|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Amir b. Abdikays
Mutarrif b. eş-Şıhhir
Safvan b. Muhriz
Talk b. Habib
*
Amir b. Abdikays
36252. Hasan, Amir b.
Abdikays'ın şöyle dediğini nakleder: "Hayatta dört şey güzeldir: Kadınlar,
giyim, yemek ve uyku. Kadınlar konusuna gelince, Vallahi bir keçiyi görmekle
bir kadını görmek benim için birdir. Giysi meselesinde ise avretimi neyle
örttüğümü önemsemem. Yemek ve uykuya gelince ise bunlar beni yendiler. Vallahi
bunları yenmek için çaba harcayacağım." Hasan ekledi: "Vallahi onları
yendi."
36253. Hasan der ki:
"Amir b. Abdikays yanıma eve girildiğinde beraberinde sadece içmek ve
temizlenmek için kullandığı bir testi ve içinde yemeğinin bulunduğu bir sepeti
vardı."
36254. Hasan der ki:
"Amir b. Abdikays'ın ayaklarındaki nasır, devede bulunan nasırlar
gibiydi."
36255. Sehm b. Şakık
bildiriyor: Amir b. Abdikays'ın yanına gidip kapısında oturdum, Amir yıkanıp
yanıma çıktı. Ben: "Banyo yapmayı sevdiğini görüyorum" deyince;
"Bazen yıkanırım" dedi ve: "Ne istiyorsun?" diye sordu.
Ben: "Sohbet için geldim" deyince: "Bana gelişine andolsun ki
ben de sohbeti seviyorum!" karşılığını verdi.
36256. Muhammed b. Sirin
bildiriyor: Amir b. Abdikays'a: "Neden evlenmiyorsun?" diye
sorulunca: "Ne öyle bir şevkim, ne de malım var. Müslüman bir kadını ne
ile celbedeceğim?" karşılığını verdi.
36257. Sabit bildiriyor:
"Amir b. Abdikays amcası oğlu olan iki kişiye: "işlerinizi Allah'a
havale ediniz" dedi.
36258. Cafer b. Süleyman,
hocalarından birisinden bildiriyor: "Dört şey yüzünden Basra'nın hasretini
çekerim: Müezzinlerinin (namaz) çağrısına icabet edildiği, kimsesizlere mesken
olduğu, kardeşlerim orada olduğu ve benim vatanım olduğu için."
36259. Said el-Cüreyrı
bildiriyor: Amir b. Abdikays yolcu ettikleri zaman kardeşleri onu uğurlamak
için çıktıklarında, hurma sergisinin bulunduğu yerde şöyle dedi: "Dua
edeceğim; siz de ''Amin'' deyiniz. Onlar: "Dua et bakalım. Biz de senin
dua etmeni istiyorduk" dediler. Amir b. Abdikays şöyle dua etti:
"Allahım! Kim bana kötülük eder, adıma yalan söyler ve şehrimden beni
çıkarıp beni kardeşlerimden ayırırsa onun malını ve çocuklarını çoğalt,
bedenine sıhhat ver ve ömrünü uzat."
36260. Malik b. Dinar,
Amir b. Abdikays'ı gören birinden naklediyor: Amir, yağ istedi ve eline şöyle
dökerek ellerini birbirine sürüp yağı başıyla sakalına sürdükten sonra şu ayeti
okudu: "TOr-i Sina'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu
ağaç hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir."
(Müminun Sur. 20)
36261. Malik b. Dinar,
bir kişiden naklediyor: "Amir b. Abdullah, Rahbe'deyken zimmı bir kişinin
zulme uğradığını gördü ve ridasını atıp: "Ben yaşarken Allah'ın zimmetini
mi çiğniyorsunuz?" deyip adamı kurtardı.
36262. Fudayl b. Zeyd
er-Rakkaşı der ki: insanlar seni nefsinle uğraşmaktan alıkoymasınlar. Bunun
zararı onlara değil sadece sana dokunur. "Bu günü şurada burada
geçirelim" deme; zira orada tüm yaptıkların öbür tarafta karşına aynısıyla
çıkacaktır. Büyük bir günahtan hemen sonra yapacağın bir iyilik kadar sana
çabucak yetişecek ve en çok isteyebileceğin başka bir şey de yoktur."
36263. Kasame b. Züheyr
der ki: "Kalpleri (arasıra değişik şeylerle) rahatlatınız ki zikri daha
iyi yapabilsin."
