|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
İbnu'z-Zübeyr'in
Sözleri
35971. Mücahid der ki:
"ibnu'z-Zübeyr namazda kıyama kalktığı zaman kazığa bağlanmış gibi
hareketsiz dururdu."
35972. Ebu ishak der ki:
"ibnu'z-Zübeyr'den daha düzgün (huşu içinde) secde edeni görmedim."
35973. Hişam b. Urve,
babasından naklediyor: Abdullah b. ez-Zübeyr: "Sen af yolunu tut"
(A'raf Sur. 199) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Allah bunu ancak
insanların ahlakını güzelleştirmek için emretmiştir. Allah'a yemin olsun ki
insanlarla beraber olduğum müddetçe ben de bu ayetin gereğini yapacağım!"
35974. Ebu Nevfel b. Ebi
Akreb bildiriyor: "Abdullah b. ez-Zübeyr'in yanına girdiğimizde onun
vaslederek (iftar etmeden) tuttuğu orucun on beşinci gününde olduğunu
gördük."
35975. Muhammed b.
Ubeydillah es-Sekafı naklediyor: ibnu'z-Zübeyr'in halka hutbe verirken şöyle
dediğini gördüm: "Sizler, büyük bir iş için çeşitli bölgelerden gelmiş
bulunuyorsunuz, dolayısıyla sükunet içinde bulunup niyetinizi halis
kılın."
35976. Vehb b. Keysan
bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr'e biat edilirken Irak ahalisinden bir adam ona şöyle
bir mektup yazdı: "Selam üzerine olsun! Senden yana kendisinden başka ilah
olmayan Yüce Allah'a hamdederim. Sonrasına gelince, bil ki Yüce Allah'a itaat
edenlerin ve hayır ehlinin kendileriyle tanındıkları bir özellikleri vardır. Bu
özellik de onlarla bilinir. Bu da iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak ve
Yüce Allah'a itaat yönünde amel etmektir. Bil ki insanların lideri çarşıya
benzer ve ancak çarşı içinde olanlar ona gelirler. Şayet bu lider iyi biri ise
yanına iyi olanlar bu iyilikleriyle gelirler. Günahkar biri ise de yanına
günahkar olanlar günahlarıyla birlikte gelirler."
35977. Ubey b. Ka'b der
ki: "Ademoğlunun yemeği misal verildi. Sonunun ne olacağını bildiği halde
onu tuzlayıp baharatını koydu."
35978. Said b. İbrahimı
babasındanı o da dedesi Abdurrahman b. Avftan naklediyor: Abdurrahman b. Avfa
yemek getirilince şöyle dedi: ''Hamza şehid edildiği zaman onu kefenleyecek bir
şey bulamadık, oysa o benden daha hayırlıydı. Mus'ab b. Umeyr de şehid edildi
ve o da benden daha hayırlıydı, onu da kefenleyecek bir şey bulamadık. Biz ise
dünyadan alacağımızı aldık.'' Abdurrahman daha sonra: liBize (ahirette)
verilecek nimetlerin dünyadayken verilmiş olmasından korkuyorum'' dedi.
35979. Avn b. Abdillah
bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr olayı zamanlarında, Mısırıda bir adam oturmuş
üzüntülü ve kederli bir şekilde yeri eşeliyordu. Bir ara başını kaldırdığında
önünde elinde çapayla birini gördü. Çapalı adam sanki onu ayıplamış gibi:
liNeyin var? Senin dertli ve üzgün görüyorumr diye sorunca, adam: ''Bir şey
yok'' karşılığını verdi. Çapalı adam: ''Şayet dünya için üzülüyorsan bil ki
dünya hazır bir mal gibidir ve ondan iyi olan da kötü olan da yer. Ahiret ise
gelmesi hak olan nihai yerdir. Orada hak ile batılı birbirinden ayıran kudretli
bir hükümran hükmedecektir'' dedi ve hak ile batılın ette olduğu gibi
mafsalları bulunduğundan sözetti. Sonra şöyle devam etti: liBundan az bir şey
sapan bile haktan ayrılmış sayılır.'' Adam bunları duyunca, çapalı adama:
liBenim derdim Müslümanların içinde bulundukları durumdur'' dedi.
Bunun üzerine çapalı
adam şöyle karşılık verdi: "Müslümanlar hakkındaki bu şefkatine karşılık
Allah seni kurtaracaktır. Sen Allah'tan iste! Zira kim istedi de Allah ona bu
istediğini vermedi? Kim dua etti de Allah onun duasına icabet etmedi? Kim
Allah'a tevekkül etti de Allah onun ihtiyaçlarını gidermedi? Kim Allah'a
dayandı da Allah onu kurtarmadı?" Avn der ki: Üzüntülü olan adamın
söyledikleri beni öyle bir coşturdu ki: "Allahım! Bana selamet ver ve
benden yana insanları selim kıl!" demeye başladım. Sonrasında ise bana hiç
bulaşmadan (siyase) fitne yok olup gitti.
35980. Seleme b. Kuheyl
bildiriyor: Ebu Cuhayfe benimle karşılaşınca: "Ey Seleme! Bildiğim
kadarıyla daha önce yapıldığı şekliyle şimdi de yapılan bir namaz kaldı. Bir
sineğin canı olsa dahi ben ölümden kurtaracak bir cana asla sevinmem" dedi
ve ağlamaya başladı.
35981. Ebu Cuhayfe şöyle
dedi: "Büyüklerle oturun; hikmet ehliyle beraber olun ve ilim sahipleriyle
konuşun."
35982. Yezid b. Ebi
Ziyad bildiriyor: Ebu Abdirrahman'ın cenazesi Ebu Cuhayfe'nin yanından geçince:
"Hem kendi rahatladı, hem de insanları kendisinden rahatlattı" dedi.
35983. Ebu Said: IlOna
dar bir geçim vardır ... " (Taha Sur. 124) ayetinden kastedilenin kabir
aza bı olduğunu söyler.
35984. Ebu Said:
"Allah, seni döneceğin yere döndürecektir" (Kasas Sur. 85) ayetinde
bildirilen döndürülecek yerin Cennet olduğunu söyledi.
35985. Ebu Said der ki:
IlKıyamet günü Hz. İbrahim'in babası kendisine yapışınca Hz. İbrahim: ''Ben
sana iyiliği emredip kötülükten alıkoyuyordum, ama sen bana karşı çıkıyordun'' der.
Babası da: ''Ama bu gün sana karşı gelmeyeceğim'' karşılığını verir. Hz.
İbrahim, babasıyla beraber Cennete doğru gelir. Kendisine: ''Ey İbrahim! Babanı
bırak'' denilince, Hz. İbrahim: ''Yüce Allah, bu gün beni hüsrana
uğratmayacağına dair söz verdi'' karşılığını verir. Hz. İbrahim'e Rabbinden bir
melek gelir ve ona selam verir. Hz. İbrahim melekle ilgilenip onunla konuşmaya
başlar ve böylece babasını unutur. Melek gidince Hz. İbrahim de Cennete doğru
yürümeye başlar. Babası: ''Ey İbrahim!'' diye seslenince, Hz. İbrahim seslenene
doğru döner, ancak babasının sureti artık değiştirilmiştir. Bunun üzerine: ''Öf
öf!'' deyip yoluna devam eder ve onu orada bırakır."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |