğu ile biz efendilerini bırakan azatlı bir
kölemizin mirası konusunda Şureyh'e başvurdum. Şureyh iki kızına terekenin üçte
ikisini, onu azat eden efendilerine de üçtebirini verdi."
31791. A'meş naklediyor:
İbrahim(-i Nehal)'nin yanında, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
kendisine terekenin yarısını verdiği Hamza'nın kızı zikredilince şöyle dedi:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu ona (miras olarak değil de)
ikram olarak verdi.''
31792. Abdullah b.
Şeddad naklediyor: "Hamza'nın kızının azatlısı ölünce geriye kızı ile Hamza'nın
kızı kaldı. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlının
kızına terekenin yarısını, Hamza'nın kızına da diğer yarısını verdi."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu da iki hisse üzerinden yapılır ve kıza bir, efendisine de bir
hisse verilir."
*
Köleler ve Ehl-i
Kitaptan Olanlar için: "Kısmen veya Tamamen Kişiyi Mirastan Düşüremez ve
Mirastan Pay Alamazlar" Diyenler
31793. İbrahim(-i Nehai)
ile Amir(-i Şa’bi) naklediyor: "Hz. Ali, köleler ile Ehl-i kitaptan
olanlar için: "Kişiyi ne kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ne de
mirastan payalırlar" dedi.
31794. Zeyd b. Sabit der
ki: "Bunlar kişiyi ne kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ne de
mirastan payalırlar."
31795. Hz. Ömer der ki:
"Böyle biri, kişiyi ne kısmen, ne de tamamen mirastan düşürür, ne de
mirastan payalır."
31796. Hz. Ali:
"Köleler ne mirastan payalırlar, ne de kişiyi kısmen veya tamamen mirastan
düşürürler" dedi.
31797. Ebu Sadık
naklediyor: Adamınbiri, ölüp de geriye bir kızkardeş ile köle olan anne bırakan
bir kadının miras paylaşımını Hz. Ali'ye sordu. Hz. Ali: "Terekenin
altıdabiri annenin bedelini karşılıyor mu?" diye sorunca, adam:
"Hayır!" karşılığını verdi. Bunun üzerine Hz. Ali de: "O zaman
bu günlük bu konuyu bırakalım!" dedi.
31798. Ebu Amr Şeybanı
naklediyor: "Şureyh, (erkek kardeşi köle olan) bir adamın öldükten sonra
malını kardeşinin özgür olan oğullarına verdi."
31799. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Böylesi bir durumda ölene, erkek kardeşinin özgür olan çocukları
mirasçı olur."
31800. Urve der ki:
"Ölüp de geriye köle bir anne ile özgür bir nine bırakan adamın malını
nine alır."
31801. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Köleler ile müşrikler konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle dediler:
"Bunlar kişiyi ne kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ne de mirastan
pay alırlar."
*
Bunların Kişiyi Kısmen
veya Tamamen Mirastan Düşürdüklerini Ancak Mirasçı Olamayacaklarını Söyleyenler
31802. Şa’bi naklediyor:
"ibn Mes'ud, kölelerin ve Ehl-i kitaptan olanların kişiyi mirastan kısmen veya
tamamen düşürebileceğini düşünür, ancak onları mirasçı kılmazdı."
31803. Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: "Kişi ölüp de geriye köle bir baba veya erkek kardeş veya
bir erkek çocuk bırakırsa ve ona mirasçı olacak kimse yoksa, köle olan bu
akrabası satın alınıp azat edilir ve ölene mirasçı kılınır."
31804. Muhammed (b.
Sirin) naklediyor: Ölüp de geriye köle bir baba bırakan kişinin mirası
konusunda İbn Mes'ud şöyle dedi: "Köle olan baba ölenin malından satın
alınıp azat edilir. Sonra da mala mirasçı kılınır." Ravi der ki:
"Hasan(-ı Basri) de aynı şekilde hükmederdi.''
31805. Yahya b. Said,
ibrahim kanalıyla da Abdullah b. Mes'ud'dan benzerini nakleder.
*
Ölen Azatlı Kölenin
Malına Efendileri Dışında Ana Tarafından Akrabalarını Mirasçı Kılanlar
31806. Fudayl
naklediyor: İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi: "Hz. Ömer ile Abdullah (b.
Mes'ud) ana tarafından
akrabaları mirasçı kılarlardı." Kendisine: "Peki ya Hz. Ali?"
diye sorduğumda da ibrahim: "Ana tarafından akrabalara en çok vermeye
çalışan kişi de kendisiydi!" dedi
31807. Başka bir kanalla
İbrahim(-i Nehai); Ömer, Hz. Ali ve Abdullah'tan aynı fetvayı nakleder.
31807. Ebu'z-Zahiriyye
-EbU Bekr b. Ebi Şeybe) der ki: Sanırım- Cübeyr b.
Nufeyr'den naklediyor:
(Kadılık yaptığı sıralarda) Ebu'd-Derda'nın yanında oturuyordum. Adamın biri
geldi ve: "Kızkardeşimin oğlu öldü ve geriye mirasçı bırakmadı. Malı
konusunda ne dersin?" diye sordu. Ebu'd-Derda adama: "Git ve malı sen
al!" karşılığını verdi.
31809. Suveyd b. Gafele
naklediyor: "Hz. Ali'ye, (ölen köleden geriye kalan) kız çocuğu, hanımı ve
efendileri konusunda gelindi. Kız çocuğu na malın yarısını, hanımına sekizde
biri, geriye kalanı da yine kız çocuğu na verdi. Öleni azat eden efendilerine
de bir şey vermedi."
31810. Meysere
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), Hamza'nın kızına dair gelen rivayeti kabul
etmedi ve: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o malı kendisine
ikram olarak verdi" dedi.
31811. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Alkame'nin bir azatlısı Alkame'nin ailesine malının
üçtebirini vasiyet etti. Annebir erkek kardeşinin oğluna da üçteikiyi
verdi."
31812. Salim bildiriyor:
Geriye bir nine ile efendilerini bırakan bir (azatlı) adamın mirası konusunda
Hz. Ali'ye gelindiğinde, malın tümünü nineye verirken efendilerine bir şey
vermedi.
31813. A'meş bildiriyor:
İbrahim(-i Nehai) ile birlikte yürürken, kılıçların sulanıp bilendiği yerde bir
kadın yanına yaklaştı ve: "Azatlı cariyen öldü! Mirasını al" dedi.
ibrahim de kadına: "O mal sana aittir" karşılığını verdi. Kadın ona:
"Allah onda sana bereketler versin" diye dua edince, ibrahim kadına:
"Şayet benim olabilseydi onu sana bırakmazdım" dedi. Oysa ibrahim o
günlerde o cariyeden kendisine düşecek beş dirhemlik bir su kabına bile
muhtaçtı. Kendisine: "Bu kadın, cariyenin neyi olur?" diye sorduğumda,
ibrahim: "Annebir kızkardeşinin kızı" dedi.
*
Taksimat Sonrası Kalan
Malın Geri Dağıtılması (Redde) ve Bu Konudaki ihtilaflar
31814. Alkame
bildiriyor: İbn Mes’ud'a ölenden geriye kalan bir anne ile annebir kardeşlerin
miras taksimi getirildiğinde annebir kardeşlere üçtebiri, geriye galanı ise
anneye verdi ve şöyle dedi: "Anne asabesi (baba atrafından akrabası)
olmayanın asebesidir."
31815. Mesruk
bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a ölenden geriye kalan bir anne ile annebir
kardeşlerin miras taksimi getirildiğinde anneye altıdabir, kardeşlere üçtebir,
geriye kalanı ise yine anneye verdi ve şöyle dedi: "Anne, asabesi
olmayanın asabesidir." İbn Mes’ud, anne-bababir kızkardeş varken bababir
kardeşe, öz kız varken de oğlun kızına redde yapmazdı.
31816. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Hz. Ali, koca ile hanım dışında diğer tüm pay sahiplerine
redde yapardı."
31817. Mansur
bildiriyor: "Bana ulaşana göre Hz. Ali, koca ile hanım dışında diğer tüm
pay sahiplerine redde yapardı."
31818. Ebu Cafer (el-Bakır)
naklediyor: "Hz. Ali, anne tarafından pay sahibi akrabalara redde
yapardı."
31819. Şeybanı
naklediyor: Şa’bi'nin yanında Ebu Ubeyde b. Abdillah'ın miras konusundaki bir
hükmü zikredildi ve kızçocuğuna veya kızkardeşe malın tümünü verdiği söylendi.
Bunun üzerine Şa’bi: "Abdullah'ın da hükmü böyleydi" dedi.
31820. Amir(-i Şa’bi)
naklediyor: "Abdullah (b. Mes’ud), ölenin asabesi yoksa kız çocuğuna,
kızkardeşe ve anneye redde yapardı. Zeyd ise sadece hisselerine düşeni
verirdi."
31821. ibrahim der ki:
"Abdullah (b. Mes’ud) şu altı kişiye redde yapmazdı:
Kocaya, ölenin hanımına,
nineye, anne-bababir kardeşlervarken bababir kardeşlere, öz kız varken oğlun
kızlarına ve anne varken annebir kızkardeşe." ibrahim şöyle devam eder:
Alkame'ye: "Nine varken annebir kardeşlere redde yapılır mı?" diye
sorduğumda, Alkame: "Dilersen yaparsın" dedi." ibrahim der ki:
"Hz. Ali, koca ile hanım dışında diğer tüm mirasçılara redde
yapardı."
31822. ibrahim
bildiriyor: "Abdullah (b. Mes'ud) şu altı kişiye redde yapmazdı:
Kocaya, ölenin hanımına,
nineye, anne-bababir kızkardeş varken bababir kızkardeşe, anne varken annebir
kızkardeşe ve öz kız varken oğlun kızına."
31823. Şa’bi bildiriyor:
"Ebu Huzeyfe'nin azatlısı Salim şehit olunca, Hz. Ebu Bekr terekesinin yarısını
kızına verdi, diğer yarısını da Yüce Allah'ın yolunda bağışladı."
31824. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından hiç
kimse ölenin hanımına veya kocasına redde yapmazdı. Zeyd her hak sahibine
payını verir, geriye kalanı ise beytülmala devrederdi."
31825. ibrahim
bildiriyor: "Abdullah (b. Mes'ud), ölenin anne-bababir olan kızkardeşi
varken sadece bababir olan kızkardeşine, öz kızı varken oğlunun kızına, anne
varken annebir olan kardeşlerine, ölenin kocasına veya hanımına redde
yapmazdı."
31826. Cerir, Muğire ile
A'meş'in şöyle dediğini nakleder: "Kendisinden başka hiçbir akraba
bulunmadıktan sonra hiç kimse, nineye redde yapmazdı."
*
Ölenden Geriye Kızçocuğu
ve Hala Kalırsa Mal Kimin Olur?
31827. Şeybani
bildiriyor: Şa'bi'ye: "Mirasta hala mı, yoksa erkek kardeşin kızı mı daha
fazla hak sahibidir?" diye sordum. Bana: "Sen bunu bilmiyor musun
ki?'' karşılığını verdi. Ben de: "Erkek kardeşin kızı haladan daha fazla
hak sahibidir'' dedim. Ebu ishak der ki: "Amir de, Mesruk'un: ''Onları
(ana tarafından akrabaları) babalarının konumunda sayın!'' dediğine şehadet
etti.
31828. Mesruk der ki:
"Ana tarafından akrabaları babalarının konumunda sayın!''
31829. Şeybani
naklediyor: Ölenden geriye kalan erkek kardeşin kızı ile hala konusunda Şa'bi
şöyle dedi: "Mal erkek kerdeşin kızınındır.''
31830. Şeybanı
naklediyor: Böylesi bir durumda ibrahim: "Mal halanındır!'' dedi.
31831. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Ana tarafından akrabalara yakınlıkları oranınca mirastan pay
verilirdi.''
31832. Şeybanı
bildiriyor: Şa’bi'ye: ''Mirasta hala mı, yoksa erkek kardeşin kızı mı daha
fazla hak sahibidir?" diye sordum. Bana: ''Erkek kardeşin kızı''
karşılığını verdi. Yine şöyle dedi: ''Onları babalarının konumunda sayın!''
*
"Mirasçı Olmayana
Hisse Ayrılmaz" Diyenler
31833. Hz. Ali der ki:
''Mirasçl olamayan kişiye hisse ayrılmaz.''
31834. ibd3hım(-i Nehai)
bildiriyor: ''Önceleri şöyle denilirdi: Mirasta, payı olan payı olmayan kişiden
daha fazla hak sahibidir.''
31835. Muğire
naklediyor: Ölenden geriye bababir olan iki kızkardeş ile anna bababir olan iki
kızkardeşin mirası konusunda İbrahim(-i Nehai): liPayı olan, malda payı
olmayandan daha fazla hak sahibidir'' dedi.
*
Ölen Müslüman Kadından
Geriye Kalan Müslüman Koca ile Annebir Olan Müslüman Kardeşler ve Hıristiyan
Bir Oğlun Mirası
31836. Fudayl
naklediyor: Ölen Müslüman bir kadından geriye kalan Müslüman bir koca, annebir
Müslüman kardeşler ve Hıristiyan veya Yahudi veya kafir bir oğlun mirası
konusunda İbrahim(-i Nehai) şöyle dedi:
Hz. Ali ile Zeyd'in
görüşüne göre kadının kocasına terekenin yarısı yani üç hisse, annebir olan
kardeşlerine üçteiki yani iki hisse, geriye kalan da baba tarafından akrabaya
verilir. Yahudi veya Hıristiyan da bir müslümana mirasçı olamaz. Bu konuda
Abdullah (b. Mes’ud) ise şu hükmü verdi: "Kadının kafir bir oğlu olduğu
için kocaya dörtte bir verilir." Abdullah'ın görüşünce bunlar kişiyi
kısmen veya tamamen mirastan düşürürler, ancak mirasçı olamazlar. Ancak Hz. Ali
ile Zeyd'e göre bunlar kişiyi kısmen veya tamamen mirastan düşürmez ve mirasçı
olamazlar."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre tereke altı hisse
üzerinden, Abdullah b. Mes’ud'un görüşüne göre de dört hisse üzerinden
hesaplanır."
