m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Faziletler

 

Hz. Osman b. Affan'ın Fazileti Hakkında

 

32686. Ahnef b. Kays naklediyor: Medine'ye gelince Osman yanımıza girdi. (oradakiler) "Bu, Osman'dır" dedi. Üzerinde sarı bir örtü vardı ve bir kenarıyla da başını örtmüştü. Gelir gelmez de: "Ali burada mı?" dedi. Oradakiler: "Evet" deyince, "Talha burada mı?" diye sordu. Oradakiler: "Evet" cevabını verince, "Zübeyr burada mı?" diye sordu. "Evet" karşılığını alınca, "Sa'd burada mı?" dedi. Oradakiler: "Evet" karşılığını verdiklerinde, dedi ki: "Kendisinden başka ilah olmayan Allah aşkına söyleyin! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Filan oğullarının hurma kurutma yerini alan kişiyi Yüce Allah bağışlar'' buyurmadı mı? O zaman ben: "Yirmi bin veya yirmibeş bine satın aldım da Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldim ve bunu bildirdim. O da bana: ''Bu yeri (genişletmek için) Mescid'e bağışla, Yüce Allah da sana sevabını versin!'' buyurmadı mı?" Oradakiler de Osman'a: "Allah şahittir ki doğru söylüyorsun!" dediler.

Osman şöyle devam etti: "Kendisinden başka ilah olmayan Allah aşkına söyleyin! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Rume kuyusunu satın alanı Yüce Allah bağışlar!'' buyurmadı mı? O zaman ben onu şu şu kadara almıştım ve Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip: "Orayı şu şu kadara aldım" demedim mi? Resulullah da (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Müslümanların su ihtiyacı için onu bağışla'' buyurmadı mı?" Oradakiler de Osman'a: "Allah şahittir ki doğru söylüyorsun!" dediler.

Osman şöyle devam etti: "Kendisinden başka ilah olmayan Allah aşkına söyleyin! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabın yüzüne bakarak: ''Şu Tebuk savaşına çıkacak ordunun hazırlanmasına katkıda bulunanı Yüce Allah bağışlar'' buyurmadı mı? Ben de develerin yuları hatta iplerine kadar hepsini tedarik etmedim mi?" Oradakiler Osman'a yine: "Allah şahittir ki doğru söylüyorsun!" karşılığını verdiler. Bunun üzerine Osman üç defa: "Allahım! Şahid ol!" dedi.

 

32687. Murra el-Behzı bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Medine yollarının birindeyken, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İneklerin boynuzu gibi yeryüzünün her yerinden çıkan fitnelerde nasıl yaparsınız?" diye sordu. Oradakiler: "Ya Resulallah! Ne yapalım?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Buna ve arkadaşlarına tabi olunuz" buyurdu. Hızlı bir şekilde çıkıp adama yetişerek: "Ey Allah'ın Peygamberi! Buna mı?" diye sorduğumda, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet" dedi. O adam, Hz. Osman'dı.

 

32688. Ka'b b. Ucra naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yakında bir fitnenin çıkacağını bildirdi. Bu sırada başını örtmüş birisi geçince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O gün bu ve arkadaşları doğru yolda olacak" buyurdu. Bir adam gidip onun omuzlarından tutarak Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çevirdi ve: "Bu mu ya Resulallah?" diye sorunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet" dedi. O adam, Hz. Osman'dı.

 

32689. Ebu Kılabe bildiriyor: Hz. Osman öldürüldüğü zaman, İlya'da hatipler kalktılar (ve bir şeyler söylediler) Murra b. Ka'b kalktı ve dedi ki: "Vallahi ben, eğer Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duyduğum şeyolmasaydı kalkıp konuşmazdım. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yakında çıkacak bir fitneden bahsetti. Bu sırada başını örtmüş bir kişi oradan geçti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O gün bu ve arkadaşları doğru yolda olanlardır" buyurdu. Kalkıp adamın omuzlarından tuttum ve Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) göstererek "Bu mu?" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet" dedi. O adam, Hz. Osman'dı.

 

32690. Said b. Zeyd'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Osman, Cennettedir."

 

32691. Ebu Kılabe, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Ümmetimin utanma duygusunda en samimisi Osman'dır.''

 

32692. Ebu Kılabe bildiriyor: San'a'da vali olan Sümame adında bir adam Hz.

Osman'ın ölüm haberini alınca uzun süre ağladı. Kendine gelince: "Bu gün Nübüvvet- veya Nübüvvetin hilafeti- çekilip alındı ve mülk ve zorbalığa dönüştü. Kim kime galip gelirse onu yer duruma geldi" dedi.

