|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Sahabenin Zühdü
Hz. Ebu Bekr
es-Sıddik'in Sözleri
35572. Abdullah b. Ukeym
bildiriyor: Hz. Ebu Bekr bize şöyle bir hutbe verdi:
"Size Allah'tan korkmanızı,
ona layık olduğu şekilde övgüde bulunmanızı, ona olan ümitle korkuyu
birleştirmenizi ve ısrarla istemeyi birleştirmenizi tavsiye ediyorum. Yüce
Allah, Zekeriyya (a.s.) ve ailesini övdü ve şöyle buyurdu: ''Onlar, hayır
işlerinde koşuşurlar, umarak ve korkarak bize yalvarırlardı; onlar, bize karşı
derin saygı içindeydiler.'' (Enbiya Sur. 90) Ey Allah'ın kulları! Sonra şunu
bilin ki; Yüce Allah, hakkına karşı nefislerinizi rehin aldı ve bu konuda
sizden söz aldı, sizden, az olan faniyi çok olan baki karşılığı satın aldı.
Mucizeleri tükenmeyen ve nuru sönmeyen, Allah'ın aranızdaki Kitab'ıdır. Onun
sözlerine inanınız ve Kitab'ının emirlerini yerine getiriniz. Karanlık gün için
yol gösterici olarak edininiz. Muhakkak ki Allah sizi ibadet için yarattı ve ne
yaptığınızı bilen Kiramen Katibin'i size vekil kıldı.
Sonra ey Allah'ın
kulları! Bilin ki; siz, ne zaman biteceğini bilmediğiniz bir ömür süresinde
sabah ve akşamlarınızı geçiriyorsunuz. Eğer bu süreyi salih amellerle
geçirebilirseniz, bunu yapın. Bunu da ancak Allah'ın yardımı ile
başarabilirsiniz. Ecel gelmeden, elinizdeki fırsat kaçmadan, salih amel
yapmakta acele ediniz. Çünkü bazıları ömürlerini başkalarının eline verip kendi
nefislerini unuttular. Sakın onlar gibi olmayın. Çok acele edin ve kendinizi
kurtarın. Çünkü arkanızdan gelen ve size yetişmek isteyen bir şey vardır ki, o
çok hızlı bir şekilde gelir."
35573. Dahhak
bildiriyor: Hz. Ebu Bekr ağaca konmuş bir kuş görünce şöyle dedi: "Ne
mutlu sana ey kuş! Vallahi! senin gibi olmak isterdim. Ağaca konar ve meyveleri
yersin, sonra uçarsın. Ne hesaba çekilirsin, ne azaba uğrarsın. Vallahi! Yol
kenarında bir devenin gelip beni ağzına alarak çiğneyip yuttuğu, sonra da beni
dışkı olarak çıkardığı bir ağaç olmak isterdim ve insan olmayı istemezdim.''
35574. Zeyd der ki: Hz.
Ebu Bekr vefat edeceği zaman, Hz. Ömer'i çağırdı ve ona şöyle dedi: "Eğer
tutacaksan sana bir tavsiyede bulunacağım: Allah'ın, senin üzerinde gece
ödenmesi gereken hakkı vardır. Onu gündüz kabul etmez. Yine Allah'ın senin üzerinde
gündüz ödenmesi gereken bir hakkı vardır ve bunu gece kabul etmez. Farzlar
ödenmeden nafileler kabul edilmez. Kıyamet günü (iyilik) terazileri hafif
olanların, terazisinin hafif olma sebebi dünyada iken batıla uymaları ve bunu
basit görmeleridir. Kendisine batılın konulduğu tartının ise hafif olması bir
gerçektir. Kıyamet günü terazileri ağır olanların terazilerinin ağır gelmeSinin
sebebi, Dünyadayken hakka uymaları ve bunu kendileri için değerli görmeleridir.
Kendisine sadece hakkın konulduğu bir tartının, ağır gelmesi ise bir gerçektir.
