m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zühd

 

Davud (a.s.) Hakkında Anlatılanlar

 

35387- Abbas el-Ammı, Davud'un (a.s.) duasında şöyle dediğini nakleder: "Allahım! Seni noksanlıklardan tenzih ederim. Sen benim rabbimsinı ve Arş'ının üzerine yükseldin. Senin korkunu göktekilerin ve yerdekilerin kalbine koydun. Yarattıklarından, Senden en fazla korkanları Sana en yakın olanlar yaptın. Senden korkmayanın ilmi ne ki? Veya senin emrine itaat etmeyenin hikmeti ne ki?"

 

 

35388. Ebu Abdullah el-Cedeli der ki: "Davud (a.s.) ölünceye kadar başını gökyüzüne kaldırmadı.''

 

 

35389- Mücahid bildiriyor: Hz. Davud hataya düştüğü zaman -ki malum kadının durumunu öğrendiğinde bir daha ona yaklaşmamıştır- iki hasım mihraba tırmanıp yanına geldiler. Hz. Davud onları görünce: "Yanımdan uzaklaşın! Bana neden geldiniz?" diye sordu. Adamlar: "Seninle çok ufak bir şey konuşacağız" dediler ve biri şöyle devam etti: "Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var." (Sad Sur. 23) Ancak bu koyunu da benden almak istiyor." Hz. Davud: "Vallahi bu adam şurdan şuraya kadar (burnundan göğsüne kadar) parçalanmayı hakediyor" karşılığını verdi. Adam da: "Oysa Davud bunu yaptı" dedi.

Ardından Hz. Davud aslında bununla kendisinin kastedildiğini ve yaptığı hatayı anladı. Bunun üzerine kırk gün kırk gece secdeye kapandı. Yaptığı hata eline yazılmıştı ve bir daha aynı hataya düşmemesi için eline bakıp duruyordu. Hz. Davud bu şekilde döktüğü gözyaşlarıyla çevresinde bitkiler bitene ve başını kapatacak kadar büyüyene kadar kaldı. Kırk gün sonra da: "Ainım yara oldu, göz yaşlarım kurudu!" diye seslendi. O süre içinde Hz. Davud hatasını bir daha tekrarlamadı. Bunun üzerine kendisine: "Aç mısın? Sana yemek mi verelim? Çıplak mısın? Seni giydirelim mi? Haksızlığa mı uğradın? Sana yardım mı edelim?'' diye seslenildi. Hz. Davud öyle bir iç çekti ki yanında biten bitkiler çoştu. Zira yaptığı hata zikredilmemişti. işte o anda bağışlandı. Kıyamet gününde ise Rabbi ona: "Önümde dur!'' buyurur. Hz. Davud: "Rabbim! Hata mı bağışla! Hatamı bağışla!" der. Rabbi ona: "Arkamda dur!'' buyurunca, Hz. Davud yine: "Rabbim! Hata mı bağışla! Hatamı bağışla!'' dedi. Rabbi ona: "O zaman ayağımdan tut'' buyurunca, Hz. Davud ayağına kapandı.

 

 

35390. Ebu'I-Ahvas der ki: "Hasım olan iki kişi Davud'un (a.s.) yanına girdiğinde biri diğerinin başını tutmuştu.''

 

 

35391. Said b. Cübeyr der ki: "Davud'un (a.s.) imtihanı bakmaktı.''

 

 

35392. Said el-Cüreyrı bildiriyor: Davud (cıleyhiççel"m): "Ey Cibrıl! Gecelerin hangisi daha üstündür?" diye sorunca, Cibrıl: "Bilmiyorum; ancak Arş'ın seher vaktinden dolayı sarsıldığını biliyorum" diye cevap verdi.

 

 

35393. Halid er-Raba'ı bildiriyor: Davud'un (a.s.) Zebur'unun şöyle başladığını duydum: "Hikmetin başı Rab'den korkmaktır."

 

 

35394. İbn Abbas der ki: Yüce Allah, Davud'a (a.s.) şöyle vahyetti: ''Zalimlere beni zikretmemelerini söyle. Çünkü beni zikredenleri anmam, benim üzerime bir haktır. Benim zalimleri anmam, onlara lanet etmem şeklindedir.''

 

 

35395. Abdullah b. el-Haris bildiriyor: Yüce Allah, Davud'a (a.s.) şöyle vahyetti: ''Beni ve sevdiklerimi sev. Beni kullarıma sevdir.'' Davud (a.s.): ''Ey Rabbim! Seni ve Seni seveni severim, ama Seni kullarına nasıl sevdiririm?" diye sorunca Yüce Allah şöyle buyurdu: ''Beni onlara hatırlat. Onlar Benden ancak hayrı hatırlarlar.