*
Ölen Müslüman Bir
Kadından Geriye Kalan Müslüman Bir Anne ile Hıristiyan, Yahudi veya Kafir
Kardeşlerin Mirası
31837, İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Ölen Müslüman kadından geriye kalan Müslüman bir anne ile
Hıristiyan veya Yahudi veya kafir kardeşlerin mirası konusunda Abdullah (b.
Mes'ud) şu hükmü verdi: "Kardeşlerin bulunması dolayısıyla anneye
altıdabir verilir, Zira böylesi kardeşler kişinin alacağı payı düşürürler,
ancak mirasçı olamazlar." Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
diğer ashabı ise bunların, kişinin mirasını kısmen veya tamamen
düşüremeyeceklerine ve mirasçı da olamayacaklarına hükmetmiştir,"
Ebu Bekr (b, Ebi Şeybe)
der ki: "Burada, Abdullah dışında Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) diğer ashabının hükmüne göre tereke, dört hisse üzerinden paylaştırılır
ve hisseler asabeye en yakın akrabalara verilir. Abdullah'ın hükmüne göre ise
beş hisse üzerinden paylaştırılır ve anne tarafından akrabalara verilir,"
Ebu Bekr yine der ki:
"Hepsinin görüşüne göre de tereke altı hisse üzerinden paylaştırılır,
Abdullah'ın görüşüne göre yapılacaksa anneye altıdabir verilir, geriye beş
hisse kalır. Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer ashabının
hükmüne göre yapılacaksa anneye üçtebir yani iki hisse, kalan dört hisse de baba
tarafından en yakın akrabalara verilir."
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Koca, Annebir Özgür Kardeşler ile Köle Bir Oğlun Mirası
31838. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Ölen bir kadından geriye kalan koca, annebir olan özgür kardeşler
ile köle bir oğlun mirası konusunda Hz. Ali'nin hükmü şöyledir:
"Kocasına terekenin
yarısı yani üç hisse, annebir olan kardeşlerine üçtebir yani iki hisse, geriye
kalan altıdabir de asabeye verilir. Köle olan oğlu ise mirastan herhangi bir
payalamaz." Abdullah (b. Mes'ud) ise bu konuda şu hükmü verdi:
"Kocaya dörttebir yani bir buçuk hisse verilir. Oğul köle ise annebir olan
kardeşler ile kocanın mirastaki paylarını düşürür, ancak kendisi mirastan bir
payalmaz. Geriye kalan üç dörttebirlik hisse de asabeye verilir." Zeyd ise
şöyle hüküm verdi: "Kocaya terekenin yarısı yani üç hisse, annebir olan
kardeşlere üçtebir yani iki hisse verilir. Geriye kalan ise şayet veladan veya
anne tarafından akraba yoksa beytülmala devredilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada Hz. Ali ile Zeyd'in görüşlerine göre tereke altı hisse
üzerinden paylaştırılır. Abdullah b. Mes'ud'un görüşüne göre ise dört hisse
üzerinden paylaşım yapılır.''
*
Paylaşımda Avl'i Kabul
Edenler ve Etmeyenler
31839. İbn Abbas der ki:
"Mirasta farz olan hisselerde avlolmaz."
31840. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Hz. Ali, Abdullah (b. Mes’ud) ve Zeyd mirasta farz olan
hisselerde avl yaptılar."
31841. İbn Sirin
naklediyor: Ölen kadından geriye kalan anne-bababir olan iki kızkardeş, annebir
olan iki kızkardeş, koca ve annenin mirası konusunda Şureyh şöyle demiştir:
"Mesele on hisse üzerinden paylaştırılır. Anne-bababir olan iki kızkardeşe
dört hisse, anne bir olan iki kızkardeşe iki hisse, kocaya üç hisse, anneye de
bir hisse verilir."
VekT' der ki:
"insanlar bunu uygulamaktadırlar. Bu da ibnu'l-Ferruh'un
paYlaşımıdır."
*
Ölenden Geriye Kalan
Oğlun Oğlu ile Erkek Kardeşin Mirası
31842. İbn Abbas der ki:
"Kardeşlerim yokken oğlumun çocukları beni mirastan kısmen veya tamamen
düşürebiliyorlar. Oysa onların kardeşleri yokken ben onları kısmen veya tamamen
mirastan düşüremiyorum."
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Annebir Kızkardeş ile Annenin Mirası
31843. ibrahim
naklediyor: Asabesi olmayan bir kadın ölüp de geriye annebir olan bir kızkardeş
ile bir anne bırakmışsa bunların mirastaki payları konusunda Abdullah (b.
Mes’ud) şöyle demiştir: "Annebir olan kızkardeşine altıdabir, anneye de
altıdabeş verilir." Zeyd ise bu konuda: "Annebir olan kızkardeşe
altıdabir, anneye üçtebir verilir ve geriye kalan beytülmala devredilir"
dedi. Hz. Ali ise şöyle hüküm verir: "Annebir kızkardeşe üçtebir, anneye
de kalan üçteiki verilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Mesele Hz. Ali' nin görüşüne göre üç hisse, Abdullah ile Zeyd'in
görüşlerine göre altı hisse üzerinden hesaplanır."
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Bababir Kızkardeş ile Anne-Bababir Kızkardeşin Mirası
31844. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Ölüp de geriye anne-bababir olan kızkardeş ile bababir olan
kızkardeş bırakan ve bunlardan başka asabesi de bulunmayan kadının mirasçıları
konusunda Hz. Ali şu hükmü vermiştir: "Anne-baba bir olan kızkardeşine
dörtte üç, bababir olan kızkardeşine de dörrtebir verilir." Abdullah (b.
Mes’ud) ise bu konuda şöyle hüküm verir: "Anne-baba bir olan kızkardeşe
beş hisse, bababir olan kızkardeşe de altıdabir verilir." Zeyd ise şöyle
hükmeder: "Anne-baba bir olan kızkardeşe üç hisse, bababir olan kızkardeşe
ise altıdabir verilir. Şayet veladan veya baba tarafından akrabası yoksa da
geriye kalan beytulmala devredilir."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Mesele Hz. Ali'nin görüşüne göre üç hisse, Abdullah ile Zeyd'in
görüşüne göre ise altı hisse üzerinden hesaplanır."
*
Asabesi Olmayan Kadından
Geriye Kalan Kızçocuğu, Oğlun Kızı ve Annenin Mirası
31845. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Asabesi olmayan kadından geriye kalan kızçocuğu, oğlun kızı ve
annenin mirası konusunda Hz. Ali der ki: "Kızına beşte üç, oğlunun kızına
beştebir, annesine de beştebir verilir." Abdullah (b. Mes’ud) ise şöyle
hüküm verir: "Mesele yirmidört hisse üzerinden hesaplanır. Oğlun kızına
altıdabir yani dört hisse, anneye kalanın dörttebiri yani beş hisse, kıza da
yirmi hissenin dörtte üçü yani onbeş hisse verilir." Zeyd ise der ki:
"Kıza terekenin yarısı, oğlun kızına altıdabir, anneye de altıdabir
verilir. Veladan veya baba tarafından bir akraba yoksa da geriye kalan
beytulmala devredilir."
*
Kadınlardan Kimler
Mirasçı Olur?
31846. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Şu altı kadın mirasçı olur: Kız çocuğu, oğlun kızı, anne, nine, kızkardeş
ve hanım. Bir kadın şu erkeklere mirasçı olur: Babasına, oğluna, oğlunun
oğluna, erkek kardeşine, kocasına ve dedesine. Ayrıca çocuğun başka asabesi
yoksa kızının oğluna mirasçı olur ve altıdabir hisse alır."
31847. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bir erkek şu altı kadına mirasçı olur: Kızına, oğlunun kızına,
annesine, ninesine, kızkardeşine ve karısına. Bir kadın da şu yedi erkeğe
mirasçı olur: Oğluna, oğlunun oğluna, babasına, dedesine, kocasına ve erkek
kardeşine. Yine kızının oğlundan altıdabir payalır. Ancak tüm görüşlerde kızın
oğlu kendisinden (anne-annesinden) bir payalamaz."
31848. Nu'man b. Salim
bildiriyor: İbn Ömer'e, ölüden geriye kalan kızın oğlu hakkında: "Ölen
adamdan geriye kızının oğlu varsa, adama mirasçı olur mu?" diye sordum.
İbn Ömer: "Hayır!" dedi.
*
"Oğlun Oğlundan
Arta Kalan Alttaki ve Daha Alttaki Yakınlara Redde Yapılır" Diyenler
31849. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Zeyd'e göre, oğlun oğlundan geriye kalan, alttaki ve üstteki
yakınlara erkeğe kadının iki katı verilmek üzere redde yapılır. Abdullah'ın
görüşüne göre ise şayet üçteiki tamamlanmışsa oğlun kızları artık bir şey
alamazlar."
*
Ölenden Geriye Kalan
Kızçocuğu ile Oğlun Kızçocukları Hakkında Abdullah'ın Görüşü
31850. A'meş naklediyor:
Abdullah (b. Mes’ud)'un, "Kızçocuğuna yarım, geriye kalan da oğlun kız ve
erkek çocuklarına verilir" görüşü hakkında İbrahim(-i Nehai) der ki:
"Oğlun kızları altıdabiri aşmadıkları sürece oğlun çocukları geriye kalanı
erkekler kadınlardan iki kat daha fazla alarak paylaşırlar."
*
Ölenin Annebir
Kardeşleri Kim Varken Mirastan Pay Alamazlar?
31851. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Ölenin öz çocuğu veya erkek oğlun oğlu-kızı veya babası veya
dedesi varken annebir kardeşleri mirastan payalamazlar."
*
Ölenden Geriye Kalan iki
Kızçocuğu, Anne-baba ve Hanımın Mirasları
31852. Süfyan, adını
vermediği bir adamdan naklediyor: Miras konusunda Hz.
Ali'den daha iyi hesap
yapabilenini görmedim. Zira ölüden geriye kalan iki kızçocuğu, anne-baba ve
hanım konusunda (hanımın payı) sorulduğunda: "Payı dokuzdabir olur"
dedi.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada da mesele, yirmiyedi hisse üzerinden hesaplanır. iki
kızçocuğuna onaltı, anne-babaya sekiz, hanıma da üç hisse (yirmiyedinin
dokuzdabiri) verilir."
*
Mirasta Dedeyi Baba
Konumunda Sayanlar
31853. Ebu Said
naklediyor: "Hz. Ebu Bekr (mirasta) dedeyi baba konumunda sayardı."
31854. Ebu Musa
naklediyor: "Hz. Ebu Bekr (mirasta) dedeyi baba gibi saydı."
31855. ibnu'z-Zübeyr der
ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hakkında: "Şayet
(Allah'tan başka) dost edinecek olsaydım onu dost edinirdim" buyurduğu
kişi (Ebu Bekr) mirasta dedeyi baba konumunda saydı.
31856. Said b. Cübeyr
bildiriyor: ibnu'-Zübeyr, Abdullah b. Utbe'ye: "Ebu Bekr, (mirasta) dedeyi
baba konumunda sayardı" diye bir mektup yazdı.
31857. Abdurrahman b.
Ma'kil bildiriyor: İbn Abbas'ın yanındayken adamın biri ona dedeyi sordu. İbn
Abbas adama: "En büyük baban kim?'' diye sorunca, adam ne diyeceğini
bilemedi. Bunun üzerine ben: "Adem'' karşılığını verdim. İbn Abbas da:
"Yüce Allah: ''Ey Ademoğulları!''[A'raf, 31] diye hitap eder'' dedi.
31858. Tavus naklediyor:
“Ebu Bekr, İbn Abbas ve Osman; mirasta dedeyi baba konumunda saymışlardır.''
31859. Ata naklediyor: ''İbn
Abbas (mirasta) dedeyi baba konumunda sayardı.''
31860. Zühri naklediyor:
Kabısa b. Zueyb şöyle dedi: "Hz. Ömer, dede konusunda bugün sizin
verdiğiniz payı verirdi." Kabısa'ya: "Yani Zeyd b. Sabit'in görüşüne
göre mi?" diye sorduğumda, Kabısa: "Evet!" dedi.
31861. Hz. Ebu Bekir der
ki: "Şayet bir baba yoksa, dede baba konumunda, şayet oğul yoksa oğlun
oğlu, oğul konumunda sayılır."
31862. ismail b. Sumey'
bildiriyor: Adamın biri Ebu Vail'e: "Ebu Burde, Hz. Ebu Bekr'in dedeyi
baba konumunda saydığını söylüyor" dediğinde, Ebu Vail şöyle karşılık
verdi: "Yalan söylemiş! Şayet dedeyi baba konumunda saysaydı, Ömer bu
konuda ondan farklı davranmazdı."
*
Dedenin Mirastaki Payı
ve Bu Konuda Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Gelen Rivayetler
31863. imran b. Husayn
der ki: Adamın biri Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip:
"Oğlumun oğlu öldü, onun mirasından bana ne düşer?" diye sorunca
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem). "Sana altıda bir düşer"
buyurdu. Adam giderken geri çağırdı ve: "Sana bir tane daha altı da bir
hisse vardır" buyurdu. Adam dönüp giderken tekrar çağırdı ve: "İkinci
altıdabir sana bir ikramdı" buyurdu.
31864. Ma'kil b. Yesar
el-Müzeni der ki: "Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içinde dede
de bulunan bir miras meselesi getirildi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) dedeye üçtebir veya altıdabir verdiğini işittim."
31865. Hasan(-ı Basri)
naklediyor: Hz. Ömer: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dedenin
mirastaki hakkı konusunda hükmünü kim biliyor?" diye sordu. Ma'kil b.
