|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zühd |
Şa'bi (Amir b.
Şerahil)
36554. Şa’bi der ki:
"Cennette olan bir topluluk Cehennemdekilere bakıp: ''Neden ateştesiniz?
Biz, sizin bize öğrettiklerinizle amel ediyorduk'' deyince Cehennemlikler:
''Biz size öğretiyor ama öğrettiğimiz şeyle amel etmiyorduk'' karşılığını
verirler."
36555. ismail b. Salim
naklediyor: Şa’bi: "Allah'ı inkar eden kimselerin evlerine gümüşten
tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık" (ZuhrufSur. 33)
ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Mearic, merdiven demektir."
36556. ismail
naklediyor: Şa’bi: "Eğer insanlar küfre sapan bir ümmet haline gelmeyecek
olsalardı, biz O Rahman olan Allah'ı inkar eden kimselerin evlerine gümüşten
tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık" (Zuhruf Sur. 33)
ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Mearic, merdiven demektir. Sukuf,
hurma gövdesinden tavanlardır. Zuhrufise altındır."
36557. Ubeydullah b.
Ayzar der ki: "Kıyamet günü ayaklar kuburdaki ok gibi olacaktır. Mutlu
olan kişi, ayağını koyabilecek yer bulabilen kişi olacaktır. Mizan'ın yanında
bir melek şöyle seslenir: "Bilin ki; falan oğlu falanın terazisi ağır
basmıştır ve artık sonrasında ebediyen bedbaht olmayacak şekilde mutlu
olmuştur. Bilin ki; Falan oğlu falanı da terazisi hafif basmıştır ve artık
sonrasında ebediyen mutlu olamayacağı bir şekilde bedbaht olmuştur."
36558. Yahya b. Said
naklediyor: Ensar'dan bir adam şöyle derdi: "Allah'ın, dünyalıkları benden
uzaklaştırmasıyla olan nimeti, dünyadan verdiği nimetinden daha büyüktür."
36559. Abdullah b.
idrıs, babasından ve amcasından naklediyor: "Abdulmelik b. İyas dinleyip
sonra susanlardandı."
36560. Mücahid dedi ki:
"Kufe halkından en fazla şu dört kişiyi beğeniyorum:
Talha, Zubeyd, Muhammed
b. Abdirrahman ve Yahya b. Abbad."
36561. Leys bildiriyor:
Talha'ya: "Tavus inlemeyi kerih görürdü" dediğimde; "Ölene kadar
inlediği duyulmamıştır" dedi.
36562. Mis'ar
naklediyor: Zeyd el-Ammı, bana bir babanın oğluna şu tavsiyelerde bulunduğu bir
mektup verdi: "Evladım! Bir şeyden uzak durduğunda bağlanmamak ve temiz
kalmak için uzak duran, bir şeye yakınlık gösterdiği zaman da şefkat ve
acımadan dolayı yakınlaşan kimselerden ol. Sakın kibirden, böbürlenmekten
dolayı uzak duranlardan biri olma! Yakınlaşması, aldatmak ve ihanet için olan
gibi de olma. Kuşkulandığı şeyde acele etmeyen, gördüğü kusurları affeden,
kendisini tanımayanların övmesine aldanmayan, yaptığı şeyleri anlamayı
unutmayan, kendisinden bahsedildiğinde söylenenlerden çekinen ve söyleyenlerin,
hakkında bilmedikleri şeylerden dolayı istiğfar edip: ''Rabbim! Beni benden
daha iyi bilir, ben de kendimi başkasından iyi bilirim'' diyen, öğrenmek için
soran, kazanmak için konuşan, selamete ermek için susan, anlamak için
sohbetlere katılan, gafillerin arasında olduğu zaman, onlar gafil olduğu halde
kendisi zikrettiği için zikredenlerden yazılan, zikredenlerle beraber olduğunda
kendisi ise gafillerden yazılmayan kişilerden ol. Çünkü öyleleri onlar
zikretmeyi unuttuklarında kendisi zikreder, onlar zikrettiğinde ise kendisi de
zikri unutmayan kişilerdir."