*
Mutarrif b. eş-Şıhhir
36264. Mutarrif b.
Şıhhır şöyle derdi: "Allahım! Yöneticilerin ve kalemlerinin yazdığının
şerrinden sana sığınırım. Senin itaatini talep etme dışında bir sebeple hakkı
söylememden sana sığınırım. Beni senin katında kötü kılacak bir şeyle halk için
süslenmekten sana sığınırım. Bana isabet eden bir musibet karşısında sana isyan
olan bir şeyden yardım istemekten sana sığınırım. Beni kullarından birilerine
ibret vesilesi kılmandan sana sığınırım. Bana öğrettiklerini kendisine de
öğrettiğin birini benden daha mutlu kılmandan sana sığınırım. Allahım! Beni
hüsrana uğratma ki sen beni benden daha iyi tanırsın. Allahım! Beni azaba maruz
bırakma ki üzerimde her türlü tasarrufa sahipsin!"
36265. Mutarrif der ki:
liSanki kalpler bizden değil ve sanki bu sözler bize değil de başkasına
söyleniyor."
36266. Mutarrif:
"Bana Rabbimden birisi gelip; Cennette veya Cehennem'de olmak, ya da
toprak olmak arasında muhayyer bıraksa toprak olmayı tercih ederdim" dedi.
36267. Mutarrif:
"Allah'ın Kitab'ına uyanlar, namazı kılanlar, kendilerine verdiğimiz
rızıktan gizli ve açık sarfedenler, tükenmeyecek bir kazanç umabilirler"
(Fatır Sur. 29) ayetiyle ilgili olarak: "Bunlar Kur'an hafızlarının
alametleridir'' dedi.
36268. Mutarrif der ki:
"Kendisiyle Rabbi arasında olanlar konusunda ahmak (aklı eksik) olmayan
yoktur. Ama ahmaklığın bazısı bazısından daha hafiftir."
36269. Sabit bildiriyor:
Mutarrif: "Allahım! Benden bir günlük namazımı kabul et. Allahım! Benden
bir günlük orucumu kabul et. Allahım! Bana bir sevap yaz" dedikten sonra
şu ayeti okurdu: "Allah, ancak takvalılardan kabul eder." (Maide Sur.
27)
36270. Mutarrif b.
Abdillah der ki: "Eğer iki nefsim olsaydı birini diğerinden önce
kullanırdım. Şayet ilki hayırlı bir şeye kalkışırsa diğerini de onun peşinden
salardım. Kötü olan bir şeye giderse de diğerinin de gitmesine engel olurdum.
Ancak şu an bir tane nefsim var ve hayırlı bir şeye mi yoksa kötü bir şeye mi
gideceğini bilmiyorum."
36271. Mutarrif der ki:
"Müminin ümidiyle korkusu tartılsaydı biri diğerinden daha ağır
gelmezdi."
36272. Muhammed b. Vasi
el-Ezdı bildiriyor: Hasan, Mutarrif ve falan kişilerin bulunduğu bir
halkadaydım. Said b. Ebi'l-Hasan konuştu, sonra dua etti ve duasında iki veya
üç kez: "Allahım! Bizden razı ol" dedLHalkanın bir kenarında olan
Mutarrif ise: "Allahım! Eğer bizden razı olmazsan, bizi affet"
deyince oradakiler bu söz üzerine ağladılar.
36273. Mutarrif der ki:
"Bunlardan kimi insan, kimi de rezil kişilerdir. Kimileri de sadece
insanlık suyuna batırılmışlardır."
36274. Mutarrif:
"insanların aklı, yaşadıkları zaman kadardır" dedi.
36275. Mutarrif b.
eş-Şıhhır; "Onlar, geceleri az uyuyanlardı" (Zariyat Sur. 17)
ayetiyle ilgili: "Uyuyarak geçirdikleri geceler çok azdı" dedi.
36276. Mutarrif der ki:
"işlerin en hayırlısı, orta yollu olanıdır."
36277. Hammad b. Sabit
naklediyor: "Mutarrif, kendisine ait bir vahadan gece vakti dönüşe geçti.
Gece vakti yürürken de kamçısı yolunu aydınlatıyordu."
36278. Mutarrif:
"Eğer dünya benim olsaydı ve Yüce Allah onu benden kıyamet günü bana
içireceği bir yudum su karşılığı alsaydı değerini vermiş olurdu" dedi.
36279. Sabit naklediyor:
Mutarrif'in yanındayken Allah'ı zikredip dua ettik.
Bunun üzerine Mutarrif:
"Vallahi! Eğer bu yaptığınız şey geçmişte de yaptığınız bir şeyin devamı
ise demek ki Yüce Allah sizler için hayırlar murad etmiştir. Şayet bunu gece
ile gündüz vakti işlediklerinize karşılık yapıyorsanız yine Allah sizler için
hayırlar murad etmiş demektir. Hangisi olursa olsun her iki durum için de
Allah'a hamdedin" dedi.
36280. Sabit naklediyor:
Mutarrif: "Söz Allah için söylenir ve sadece Allah adına yemin
edilir" derdi.
36281. Mutarrif:
"Eğer hayır birimizin avucunda olsaydı Allah o hayrı kişinin kalbine
boşaltmadıkça, bu kişi hayrı kalbine boşaltamazdı" derdi.
36282. Sabit'in
bildirdiğine göre Mutarrif şöyle derdi: "Kişi bir av görse ve bu av
kendisini görmese, bu kişi gizlenerek bu avı elde edemez miydi?"
Yanındakiler:
"Alabilirdi"
karşılığını verince: "Şeytan bizi görüyor ve elde etmek istiyor; ama biz
onu görmüyoruz" dedi.
36283. Mutarrif der ki:
"Bu işi (kaderi) başlatanın kim olduğuna baktığımda Allah olduğunu gördüm.
Bunu tamamlayacak olanın kim olduğuna baktığımda yine Allah olduğunu gördüm. Ona
(kadere) nasıl hakim olunabileceğine baktığımda ise bunun ancak duayla
olabileceğini gördüm."
36284. Mutarrif b.
eş-Şıhhır: "Yüce Allah'ı Celaline uygun olmayan bir şekilde zikredip bir
köpeğe, eşeğe veya koyuna: ''Allah bunu rezil etsin'' demesin" dedi.
36285. Mutarrif
naklediyor: Allah için birbirini seven iki kişiden, sevgisi daha çok olan
kişinin Allah katında daha üstün olduğunu söylerdik. Maz'Or ve Amir b. Abdullah
yolcu edilirken, Maz'Or beni bulup konuşmaya başladı. Ben: "Ey kardeşim!
Yıldızlar kaybolduğu ve gece bittiği halde beni neden tutuyorsun?"
diyordum, o ise: "Allahım! Onu senin için tutu'y'Orum" karşılığını
veriyor ve benimle bir müddet daha konuşuyordu. Ben: "Ey kardeşim!
Yıldızlar kaybolduğu ve gece bittiği halde beni neden tutuyorsun?"
deyince, o: "Allahım! Onu senin için tutuyorum" karşılığını
veriyordu. Sabah olduğu zaman bana Maz'Cır'un yolculuğa çıktığı söylendi. O
gece onun bana olan üstünlüğünü anladım.
36286. Mutarrif:
"Eteğinin üzerine oturmuş dul bir kadının, cemaate olan ihtiyacı benden
daha fazla değildir" dedi.
36287. Sabit'in
bildirdiğine göre Mutarrif: "insanlardan kimseye akıldan daha üstünü
verilmemiştir" derdi.
36288. Mutarrif
anlatıyor: Rüyamda Cuma namazı kılmak için çıktım ve mahallelerden birinin mezarlığına
gittiğimde mezardakilerin oturmuş olduğunu gördüm. Selam verip yoluma devam
edince: "Ey Allah'ın kulu! Nereye gidiyorsun?" diye sordular. Ben:
"Cuma namazına" dedim ve: "Cumanın ne olduğunu biliyor
musunuz?" diye sordum. Onlar: "Evet. O gün kuşların ne dediğini de
biliyoruz" cevabını verdiler. Ben: "Ne derler?" diye sorunca,
''Selam, selam! Ey salih (duaların kabul edildiği) gün'' derler"
karşılığını verdiler.
36289. Mutarrif b.
Abdillah b. Şıhhır der ki: "Yüce Allah rahmetiyle kuşa bile merhamet
eder."
36290. Mutarrif:
"Ne zaman bir meclise uğrayıp da içlerinden birinin beni iyi şeylerle
övdüğünü işitsem bu beni rahatsız etmiştir" dedi.
36291. Mutarrif:
"Şu ölüm, nimet sahibi olanların bu nimetlerden alacağı zevki yok etti. Bu
nedenle içinde ölümün olmayacağı nimetlere (Cennete) sahip olmayı
dileyin!" dedi.