Yesar el-Müzeni: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu konuda bize
hüküm vermişti" dedi. Ömer: "Ne kadar?" diye sorunca, Ma'kil:
"Altıdabir" dedi. Ömer: "Dedeyle beraber (mirasçılardan) başka
kim vardı?" diye sorunca, Ma'kil: "Bilmiyorum" dedi. Bunun
üzerine Ömer: "Hay bilmeyesice! O zaman bu konuda bize ne faydan olacak
ki!" karşılığını verdi.
31866. Ebu Said der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında dedeyi de mirasçı
kılardık."
31867. ibrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Çocuk olduktan sonra Hz. Ali dedeye altıdabirden fazla hisse
vermezdi."
*
Ölenden Geriye Kalan
Kardeşler ile Dedenin Mirası ve Bu Konudaki ihtilaflar
31868. Ubeyd b. Nudayle
bildiriyor: Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes'ud), kardeşler ile dede arasında
terekeyi paylaştırırlar. Ancak malın altıdabirini alması, tümünü kardeşlerle
paylaşmasından daha hayırlı ise dedeye altıdabiri verirlerdi. Daha sonra Ömer,
Abdullah'a şöyle bir mektup yazdı: "Gördüğüm kadarıyla böylesi bir durumda
dedeye haksızlık ediyoruz. Bu mektubum sana ulaşınca kardeşlerle beraber dedeyi
ortak kıL. Şayet dedenin üçtebiri alması, tüm malı kardeşlerle paylaşmasından
daha hayırlı ise ona üçtebiri ver." Mektubun ardından Abdullah da buna
göre hüküm vermeye başladı.
31869. ibrahim
naklediyor: Alkame dedi ki: ''Abdullah (b. Mes’ud), ölenin kardeşleri varsa
dedeyi de terekeye ortak ederdi. Ancak kardeşler çok ise dedeye üçtebir
verirdi." Alkame vefat ettiğinde Abıde'nin yanına geldim. Bana İbn Mes’ud'un
kardeşlerle birlikte dedeyi mirasa ortak kıldığını, ancak kardeşler çok ise
dedeye altıdabirverdiğini aktardı: Abıde'nin yanından canım sıkkın bir şekilde
ayrıldım. Sonra Ubeyd b. Nudayle ile karşılaştım. Bana: ''Neyin var? Canının
sıkkın olduğunu görüyorum" deyince, ona: ''Nasıl canım sıkılmasın"
dedim ve olayı anlattım.
Ubeyd: ''İkisi de sana
doğruyu söylemiş" karşılığını verdi. Ona: ''Allah babana selamet versin!
Nasıloluyor da ikisi doğruyu söylemiş oluyorlar?" diye sorduğumda şöyle
cevap verdi: ''Abdullah'ın dede konusundaki görüşü onu mirasta kardeşlerle
ortak kılmak, kardeşlerin çokluğu durumunda altıdabir vermekti. Ancak Ömer'in
yanına geldiği zaman Ömer'in dedeyi mirasta kardeşlere ortak kıldığını,
kardeşlerin çok olmaları durumunda da ona üçtebir verdiğini görünce kendi
görüşünü bırakıp bu konuda Ömer'e tabi oldu.''
31870. Abdullah b.
Seleme naklediyor: ''Hz. Ali, kardeşlerle beraber dedeye altıdabire kadar pay
verirdi."
31871. Şa’bi naklediyor:
''Hz. Ali'ye altı kardeş ile bir dedenin miras paylaşımı meselesi getirilince
dedeye altıdabir verdi.''
31872. Şa’bi bildiriyor:
İbn Abbas, Hz. Ali'ye bir mektup yazdı ve ona altı kardeş ile bir dedenin
mirasını sordu. Hz. Ali de cevaben: ''Dedeyi kardeşlerden biri gibi say ve bu
mektubumu yok et (başka meseleler için de kullanma)" diye yazdı.
31873. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Zeyd (b. Sabit), payı malın üçtebirinden az olmayacak şekilde
terekeyi dede ile kardeşler arasında paylaştırırdı."
31874. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes’ud), payı malın üçtebirinden az
olmayacak şekilde terekeyi dede ile kardeşler arasında paylaştırırlardı."
31875. ibrahim
naklediyor: "Hz. Ali, payı malın altıdabirinden az olmayacak şekilde
terekeyi dede ile kardeşler arasında paylaştırırdı."
31876. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Hz. Ömer, Abdullah (b. Mes’ud)'a şöyle bir mektup yazdı: "Payı
konusunda dedeye zarar vermiş olmaktan çekiniyoruz. Onun için kardeşlerle
birlikte ona üçtebir ver.''
31877. Hasan(-ı Basri)
naklediyor: Zeyd (b. Sabit) şöyle derdi: "Bir veya iki kardeş bulunması
durumunda dede mirası onlarla paylaşır. Şayet üç kişi olurlarsa dedeye malın
tamamının üçtebiri verilir. Şayet yanında farz sahibi biri varsa duruma
bakılır. Eğer malın üçtebirini alması kendisi için daha hayırlı ise üçtebiri
alır. Ancak malı paylaşması daha hayırlı ise paylaşır. Ancak her halükarda
dedenin payı malın tamamının altıdabirinden aşağı olamaz."
31878. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud) ile Zeyd (b. Sabit) dedeye üçtebir kardeşlere
de üçteiki payverirlerdi. Ölen adamdan geriye kalan anne-bababir dört erkek
kardeş, anne-baba bir iki kızkardeş ve bir dede hakkında Hz. Ali terekeyi
altının katları olacak şekilde hisselere ayırır ve dedeye altıdabiri verirdi.
Hz. Ali, kardeşler varken dedeye altıdabirden daha az vermezdi. Dedenin
hissesinden geriye kalanı da erkeğe, iki kadına bir hisse olmak üzere çocuklar
arasında paylaştırırdı. Beş kardeş ve dede hakkında da dedeye altıdabir, beş
kardeşe de kalan altıda beşi verirdi. Abdullah ile Zeyd ise dedeye üçtebir,
kardeşlere de üçtebir verirlerdi.
31879. Mesruk
bildiriyor: İbn Mes’ud kardeşler varken dedeye altıdabirden fazla vermezdi.
Kendisine: "Ömer b. el-Hattab'ın, kardeşler varken dedeye üçtebir
verdiğine şahit oldum" dediğimde kendisine üçtebir vermeye başladı.
31880. Abdurrahman b.
Ganm bildiriyor: islam'da ilk olarak mirasçı olan dede Ömer b. el-Hattab'tır.
Ömer malın hepsini almak isteyince kendisine: "Ey müminlerin emiri! Senden
başka daha torunlar da var!'' dedim.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Ömer, Abdullah ve Zeyd'e göre bu mesele üç hisse üzerinden
hesaplanır. Dedeye üçtebir, geri kalan da kardeşlere verilir. Hz. Ali'nin
görüşüne göre ise mesel e altı hisse üzerinden hesaplanır. Dedeye altıdabir
yani bir hisse, kardeşlere de kalan beş hisse verilir.''
*
Ölen Adamdan Geriye
Kalan Anne-Bababir Erkek veya Kızkardeş ile Dedenin Mirası
31881. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Abdullah (b. Mes'ud), kızkardeş ile dedenin bulunduğu bir miras
meselesinde terekeyi yarıyarıya aralarında paylaştırdi.''
31882. ibrahim
naklediyor: Erkek kardeş ile dedenin bulunduğu bir miras meselesinde Hz. Ali,
Abdullah ve Zeyd'in görüşüne göre terekenin yarısı dedeye, diğer yarısı da
erkek kardeşe verilir. Dede ile ölenin anne-bababir olan erkek kardeşlerin
mirası konusunda ise hepsi de dedeye üçtebir, kardeşlere de üçteiki
verileceğini söylediler.''
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu mesele de iki hisse üzerinden hesaplanır. Şayet mirasçılar
dede ve bir erkek veya kızkardeş ise terekenin yarısı dedeye, diğer yarısı da
erkek (veya kız) kardeşe verilir. Kardeşler iki kişi ise dedeye üçtebir,
kardeşlere de üçteiki verilir."
*
Erkek Kardeşin Oğlu ile
Dedenin Mirastaki Payları
31883. ibrahim
naklediyor: "Ölen adamdan geriye kalan dede ile bababir erkek kardeşin
oğlunun mirastaki payları konusunda Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd, malın tümünün
dedeye ait olduğuna hükmederler."
(Ebu Bekr der ki:)
Burada tereke, tek hisse üzerinden hesaplanır, bu da malın tamamı eder.
*
Ölen Adamdan Geriye
Kalan Dede, Anne-Bababir Erkek Kardeş ile Bababir Erkek Kardeşin Mirastaki
Payları
31884. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Ölen adamdan geriye kalan dede, annebababirerkek kardeş ile bababir
erkek kardeşin mirası konusunda, Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes'ud)'un görüşüne
göre dedeye terekenin yarısı, anne-baba bir erkek kardeşe de diğer yarısı
verilir. Zeyd (b. Sabit) ise dedeye üçtebir, anne-bababir erkek kardeşe
üçteikiyi verirdi. Bababir erkek kardeş, anne-baba bir erkek kardeşle paylaşıma
girer ancak bir payalamaz.
31885. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud) erkek kardeşler varken dedeye üçtebire kadar
pay verirdi. Her farz sahibine hakkını verirdi. Ancak dede varken anne-bir
kardeşlere mirastan birşey vermez. Anne-bababir erkek kardeşler ve dede varken
de bababir kardeşleri paylaşıma dahil etmez. Şayet anne-baba bir olan bir
kızkardeş, bababir olan bir kızkardeş ve dede varsa, terekenin yarısını
anne-bababir olan kızkardeşe, diğer yarısını da dedeye verirdi.
Hz. Ali ise dedeyi
kardeşlerle birlikte paylaşıma dahil eder ve ona altıdabire kadar bir pay
verir, sonra da her farz sahibine kendi hakkını verirdi. Dede varken annebir
kardeşleri mirasçı kılmaz, ölenin çocuğu varken de dedeye altıdabirden daha
fazla vermezdi. Ancak çocukla beraber başkası da varsa durum bundan farklıdır.
Şayet anne-bababir olan bir kızkardeş, bababir olan erkek ve kızkardeş ile dede
varsa terekenin yarısını anne-bababir olan kızkardeşe verir, kalanını da dede
ile bababir olan erkek ile kızkardeş aralarında paylaşırlar.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu durumda mesele Hz. Ali ile Abdullah'ın görüşüne göre iki,
Zeyd'in görüşüne göre ise üç hisse üzerinden hesaplanır."
*
Dede ile Annebir Erkek
Kardeşin Mirastaki Payları
31886. Muhammed b. Sirin
bildiriyor: Ubeydullah b. Ziyad dede varken ölenin annebir olan kızkardeşini
mirasçı kılmak istedi ve: "Hz. Ömer de dedeyle beraber böylesi bir
kızkardeşi mirasçı kılmıştı" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Utbe şöyle
karşılık verdi: "Sebei veya Haruri biri değilim ki öncekilerin
uygulamasını terkedeyim. Sen de öncekilerin izinden gittiğin sürece yolundan
şaşmayacaksın.''
31887. Şa’bi bildiriyor:
''Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından hiç kimse, dede
varken ölenin annebir kardeşlerini mirasçı kılmamıştır.''
31888. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Zeyd (b. Sabit), dede varken ölenin annebir erkek kardeşini
veya annebir kızkardeşini mirasçı kılmazdı.''
31889. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud), dede varken ölenin annebir
kardeşlerine mirastan herhangi bir pay vermezlerdi."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada malın tümü dedenin olduğu için tereke, tek hisse üzerinden
hesaplanır."
*
''Ekderiyye" Olarak
da isimlendirilen, Ölenden Geriye kalan Koca, Anne, Kızkardeş ve Dedenin Mirası
Meselesi
31890. ibrahim
bildiriyor: Ekderiyye meselesini (ölenden geriye koca, anne, kızkardeş ve
dedenin kalması durumunda) Abdullah (b. Mes'ud) sekiz hisse üzerinden
paylaştırırdı ve kocaya üç, kızkardeşe üç, anneye bir, dedeye de bir hisse
verirdi. Hz. Ali ise dokuz hisse üzerinden hesaplar ve kocaya üç, kızkardeşe
üç, anneye iki, dedeye de bir hisse veririrdi. Zeyd (b. Sabit) ise meseleyi
önce dokuz hisse üzerinden hesaplar, kocaya üç, kızkardeşe üç, anneye iki,
dedeye de bir hisse verir sonra da bu oranı üçle çarpıp yirmiyedi hisseye
çıkarırdı. Bundan sonrasında da kocaya dokuz, anneye altı hisse verirdi. Geriye
kalan oniki hisseden de sekizini dedeye, dördünü de kızkardeşe verirdi."
31891. İbrahim(-i
Nehai); Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd'den Ebu Muaviye'nin versiyonunun aynısını
nakleder ve sonra şu ilaveyi yapar: "Bana ulaşana göre İbn Abbas, dedeyi
baba konumuna getirir; bu şekilde de ölenin kardeşleri bir pay alamazlardı.
Sonra kocaya terekenin yarısını, dedeye altıdabirini yani bir hisse, anneye
üçtebirini yani iki hisse verirdi."
31892. A'meş; ibrahim
kanalıyla Hz. Ali, Abdullah ve Zeyd'den yukarıdaki rivayetin aynısıni nakleder.
31893. Süfyan
bildiriyor: A'meş'e: "Neden bu mesele el-Ekderiyye olarak
isimlendirildi?" diye sorduğumda şöyle cevap verdi: "Abdulmelik b.
Mervan böylesi bir taksimatı, miras meselelerine bakan Ekder adında bir adama
arzetmişti. Ekder de paylaşımda hata yapınca Abdulmelik bu meseleyi Ekderiyye
olarak isimlendirdi."