Hasan, İbn Uyeyne'nin
şunu ilave ettiğini söyledi: "ilmi, hilimle mezceder, fani olandan uzak
durması, baki olana bağlılığı gibi olur."
36563. Suveyd b. Gafele
der ki: "Yüce Allah Cehennemliklerin her şeyi unutmalarını istediği zaman
onların her birine kendi boyuna göre ateşten tabut yapılır ve içine konup
ateşten kilitlerle kilitlenir. Bu tabutlar da ateşten çivilerle çivilenir.
Sonra bu tabut ateşten başka bir tabutun içine konulur. Diğer tabut da ateşten
kilitlerle kilitlenir. Sonra iki tabutun arası ateşle doldurulur.
Cehennemliklerin hiçbiri diğerini görmediği için orada sadece kendisinin
olduğunu düşünür. Yüce Allah'ın: ''Onların üstlerinde ateşten tabakalar,
altlarında da (öyle) tabakalar var'' (Zümer Sur. 16) buyruğu, işte bu anlama
gelmektedir. Yüce Allah'ın: ''Onlar için cehennemden bir yatak ve üstlerinde de
örtüler vardır. Zalimleri böyle cezalandırırız'' (A'raf Sur. 41) buyruğu da bu
anlama gelmektedir."
36564. Muhammed b.
el-Münkedir der ki: "Kulun salih olmasıyla, onun oğlu, oğlunun oğlu, ev
halkı ve evinin etrafındakiler de ıslah edilir. Bu kişi aralarında olduğu
müddetçe onlar Allah'ın koruması altında olur."
36565. Ebu Harb b.
Ebi'I-Esved ed-Dueli der ki: "Kişi, işlemiş olduğu bir günah sebebiyle
Cennetin kapısında yüz yıl bekletilir ve bu süre zarfında Cennetteki
hanımlarını ve hizmetçilerini görür."
36566. BahtarT et-TaT
şöyle derdi: "Ölülerde gıpta ettiğin şey için dirilere de gıpta et ve bil
ki ibadet ancak zühd ile ve itaatte alçak gönüllülükle olur. Günahlar
karşısında dirençli ol ve insanları takvaları nispetinde sev."
36567. Malik b. Miğvel
naklediyor: Kasım b. el-Velid: "Fakat o en büyük felaket geldiği
zaman" ayetiyle ilgili olarak: "Cennetlikler Cennete, Cehennemlikler
Cehenneme götürüldüğü zamandır" dedi.
36568. Hz. Osman der ki:
"Kim bir amel yaparsa Yüce Allah ona yaptığı amelin cübbesini
giydirir."
36569. Hz. Osman b.
Affan der ki: "Kim bir amel yaparsa Yüce Allah ona yaptığı amelin
cübbesini giydirir. Hayırsa hayır, şer ise şer cübbesi."
36570. Yahya b. Rafi
naklediyor: Hz. Osman, "Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit
bulunduğu halde gelir" (Kaf Sur. 21) ayetiyle ilgili şöyle dedi:
"Sürücü"
Allah'ın emrine doğru nefsi süren melektir. "Şahit" ise onun ameli
hakkında tanıklık edecek olandır.
36571. Adiy b. Hatim der
ki: "Kişinin en uğurlu ve en uğursuz yeri, iki çenesi arasıdır."
36572. Adiy b. Hatim der
ki: "Siz, iyiliğinin geçmişte kötülük kabul edildiği, gelecekte ise
kötülüğünün iyilik kabul edileceği bir zamandasınız."