36292. Muvarrik el-İcli
der ki: "Ben yirmi yıldır peşinde olduğum ama elde edemediğim bir şeyin
peşindeyim. Onu istemeyi de bırakmayacağım." "istediğin şey
nedir" diye sorunca; "Beni ilgilendirmeyen konuda susmak" dedi.
36293. Hafsa binti Sirin
bildiriyor: Muvarrik bizi ziyaret ederdi. Bir gün bizi ziyaret etti, selam
verince ben selamına karşılık verdim. Sonra birbirimize halimizi sorduk. Ben:
"Ailen, oğlun nasıl?" diye sordum; O: "Bolluk
içerisindeler" karşılığını verdi. Ben: "Öyleyse Rabbine hamd et"
deyince, "Vallahi bu halleriyle beni helak etmelerinden korkuyorum"
cevabını verdi.
36294. Cafer b.
Süleyman, arkadaşlarından birinden naklediyor: Muvarrik ticaretle uğraşır ve bu
yolla mal kazanırdı. Hiçbir cuma yanında bu maldan bir şey kalmazdı.
Kardeşlerinden birini görünce ona dört yüz, beş yüz, üç yüz dirhem verir ve:
"Buna ihtiyacımız olana kadar yanında kalsın" derdi. Daha sonra adamla
karşılaşınca: "Onu ne yaptın?" diye sorar, adam: "Benim ona
ihtiyacım yoktur" deyince, Muvarrik: "Vallahi o parayı alacak
değiliz. Sen o parayı ne yaparsan yap" derdi.
36295. Muvarrik el-İcli
der ki: "Mümin için dünyada, denizde bir tahta parçasının üzerinde
kendisini kurtarması için: ''Ey Rabbim! Ey Rabbim!'' diyen kişiden daha güzel
bir misal bulamadım,"
36296. Muvarrik der ki:
"insanlar korktuğu zaman Allah'ın emirlerine yapışan, kaçtıktan sonra
tekrar hücuma geçen gibidir."
36297. Muvarrik der ki:
''Muhammed (b. Sirin) gibi, verasında fakih, fıkhında vera sahibi birini
görmedim."
36298. Muvarrik:
"Öncekiler kinayeli konuşurlardı" dedi.
*
Safvan b. Muhriz
36299. Safvan b. Muhriz:
"Kuvvet kazanmak için bir ekmek yiyip bir bardak su içtikten sonra dünya
ve içindekiler isterse yok olsunlar" dedi.
36300. Gaylan b. Cerir
naklediyor: Safvan b. Muhriz kardeşleriyle oturup konuşurlar; ama kalplerinin
yumuşadığını hissetmezlerdi ve Safvan'a: "Ey Safvan! Arkadaşlarına bir şeyler
anlat" derlerdi. Safvan: "Elhamdulillah" deyince (söze
başlayınca) oradakilerin kalpleri yumuşar ve kırbalardan boşanırcasına gözyaşı
dökerlerdi.
36301. Abdullah b. Rabah
bildiriyor: Safvan b. Muhriz: "Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla
yıkılacaklarını anlayacaklardır" (Şu'ara Sur. 227) ayetini okuduğu zaman o
kadar ağlardı ki göğüs kemiklerinin kırılacak gibi olduğunu görürdüm.
36302. Sabit bildiriyor:
Safvan b. Muhriz'in içinde bir direğin olduğu bir evi vardı. Direk kırılınca:
"Bunu tamir etmeyecek misin?" diye soruldu. o: "Bırak kalsın,
(zaten) yarın öleceğim" karşılığını verdi.
36303. Katade, Safvan b.
Muhriz'in: "Şüphesiz Biz onları yeniden yarattık da; onları hem bakireler
kıldık, hem eşlerine düşkün ve hep bir yaşta" (Vakıa Sur. 35, 36, 37)
ayetiyle ilgili: "Vallahi! Yüce Allah, onlardan emekleyerek yürüyebilen
beli bükümlük ihtiyar kadınları da duyduğunuz gibi yapacaktır."
36304. Mualla b. Ziyad
bildiriyor: Safvan b. Muhriz'in içinde ağladığı bir hurmalığı vardı ve bu
hurmalıkta ağlarken şöyle derdi: "Nefsim istese, şehit olması gereken yeri
biliyorum."
*
Talk b. Habib
36305. Talk b. Habib der
ki: "Kime şu dört şey verilmişse, bu kişiye dünya ve ahiretin hayrı
verilmiş demektir: Zikreden bir dil, şükreden bir kalp, belalara sabreden bir
vücut ve kendisine ihanet etmeyen mümine bir eş."