Veki' der ki: ''Süfyan
bunu bu şekilde açıklamadan önce, Zeyd'in bu konudaki görüŞünün net olmaması ve
bunu açıklamaması yüzünden Ekderiyye olarak isimlendirildiğini
biliyorduk."
*
Anne, Anne-Bababir Olan
Kızkardeş ve Dedenin Mirastaki Payı
31894. İbrahim(-i Nehai)
ve Amir(-i Şa’bi) şöyle naklederler: Anne, anne-bababir olan kızkardeş ile
dedenin mirataki payları konusunda Zeyd b. Sabit şöyle dedi:
"Mesele dokuz hisse
üzerinden hesaplanır. Anneye üç, dedeye dört ve kızkardeşe de iki hisse
verilir." Hz. Ali ise der ki: "Terekenin yarısı yani üç hisse
kızkardeşe, üçtebiri yani iki hisse anneye, geriye kalan bir hisse de dedeye
verilir." İbn Mes’ud ise der ki:
"Terekenin yarısı
yani üç hisse kızkardeşe, altıdabiri yani bir hissesi anneye, geriye kalan iki
hisse de dedeye verilir." Hz. Osman ise der ki: "Mesele üç hisse
üzerinden hesaplanır. Biri anneye, biri kızkardeşe biri de dedeye
verilir." İbn Abbas'ın hükmü ise şöyledir: "Terekenin üçtebiri
anneye, geriye kalanı ise dedeye verilir."
Veki' der ki: (Vali)
Haccac b. Yusuf da bana bu meseleyi sordu. Ben de ona sahabelerin sözkonusu
görüşlerini bildirdim. Hz. Ali'nin görüşünü beğendi. "Bu kimin
görüşü?" diye sorunca: "Ebu Turab'ın görüşü" dedim. Bunun
üzerine Haccik lafı çevirdi ve: "Biz Ali'nin hükümlerine karşı değiliz;
ancak şundan şundan dolayı ona karşıyız" dedi.
31895. ibrahim(-i Nehai)
der ki: Ölen kadından geriye kalan anne-bababir kızkardeş, dede ve annenin
mirastaki payları Hz. Ali'ye göre şöyledir: "Anne-baba bir kızkardeşe terekenin
yarısı, anneye üçtebiri, dedeye de altıda biri verilir."
Abdullah (b. Mes'ud) ise
şöyle derdi: "Terekenin altıdabiri anneye, üçtebiri dedeye, yarısı da
kızkardeşe verilir." Abdullah yine şöyle dedi: "Böylesi bir miras
taksiminde veya diğer hadlerde Yüce Allah da şahitken bir anneyi dedeye üstün
kılacak değilim."
Zeyd (b. Sabit) ise
terekenin üçtebirini anneye, kalanın üçtebirini kızkardeşe verirdi. Zeyd
böylesi bir meseleyi dokuz hisse üzerinden hesaplardı. Terekenin üçtebirini
yani üç hisseyi anneye, geriye kalanın üçtebirini yani iki hisseyi kızkardeşe,
dedeye de dört hisse verirdi.
Hz. Osman ise terekeyi
aralarında üçe bölerdi. Anneye bir, kızkardeşe bir, dedeye de bir hisse
verirdi.
ibn Abbas da:
"Dede, baba konumundadır" derdi.
31896. Amr b. Murra
bildiriyor: Ölüden geriye kalan kızkardeşı anne ve dedenin mirası konusunda
Abdullah (b. Mes'ud) şöyle derdi: "Terekenin yarısı kızkardeşe verilir,
kalan yarısı da dede ile anne arasında paylaştırılır.''
31897. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Ölüden geriye kalan kızkardeşı anne ve dedenin mirası konusunda Hz.
Ömer şöyle hüküm verdi: ''Terekenin yarısı kızkardeşe, altıdabiri anneye geriye
kalan da dedeye verilir.''
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu mesele Hz. Ali ve Abdullah'a göre altı, Zeyd b. Sabit'e göre
ise dokuz hisse üzerinden paylaştırılır.''
*
Ölenden Geriye Kalan
Kızçocuğu, Kızkardeş ve Dedenin; veya Birden Çok Kardeş, Bir Oğul, Dede ve
Kızçocuğunun Mirastaki Payları
31898. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Abdullah (b. Mes'ud), ölenden geriye kalan kızçocuğU, kızkardeş ve
dedenin mirası konusunda terekenin yarısını kızçocuğuna verdi, geriye kalanı
ise dede ile kızkardeş arasında ikiye bölerek paylaştırdı.
Kendisine bir kızçocuğu
iki kızkardeş ve dedenin durumu sorulduğunda terekenin yarısını kıza verdi.
Geriye kalanı ise dede ile kızkardeşler arasında, yarısını dedeye, yarısını da
kızkardeşlere vermek suretiyle paylaştırdı.
Bir kızçocuğu, üç
kızkardeş ile dedenin durumu sorulduğunda terekenin yarısını kızçocuğuna verdi.
Kalanın beşteikisini dedeye, kızkardeşlerin de her birine beştebir (bir hisse)
verdi.
31899. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Kızçocuğu, kızkardeş ve dedenin mirası konusunda Abıde der ki:
"Tereke dört hisse üzerinden paylaştırılır. Kızçocuğuna iki, dedeye bir,
kızkardeşe de bir hisse verilir." Mansur der ki: "ibrahim'e:
"Şayet kızkardeşler iki taneyse?" diye sorduğumda şöyle dedi:
"Abıde böylesi bir durumda terekeyi dört hisse üzerinden hesapladı.
Kızçocuğuna iki, dedeye bir, iki kızkardeşe de bir hisse verdi." Kendisine:
"Şayet kızkardeşler üç taneyse?" diye sorduğumda ibrahim:
"Böylesi bir durumda da Mesruk, terekeyi on hisse üzerinden hesapladı.
Kızçocuğuna beş, dedeye iki hisse, kızkardeşlerin de herbirine birer hisse
verdi" dedi.
31900. ibrahim
naklediyor: Bir kızçocuğu, üç kızkardeş ve bir dede olması durumunda Mesruk:
"Mesele on hisse üzerinden hesaplanır. Kızçocuğuna terekenin yarısı yani
beş hisse, dedeye iki ve her kızkardeşe de bir hisse verilir" dedi.
31901. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Kızçocuğu, kızkardeş ve dede konusunda Abıde der ki: "Mesele
dört hisse üzerinden hesaplanır ve terekenin yarısı (iki hisse) kızçocuğuna,
bir hisse dedeye, bir hisse de kızkardeşe verilir."
31902. ibrahim naklediyor:
Bir kızçocuğu, iki kızkardeş ve dede konusunda Mesruk şöyle dedi: "Mesele
sekiz hisse üzerinden hesaplanır ve terekenin yarısı yani iki hisse
kızçocuğuna, iki hisse dedeye, her bir kızkardeşe de birer hisse verilir."
31903. ibrahim
naklediyor: Ölenden geriye kalan kızçocuğu, anne-bababir olan kızkardeş ve bir
dedenin mirası konusunda Hz. Ali'ye göre kızçocuğu terekenin yarısını, dede
altıdabirini, geriye kalanı ise kızkardeşi alır. Hz. Ali, ölenin çocuğunun
olması halinde dedeye altıdabirden daha fazlasını vermezdi. Abdullah'ın
görüşüne göre ise kızçocuğu terekenin yarısını alır, geriye kalanı ise dede ile
kızkardeş paylaşırlar.
Şayet kızkardeşler iki
taneyse, Abdullah ve Zeyd'e göre kızçocuğundan geriye kalanı dede ile iki
kızkardeş paylaşırlar. Hz. Ali'nin görüşüne göre ise dedeye altıdabir, geriye
kalansa iki kızkardeşe verilir. Şayet kızkardeşler üç taneyse Abdullah ve
Zeyd'in görüşüne göre kızçocuğuna terekenin yarısı, dedeye geriye kalanın
beştebiri, kızkardeşlere ise beşte üç verilir.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu mesele Hz. Ali'ye göre altı hisse üzerinden hesaplanır.
Abdullah ile Zeyd'in görüşüne göre ise on hisse üzerinden paylaştırılır ve
kızçocuğuna beş, dedeye iki, kızkardeşlere de birer hisse verilir."
31904, Fıtr bildiriyor:
Şa’bi'ye: "Ölüden geriye kalan kızçocuğu, kızkardeş ve dedenin mirastaki
payları konusunda Hz, Ali'nin görüşü nedir?" diye sorduğumda: "Dört
hisse üzerinden paylaşım yapılır" cevabını verdi. Ben de: "Bu
Abdullah'ın görüşüdür!" dedim,
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Koca, Anne, Bababir Erkek Kardeş ve Dedenin Mirastaki Payları
31905. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Ölenden geriye kalan koca, anne, bababir erkek kardeş ile dedenin
miras payları konusunda Hz. Ali ile Zeyd'e göre terekenin yarısı yani üç hisse
kocaya, anneye üçtebir yani iki hisse, dedeye de bir hisse verilir. Abdullah'a
göre ise, terekenin yarısı kocaya, geriye kalanın üçtebiri yani bir hisse
anneye, bir hisse dedeye, bir hisse de erkek kardeşe verilir. Şayet erkek
kardeşler birden fazlaysa Hz. Ali, Zeyd ve Abdullah'ın da görüşüne göre
terekenin yarısı kocaya, bir hisse anneye, bir hisse dedeye, geriye kalansa
kardeşlere verilir.
31906. Ebu ishak
bildiriyor: Şureyh'in yanına gittik ve ölen kadından geriye kalan koca, anne,
erkek kardeş ve dedenin mirastaki paylarını sorduk. Şureyh: "Kocaya
terekenin yarısı, anneye de üçtebiri verilir" dedi ve sustu. Şureyh'in
hemen başucunda duran kişi de: "Şureyh dede konusunda bir şey
demiyor" dedi. Abıde'nin yanına geldiğimizde ise meseleyi Abdullah'ın görüşüne
göre altı hisse üzerinden hesapladı ve kocaya üç, anneye bir, dedeye bir, erkek
kardeşe de bir hisse verdi.''
(Ebu Bekr der ki:)
Burada hepsinin de görüşüne göre mesele altı hisse üzerinden paylaştırılır.
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Anne-Bababir Kızkardeş ile Dedenin Mirastaki Payları
31907. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: Ölen kadından geriye kalan anne-bababir kızkardeş ile dedenin
mirası konusunda Hz. Ali ile Abdullah'ın görüşüne göre terekenin yarısı ölen
kadının anne-baba bir kızkardeşine verilir. Zeyd ise böylesi bir kızkardeşe
üçtebir, dedeye ise üçteiki verirdi.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Bu mesele Hz. Ali ile Abdullah'ın görüşüne göre iki, Zeyd'in
görüşüne göre ise üç hisse üzerinden hesaplanır."
*
Ölüden Geriye Kalan
Dede, Anne-Bababir Kızkardeş ile Bababir Erkek Kardeşin Mirastaki Payları
31908. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Ölen adamdan geriye kalan dede, anne-baba bir kızkardeş ile bababir
erkek kardeş konusunda Zeyd (b. Sabit)'e göre dedeye on hissenin beşteikisi yani
dört hisse, anne-bababir kızkardeşe ise terekenin yarısı yani beş hisse
verilir. Zeyd'e göre normalde bababir olan erkek kardeş paylaşımda aldığı
hisseyi anne-bababir olan kızkardeşe geri verir; ancak bu şekilde kızkardeşin
payı tüm malın beşte üçü olur. Kızkardeşe malın yarısının verilmesinin sebebi
beşte üçün malın yarısından daha fazla olmasıdır. Şayet kızkardeş birtane ise
dedeyle malı paylaşırken malın yarısından daha fazlasını alamaz.
ibn Mes’ud ise terekenin
yarısını anne-bababir kızkardeşe diğer yarısını da dedeye verirdi. Anne-bababir
kardeş varken de bababir kardeşe itibar etmezdi.
Hz. Ali ise anne-baba
bir kızkardeşe terekenin yarısını verir, kalan yarımı da kardeşler ile dede
arasında paylaştırırdı. Burada dedenin payı altıdabirden aşağıda olmamak
suretiyle kardeşlerin konumunda sayılır. Şayet bir tane erkek kardeş varsa,
kalan yarım kardeş ile dede arasında paylaştırılır. iki erkek kardeş ise kalan
yarım dede ile iki kardeş arasında paylaştırılır. Üç erkek kardeş iseler de
dedeye altıdabir, kalan da kardeşlere verilir.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Burada mesele Zeyd'in görüşüne göre altı, Abdullah'ın görüşüne
göre de iki hisse üzerinden paylaştırılır. Hz. Ali ise kardeşlerin çok olması
durumunda terekeyi altı hisse üzerinden paylaştırırdı."
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Anne, Anne-Bababir Kızkardeş, Bababir Erkek Kardeş ile Dedenin Mirastaki
Payları
31909. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Ölen kadından geriye kalan anne, anne-bababir kızkardeş, bababir
erkek kardeş ile dedenin mirastaki payları konusunda Zeyd (b. Sabit) şöyle
hüküm verir: "Terekenin altıdabiri anneye, kalanın beştebiri dedeye,
kalanın beşte üçü kızkardeşe verilir. Burada erkek kardeşin alacağı kızkardeşe
redde yapılır. Abdullah (b. Mes’ud) ise bu konuda şöyle hüküm verir:
"Terekenin üçtebiri kızkardeşe, anneye bir hisse, dedeye de bir hisse
verilir." Hz. Ali'nin hükmü ise şöyledir: "Anne-bababir kızkardeşe üç
hisse, anneye bir hisse, kalan iki hissenin biri dedeye biri de erkek kardeşe
verilir."
(Ebu Bekr şöyle der:) Burada
mesele Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre altı, Abdullah'ın görüşüne göre ise
beş hisse üzerinden paylaştırılır.