 

32693. Hz. Aişe der ki: "Osman, sahabenin en iffetlisi ve akrabayı en çok gözeteniydi."

 

32694. Katade der ki: "Hz. Osman, Tebuk savaşı için dokuz yüz otuz deve, yetmiş atı gerekli takımlarıyla birlikte bağışladı."

 

32695. Abdullah b. Sinan bildiriyor: Hz. Osman hilafete geçince, Abdullah (b.

Mes'ud): "En hayırlımızı ve mükemmelimizi başımıza getirdik" dedi.

 

32696. Hakım b. Cabir der ki: Hz. Osman'a biat edildiği zaman, Abdullah'ın şöyle dediğini duydum: "En hayırlımıZ! ve mükemmelimizi başımıza getirdik."

 

32697. İbn Abbas der ki: "Halk Osman'ı öldürmek için toplandıkları takdirde, Lut kavminin recmedildiği gibi taşlarla recmedilirler."

 

32698. Nafi bildiriyor: Cahcah adında bir adam, Hz. Osman'ın elinde olan bir sopayı alıp dizinde kırdı. Adamın dizinde (Osman'da) sopayı kırdığı bölümünde bir hastalık oluştu.

 

32699. Ka'b(u'I-Ahbar) dedi ki: "Osman'ın katilinin elinde iki ateş parçasının olduğunu ve bu ateşin onu öldürdüğünü görür gibiyim.''

 

32700. Hz. Osman'ın azatlısı Ebu Sehle bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalandığı zaman: "Ashabımdan bazılarının yanımda olmasını isterdim" dedi. Hz. Aişe: "Sana Ebu Bekr'i çağırayım mı?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cevap vermedi. O zaman Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Bekr'in çağrılmasını istemediğini anladım. Hz. Aişe devamla şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ömer'i çağırayım mı?" dediğimde de sustu ve karşılık vermedi. Ben, Ömer'i de istemediğin! anladım ve: "Ali'yi çağırayım mı?" diye sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buna da cevap vermedi. O zaman ben: "Sana Osman b. Affan'ı çağırayım mı?" diye sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet" dedi. Osman'ı çağırdım. Geldiğinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana uzaklaşmam için işarette bulundu. Osman gelip Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında oturdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona bazı şeyler söyleyince Osman'ın rengi değişti.

 

(Ravi) Kays ekledi: Ebu Sehle şöyle dedi: Hz. Osman'ın evini muhasara ettikleri gün kendisine: "çarpışmayacak mısın?" diye sorulunca, Hz. Osman: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana bir söz verdi. Bu sebeple bu belaya sabredeceğim" dedi. Ebu Sehle der ki: "Sahabe, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine verdiği sözün işte bu buluşmada gerçekleştiğini söylerdi."

 

32701. Abdullah b. Amir, Hz. Osman'ın şöyle dediğini bildirir: "içinizden bana faydası en çok dokunacak kişi, silahını ve elini bu işten uzak tutandır."

 

32702. ikrime, İbn Abbas'tan naklediyor: " ... Hiç bu kişi, adaletle emreden ve kendisi dosdoğru yol üzerinde bulunan kişi ile bir olur mu?" 3 ayetinde adaletle emreden kişiden kasıt Osman b. Affan'dır."

 

32703. Hz. Aişe der ki: Hz. Osman, Hz. Ebu Bekr'in (hilafetle ilgili) vasiyetini yazıyordu. Bu sırada Hz. Ebu Bekr kendinden geçti. Osman aceleyle Hz. Ömer'in ismini yazdı. Hz. Ebu Bekr kendine gelince: ''Kimi yazdın?" diye sordu. Hz. Osman:

''Ömer b. el-Hattab'( dedi. Ebu Bekr: liSana yazmanı söylemek istediğim kişiyi yazdın. Eğer kendi adını yazsaydın sen (de) bu işe layıktın" dedi.

 

32704. Habıb b. Ebi Muleyke bildiriyor: Bir adam, İbn Ömer'e Osman hakkında: liBedir savaşına katıldı mı?" diye sordu. İbn Ömer: ''Haylr" deyince, adam: "Rıdvan biatına katıldı mı?" diye sordu. İbn Ömer: "Hayır" cevabını verince, adam:

"Huneyn günü iki ordu karşı karşıya gelince kaçtı mı?" diye sordu. İbn Ömer: ''Evet" dedi. Sonra adam gitti. İbn Ömer'e: ''Bu adam senin Osman'ı ayıpladığını iddia ediyor" denince, İbn Ömer: ''Onu bana geri getirin" dedi. Adamı getirdiklerinde İbn Ömer: "Sana dediklerimi anladın mı?" diye sordu. Adam: "Evet" karşılığını verdi.

ibn Ömer şöyle devam etti: Sen bana: "Bedir savaşına katıldı mı?" diye sordun.