 

 

35396. İbn Ebza, Davud'un (a.s.) şöyle dediğini nakleder: ''Eyyub (a.s.) insanların en yumuşak huylusu, en sabırlısı ve öfkesine en fazla hakim olanıydı."

 

 

35397. Hasan(-ı Basri) bildiriyor: Davud (a.s.) şöyle derdi: ''Allahım! Bana ne çok zahmet çektirecek hastalık, ne de Seni unutturacak sıhhat verme; bu ikisi arasında bir şey ver.''

 

 

35398. Safvan b. Muhriz bildiriyor: Davud'un (a.s.) ah çekip sızlanarak şöyle dediği bir gün vardı: "Allah'ın azabından yana vay halime! Allah'ın azabından yana vay halime! Allah'ın azabından yana vay halime! Allah'ın azabından yana vay halime! Ah çekmenin faydasının olmadığı günden önce vay halime!" Bir defasında bir mecliste otururken o kadar ah çekti ki kalkıp gidene kadar ağladı.

 

 

35399. Sabit der ki: "Davud (a.s.), Allah'ın vereceği cezayı hatırladığı zaman eklemleri yerinden oynar ve bağlanmadan asla yerlerine gelmezlerdi. Ancak Allah'ın rahmetini anınca eklemleri tekrar yerine otururdu.

 

 

35400. Bureyde der ki: "Yeryüzü halkıyla Davud'un (a.s.) ağlaması karşılaştırılsaydı, Yeryüzü halkının, onun kadar ağlamadığı görülürdü."

 

 

35401. Malik b. Miğvel naklediyor: Davud'un (a.s.) Zebur'unda şöyle yazılıydı: "Ben, kendisinden başka ilah olmayan Allah'ım. Bütün kralların sahibiyim. Kralların kalbi Benim elimdedir. Hangi topluluk itaatim üzere olursa idarecilerini onlar için rahmet yaparım. Hangi topluluk günah üzere olursa idarecilerini onlar için ceza vesilesi yaparım. Kendinizi idarecilere sövmekle meşgul etmeyiniz ve tövbenizi onlara yapmayın. Tövbenizi Bana yapın ki idarecilerinizin kalbini size karşı merhametli kılayım.''

 

 

35402. Abdurrahman b. Ebza, Davud'un (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini nakleder: "Bir toplumda ahmakça bir şeyanlatan, ölünün başucunda şarkı söyleyen gibidir."

 

 

35403. Ahnef b. Kays, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini nakleder: "Hz. Davud: ''Rabbim! İsrail oğulları İbrahim, İshak ve Yakub adına senden dileklerde bulunuyorlar. Beni de bunların dördüncüsü kıl'' deyince Yüce Allah ona şöyle vahyetti: Ey Davud! İbrahim, benden dolayı ateşe atıldı ve sabretti. Onun bu musibetine sen maruz kalmadın. İshak da benim için kendini (kesilmek üzere) feda etti ve sabretti. Sen öyle bir belaya da maruz kalmadın. Yakub'un da sevdiğini aldım ki bundan dolayı gözleri kör oldu, ancak yine sabretti. Sen böylesi bir belaya da maruz kalmadın!"

 

 

35404. Ebu Mus'ab, babasından naklediyor: Ka'b(u'I-Ahbar) iftarını yaptıktan sonra kıbleye döner ve üç defa: "Allahım! Bu gece gökten yere inen her türlü masiyetten beni uzak tut!" diye dua ederdi. Güneş doğmaya başladığında ise üç defa: "Allahım! Bu gece gökten yere inen her bir iyilikten bana da bir pay kıl!" diye dua ederdi. Kendisine bu konuda sorulduğunda ise: "Bu, Hz. Davud'un duasıdır. Dillerinizi bu duayla yumuşatın ve kalplerinizde bunu hissedin" dedi.

 

 

35405. İbn Ebza, Davud'un (a.s.) şöyle dediğini nakleder: "Kolaylık -veya zenginlik- din için ne güzel yardımcıdır."

 

 

35406. Mücahid, Davud'un (a.s.) şöyle dediğini bildirir: "Ey Rabbim!

Ömrüm uzadı, yaşım ilerledi ve kemiklerim zayıfladı." Yüce Allah ona şöyle vahyetti: "Ey Davud! Ömrü uzayıp ameli güzelolana ne mutlu."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Hz. Süleyman b. Davud'un Sözleri