*
Ölen Kadından Geriye
Kalan Koca, Anne, Anne-Bababir Dört Erkek Kardeş ile Dedenin Mirastaki Payları
31910. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Ölen kadından geriye kalan koca, anne, annebababir dört erkek
kardeş ile dedenin mirastaki payları konusunda Zeyd şöyle hüküm verir:
"Kocaya üç hisse, anneye bir hisse, dedeye bir hisse, kardeşlere de bir
hisse verilir." Hz. Ali ile Abdullah ise terekeyi dokuz hisse üzerinden
paylaştırırlar ve kocaya üç, anneye bir, dedeye bir, dört kardeşin de her
birine birer hisse verirler.
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Mesele Zeyd'e göre altı, Hz. Ali ile Abdullah'a göre ise dokuz
hisse üzerinden paylaştırılır."
*
Dede, Erkek ve
Kızkardeşler Hakkında Değişik Meseleler
31911. Şa’bi bildiriyor:
Anne-bababir kızkardeş, bababir olan biri erkek biri de kızkardeş ile dede
konusunda Hz. Ali'ye göre anne-bababir kızkardeşe terekenin yarısı, geriye
kalan da beş hisse üzerinden bababir erkek ile kızkardeş arasında
paylaştırılır. Dedeye beşteiki, (erkek kardeşe beşteiki), kızkardeşe de
beştebir verilir. Abdullah (b. Mes’ud)'a göre ise anne-bababir kızkardeşe
terekenin yarısı, diğer yarısı da dedeye verilir. Bababir erkek ile kızkardeşe
de bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke onsekiz hisse üzerinden
paylaştırılır. Dedeye üçtebir yani altı hisse, ba babir erkek kardeşe altı
hisse, bababir kızkardeşe üç hisse, anne-bababir kızkardeşe de üç hisse
verilir. Sonra da bababir erkek ile kızkardeşin paylarından altı hisse alınıp
anne-bababir olan kızkardeşe verilir. Bu şekilde anne-bababir olan kızkardeşin
payı onsekizin yarısı yani dokuz hisse eder. Bababir olan kardeşlere de üç
hisse kalır ki bunların ikisi erkeğe biri de kıza verilir.
Anne-bababir iki
kızkardeş, bababir olan bir erkek kardeş ile dede konusunda Hz. Ali'ye göre
anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, geriye kalan da dede ile erkek kardeş
arasında paylaştırılır. Abdullah'a göre anne-baba bir olan iki kızkardeşe
üçteiki, geriye kalan da dedeye verilir. Bababir olan erkek kardeşe de bir şey
düşmez. Zeyd'e göre ise tereke üç hisse üzerinden paylaştırılır. Dedeye bir
hisse, erkek kardeşe bir hisse ve iki kızkardeşe de bir hisse verilir. Sonra
bababir olan erkek kardeş kendi hissesini anne-baba bir kızkardeşlere verir ve
bu şekilde kızkardeşlerin payı üçteikiyi bulur. Erkek kardeşe de bir şey
kalmaz.
Anne-bababir olan iki
kızkardeş, bababir olan bir kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali ile Abdullah
anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteikiyi, dedeye de geri kalanını verirler.
Bababir olan kızkardeşe de bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke beş hisse
üzerinden paylaştırılır. Dedeye iki hisse, anne-baba bir olan iki kızkardeşe
iki hisse, bababir kızkardeşe de bir hisse verilir. Sonra bababir olan
kızkardeşin hissesi annebababir olan iki kızkardeşe verilir ve kendisine bir
şey kalmaz.
Anne-bababir olan iki
kızkardeş, bababir olan bir erkek bir kızkardeş ve dede konusunda Hz. Ali'ye göre
anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, dedeye altıdabir verilir. Geriye
kalan da erkeğe kadının iki katı verilmek suretiyle bababir olan erkek ve kız
kardeşin arasında paylaştırılır. Abdullah'a göre anne-bababir olan iki
kızkardeşe üçteiki, kalanı ise dedeye verilir. Bababir olan erkek ve kız
kardeşe ise bir şey düşmez. Zeyd'e göre ise tereke, onbeş hisse üzerinden
paylaştırılır. Buna göre dedeye üçtebir yani beş hisse, bababir erkek kardeşe
dört hisse, bababir olan kızkardeşe iki hisse, anne-bababir olan iki kızkardeşe
de dört hisse verilir. Daha sonra bababir olan erkek ile kız kardeşler kendi
hisselerini anne-bababir olan iki kızkardeşe iade eder. Bu şekilde iki
kızkardeşin payı üçteikiyi bulurken, bababir olan erkek ile kızkardeşe bir şey
kalmaz. Anne-bababir olan iki kızkardeş, bababir olan iki kızkardeş ile dede
konusunda Hz. Ali ile Abdullah'a göre anne-baba bir olan iki kızkardeşe
üçteiki, geriye kalansa dedeye verilir. Bababir olan iki kızkardeşe de bir şey
düşmez. Zeyd'e göre ise tereke altı hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre
dedeye iki hisse, anne-baba bir olan iki kızkardeşe iki hisse, bababir olan iki
kızkardeşe de iki hisse verilir. Daha sonra bababir olan iki kızkardeş
hisselerini anne-bababir olan iki kızkardeşe verirler. Bu şekilde bunların
payları üçteikiyi bulurken sadece bababir olan iki kızkardeşe bir şey kalmaz.
Anne-bababir kızkardeş,
bababir olan üç kızkardeş ile dede konusunda Hz. Ali ile Abdullah'a göre
anne-bababir olan kızkardeşe terekenin yarısı, üçteikinin tamamlayıcısı olarak
bababir kızkardeşlere altıdabir, geriye kalan ise dedeye verilir. Zeyd'e göre
ise tereke, onsekiz hisse üzerinden hesaplanır. Buna göre dedeye üçtebir yani
altı hisse, anne-bababir kızkardeşe üç hisse, bababir olan kızkardeşlere de
dokuz hisse verilir. Daha sonra bababir olan kızkardeşler kendi hisselerinden
altı hisseyi anne-bababir olan kızkardeşe verirler. Bu şekilde onsekizin yarısı
olan dokuz hisse tamamlanırken, bababir kardeşlere de birer hisse kalır.
Anne-bababir olan iki
kızkardeş, bir erkek kardeş, bababir olan iki kızkardeş ile dede konusunda Hz.
Ali'ye göre anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, dedeye altıdabirverilir;
geriye kalan da erkeğe kadının iki katı verilmek suretiyle erkek kardeş ile
bababir olan iki kızkardeş arasında paylaştırılır. Abdullah'a göre ise
anne-bababir olan iki kızkardeşe üçteiki, kalanı da dedeye verilir. Erkek
kardeş ile bababir olan iki kızkardeşe bir şey düşmez.
Anne, kızkardeş ile dede
konusunda Hz. Ali'ye göre terekenin yarısı kızkardeşe, geriye kalanın üçtebiri
anneye, geriye kalan da dedeye verilir. Zeyd'e göre ise tereke dokuz hisse
üzerinden hesaplanır. Buna göre anneye üçtebir yani üç hisse, dedeye dört
hisse, kızkardeşe ise iki hisse verilir. Zeyd dedeyi anne ve kız ile birlikte
erkek kardeş konumunda saymıştır. Hz. Osman'a göre ise anneye üçtebir, dedeye
üçtebir, kızkardeşe de üçtebir verilir. İbn Abbas'a göre anneye üçtebir, geriye
kalan da dedeye verilir. Kızkardeşe de böylesi bir durumda itibar edilmez. İbn
Abbas dede varken erkek veya kızkardeşe mirastan herhangi bir pay vermezdi.
*
Zeyd'in, Dedenin
Mirastaki Payı Hakkındaki Görüşü ve Açıklaması
31912. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Zeyd (b. Sabit), erkek ve kızkardeşlerle birlikte dedeyi de
üçtebire ortak ederdi. Şayet dedeye üçtebir düşüyorsa ona bunu verir, geriye
kalanı da erkek ile kızkardeşlere bırakır. Dede varken de annebir olan erkek
veya kızkardeşe mirastan herhangi bir pay vermez. Bababir erkek kardeşler,
annebababir olan erkek kardeşlerle paylaşıma girerler, ancak kendilerine bir
şey düşmez. Şayet ölenden geriye bababir olan bir erkek kardeş, anne ile dede
varsa terekenin yarısını dedeye verir. Kardeşler iki kişiyse dedeye üçtebiri
verir. Kardeşler daha da çok olursa dedeye üçtebiri verir, geriye kalanı da
kardeşlere bırakır.
Geride bir kızkardeş ile
dede kalmışsa, dedeye üçteikiyi verir. Kızkardeşler iki taneyse dedeye
terekenin yarısını verir. Paylaşmak kendisi için daha hayırlı olduğu sürece
dedeye terekenin yarısını verirdi. Ancak geride farz sahiplerinden olan hanım,
anne veya koca varsa, bu farz sahiplerine haklarını verdikten sonra kalanında
dedeyi erkek veya kızkardeşlerle birlikte paylaşıma dahil eder. Şayet geriye
kalanın üçtebiri kendisi için paylaşıma girmesinden daha hayırlı ise dedeye
kalanın üçtebirini verir. Ancak paylaşıma girmesi kendisi için daha hayırlı ise
dedeyi paylaşıma dahil eder. Şayet malın tümünün altıdabiri kendisi için
paylaşıma girmesinden daha hayırlı ise dedeye altıdabiri verir. Ancak paylaşıma
girmesi kendisi için tüm malın altıdabirini almaktan daha hayırlı ise dedeyi
paylaşıma dahil eder."
*
Mirasta Anneyi Dededen
Üstün Tutmayanlar
31913. İbrahim(-i Nehai)
naklediyor: "Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes'ud) mirasta anneyi dededen daha
üstün tutmazlardı."
*
Dede Hususunda
ihtilaflar
31914. Abide
(es-Selmani) der ki: "Dedeyle ilgili bir meseleyi çözmektense ikiyüz
mesele çözmeyi tercih ederim."
31915. Abide
(es-SelmanT) der ki: "Hz. Ömer'den dede hakkında yüz değişik hüküm
biliyorum."
31916. Ubeyd b. Amr el-Harifı
naklediyor: Adamın biri Hz. Ali'ye bir miras davası sormak isteyince Hz. Ali
adama: "Şayet mirasçılar içinde dede yoksa sor!" dedi.
31917. Said b. Cübeyr,
Murad kabilesinden bir adamdan naklediyor: Hz. Ali'nin şöyle dediğini işittim:
"Kim Cehennemin diplerine atılmayı istiyorsa (mirastaki payları konusunda)
dede ile erkek kardeşler arasında hüküm versin.''
31918. Ebu ishak
bildiriyor: Şureyh'e gidip dedenin miras durumunu sorduk.
Başında duran adam bize:
"Dede konusunda herhangi bir hüküm vermez!" dedi.
31919. Şa’bi der ki:
"Dede konusunda Müslümanlar arasında genel kabul gören hükme (Zeyd'in
hükmüne) göre davran."
31920. Said naklediyor:
Hz. Ömer dede ile kelale (ölüp de geride mirasçı bırakmayan kişi) konusunda
kürek kemiği üzerine (hüküm babında) bir şeyler yazdı. Sonra da Rabbiyle bu
konuda istihareye geçti. Ancak suikasta uğrayınca bu kemiği getirtip
üzerindekileri sildi ve: "Dede ile kelale konusunda bir yazı yazmıştım,
ancak şimdi bu konuda sizi üzerinde olduğunuz durumda bırakmayı uygun
görüyorum" dedi. Oradakiler kemiğin üzerinde ne yazılı olduğunu
öğrenemediler.
olarak kendilerinden
rivayetlerde bulunduğu kişiler hakkındaki bahsinden, bunların ayrı kişiler
olduğu anlaşılmaktadır. Raviyi de Ubeydullah b. Amr el-Haxifl olarak isimlendirmiştir.
İbn Hibban da Sikatta Kufeli olduğunu ve Kufelilerin ondan rivayetlerde
bulunduğunu ifade etmiştir.
31921. Said b. Cübeyr,
Murad kabilesinden bir adamdan naklediyor: "Hz. Ali'nin şöyle dediğini
işittim: "Kim Cehennemin diplerine atılmayı istiyorsa (mirastaki payları
konusunda) dede ile erkek kardeşler arasında hüküm versin."
*
Nine ve Mirastaki Payı
31922. Kabısa
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefatından sonra Ebu
Bekr'in yanına hem anne anne, hem de babaanne olarak bir nine geldi ve ona:
"Oğlumun oğlu ile
kızımın oğlu öldü. Bunlardan geriye kalanlardan bana da pay düştüğü
bildirildi" dedi. Ebu Bekr: "Yüce Allah'ın Kitab'ında hakkın olduğuna
dair bir şey göremiyorum. Bu konuda Resulullah'tan da (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) bir şey işitmiş değilim. Ancak yine de bunu Müslümanlara
soracağım" karşılığını verdi. Sorduğu kişilerden Muğire b. Şu'be, böylesi
bir durumda olan nineye Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) malın
altıdabirini verdiğine şahitlik etti. Ebu Bekr ona: "Seninle beraber kim
buna şahitlik eder?" diye sorunca, Muğire: "Muhammed b. Mesleme"
dedi. Muhammed b. Mesleme de buna şahitlik edince Ebu Bekr o nineye malın
altıdabirini vedi.
Daha sonra (ölen şahsın)
diğer bir ninesi aynı miras için Ömer'in yanına geldi.
Ömer ona da altıdabiri
verdi ve ona: "Eğer ikiniz bir arada olursanız bu altıda birlik payı
aranızda bölüşürsünüz" dedi.
Ma'mer'in rivayetinde şu ilave vardır: ''(Ömer
yine dedi ki:) Biriniz tek olursa altıda bir de onun olur.''
31923. İbn Abbas:
''Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nineye malın altıdabirini verdi''
dedi.
31924. İbn Bureyde,
babasından naklediyor: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ölenin oğlu
yoksa, nineye ikram olarak malın altıdabirini verirdi.''