Ben sana: "Hayır" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allahım! Osman'ın, Sana ve Resulüne ihtiyacı var" buyurdu ve Bedir ganimetlerinden ona pay verdi. Bana: "Rıdvan biatına katıldı mı?" diye sordun. Ben: "Hayır" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu anlaşma yapmak ve barış sağlamak için (Kureyş'e) göndermişti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun yerine biat etti ve: "Allahım! Osman'ın, Sana ve Resulüne ihtiyacı var" dedi ve bir elini diğerinin üzerine koyarak onun yerine biat etti. Bana: "Huneyn günü iki ordu karşı karşıya gelince kaçtı mı?" diye sordun. Ben: "Evet" dedim. Yüce Allah: "Iki topluluğun karşılaştığı gün içinizden geri dönenleri, ancak yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan yoldan çıkarmak istemişti. Bununla beraber Allah, andolsun onları bağışladı." (Al-i İmran, 155)'

 

32705. Sa'd b. Ubeyde bildiriyor: Bir adam, İbn Ömer'e Hz. Osman'ı sorunca, İbn Ömer onun en güzel amellerini saydı ve: "Belki de bu (onun güzel amellerini zikretmem) seni rahatsız ediyor?" deyince adam: "Evet" dedi. İbn Ömer şöyle dedi: "Allah burnunu yere sürtsün (istemesen de bu böyledir.)"

 

32706. Hilal b. Ebi Humeyd, Abdullah b. Ukeym'in şöyle dediğini nakleder:

"Osman'dan sonra, hiçbir halifenin öldürülmesine yardım etmem. Kendisine: "Sen Osman'ın öldürülmesine yardım ettin mi?" diye sorulunca, "Onun kötülüklerini saymam, onun öldürülmesine yardım etmem demektir" cevabını verdi.

 

32707. Abdullah b. Amir der ki: Halk Hz. Osman'a karşı onu öldürmek için hizipleşmeye başlayınca, babam gece kalkıp namaz kıldıktan sonra yattı. Kendisine: ''Kaik ve salih kullarını koruduğu fitneden seni de koruması için Allah'a dua et" dendiğinde, kalkıp (dua etti) ve hastalandı, Ravi der ki: ''Daha sonra ölünceye kadar dışarıya çıktığı görülmedi."

 

32708. Abdullah b. Kays bildiriyor: Muaviye b. Ebi Süfyan, Nu'man b. Beşir'i bir mektupla Hz. Aişe'ye gönderdi. Nu'man b. Beşir mektubu Hz. Aişe'ye verince, Hz. Aişe: "Sana Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) duyduğum bir hadisi söyleyeyim mi?" dedi. (Nu'man b. Beşir der ki) Ben: ''Evet" deyince, Hz. Aişe şöyle dedi: ''Ben ve Hafsa Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanındayken: "Yanımızda bizimle sohbet edecek bir adam olsaydı" deyince, ben: ''Ya Resulallah! Gelip seninle sohbet etmesi için Ebu Bekr'i çağırayım mı?" diye sordum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cevap vermeyince Hafsa: "Ya Resulallah! Gelip seninle sohbet etmesi için Ömer'i çağırayım mı?" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona da cevap vermedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir adamı çağırıp onunla bizden gizli bir şeyler konuştu ve adam gitti. Sonra Osman geldi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzünü ona doğru çevirerek üç defa şöyle dediğini duydum: "Ey Osman! Yüce Allah sana bir gömlek (hilafet) giydirebilir. Senin o gömleği çıkarmanı isterlerse çıkarma." Ben: ''Ey müminlerin annesi! Bu hadisi neden daha önce söylemedin?'' diye sorunca, Hz. Aişe: ''Unuttum, sanki bu hadisi hiç duymadım" dedi.

 

32709. iyas b. Seleme, babasından naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir elini diğerinin üzerine koyarak Hz. Osman'ın yerine biat etti. Halk: “Ebu Abdullah'a ne mutlu! Emniyet içinde tavaf ediyor" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Şu kadar yıl (Mekke'de) kalsa ben tavaf etmedikçe o da tavaf etmez" buyurdu.

