m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Ordular ve Müfrezeler

 

Belencer'in Fethi

 

34495. Ebu Vail bildiriyor: "Selman b. Rabia ile birlikte Belencer'e yönelik savaşa katıldık. Zafer sonrası Selman, ganimetten olan hayvanların üzerine binmemize izin vermezken, kalbur, ip ve elek gibi eşyaları kullanmamıza izin verdi.''

 

34496. Malik b. Sahar bildiriyor: Belencer'e yaptığımız savaşta kardeşim yaralandı.

Onu sırtımda taşırken Huzeyfe beni gördü ve: "Bu kim?" diye sordu. Ona: "Kardeşim, yaralandı. inşallah daha sonra döner ve burayı fethederiz" karşılığını verdiğimde, Huzeyfe şöyle dedi: "Hayır! Vallahi şimdi olmazsa bir daha asla ne burayı, ne istanbul'u, ne de Deylem'i fethedebiliriz."

 

34497. Malik b. Sahar bildiriyor: Belencer'e savaş açtık; ancak fethedilemedi.

Müslümanlar: "Daha sonra gelip burayı fethederiz" dediklerinde Huzeyfe şöyle karşılık verdi: "Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ehl-i beytinden birinin eliyle olmadıktan sonra ne bu kent, ne küfür kenti (istanbul), ne de Deylem fethedilebilir!"

 

34498. Şa’bi bildiriyor: Selman, Belencer'e savaşa gittiğinde misk dolu bir kese elde etti. Savaştan döndükten sonra bu keseyi karısına emanet etti. Ölümüne sebep olan hastalığı sırasında karısına: "Sana emanet ettiğim keseyi bana göster" dedi. Karısı keseyi getirdiğinde ona: "Bana temiz bir kap getir" dedi. Kabı da getirdiğinde ona:

"Miski kaba dök ve etrafıma serp. Zira Yüce Allah'ın yemek yemeyen ve sadece kokuları hisseden mahlukatı yanıma gelmekteler" dedi ve şöyle devam etti: "Şimdi yanımdan çık ve daha sonra geL" Karısı yanından çıkıp daha sonra geldiğinde Selman ruhunu teslim etmişti.

 

34499. Rukeyn, babasından bildiriyor: Selman b. Rabia ile Belencer'deydik.

Ramazan ayının yirmidokuzunu otuzuna bağlayan gece, sabah vakti Şevval hilalini gördüm. Selman: "Bana da göster" deyince, gösterdim. Bunun üzerine Müslümanların oruçlarını açmalarını emretti.

 

34500. İbn idrıs, babası ve amcasından bildiriyor: Selman dedi ki: "Bu kılıcımla Allah'tan başkasına tapan yüz tane alçağı öldürdüm ve bunlardan hiç birini yakalanmış'ken öldürmüş değilim."

 

34501. Huzeyfe der ki: "istanbul, Deylem ve Taberistan ancak Haşim oğullarından birinin eliyle fethedilecektir."

 

 

*

Cebel Bölgesi Anlaşmayla mı, Yoksa Zorla mı Ele Geçirildi?

 

34502. Mücalid der ki: "Cebel bölgesi ahalisinin tümü Müslümanlarla anlaşma yapmışlar, bu bölgeden zorla hiçbir şey alınmamıştır."

 

34503. Mutarrif der ki: "Sevad (Irak) bölgesinin Hulvan'dan ötesi zimmet altına alınmış, Hulvan'dan bu tarafı da (savaşsız) fey olarak elde edilmiştir. Sevad bölgesindeki bu arazilerimiz de fey olarak bize geçmiştir."

 

34504. Ata b. es-Saib, Ebu'I-Ala'dan bildiriyor: Tikrıt'te yapılan savaşta ben de bulundum. O zaman onlarla bize çarşının birini vermeleri şartıyla anlaşma yapmış ve eman vermiştik. Onlar da çarşının birini bize vermişlerdi. Ancak onlardan bir demirci öldürülünce papazları gelip: "Bize, Peygamberiniz, halifeniz ve kendi adınıza bize söz vermiştiniz. Bu sözünüzü çiğnediniz mi?" deyince, komutanımız ona: "Şayet bizden birinin onu öldürdüğüne dair adilolan iki şahit getirirsiniz katili size teslim ederiz. isterseniz bizim tarafımızdan öldürüldüğüne dair yemin edin, size diyetini verelim. Dilerseniz de bizim öldürmediğimize dair biz yemin edelim, ancak bunun karşılığında size bir şey vermeyiz" karşılığını verdi.

ikinci gün buluşmak üzere anlaştılar. ikinci gün her iki taraf da bir araya geldi.

Papaz gelip Yüce Allah'a hamdü senalarda bulundu, gökleri, yeri, Yüce Allah'ın dilediği şeyleri, hatta kıyameti andıktan sonra da şöyle dedi: "Hesapta ilk olarak kan davalarından başlanır. iki kişi karşılıklı davalaşır ve sırasıyla biri diğerinden tüm haklarını alır. Öldürülen arkadaşımıza sıra geldiğinde, arkadaşımız: ''Beni neden öldürdün?'' diye sorar. işte öyle bir durumda arkadaşınızın bizim arkadaşımız karşısında: ''Ailen, benden sonra senin diyetini aldılar'' gibi bir mazeretinin olmasını istemeyiz." 

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Tüster'in Fethi Hakkında Gelen Rivayetler