Yüce Allah'ın, Cennet ehlini yaptıkları güzel amellerle zikrettiğini ve
kötülüklerini affettiğini görmüyor musun. Bundan dolayıdır ki bunlardan biri
(kıyamet günü): ''Ben bunları haketmemiştim'' der. Yüce Allah Cehennemlikleri
kötü amelleriyle zikreder ve güzel amellerini kabul etmeyip geri çevirir.
Bunlardan biri de: ''Ben bunlardan daha iyisini yapmıştım'' der. Yüce Allah,
mümin, Allah'ın rahmetini umup azabından korkması, Allah'tan, haktan başkasını
istememesi ve kendini kendi eliyle tehlikeye atmaması için Cennet ve Cehennemi
hatırlatmıştır. Eğer sen benim bu dediklerimi aklında tutup bunlara riayet
edersen, senin için ölümden daha sevimli bir gelecek olamaz ki zaten ondan
kaçışın da yoktur. Ancak bu dediklerimi heba edip gereğini yapmazsan senin için
ölümden daha sevimsiz bir gelecek olamaZ ve ölüme de asla karşı
koyamayacaksın!"
35575. Rafi b. Ebi Rafi
der ki: Ebu Bekr ile beraber oldum. Onun Fedek işi bir kıyafeti vardı. Yolculukta
bineğe bindiğinde onu üzerine atar, indiğimizde ise onu ikimiz kullanırdık. Bu
giysi, Hevazin kabilesinin: "Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sonra üzerine şu kıyafeti atana mı biat edeceğiz!" deyip sebebiyle
ayıpladığı giysidir.
35576. Muhammed b.
İbrahim bildiriyor: "Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar,
şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara
mağfiret ve büyük bir mükafat vardır" (Hucurat Sur. 3) ayeti nazil olduğu
zaman, Ebu Bekr es-Sıddik "Ya Resulallah! Ölünceye kadar (huzurunda) iki
kişinin kendi aralarında gizlice konuştukları kadardan fazla sesimi
yükseltmeyeceğim" dedi.
35577. Enes der ki:
"Hz. Ebu Bekr, bize hutbe verir ve insanın yaratılışının nasıl
başladığından bahsedip: "idrarın aktığı pis kokulu bir yerden"
yaratıldı der ve öyle şeyler söylerdi ki kendimizden tiksinirdik.
35578. Hz. Ebu Bekr der
ki: "Ağlayınız; eğer ağlamazsanız ağlamaklı olunuz."
35579. Amr b. el-As der
ki: Vallahi eğer Ebu Bekr ve Ömer, kendilerine helal olduğu halde bu malı
almamışlarsa demek ki yanılmışlardır ve görüşleri de kıttır. Ancak Allah'a
yemin olsun ki onlar ne yanılmışlardı ne de görüşleri kıttı. Ancak onlardan
sonra bizim aldığımız bu malları, onlar haram olduğu için bırakmışlarsa biz
helak olduk demektir! Allah'a yemin olsun bu konuda yanılma ancak bizim tarafım
ızdandır!"
35580. Mücahid
bildiriyor: Hz. Ebu Bekr halka hitab etmek için ayağa kalkıp şöyle dedi:
"Sevininiz! Yüce Allah'ın, bu işi tamamlayacağını umuyorum; böylece zeytinyağı
ve ekmeğe doyacaksınız!"
35581. Ebu's-Sefer der
ki: Arkadaşlarından bazıları hasta olan Ebu Bekr'i ziyaret edip: "Ey
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) halifesi! Sana bakması için doktor
çağırmayacak mısın?" deyince, Hz. Ebu Bekr "Doktor bana baktı"
dedi. Onlar:
"Sana ne
dedi?" diye sorunca ise: "Dilediğime dilediğimi yaparım dedi"
karşılığını verdi.
35582. Meymun
bildiriyor: Hz. Ebu Bekr'e kanatları iri bir karga getirilince şöyle dedi:
"Avlanan hiçbir av, budanan hiçbir ağaç yoktur ki bu onların başına ihmal
ettikleri tesbih sebebiyle gelmiş olmasın."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |