|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Faziletler |
Hz. Lut Hakkında
32494. Leys, Mücahid'in
şöyle dediğini nakleder: "Ama orada, bir hane dışında, Biz'e itaat eden
aile bulamadık"[Zariyat, 36] ayetindeki söz konusu kişiler, Hz. Lut ile
iki kızıdır."
32495. Huzeyfe
bildiriyor: Melekler Hz. Lut'un kavmini helak etmek üzere gönderildiklerinde
onlara: "Lut onların aleyhine üç defa şahitlik etmedikçe onları helak
etmeyin!" denildi. Melekler giderlerken yolları Hz. ibrahim'den geçiyordu.
Hz. ibrahim'in yanına gelip de bunun müjdesini verdiklerinde, Hz. ibrahim
onlarla bir tartışmaya girdi ki bu olay ayette şöyle ifade edilir:
"Ibrahim'in korkusu gidip, kendisine müjde gelince Lut kavmi hakkında
bizimle tartışmaya başladı."[Hud, 74] Onlarla bu tartışması da şöyleydi.
Meleklere: "O kavimde elli tane dahi Müslüman olsa onları helak eder
miydiniz?" diye sorunca, melekler: "Hayır!" dediler. Hz.
ibrahim: "Peki o kavimde kırk Müslüman olsaydı?" diye sorunca,
melekler yine:
"Hayır!"
dediler. Bu şekilde sora sora da rakamı on veya beşe -ki bu rakamda ravi Humeyd
tereddüt etmiştir- kadar indi. Sonunda tarlasında çalışan Hz. Lut'un yanına
vardılar. Hz. Lut onları insan zannetti ve akşam ailesinin yanına dönene dek
onlarla gizlice görüştü.
Onunla birlikte yürümeye
başladıklarında, bir ara onlara dönüp: "Bu insanların ne yaptıklarını
biliyor musunuz?" diye sordu. Melekler: "Ne yapıyorlar?"
dediklerinde Hz. Lut: "insanlar içinde onlardan daha kötüleri
yoktur!" karşılığını verdi. Onun bu sözü üzerine melekler ihtiyatlı davrandılar
ve yürümeye devam ettiler. Hz. Lut yine dönüp onlara aynı şeyi söyledi ve bunu
bu şekilde üç defa tekrarladı. Sonunla onlarla birlikte eve vardılar.
Geldiklerinde -kötü bir- ihtiyar olan eşi hemen kavminin yanına gitti ve
onlara: "Bu gece Lut, öyle erkek misafirler ağırladı ki onlardan daha
güzel ve daha hoş kokulu alanını görmedim!" dedi.
Bunun üzerine aceleyle
Hz. Lut'un evine geldiler ve kapıyı açmak üzere öyle bir zorladılar ki
neredeyse bu yüzden onu öldüreceklerdi. O esnada meleklerden biri kanadını
harekete geçirip kapıyı suratlarına kapattı. Hz. Lut kapıya yüklenince,
dışarıdakiler de kapıya yüklendiler. Hz. Lut içerden onlara şöyle seslendi:
"Ey Kavmim! Işte kızlarım. Onlar(la nikahlanmanız) sizin için daha
temizdir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil
etmeyin. Içinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?"[Hud, 78] Onlar şöyle
cevap verdiler: ''İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne
istediğimizi çok iyi biliyorsun."[Hud, 79] Hz. Lut: "Keşke size karşı
(koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe
dayanabilseydim"[Hud, 80] deyince de melekler: "Ey Lut! Biz Rabbinin
elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar ... "[Hud, 81] dediler. Hz.
Lut bu şekilde onların Allah'ın elçileri olduğunu anladı.
Ravi sonra ayeti sonuna
kadar şu şekilde okudu: "Geceleyin bir vakitte aileni al götür. Içinizden
kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların
(kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma
zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!"[Hud, 81]
Bunun üzerine içlerinden
bir melek kanadını (vurmaya benzer bir şekilde) salladı ki onlardan ulaşan
herkesi kör etti. Bu şekilde kör bir şekilde aza bı bekleyerek en kötü
gecelerini geçirdiler. Hz. Lut ailesiyle birlikte oradan ayrıldıktan sonra
Cebrail kalanları helak etmek için izin istedi. izin verilince de Cebrail
onların bulunduğu kara parçasını yerinden söküp havaya kaldırdı ki dünya
semasından olanlar onların köpeklerinin havlamasını işittiler. Sonra yeri
onlarla birlikte ters çevirdi. Hz. Lut'un karısı bu olanların sesini işitince
arkasına dönüp baktı ve azap ona da isabet etti. Dönüp de onlara her bakan da
taşa döndü.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Hz. Musa'nın
Faziletleri Hakkında