31925. Tavus: ''Nine,
anne konumundadırve annenin mirastaki payı gibi payalır" dedi.
*
Hangi Nineler Mirasçı
Olur?
31926. Mansur
naklediyor: İbrahim(-i Nehai): "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) üç nineye ikramda bulundu" deyince kendisine: "Bunlar
kim?" diye sordum. Şöyle dedi: "Babasının iki ninesi yani babaannesi
ile anne annesi ve annesinin ninesi."
31927. Mekhul der ki:
"Üç nine mirasçı olabilir ve ninelerden ölen kişiye en yakın olanı
altıdabiri almakta daha fazla hak sahibidir."
31928. Amir der ki:
"Şayet dört nine de bir arada olursa bunlardan annenin babasının annesi
bir pay almaz.''
31929. Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: "Üç nine mirasçı olur. Bunlar anne tarafından iki nine ile
baba tarafından bir ninedir.''
31930. İbn Abbas der ki:
"Dört ninenin dördü de mirasçı olur."
31930. Sehm el-Feraidı
bildiriyor: "Cabir b. Zeyd her dört nineyi de mirasçı kılardı."
31932. Hişam bildiriyor:
"Hasan(-ı Basri)'ye her dört ninenin mirastaki durumu sorulunca:
"Bunlardan üçü mirasçı olurken, annenin babasının annesi miras dışı
kalır" karşılığını verdi.
31933. Hişam bildiriyor:
Muhammed (b. Sirin) dokuz tane nineyi mirasçı kılardı ve şöyle derdi:
"Bunlardan biri ölene daha yakın ise ninenin payı sadece ona
verilir."
31934. Yunus naklediyor:
Hasan(-ı Basri) üç nineyi mirasçı kılar ve şöyle derdi:
"Bunlardan biri
ölene diğerlerinden daha yakın ise payı sadece o alır. Ancak hepsi de ölene
aynı mesafede ise bu payı aralarında paylaşırlar."
31935. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) altıdabiri babası
tarafından iki ninesi ile annesi tarafından bir ninesi arasında
paylaştırdı."
31936. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Şayet nineler tek bir taraftan iseler ve bazıları ölene daha
yakınsa en uzaktaki nine mirastan düşürülür."
31937. ibrahim
bildiriyor: Hz. Ali ve Zeyd'e göre nine, altıdabiri alır. Bir, iki veya üç tane
de olsa bir hisseyi aralarında paylaşırlar. Şayet ölüye yakınlık itibariyle
aynı seviyede olan üç nine, yani annenin ninesi ile ölenin babaannesi ve anneannesi
bir' arada olursa bir hisseyi aralarında paylaşırlar. Abdullah (b. Mes’ud)'a
göre ise, ninelerinden biri ölene daha yakın da olsa, birbirlerinin anneleri
olmasalar da üç nine bir arada olursa malın altıdabirini aralarında
paylaşırlar.
31938. Şa’bi bildiriyor:
Ölenin dört ninesi miras için Mesruk'a geldiklerinde annenin babasının annesini
dışarıda bırakıp diğer üç nineyi mirasçı kıldı.
31939. Ebu'I-Muhelleb
naklediyor: "Şureyh'e iki nine miras için gelince altıdabiri aralarında
paylaştırdı."
31940. İbn Sirin
bildiriyor: Abdullah (b. Mes'ud), on tane de olsalar nineleri mirasçı kılar ve
şöyle derdi: "Bu, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendilerine
ikram olarak belirlediği bir hissedir.''
31941. Şa’bi bildiriyor:
"Ölenin dört ninesi miras ıçın Mesruk'a geldiklerine annenin babasının
annesini dışarıda bırakıp diğer üç nineyi mirasçı kıldı.''
31942. Kasım bildiriyor:
Adamın biri ölünce geriye anneannesi ve babaannesi olmak üzere iki nine
bıraktı. Hz. Ebu Bekr anneanneyi mirasçı kıldı ve diğerine bir şey vermedi.
Ensar'dan bir adam kendisine: "Öyle bir kadını miras dışı bıraktın ki
şayet ölen bu kişi hayatta olup da bu iki nine vefat etseydi, mirasçı kıldığın
nineden (anneanneden) kendisine bir şey düşmez, mirastan mahrum ettiğin kişiye
(babaanneye) mirasçı olurdu!'' deyince, Ebu Bekr diğerini de mirasa dahil etti
ve hisseyi aralarında paylaştırdı.
*
"Birden Çok Nine
Bir Arada Olursa Miras Ölene En Yakın Olanındır" Diyenler
31943. Ebu'z-Zinad
bildiriyor: Harice b. Zeyd, Süleyman b. Yesar ve Abdullah b.
Avf'ın şöyle dediklerini
işittim: "Şayet anne tarafından olan nine ölene daha yakın ise nineye
düşen hissede kendisi daha fazla hak sahibi olur."
31944. Harice b. Zeyd
der ki: "Şayet anne tarafından olan nine, ölene baba tarafından olan
nineden daha yakın ise altıdabir olan hisse onun olur. Ancak baba tarafından
olan nine, ölene anne tarafından olan nineden daha yakın ise altıdabir olan
hisse onun olur."
31945. Zeyd b. Sabit der
ki: "Şayet anne tarafından olan nine, ölene baba tarafından olan nineden
daha yakın ise altıdabir olan hisse onun olur. Ancak baba tarafından olan nine,
ölene anne tarafından olan nineden daha yakın ise altıdabir olan hisseyi
aralarında paylaşırlar."
31946. Şa’bi naklediyor:
Hz. Ali ile Zeyd nineler hakkında şöyle dediler: "Altıdabir
1 İbn Uyeyne'nin
biyografisi için Tehzibu'l-Kemal'e (11/177) bakınız. Hadis Abdurrezzak,
Musannef(19086) ile Said b. Mansur'da, Sünen (93) yer almıştır. olan hisse,
ölene en yakın ninelerindir."
31947. Muhammed (b.
Sirin) der ki: ''İki nineden ölene en yakın olanı mirasçı olur."
31948. Haşim oğullarının
azatlısı olan Ammar naklediyor: Zeyd b. Sabit nineler konusunda şöyle dedi:
''Ölene en yakın olan nine, hissede hak sahibi olur."
*
''Nineleri Sadece Anne Mirastan
Meneder" Diyenler
31949. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: ''Nineleri ancak anne mirastan meneder."
*
Oğul Henüz Hayatta iken
Nineyi Mirasçı Kılanlar
31850. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Hz. Ömer, Sakif kabilesinden bir adamın ninesini oğlu
henüz hayatta iken mirasçı kılmıştır."
31951. Ebu Amr Şeybanı
der ki: "Abdullah (b. Mes'ud) nineyi, oğlu varken ve hayattayken mirasçı
kılardı.''
31952. imran b. Husayn
der ki: "Oğlu henüz hayatta iken nine mirasçı olabilir."
31953. İbn Sirin
naklediyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir nineye
oğlunun malından ikram olarak altıdabir verdi. islam'da mirasçı olan ilk nine
de o oldu."
31954. Ubeydullah b.
Humeyd b. Abdirrahman el-Himyerı, babasından bildiriyor:
Haseke el-Hanzal7'nin
bir oğlu öldü ve geriye babası Haseke ile babaannesini bıraktı. Ebu Musa
mirasları için Ömer'e bir yazı yazınca, Ömer: "Nineyi oğluyla birlikte
mirasçı kıl ve ona altıdabir ver'' şeklinde cevap gönderdi.
31955. Enes b. Sirin
naklediyor: "Şureyh, oğlu varken nineyi de mirasçı kıldı.''
31956. Yunus naklediyor:
"Hasan(-ı Basri), oğlu henüz hayatta iken nineyi de mirasçı kılardı."
31957: Eş'as naklediyor:
"Muhammed (b. Sirin), nineyi oğluyla birlikte, oğlu henüz hayatta iken
mirasçı kılardı."
31958. Muhammed (b.
Sirin) der ki: "islam'da kendisine altıdabir hisse ikram edilen ilk nine,
oğlu henüz hayatta iken bunu alan ninedir."
31959. Enes b. Sirin
naklediyor: "Şureyh, oğulları henüz hayatta iken iki nineyi, anneanne ile
babaanneyi mirasçı kıldı."
31960. Hişam
(babasından) naklediyor: "Babam (Urve), oğlu henüz hayatta iken nineyi
mirasçı kılardı."
*
Oğul Hayatta iken Nineyi
Mirasçı Kılmayanlar
31961. Zeyd b. Sabit der
ki: "Oğlu, nineyi mirastan düşürür."
31962. Zühri naklediyor:
"Hz. Osman, oğul hayatta iken babaanneyi mirasçı kılmazdı. ibnu'z-Zübeyr
de vefat edene dek böylesi bir durumda nineyi mirasçı kılmamıştır."
31963. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Hz. Ali ile Zeyd'in görüşüne göre oğlu hayatta iken nine oğulla
beraber mirasçı olmaz."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Veki'nin şöyle dediğini işittim: "Müslümanlar da bu
görüştedir."
31964. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı içinde İbn
Mes'ud dışında, oğlu varken nineyi mirasçı kılan yoktu.''
31965. Said b.
el-Müseyyeb naklediyor: "Zeyd (b. Sabit) oğul varken nineye mirasta
herhangi bir pay vermedi.''
31966. Şa’bi naklediyor:
"Hz. Ali ile Zeyd, oğul varken nineye mirasta herhangi bir pay
vermezlerdi.''
*
Ölen Mulaane çocuğundan
Geriye Kalan Annenin, çocuğun Terekesindeki Payı
31967. Mekhul der ki:
"Mulaane çocuğundan (lian yapmış karı kocanın liana sebep olan sözkonusu
oğullarından) geriye kalan tüm malı annesi alır."
31968. Yunus naklediyor:
Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Mulaane yapan kadın, oğlunun malının tümünü
alır."
31969. ibrahim
naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud), mulaane çocuğu için şöyle dedi:
"Terekesinin tümünü annesi alır. Şayet annesi yoksa malını (annesinin)
asabesi alır."
ibrahim der ki:
"çocuğun malının tümü annesinindir. Olası bir durumda bu çocuğun diyetini
annesinin asabesi öder. Aynı durum veled-i zina ile annesi Müslüman olan
Hıristiyan çocuk için de geçerlidir."
31970. ibrahim
naklediyor: Abdullah (b. Mes’ud) mulaane çocuğu için şöyle dedi: "Terekesinin
tümünü annesi alır. Şayet annesi ölmüşse, çocuğun malını annesinin mirasçıları
alır."
31971. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Mulaane çocuğu annesine mirasçı olur. Şayet çocuk ölmüşse,
annesine mirasçı olanlar bu çocuğa mirasçı olurlar."
31972. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Mulaane çocuğunun terekesi annesinindir."
*
"Mulaane çocuğunun
Annesine Üçtebir verilir, Geriye Kalan da Beytülmala Devredilir" Diyenler
31973. Katade
naklediyor: Mulaane çocuğu konusunda Hz. Ali ile Zeyd şöyle hüküm verdiler:
"Malının üçtebiri annesine verilir, geriye kalan da beytülmala
devredilir."
31974. Zühri:
"Böylesi bir durumda annesi kendi payını (üçtebiri) alır, kalan da
beytülmala devredilir" dedi.
31975. Urve:
"Mulaane çocuğu veya veled-i zina öldüğü zaman annesi ile annebir
kardeşleri Yüce Allah'ın Kitab'ında belirtilen haklarını alırlar, geriye kalan
ıse Müslümanlara (beytülmala) kalır" dedi.
31976. Malik, Süleyman
b. Yesar kanalıyla bir önceki fetvanın benzerini nakleder.
*
Annesi Ölen Mulaane
çocuğunun Durumu ve Asabesinin Kimler Olduğu
31977. Amir(-i Şa’bi)
bildiriyor: ibrahim b. Yezid'in mulaane çocuğu na yönelik görüşü hakkında ben:
"Çocuk annesine nisbet edilir" dedim, ibrahim ise: "Babasına
nisbet edilir" dedi. Bunun üzerine Abdullah b. Hürmüz'ün yanına geldik.
Abdullah da Medine'ye söz konusu olayın olduğu aileye mektup yazarak bunu
sordu. Cevap: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böylesi bir çocuğu
annesine nisbet etti" şeklinde geldi.
31978. Abdullah b. Ubeyd
b. Umeyr bildiriyor: Zurayk oğullarında bulunan bir kardeşime bir mektup yazıp:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mulaane çocuğunu kime
verdi?" diye sordum. Cevap olarak şöyle yazdı: "Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) mulaane çocuğunun annesine verilmesine hükmetti.
Zira annesi, hem babası hem de annesi konumundadır."
31979. Şa’bi naklediyor:
Hz. Ali ile Abdullah şöyle dediler: "Mulaane çocuğunun asabesi, annesinin
asabesidir."
31980. İbn Ömer der ki:
"Mulaane çocuğunun asabesi, annesinin asabesidir.
Kendisi onlara mirasçı
olur, onlar da kendisine mirasçı olurlar."
31981. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Mulaane çocuğunun asabesi, annesinin asabesidir. Ona mirasçı
olurlar ve diyetini de öderler."
31982. Şa’bi der ki:
"Mulaane çocuğu na annesine en yakın olanlar mirasçı olur."
31983. Şu'be, Hakem (b.
Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'ın şöyle dediğini nakleder: "Mulaane
çocuğu na annesine mirasçı olanlar mirasçı olur."
*
Mulaane çocuğundan
Geriye Kalan Dayı ile Teyzenin Mirastaki Payları
31984. Hamza ez-Zeyyat,
Ömer adında birinden naklediyor: Ölen mulaane çocuğundan geriye kalan dayı ile
teyze konusunda Şa’bi: "Mal dayının olur" dedi.
