|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Lokman'ın (a.s.)
Sözleri
35432. Mücahid der ki: ''Lokman (a.s.) siyah tenli, iri dudaklı ve
ayak tabanları geniş olan bir köleydi.''
35433. Ubeyd b. Umeyr, Lokman'ın (a.s.), oğluna şöyle dediğini nakleder: ''Ey
oğul! Dirseklerine kadar kolları kana bulanan bir kişi (katil) seni
şaşırtmasın! Zira Yüce Allah'ın katında onun için hiç ölmeyecek olan bir katil
hazırlanmıştır."
35434. Muhammed b. Vasi'
bildiriyor: Lokman (a.s.) oğluna şöyle derdi: ''Evladım! Allah'tan kork ve
isyankar olduğun halde halka kendini Allah'tan korkan biri gibi gösterme.''
35435. Kutsal kitapları
okuyan Halid b. Sabit er-Raba'i
anlatıyor: Lokman (a.s.) Habeşi bir köleydi ve marangozdu. Efendisi; "Bana
bir oğlak kes" deyince Lokman (a.s.) bir oğlak kesti. Daha sonra efendisi:
"Koyunun en güzel iki uzvunu bana getir" deyince o da koyunun dili
ile kalbini ona götürdü. Efendisi: "Onun bu ikisinden daha güzelorganları yok muydu?" dedi. O da,
"Hayır" cevabını verdi. Bir müddet sonra efendisi, "Bana bir
koyun daha kes" dedi. Lokman (a.s.) bir oğlak kesince efendisi "Onun
en kötü iki organını at" dedi. Lokman (a.s.) da koyunun dili ile kalbini
attı. Bunun üzerine efendisi "Senden koyunun en güzel iki organını getirmeni
istedim, dili ile kalbini alıp geldin. Yine en kötü uzvunu atmanı söyledim, bu
sefer de yine aynı uzuvları, dili ile kalbini attın (bu ne demek oluyor)?"
dedi. O da: "Bu ikisi temiz oldukları müddetçe onlardan daha güzel bir
organ yoktur. ikisi kötü oldukları takdirde de yine onlardan daha çirkin bir
uzuv yoktur" cevabını verdi.
35436. Seyyar der ki:
Lokman'a (a.s.): "Senin hikmetin nedir?" diye sorulunca: "Yapmam
gerekmeyen şeyi sormam ve beni ilgilendirmeyen şeye de karışmam"
karşılığını verdi.
35437. Hasan(-ı Basri) der ki: Lokman (a.s.), oğluna dedi ki: "Ey
oğul! Büyük kayalar ve demirler taşıdım; kötü komşudan daha ağırını görmedim.
Bütün acıları tattım; büyüklenmekten daha acısını görmedim."
35438. Hasan(-ı Basri) der ki: Musa (cıleyhisselcım)
amel edeceği şeyleri sorunca kendisine şöyle dendi: "insanların seninle
neyi paylaşmasını istediğine bak ve sen de onlarla bu şeyi paylaş."
35439. Habıb b. Ebi Sabit bildiriyor:
Hz. Ya'kub'un (aleyhisselam)
kaşları gözlerinin üzerine düşüyordu ve Ya'kub (a.s.)
onları bir parça bezle kaldırıyordu. Kendisine: "Nasıl bu duruma
geldin?" diye sorulunca: "Geçen uzun zaman ve üzüntünün çokluğu"
karşılığını verdi. Yüce Allah kendisine: "Ey Ya'kub!
Beni şikayet mi ediyorsun?" diye vahyedince, Ya'kub: "Ey Rabbim! Bir hata işledim. Sen bu hatamı
affet" dedi.
35440. İbn Şihab naklediyor: Birgün kıssalar anlatmakta olan Ebu
idrıs el-Havlani'nin
yanında oturdum; şöyle dedi: "Size insanların, yemeği en güzelolanını bildireyim mi?" (Ebu
idrıs) halkın kendisine baktığını görünce şöyle devam
etti: "Yahya b. Zekeriyya (aleyhisselom),
ihsanlar içinde yemeği en güzel olandı. Yahya insanlarla bir arada bulunmamak
için yabani hayvanlarla birlikte yerdi."
35441. İbn Abbas bildiriyor: Musa (aleyhisselam):
"Rabbim! Doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım'' (Kasas
Sur, 24) dedi. Musa (aleyhisselam) Allah katında
yarattıklarının en üstünüydü. Musa (a.s.) yarım hurmaya ihtiyaç duyacak
dereceye gelmişti ve o kadar acıkmıştı ki açlıktan karnı sırtına yapışmıştı.
35442. Osman b. Abdillah b. Evs der ki:
Peygamberlerden birisi şöyle dua ederdi: "Allahım!
çocuğu koruduğun şeyle beni koru,"
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zühd Hakkındaki Sözleri