 

32710. Abdullah b. Ömer der ki: "Osman'ı öyle şeylerle ayıpladınız ki, eğer onları Ömer yapsaydı ayıplamazdınız."

 

32711. Veki'nin kızı Ümmü Hilal, Hz. Osman'ın hanımının şöyle dediğini nakleder: Osman uyudu, uyandığı zaman da: "Halk beni öldürecek" dedi. Ben:

"Hayır (öldüremezler) ey müminlerin emiri!" dedim. Osman şu karşılığı verdi:

"Rüyamda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Bekr ve Ömer'i gördüm, bana: ''Bu gece yanımızda iftar et" veya: "Bu gece yanımızda iftar edeceksin'' dediler.''

 

32712. MAsa b. Ukbe, dedesi Ebu Habıbe'den naklediyor: Hz. Osman, muhasara altındayken yanına eve girdim. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini söyledi: "Benden sonra fitne ve ihtilaflarla karşılaşacaksınız." Bir kişi: liNe yapmamı emredersin?'' diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Emir ve arkadaşlarıyla beraber olmaya bakınız" diye cevap verip Hz. Osman'ın omzuna vurdu.

 

32713. Ebu Salih der ki: Ebu Hureyre, Hz. Osman'ın öldürülüşünü hatırladığı o kadar zaman ağlardı ki hıçkırarak: "Ah ah!" dediğini duyardım.

 

32714. Mesruk der ki: Hz. Aişe, Hz. Osman öldürüldüğü zaman şöyle dedi: ''Onu tertemiz bir elbise gibi bu makama getirdiniz, sonra ise yaklaştırıp koçun kesilmesi gibi kestiniz. Oysa Osman önceleri şimdikinden daha farklı biri miydi?" Mesruk: ''Bu senin yaptıkların yüzünden oldu. Çünkü bazı insanlara başkaldırmaları için mektuplar yazdın'' deyince Aişe: ''Hayır! Müminlerin kendisine iman edip kafirlerin inkar ettiğine yemin ederim ki şu ana kadar ben hiçbir şey yazmadım'' dedi. A'meş der ki: "Sahabe, mektubun onun adına (başkaları tarafından) yazılmış olduğu görüşündeydi."

 

32715. Muhammed b. Hatıb, Hz. Ali'nin hutbe verirken şöyle dediğini nakleder:

"Yaptıklarına karşılık katımızdan kendileri için iyi şeyler yazılmış olanlar, işte onlar cehennemden uzak tutulanlardır." (Enbiya, 101) Osman onlardandır.''

 

32716. Abdullah b. Ömer der ki: "Bu ümmette oniki halife olacaktır. Ebu Bekr'i seçmekle isabet ettiniz. Ömer demirden boynuz gibiydi. Onu da seçmekle isabet ettiniz. iki nur sahibi Osman b. Affan'a rahmet iki katıyla verilmiştir. Onu haksız yere öldürdünüz. Onu da seçmekle isabet ettiniz."

 

32717. Mucemmi der ki: Abdurrahman b. Ebi Leyla, vali Haccac'ın yanına girdi.

Haccac, yanındakilere: "Eğer müminlerin emiri Osman'a söven birini görmek isterseniz işte o yanınızdadır. Bunun üzerine Abdurrahman b. Ebi Leyla: "Ey emir! Osman'a sövmekten Allah'a sığınırım. Allah'ın Kitab'ında olan bir ayet beni, ona sövmekten meneder: "Allah'ın verdiği bu ganimet malları bilhassa; yurtlarından ve mallarından edilmiş olan, Allah'tan bir lütuf ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden muhacir fakirlerindir. Işte doğru olanlar bunlardır." (Haşr, 8) Osman da onlardandır."

 

32718. Ebu Sevr el-Fehmı bildiriyor: Rıdvan ağacının altında bi at edenlerden olan Abdurrahman b. Udeys el-Belevı gelip minbere çıktı ve Allah'a hamd ve sena edip Osman'ı zikrederek şöyle dedi: "Osman, muhasara altındayken yanına girdim ve: Falan (senin için) şunları zikretti" dedim. Osman şöyle dedi: "Nerden? (nasıl olur?) ben on şeyi Allah indinde (böyle zor durumda kaldığım zaman bana yardım etmesi için) sakladım: Ben Müslümanların dördüncüsüyüm. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beni kızıyla evlendirdi, sonra öbür kızıyla da evlendirdi. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şu sağ elimle biat ettim ve o zamandan beri erkeklik organıma bu elle dokunmadım. Şarkı söylemedim. Kimseyle tartışıp çekişmedim. Ne Cahiliye döneminde, ne de Müslüman olduktan sonra içki içmedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Kim Cennette bir ev karşılığı şu yeri alıp Mescid'e katar?'' dediğinde ben satın alıp Mescid'e kattım."

 

32719. Abdurrahman b. Milhan bildiriyor: İbn Ömer'in yanında Hz. Osman ve Hz. Ömer'den bahsedilince İbn Ömer: "Senin, biri güçlü diğeri zayıf olan iki deven olsaydı, zayıf olanını öldürür müydün?"

 

32720. Ebu Selman bildiriyor: İbn Ömer'e, Osman'ın nasıl biri olduğunu sorduğumda bana: "Onu iyi hayırlı olanlarımızdan (sayabilirsin veya) sayıyoruz" karşılığını verdi.

 

32721. İbn Mes’ud der ki: "Uhud dağı kadar altınım olması karşılığında dahi olsa, Osman'a, öldürmek maksadıyla bir ok atmış olmayı istemem."

 

32722. Hassan b. Atiyye, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Osman'a şöyle dediğini nakleder: "Yüce Allah; senin geçmişte işlediğin ve gelecekte işleyeceğin, gizli olarak veya açıkça, gizlediğin veya açıkladığın ve kıyamet gününe kadar olacak günahlarını bağışlamıştır.''

 

32723. Muhammed b. Hatıb bildiriyor: Hz. Osman'dan bahsedilince Hasan b. Ali şöyle dedi: "Şimdi müminlerin emiri gelir ve size onun hakkında bilgi verir." Hz. Ali gelince: "Osman, ''İnananlara ve yararlı iş işleyenlere, -sakınırlar, inanırlar, yararlı işler işlerler, sonra haramdan sakınıp inanırlar ve sonra isyandan sakınıp iyilik yaparlarsa- daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur. Allah iyi davrananları sever'' (Maide Sur. 93) ayetinde bahsedilenlerdendir."

 

32724. Naff b. Abdilharis bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine bahçelerinden birine girdi ve bana: "Kapıyı tut!" buyurdu. Bir kütüğün üzerine oturdu ve ayaklarını kuyunun içine sarkıttı. Kapı çalındi. "Kim o?'' diye sorduğumda, kapıyı çalan: "Ebu Bekr'im!'' dedi. "Ya Resulallah! Ebu Bekr (geldi)" dediğimde: "Girmesine izin ver ve onu Cennetle müjdele!" buyurdu. Ona izin verdim ve Cennetle müjdeledim. Girdi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte kütüğün üzerine oturarak ayaklarını kuyuya sarkıttı. Sonra kapı çalındi. "Kim o?" diye sorduğumda, "Ben Ömer'im" dedi. Dedim ki: "Ya Resulallah! Ömer (geldi.)" "Girmesine izin ver ve onu Cennetle müjdele!" buyurdu. Ona izin verdim ve Cennetle müjdeledim. Girdi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte kütüğün üzerine oturarak ayaklarını kuyuya sarkıttı. Sonra kapı bir daha çalındı. "Kim o?" diye sorduğumda: "Ben Osman' ım" dedi. "Ya Resulallah! Osman (geldi)" dediğimde: "Girmesine izin ver ve kendisine gelecek bir bela ile birlikte onu Cennetle müjdele!" buyurdu. Ona izin verdim ve Cennetle müjdeledim. Girdi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte kütüğün üzerine oturarak ayaklarını kuyuya sarkıttı.

 

32725. Hasan bildiriyor: Hz. Ömer, Hz. Osman'a kızını vermeyi teklif edince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Osman'a bu kızdan daha hayırlısını ve kıza da Osman'dan daha hayırlı olanı bildireyim mi?" buyurdu ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ömer'in kızıyla evlenip, kendi kızını da Hz. Osman ile evlendirdi.

 

32726. Asım bildiriyor: İbn Sirin'in yanında Hz. Osman'dan bahsedildi ve bir adam; "Ona sövüyorlar" dedi. İbn Sirin: "Onlara yazıklar olsun! Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bir grupla Necaşı'nin yanına girdiğinde, Osman dışındakilerin hepsi fitneye düştü" dedi. "O fitne nedir?" diye sorduklarında, İbn Sirin şu karşılığı verdi: "Necaşi'nin yanına giren herkes eğilerek selam verdi. Sadece Osman bunu yapmadı. Necaşı: "Neden arkadaşlarının eğilerek selamladığı gibi beni selamlamadın?" diye sorunca, Osman: "Allah'tan başka kimseye secde etmem" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Hz. Ali b. Ebi Talib'in Faziletleri