31985. Hamza bildiriyor:
Bu konuda İbn Ebi Leyla ise şöyle derdi: "Terekenin üçteikisi dayıya,
üçtebiri de teyzeye verilir."
*
Mulaane çocuğundan
Geriye Kalan Erkek Kardeşin Oğlu ile Dedenin Mirastaki Payları
31986. Hasan b. Salih,
Şa’bi'den işiten birisinden naklediyor: Şa’bi, ölen mulaane çocuğundan geriye
kalan erkek kardeşin oğlu ile dedenin mirası konusunda şöyle dedi: "Mal,
erkek kardeşin oğluna verilir."
*
Mulaane çocuğundan
Geriye Kalan Anne ve Annebir Erkek Kardeşin Mirastaki Payları
31987. Süfyan, Şa'bi'den
işiten birisinden Şa'bi'nin şöyle dediğini nakleder: "Hz.
Ali, ölen mulaane
çocuğundan geriye kalan anne ile annebir erkek kardeşin mirastaki payları
konusunda şöyle dedi: "Anneye terekenin üçtebiri, kardeşe de altıdabiri
verilir. Geriye kalan da anneye üçteiki, kardeşe de üçtebir olmak üzere redde
yapılır." İbn Mes’ud ise bu konuda der ki: "Anneye üçtebir, kardeşe
altıdabir verilir. Geriye kalansa sadece anneye redde yapılır."
Ebu Bekr (b. Ebi Şeybe)
der ki: "Her ikisinin görüşüne göre mesele altı hisse üzerinden
paylaştırılır."
*
Boğulanları Birbirlerine
Mirasçı Kılanlar
31988. Ebu'l-Minhal
naklediyor: "İyas b. Abd el-Müzeni'ye, üzerlerine evin çökmesiyle tümü
ölen kişiler hakkında sorulduğunda, ölenlerin bazılarını diğerlerine mirasçı
kıldı."
31989. Katan b. Abdillah
ed-Dabbı naklediyor: Bir anne oğluyla birlikte Fırat üzerinde bir gemiye bindi.
Ancak ikisi de boğuldu ve hangisi daha önce öldü bilinemedi. Şureyh'e gelip
durumu anlattıklarında şöyle dedi: "Her biri bir diğerine mirasçı olur.
içlerinden birinin aldığı payı da tekrar diğerine iade etmeyin."
31990. Ebu'z-Za'ra Amr
b. Amr el-Cuşemi naklediyor: "(ibnu'z-Zübeyr'e kadılık yapan) Abdullah b.
Utbe, boğularak ölenlerin bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."
31991. Simak, bir
adamdan naklediyor: "Hz. Ömer, boğularak ölen bir topluluğun bazılarını diğerlerine
mirasçı kıldı."
31992. Süfyan, Ebu
Husayn'dan naklediyor: "Bir topluluk Menbic köprüsünde boğularak öldü.
Bunun üzerine Hz. Ömer ölenlerin bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."
Ravi der ki: Süfyan, Ebu Husayn'a: "Sen bunu Şa'bi'den mi işittin?"
diye sorunca, Husayn: "Evet!" dedi.
31993. Haris naklediyor:
Bir aile gemide boğularak ölünce Hz. Ali onların bazılarını diğerlerine mirasçı
kıldı.
31994. Abide naklediyor:
Topluluğun biri üzerlerine ev çökmesi veya vebadan dolayı öldüklerinde Hz. Ömer
onların bazılarını diğerlerine mirasçı kıldı."
31995. Hureys
el-Becel'i', babasından nakleder: Bir adam ile iki oğlu (veya iki kardeş)
Sıffın savaşında öldüler; ancak hangisinin diğerinden önce öldüğü bilinemedi.
Bunun üzerine Hz. Ali her birini diğerine mirasçı kıldı.
31996. Kabısa
naklediyor: Şam'da veba baş göstermiş ve aileler topluca ölmeye başlamışlardı.
Bu konuda Hz. Ömer bir mektup yazdı ve onların üstten alta doğru birbirlerine
mirasçı kılınmalarını istedi. Şayet öyle bir durumları yoksa da bazılarını
diğerlerine mirasçı kılmalarını emretti." Said der ki: "Üstten altta
doğru'dan kasıt da, veba sırasında Şam'lılardan biri öldüğünde elini hemen
yanındaki kişinin üzerine koyardı."
31997. Katade, Hz.
Ali'den benzer fetva nakleder.
31998. Mansur
naklediyor: Ölüp de kimin daha önce öldüğü bilinmeyen bir topluluk hakkında
İbrahim(-i Nehai): "Bazıları diğerlerine mirasçı kılınır" dedi.
Mansur der ki: "Birilerini diğerlerine mirasçı kılarken kimden
başladığının bir önemi yoktur."
*
"Bunlar
Birbirlerine değil, Diğer Varisleri Kendilerine Mirasçı Olur" Diyenler
31999. Davud b. Ebi Hind
naklediyor: "Ömer b. Abdilazız, hayatta olanları ölenlere mirasçı kılar,
boğularak ölenleri birbirlerine mirasçı kılmazdı."
32000. Katade
bildiriyor: Ömer b. Abdilazız'in mektubunda: "(Bu şekilde ölenlere)
Hayatta kalan diğer (akraba) insanlar mirasçı olur" ifadesi yazılıydı.
32001. A'meş naklediyor:
Kadının biri İbrahim(-i Nehai)'e geldi ve: "Erkek kardeşim ile oğlu bir
gemiyle yolculuğa çıktılar ve boğulup öldüler" deyip miras durumunu sordu.
ibrahim boğularak ölenleri herhangi bir şekilde mirasçı kılmadı.
32002. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Birbirlerine mirasçı kılınmışlarsa da bunlardan hiçbiri
diğerinden denildiği gibi bir şeyalamaz."
32003. Ma'mer
naklediyor: Toplu olarak ölen ve kimin önce öldüğü belli olmayan kişiler
konusunda Zühri der ki: "Bazıları diğerlerine mirasçı yapılamaz."
*
Boğularak Ölen Üç
Kişiden Hayattaki Anneleri Ne Kadar Miras Alır?
32004. ibrahim
naklediyor: "Hz. Ali, boğularak ölen ve kendilerini birbirlerine mirasçı
kıldığı kişilerin hayatta olan annelerine her birinin ana malından altıdabiri
verdi. Sonra da her birinin diğerinden miras olarak aldığı malın üçtebirini
yine anneye verdi. Geriye kalanı ise ölenlerin asabesine bıraktı."
*
"Birbirlerine
Mirasçı Kılınırlar" Sözünün Açıklaması
32005. Muhammed b. Salim
bildiriyor: ibrahim ile Şa’bi'nin, "Birbirlerine mirasçı kılınırlar"
sözünü şöyle açıkladıklarını işittim: "Bunlardan biri, geride mal
bırakarak, biri de mal bırakmadan ölmüşse, mal bırakmadan ölen kişinin
varisleri mal bırakarak ölen kişiye mirasçı olurlar. Mal bırakarak ölen kişinin
mirasçılarına ise bir şey düşmez."
*
Veledi Zinaya Kim
Mirasçı Olur?
32006. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Buluntu çocuğun terekesi, buluntu malın hükmündedir.''
32007. Zeyd b. Vehb
bildiriyor: Hz. Ali (zinadan dolayı) bir kadını recmettiğinde ailesine şöyle
dedi: "Bu çocuk sizindir. Siz ona mirasçı olursunuz, o da size mirasçı
olur. Cinayet işlediğinde de diyeti siz ödersiniz."
32008. Şa'bi naklediyor:
Mulaane çocuğu hakkında Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud) şöyle dediler:
"çocuğun asabesi annesidir. Annesinin asabesi de çocuğun asabesi sayılır.
Veledi zina da aynı konumdadır.''
32009. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "(Mulaane çocuğunun) mirası annesinindir.
Annenin asabesi de
çocuğun diyetini öder. Veledi zina da, annesi Müslüman olan Hıristiyan çocuğu
da aynı şekildedir."
32010. Zühri:
"Mulaane çocuğu ile veled-i zinanın mirasçıları anne tarafıdır" dedi.
32011. Amr naklediyor:
Hasan(-ı Basri): "Veledi zina, mulaane çocuğunun konumundadır" veya:
"Mulaane çocuğu, veled-i zinanın konumundadır" dedi.
32012. Şa’bi bildiriyor:
Hişam b. Hubeyre, Şureyh'e bir mektup yazdı ve ona veled-i zinanın miras
durumunu sordu. Şureyh de cevaben ona şöyle yazdı: "Malını yöneticiye
havale et, rahatlığını da zorluğunu da o çeksin."
32013. Hasan b. el-Hur,
Hakem'in şöyle dediğini nakleder: "Veled-i zina ile mulaane çocuğu na
anneleri ve dayıları mirasçı olur."
*
Hunsa Olan Kişi Nasıl
Miras Alır?
32014. Şa’bi naklediyor:
"Hz. Ali, hunsa (hem erkeklik, hem de kadınlık organı) olan kişi hakkında
şöyle dedi: "Nereden bevlediyorsa ona göre (erkek veya kadın olarak)
mirasçı olur.''
32015. Hasan b. Kesir
el-Ahmesi, babasından naklediyor: Muaviye'ye hunsa olanın mirası konusunda
gelindiğinde onları Hz. Ali'ye gönderdi. Hz. Ali de: "Nereden bevlediyorsa
ona göre mirasçı kılınır" dedi.
32016. Katade
naklediyor: Cabir b. Zeyd ile Hasan, hunsa hakkında şöyle dediler: "Bevlettiği
yere göre mirasçı kılınır.'' Katade şöyle devam eder: "Bunu Said b.
el-Müseyyeb'e aktardığımda bana: "Doğrudur! Şayet her ikisinden
bevlediyorsa hangisinden önce bevlediyorsa ona göre mirasçı kılınır" dedi.
32017. Ömer b. Beşir
el-Hemdanı naklediyor: Ne erkeklik ne de kadınlık organı olmadan doğan ve
göbeğinden bevleden kişi hakkında Şa’bi: "Kadının payının yarısı ile
erkeğin payının yarısını alır" dedi.
32018. Muhammed b.
Abdirrahman el-Adeni naklediyor: Hunsa hakkında Ebu Cafer: "Bu kişi bevlettiği
yere göre mirastan payını alır. Şayet her iki organından da bevlediyorsa daha
önce hangisinden bevli çıkıyorsa ona göre mirasçı olur" dedi.
*
Hamil'i Mirasçı Kılanlar
ile Mirasçı Olamayacağını Söyleyenler
32019. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Ebu Bekr, Ömer ve Osman, hamıli mirasçı kılmazlardı."
32020. Ebu Talk,
babasından bildiriyor: "Hz. Ali ile Osman'ın dönemlerine yetiştim, hamil
olan kişileri mirasçı kılmazlardı."
32021. Hişam naklediyor:
Hasan ile İbn Sirin: "Hamılolan kişi ancak bir delille mirasçı
olabilir" dediler.
32022. Muhammed b.
Abdirrahman b. Sevban naklediyor: Hz. Ömer: "Müşrik olarak doğanlar
mirasçı kılınmaz" diye bir ferman yazdı.
32023. Şa’bi bildiriyor:
"Şureyh'e, bir delilolmadan hamıli mirasçı kılmaması yönünde bir ferman
yazıldı."
32024. İbn Avn
bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e, Ömer b. Abdilazız'in hamıller hakkında
şahitlerin şahitliği olmadan mirasçı kılınamayacaklarına dair yazısı
zikredilince şöyle dedi: "Muhacirler ile Ensar, Cahiliye dönemindeki
nesebleriyle birbirlerine mirasçı oluyorlardı. Ben Ömer'in öyle bir şey yazmış
olabileceğini kabul etmiyorum."
32025. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Anne tarafından akrabalıklarıyla birbirlerine mirasçı
olurlardı."
32026. iyas b. Abbas,
kabilesinden bir ihtiyardan naklediyor: Ebu Süleyman'ın Raşid adında bir
kardeşi boğularak öldü. Bunun üzerine Zeyd oğulları ile Esed oğulları terekesi
konusunda anlaşamadılar ve davayı Mesruk'a taşıdılar. Mesruk, Esed oğullarına:
"Bir erkeğin kızkardeşine mahrem olduğu gibi onun da bunun mahremi
olduğuna şehadet eder misiniz?" deyince, buna şahitlik ettiler. Bunun
üzerine Mesruk, Ebu Süleyman'a mirastan payını verdi.
32027. Vekı' der ki:
A'meş'in şöyle dediğini işittim: "Babam da bir hamil idi. Erkek kardeşi
ölünce Mesruk onun malından babama da pay verdi."
32028. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "islam'da akrabalığı oluşturan her nesep, mirasçı olmayı ve
olunmayı da gerektirir."
32029. Şa'bi der ki:
"Şayet (hamil olan) kişinin nesebi bilinen ve akrabalığı gerektiren bir nesepse
mirasçı olur."
32030. Şu'be bildiriyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a hamil konusunu sorduğumda
şöyle dediler: "Delilolmadan mirasçı olamaz!"
32031. Eş'as b.
Ebi'ş-Şa'sa bildiriyor: "Küfür diyarından kaçıp gelen ve Muharib oğullarından
olan bir kadın yine küfür diyarından gelmiş olan erkek kardeşinin akrabalığını
ikrar edince Abdurrahman b. Utbe adamı kızkardeşine mirasçı kıldı."
32032. Hakem b. Atiyye
bildiriyor: Hasan(-ı Basri)'ye, biri tarafından kardeşi olduğuna dair şahitlik
edilen hamıl konusunu sorduğumda bana şöyle dedi: "Yüce Allah'ın
Kitab'ındaki şu ayet, hamili kardeşine mirasçı kılar: "Allah'ın kitabınca,
kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar ... "
*
Mürted Olan Kişiye Kim
Mirasçı Olur?
32033. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Kişi mürted olduğu zaman oğulları ona mirasçı olur."