36306. Talk b. Habib:
"Allah'ın kulları üzerindeki hakkı, altından kalkamayacakları kadar
ağırdır. Allah'ın nimetleri ise kulların sayamayacağı kadar çoktur, ama kullar
tövbe ederek sabahlayıp akşamladılarlı dedi.
36307. Külsam b. Cebr
bildiriyor: Mutemenni, Basra'da şöyle derdi: "Talk b.
Habib'in ibadeti, Müslim
b. Yesar'ın hilmi (örnek alınmaya değerdir.)"
36308. Asım bildiriyor:
Talk b. Habib'e: "Bize takvayı tarif et" dediğimizde şöyle dedi:
"Takva; Allah'ın rahmetini dileyerek Allah'ın nuruyla onun emirlerine
itaat etmektir. Yine takva; Allah korkusuyla, Allah'tan bir nur sayesinde ona
isyan etmeyi terk etmektir."
36309. Safvan b. Muhriz,
Cündüb'ün şöyle dediğini nakleder: "Halka nasihat edip kendi nefsini
unutan kişi, başkasına ışık verip kendini yakan kandil gibidir. Kişi karnına ne
yapıldığına baksın. Hayvan öldüğü zaman şişen ilk tarafı karnıdır. Sizden
biriniz, kendisiyle Cennet arasını ayıran bir avuç Müslüman kanından (kanını
dökmekten) sakınsın."
36310. Eban b. ishak,
Ureyne'li bir adamdan naklediyor: Cündüb el-Beceli bir yolculuğunda kavminden
bir grup onu uğurlamak için kendisiyle çıktılar. Birbirleriyle vedalaşacakları
yere gelince Cündüb: "Her şeyi çalınan, dini çalınan kişidir. Şunu bilin
ki Cennetten sonra fakirlik yoktur. Cehennemden sonra da zenginlik yoktur. Şunu
biliniz ki cehenneme giren oradan çıkarılmaz, ihtiyaç sahibinin de ihtiyacı
giderilmez" dedi ve atına binip gitti.
36311. Galib b. Acrad,
bir fakihin Mina mescidinde kendisine şöyle anlattığını bildirir: "Yüce
Allah yeryüzünü yarattı ve içindeki ağaçları yarattı. Ademoğullarından her kim
o ağaçlardan birine gitse hayırlar elde ediyordu veya kendisi için hayırlı
oluyordu. Ademoğullarının facirleri, çok büyük söz olan: ''Allah evlat edindi''
(Bakara Sur. 116) sözünü söyleyene kadar da böyle devam etti. Bu sözle yeryüzü
ürperdi ve ağaçlarda dikenler oluştu."
36312. İbn Kahzem
bildiriyor: İbn Ziyad'a, Kisra'nın ailesinin evlerinden birinde bulunan içinde
çekirdek büyüklüğünde buğday taneleri olan bir çıkın getirildi. Bu buğdayın
yanında şöyle bir yazı vardı: "Bu, falan zaman çıkan
buğdaylardandır." Yani Allah'a itaat edilen bir zamanda çıkmıştı.
36313. Halid er-Raba'ı
anlatıyor: israiloğullarından, kendini ilme veren bir adam vardı. Bu adam bir
bidat çıkardı ve halkın ona uymasını sağladı. Bir gece yaptığını , hatırlayıp:
"Tut ki bu insanlar senin bu çıkardığın bi"datı bilmiyorlar; peki
Allah senin bu bidatı çıkardığını bilmiyor mu?" dedi ve o kadar pişman
oldu ki köprücük kemiğini yakıp mescitteki direklerden birine bağlayarak:
"Tövbem kabul edilmeden bunu oradan indirmeyeceğim" dedi. Yüce Allah
israiloğullarından bir peygambere -ki o zaman halk vahyin gelmesini tabi bir şeyolarak
görüyordu- : "Falan kişiye de ki: Eğer günahın seninle Benim aramda
olsaydı seni affederdim, ama yoldan çıkardığın kullarıma ne olacak?" diye
vahiy gönderdi ve adam cehenneme girdi.
36314. Abdullah b.
Mervan, Ebu'l-Halil Salih'in: "Allah'tan hakkıyla ancak alimler korkarlı
(Fatır Sur. 28) ayetiyle ilgili: "Allah'ı en iyi bilen, ondan en çok
korkandır" dediğini bildiriyor.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |