m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Siyer

 

Çölde Yaşama Hakkında

 

33622. Hz. Aişe der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şu suların yanında otururdu''

 

33623. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Aikame ve Abdurrahman b. Ebi Leyla kendilerine ait olan bir vahaya çıktılar."

 

33624. İbrahim(-i Nehai) der der ki: "Aikame, Necef'e gidip orada yerleşti."

 

33625. Ali b. el-Ekmar bildiriyor: "Mesruk ve Urve b. el-Muğire (çöl gibi) kırsal kesimde kendilerine ait olan yere gidip ikamet ettiler."

 

33626. Salih b. Sa'd der ki: "Ömer b. Abdilazız ile beraber Suveyda'daki kırsal bölgeye gittik."

 

33627. Muaviye b. Kurra der ki: Şöyle denirdi: "Kırsal kesimde (çölde) ancak iki ay kalınabilir. Daha fazla kalanlar da artık bedevi sayılır."

 

33628. İbn Abbas, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kırsalda oturan kişi(nin mizacı) sert olur. Avının peşinden giden kişi ise gaflete düşer."

 

33629. ibrahim bildiriyor: "Aikame ile birlikte kırsala (çöle) çıkıp ikamet ettik.

Abdurrahman b. Ebi Leyla da bize yakın bir yerde oturuyordu."

 

 

*

Ganimetten Olan Cariyeyi Satın Alan Kişi Hakkında

 

33630. Husayn bildiriyor: Bir adam Kadisiye günü fey'den (ganimetten) bir cariye satın aldı. Cariye sahip olduğu bir kolyeyi adama getirdi. Adam Sa'd b. Ebi Vakkas'a gidip durumu bildirince: "O kolyeyi Müslümanların ganimetleri arasına koy" dedi.

 

33631. Muhammed b. Zeyd der ki: Humusun içinde bulunan bir cariye satın aldım ve üzerinde on beş dinar buldum. Onu alıp Abdurrahman b. Halid b. elVelid'e götürdüğümde: "Bunlar da senindir" dedi.

 

33632. Şa’bi, ganimetten bir cariye satın alıp onda gümüş bulan kişi için:

"Gümüşleri (ganimete) iade eder" dedi.

 

 

*

Ganimet Malını Açık Arttırmayla Satmak

 

33633. Mücahid der ki: "Açık arttırmayla satmakta bir sakınca yoktur.

Ganimetin humusu (beşte bir kısmı) bu yöntemle satılırdı."ı

 

33634. Amr b. Muhacir bildiriyor: Ömer b. Abdilazız, Umeyra b. Yezid el-Filistıni'yi, esirleri açık arttırmayla satmak üzere Filistin'e gönderdi.

 

33635. Eş'as der ki: "Hasan(-ı Basri) ile İbn Sirin varislerin sattığı ve ganimetler dışındaki şeylerin açık arttırmayla satılmasını kerih görürlerdi."

 

33636. Mu'temir, Enes b. Malik'ten naklediyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir keçe ve bardağı açık arttırmayla sattı." Mu'temir'den gelen başka bir rivayette sened: "Enes, Ensar'dan bir adamdan, Peygamberimizden" şeklinde gelmiştir.

 

33637. Ebu Cafer el-Hatmı der ki: "Muğire b. Şu'be ganimetleri açık arttırmayla sattı."

 

33638. Hizam b. Hişam, babasından naklediyor: "Hz. Ömer'in, zekat develerinden bir kısmını açık arttırmayla sattığını gördüm."

 

33639. İbn Sirin der ki: "Açık arttırmayla satışta bir sakınca yoktur."

 

33640. Bürd der ki: ''Mekhul, ortakların kendi aralarında olması dışında, açık arttırmayla satışı mekruh görürdü."

 

33641. Hammad (b. Ebi Süleyman) der ki: "Açık arttırmayla satışın bir sakıncası yoktur. Yani bir şeyi satın alacaksan açık arttırmada fiyatı arttırabilirsin."

 

33642. Süfyan, Mücahid ve Ata'yı işiten bir kişiden şöyle dediklerini nakleder:

"Açık arttırmayla satışta bir sakınca yoktur.''

 

 

*

Fethedilen Yerlerin Taksimi Nasıl Yapılırdı?

 

33643. İbn Mudarrib bildiriyor: Hz. Ömer, Sevad topraklarını Kufe halkı arasında taksim etti. Her kişiye üç çiftçinin işleyebileceği tarla düştü. Ömer; ''Bu (mallara) onlardan sonra kim bakacak?" dedi ve eski sahiplerine bıraktı.

 

33644. Kays bildiriyor: Sevad (Irak) topraklarının dörttebiri (taksimat sonucu) Becile kabilesine aitti. Daha sonra Hz. Ömer onlara şöyle dedi: "Şayet yaptığım taksimattan hesap vermeyecek olsaydım taksimatta size verilenler hala sizde kalıyor olurdu."

 

33645. Buşeyr b. Yesar, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından birisinden naklediyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hayber'i fethedip orası Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Müslümanların olduğunda Müslümanlar Hayber arazilerini işletmekten aciz kaldılar ve bu nedenle mahsülün yarısını Müslümanlara vermek şartıyla arazileri Yahudilere bıraktılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Müslümanlara verilecek olan yarımı otuz altı hisseye, her hisseyi de yüz parçaya böldü. Bu hisselerin yarısını Müslümanlara verdi. Müslümanlara ayrılan hissede Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) de payı vardı. Diğer yarısını da kendisine gelen heyetlere ve görüşmeler için gelen kabile sözcülerinin ağırlanmasına ayırdı.

 

33646. Hz. Ömer der ki: "Eğer (seneye) kalırsam zenginlerin malının fazlasını alıp fakir Muhacirler arasında taksim edeceğim."

 

33647. Ebu Vail der ki: Şeybe b. Osman'ın yanında oturduğumda bana şöyle dedi: Ömer b. el-Hattab senin oturduğun yerde oturdu ve bana şöyle dedi:

"Kabe'de altın ve gümüşten bir şey bırakmayıp onları halka taksim etmeyi isterdim. Ben: "Bunu yapmaya senin yetkin yoktur. Senden önceki arkadaşların (Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Hz. Ebu Bekr) böyle bir şey yapmadılar" deyince: "Onlar kendilerine uyulacak kişilerdir" dedi.

 

33648. Hz. Ömer der ki: "Nefsim elinde olana yemin olsun ki sonradan gelecek nesiller yoksun kalmayacak olsalardı Müslümanlar için, kafirlerin şehirlerinden fethedilenleri, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hayber'i sehimlere ayırdığı gibi ayırırdım. Ancak hem bunların bir gelirinin olmasını istedim, hem de sonradan gelecek nesillerin yoksun kalmamasını diledim."

 

33649. Ömer b. el-Hattab der ki: "Köleler dışında bu ganimetten hissesi olmayan bir Müslüman yoktur. Eğer yaşarsam, San'a'da olan bir çobanın bu ganimetteki hissesi bile kendisine ulaşacaktır."

 

33650. Hz. Ömer der ki: "Beni Nadır'in malları, Yüce Allah'ın Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) savaşmadan kazandırdığı mallardandı. Bu mallardan Resulullah'a bir payayrıldı. Hz. Peygamber bunlardan bir yıllık nafakasını kaldırıp kalanını Allah yolunda kullanılmak üzere binek ve silah alımında kullandı.''

 

33651. Zeyd b. Eslem, babasından bildiriyor: Ömer b. el-Hattab'a içinde altın ve gümüş bulunan CelOla ganimetleri getirildiğinde onları halk arasında taksim etmeye başladı. ismi Abdurrahman olan bir oğlu gelip: ''Ey müminlerin emiri! Bana bunlardan bir yüzük ver'' deyince Hz. Ömer: ''Annenin yanına git; sana un çorbası içirsin" dedi. Ravi ekledi: ''Vallahi ona hiç bir şey vermedi."

 

33652. Ebu Hanzala b. Nu'aym bildiriyor: Sa'd, Hz. Ömer'e: ''Bir yeri oranın ahalisiyle savaşmadan aldık" diye yazınca, Hz. Ömer ona cevaben şöyle yazdı:

"Aldığınız yeri kendi aranızda taksim etmek isterseniz taksim edin veya dilerseniz arazileri işletmek üzere sahiplerine bırakın. Öyle yaparsanız size sonradan katılan kişilerin de buralarda payı olur. Ancak sizin O arazilerde ve oradan çıkan mahsulü başkalarıyla paylaşmakta cimri davranmanızdan, bundan dolayı da birbirinizle mücadele edip birbirinizi öldürmenizden korkuyorum."

 

Sa'd, Hz. Ömer'e: "Müslümanlar senin uygun göreceğin görüşe göre davranacaklarına dair anlaştılar" diye bir yazı yazınca, Ömer de: ''Bir müslümanla evlenip de ondan hamile kalan kadına kölelerini geri verin" diye cevabi mektup yazdı.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Manastır, Kilise ve Ateşgedelerin Yıkılması Hakkında