32034. Ebu Amr Şeybanı
naklediyor: Hz. Ali'ye mürted olan Müstevrid el-Idı'yi getirdiler. Hz. Ali ona
islam'ı sundu; ancak o kabul etmedi. Bunun üzerine onu öldürttü ve malını
müslüman olan mirasçılarına bıraktı.
32035. Hakem naklediyor:
Mürted olan kişinin terekesi konusunda Hz. Ali şöyle dedi: "Malı
mirasçılarından müslüman olanlarındır."
32036. Cerir b. Hazım
bildiriyor: ''Ömer b. Abdilaziz mürtedin terekesi konusunda, malının
mirasçılarından müslüman olanlara geçeceği ve kendi ... (dininden olan)
mirasçılarına bir şey düşmediğine dair bir ferman yazdı.''
32037. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Mürted olan öldürülür, terekesi de mirasçılarından müslüman
olanlara geçer.''
32038. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Mürtedin terekesi mirasçılarına olur.''
32039. Musa b. Ebi Kesır
bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'e mürtedin terekesinin akrabalarına verilip
verilemeyeceğini sorduğumda bana: "Akrabalarına nasıl verilecek?"
karşılığını verdi. Ona: "Oğulları ona mirasçı olur" dediğimde de:
"Biz onlara mirasçı oluruz, ama onlar bize mirasçı olamaz!"
karşılığını verdi.
32040. Ebu's-Sabbah Musa
b. Ebi Kesır bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'in şöyle dediğini işittim:
"Biz mürtedlere mirasçı oluruz, ancak onlar bize mirasçı olamazlar."
32041. Eş'as, Şa'bi ile
Hakem'in şöyle dediğini nakleder: "Mürtedin terekesi, hanımı ile
mirasçılarından müslüman olanlar arasında paylaştırılır.''
32042. Veki' bildiriyor:
Süfyan'ın şöyle dediğini işittim: "Şayet mürted olan kişi darul-harba
gitmiş, ancak arkada terekesi taksim edilmeden veya kadı onun ümmü veledleri
ile müdebber olan kölelerini azat etmeden geri dönmüşse onlar üzerinde
herkesten daha çok hak sahibi olur."
32043. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Müslümanlar, (öldürüldükteh sonra) mürtedin terekesini kendi
ailesine helal sayarlardı."
*
Katil (Maktule) Mirasçı
Olamaz
32044. Amr b. Şuayb
naklediyor: (Mudlic oğullarından biri olan) Katade oğlunu öldürdü. Bunun üzerine
Ömer b. el-Hattab diyet olarak adamdan otuzu beş yaşında, otuzu dört yaşında ve
kırkı da gebe olmak üzere yüz deve aldı. Sonra da maktulün babasına dedi ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"Katilin (maktülün malına) mirasçı olma hakkı yoktur."
31551. Yunus bildiriyor:
"Hasan(-ı Basri), bir adamın dostu olup da onun eliyle Müslüman olan (ve
Müslüman mirasçısı olmayan) kişi konusunda: "Dilerse malının tümünü
vasiyet edebilir" dedi.
32045. Hz. Ömer:
"Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!" dedi.
32046. Hz. Ömer dedi ki:
"Kasten öldürmüş de olsa, hataen öldürmüş de olsa katil (maktulün malına)
mirasçı olamaz!"
32047. Said b. Cübeyr
naklediyor: Adamın biri, erkek kardeşini hataen öldürdü.
Durumu İbn Abbas'a
sorulduğunda katili kardeşine mirasçı kılmadı ve: "Katil (maktulün
malından) miras olarak hiçbir şeyalamaz" dedi.
32048. Said b.
el-Müseyyeb bildiriyor: "Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yakınını kasten veya hataen öldüren kişinin onun diyetinden (miras olarak) bir
şey alamayacağına hükmetti." Zühri de der ki: "Katil kişi, maktul
olan çocuğu veya babası da olsa onun diyetine mirasçı olamaz; ancak (diyeti
hariç) malına mirasçı olabilir. Çünkü Yüce Allah insanların birbirlerini öldüreceğini
biliyor ve Yüce Allah'ın farz kıldığı hakları kimse engelleyemez."
32049. Hz. Ali der ki:
"Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"
32050. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Katil maktulün diyetine mirasçı olamaz."
32051. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Katil, maktulün ne diyetine, ne de malına mirasçı olabilir."
32052. Yunus naklediyor:
"Hasan(-ı Basri), katili (maktüle) mirasçı kılmaz ancak bazılarını
mirastan kısmen veya tamamen düşürebileceğini düşünür."
32053. İbn Ebi Zi'b bildiriyor:
İbn Şihab'a, katilin (maktülden) miras olarak bir şey alıp alamayacağını
sorduğumda şöyle karşılık verdi: "Said b. el-Müseyyeb: ''Bu konuda
uygulama (sünnet) katilin (maktüle) mirasçı olamayacağıdır'' derdi."
32054. Muhammed b.
Cübeyr der ki: "Kasten öldüren kişi, ne diyetten, ne de diğer şeylerden
miras olarak bir şeyalabilir. Hataen öldüren kişi ise, diyetten miras olarak
bir miktar alabileceği gibi başka mallar da varsa onlardan da bir şeyler
alır."
32055. Urve der ki:
"Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!
32056. Urve der ki:
"Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"
32057. Hakem (b. Uteybe)
der ki: "Kişi oğlunu veya erkek kardeşini öldürürse ona mirasçı olamaz.
Kendisinden başka ölüye en yakın kişiler mirasçı olur."
32058. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: ''Şayet hataen öldürmüşse malına mirasçı olur ancak diyetine
mirasçı olamaz. Fakat kasten öldürmüşse ne malına, ne de diyetine mirasçı
olabilir.''
32059. Zühri der ki:
''Kişi velisi olduğu kişiyi hataen öldürmüşse malına mirasçı olur, ancak
diyetine mirasçı olamaz. Fakat kasten öldürmüşse ne malına, ne de diyetine
mirasçı olabilir.''
32060. Yahya b. Ebi
Kesır naklediyor: Annesini öldüren kişi hakkında Hz. Ali şöyle dedi: ''Şayet
hataen öldürmüşse ona mirasçı olur. Ancak kasten öldürmüşse mirasçı
olamaz."
Veki' ise der ki: ''Kişi
kasten de olsa, hataen de olsa öldürdüğü kişinin ne diyetine, ne de malına
mirasçı olabilir."
32061. ibrahim(-i Nehai)
der ki: ''Katil (maktulün malına) mirasçı olamazı"
32062. ibrahim(-i Nehai)
der ki: ''Katil, maktulün ne diyetine, ne de malına mirasçı olabilir."
32063. Kasım (b.
Muhammed) der ki: "Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"
32064. Tavus der ki:
"Katil (maktulün malına) mirasçı olamaz!"
*
Veled-i Zinanın Kendi Oğlu
Olduğunu iddia Eden Kişi Bu çocuğa Mirasçı Olur mu?
32065. İbn Şihab
naklediyor: "Ali b. Hüseyn, biri kendi çocuğu olduğunu iddia etse dahi
veled-i zinaya kimseyi mirasçı kılmazdı."
32066. İbn Cüreyc
naklediyor: İbn Tavus'a: "Efendileri tarafından azat edilen, yine
efendilerince babası olduğu bilinen biri tarafından kendine nispet edilen
veled-i zina hakkında baban ne derdi?" diye sorduğumda, İbn Tavus şöyle
karşılık verdi: "Babası olduğunu söyleyen kişi ona mirasçı olamaz"
derdi.
32067. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Şayet çocuğun efendileri o adamın babası olduğunu
biliyorlarsa (onaylıyorlarsa) o kişi çocuğa mirasçı olur. Ancak bunu kabul
etmeyip bu konuda davalaşırlarsa o kişi çocuğa mirasçı olamaz."
32068. Amr b. Şuayb,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Her kim özgür bir kadınlaveya bir topluluğun cariyesiyle zina ederse,
doğacak çocuğa ne bu kişi mirasçı olabilir, ne de çocuk ona mirasçı
olabilir."
32069. Eş'as naklediyor:
Muhammed (b. Sirin) zina sonucu doğmuş olan ... oğlu hakkında şöyle dedi:
"Babasına ilhak edilemez."
32070. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Veled-i zina (babası olduğunu iddia eden kişiye) mirasçı olamaz.
Zira babası had cezası görmeyen, annesi de evlenme veya (köle ise) satın alınma
yoluyla sahip olunan kişi mirasçı olabilir."
32071. Hasan b. el-Hur
naklediyor: "Hakem (b. Uteybe) bana, kişinin, babası olduğunu iddia ettiği
veled-i zinaya veya veled-i zinanın, babası olduğunu iddia ettiği kişiye
mirasçı olamayacağını bildirdi.''
*
Ölen Bir Mescusiden
Geriye Kalan Kızı Babasına Nasıl Mirasçı Olabilir?
32072. Zühri der ki:
''Mecusi mecusi'ye (birden çok neseple akraba olmuşsa) en yakın akrabalığıyla
mirasçı olur."
32073. Katade
naklediyor: Geriye hem kızı, hem kızkardeşi, hem de karısı olan bir kadın
bırakan kişi (Mecusi) konusunda Hasan(-ı Basri): "En yakın akrabalığı ile
adama mirasçı olur" dedi. Katade ise der ki: "Kadın malın tümünü
alır."
32074. Zühri der ki:
''Mecusi olan kişi diğer bir mecusi'ye ancak tek bir yönle (yakınlıkla) mirasçı
olabilir."
32075. Şa’bi naklediyor:
"Hz. Ali ile Abdullah (b. Mes’ud), bir mecusiyi iki yönden akrabalıkla
mirasçı kılmazlardı."
32076. Hammad b. Seleme
bildiriyor: Hammad (b. Ebi Süleyman)'a Mecusilerin mirasını sorduğumda:
"Ancak helal olan akrabalıklarıyla mirasçı olabilirler" dedi.
*
Kızıyla Evlenen ve Ondan
çocuğu Olan Kişinin Miras Durumu
32077. Veki' naklediyor:
Kızıyla evlenen ve bu kızından iki kızçocuğu olan, kendi öldükten sonra bu kızçocuklarından
biri de ölen kişi hakkında Süfyan(-ı Sevr!) der ki: "Ölen kızçocuğunun
anne-bababir olan kızkardeşine malın yarısı, bababir olan aynı zamanda anne
konumunda olan kızkardeşe de üçteikinin tamamlayıcısı olarak malın altıdabiri
verilir. Burada anne konumunda olan kızkardeş, mirastaki payını kendi kendisi
düşürmüştür."
*
Saibe Olarak Azat Edilen
Köleye Kim Mirasçı Olur?
32078. Ata naklediyor:
Adamın biri kölesini saibe olarak (sahip olduğu bütün haklarından feragat
ederek) azat etti. Köle de geride mal bırakarak öldü. Geriye kalan malı
konusunda İbn Mes’ud'a sorulduğunda şöyle dedi: "Müslümanlar saibe olarak
köle azat etmezler. Bunu Cahiliye dönemi insanları yaparlardı. O kölenin
mevlası ve velinimeti sensin. Bunun içindir ki terekesinde herkesten daha çok
hak sahibisin. Yoksa burada (beytülmalda) onun birçok varisi vardır."
32079. Şa’bi bildiriyor:
İbn Mes’ud'a, saibe olarak azat edilen bir kölenin terekesi konusunda
gelindiğinde, İbn Mes’ud kölenin efendilerine: "Bu sizin azatlınızın malıdır?"
diye sordu. Ancak onlar: "Bizim bu mala ihtiyacımız yok; zira onu saibe
olarak azat etmiştik" karşılığını verdiler. Bunun üzerine İbn Mes’ud
onlara: "O zaman Müslümanların mallarında (beytulmal) bu mala da yer
vardır" dedi.
32080. Hz. Ömer der ki:
"Saibe ile sadaka (karşılık olarak kıyametteki) günleri içindir.''
32081. Bekr b. Abdillah
el-Müzeni naklediyor: İbn Ömer'e köleden geriye kalan otuzbin (dirhem)
getirildi -Ravi der ki: Sanırım Ebu Bekr, kölenin saibe olarak azat edilmiş
olduğunu da söyledi.- Bunun üzerine İbn Ömer o malla köle satın alınıp azat
edilmesini söyledi.
32082. Zekeriyya
naklediyor: Kölesini saibe olarak azat eden bir adam konusunda Amir(-i Şa’bi):
"Azatlının malı, onu azat eden efendisinindir" dedi.
32083. Yunus bildiriyor:
"Hasan(-ı Basri)'ye, saibe olarak azat edilenin terekesi sorulduğunda:
"Her azat edilen aynı zamanda bir saibedir" dedi.
32084. Muhammed (b.
Sirin) der ki: "Saibenin malının sadece efendilerine ait olduğunu
biliyorum. Ancak ... (efendileri bunu almazlarsa beytülmala gider.)"
32085. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Saibe malını istediği yere haracayabilir."
32086. Ata b. Ebi Rebah
naklediyor: Tarık b. el-Murakka' bir kölesini Allah ması için azat etti. Köle
ölünce de geriye mal bıraktı. Bu mal efendisi Tarık'a arzedilince:
"Ben bunu Yüce
Allah yoluna adadım ve geri alacak değilim" dedi. Bunun üzerine bu durum
Hz. Ömer'e bir mektupla bildirildi. Ömer de cevaben şöyle yazdı: "Malı
Tarık'a, alması için arzedin; şayet kabul etmezse o malla köle satın alıp azat
edin." Ölen köleden geriye kalan malla tam onbeş köle satın alınıp azat
edildi.
32087. Muhammed (b.
Sirin) naklediyor: Ensar'dan bir kadın Salim'i saibe olarak azat etti ve ona:
"istediğin kişinin velayetine gir" dedi. Salim, Yemame savaşında ölünce
malı onu azat eden kadına verildi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
"Müslüman,
Bir Kafire Mirasçı Olamaz" Diyenler