36573. Zeyd b. Vehb
bildiriyor: Mezarlığa çıkıp bir duvarın dibinde oturdum. Bir adam bir mezara
gelip onu düzelttikten sonra gelip yanıma oturdu. Ben: ''Bu (mezardaki)
kimdir?" diye sorunca, adam: "Kardeşim" karşılığını verdi. Ben:
''Kardeşin mir deyince: ''Din kardeşimdir. Dün onu rüyamda gördüm ve: "Ey
falan! Allah'a hamd olsun ki (sana takdir ettiği ömrü) yaşadın" dedim. O
şöyle karşılık verdi: ''Öyle mi diyorsun! Bunu söylemek benim için yeryüzü ve
içindekilerden daha hoştur. Beni defnettikleri zaman görmedin mi? Falan kişi
kalkıp iki rekat namaz kıldı. Benim o iki re katı kılabilmem benim için
dünyadan ve içindekilerden daha hoştUr."
36574. Ata b. Yesar der
ki: ''Allah'ın rahmetinden ümit kesenler, kıyamet gününde bir yerde toplanırlar
ve insanlar onların boyunlarına basarak geçer."
36575. Habbab der ki:
"Size bir takım çağrılar olacak ki bunlara kulak verin."
36576. (Abdurrahman) İbn
Ebi Leyla der ki: "Bütün bu şehirleri gezdim; Basra halkı kadar gece
namazı kılan ve onlar kadar Allah'ı zikreden kimseleri görmedim.''
36577. Ebu Abdurrahman
es-Sülemi der ki: "Size melek, her sabah beyaz bir sayfayla gelir. Kişi
sayfasına hayır yazdırsın ve Güneş çıktığı zaman işine gitsin, ikindi namazını
kılınca yine sayfaya hayır yazdırsın. Eğer böyle yapıp sayfanın başına ve
sonuna hayır yazdırırsa bunlar belki ikisi arasında olan (kötülük)leri
silerler."
36578. Halid b. Ma'dan
der ki: Ateşi sakin iken Cehenneme uğrarlar ve: "Bize vaad edilen ateş
nerede?" derler, Onlara: "Siz ona sakinken uğradınız" denir.
36579. Abdurrahman b.
Sabıt bildiriyor: Said b. Amir b. Huzeym Mısır valisi iken, Ömer b. el-Hattab'a
uzun müddet evinde ateş yanmadığı haberi geldi. Hz. Ömer ona bir miktar para
gönderdi. O da bununla kendisine ve ailesine lazım olan şeyleri aldıktan sonra
hanımına: "Bunu bizim için işletecek bir tüccara versek" dedi.
Hanımı: "Öyle yap" deyince hiçbir şey kalmayıncaya kadar tasadduk
etti. Sonra tekrar paraya ihtiyaçları olunca hanımı: "Tüccara verdiğin
dirhemlere baksan; çünkü onlara ihtiyacımız var" dedi. Said ise onu
dinlemedi. Kadın sözünü tekrarlayıp, o yine dinlemeyince hanımı paraları
tasadduk ettiğini anladı ve onu kınamaya başladı. Said, Halid b. el-Velid'i çağırarak
hanımına karşı kendisine yardımcı olmasını istedi. Halid, onunla konuşup:
"Onu (kocanı) incitmişsin" dedi. Onun bu sözü kadını sanki Said'e
karşı daha fazla tahrik etti ve Halid'e de aynı şeyleri (kocasının
yaptıklarını) anlattı. Kadının kocası durumu görünce dizlerinin üzerine çöktü
ve kadına şöyle dedi: "Ne kıyamet günündeki ilk sarsıntıdan muaf tutulmam,
ne de yeryüzünde bulunan tüm şeylerin benim olması beni mutlu eder. Şayet
Cennet hurilerinden biri göklerin ardından parmaklarını gösterecek olsa
kokuları dünyada hissedilir ve ben bunları sizler için bir kenara bırakıyorum.
Oysa sizleri onlar için bırakmam, onları sizler için bırakmamdan daha
iyidir." Kadın bu durumu görünce de adamın yakasını bıraktı.
36580. Malik b. Miğvel
bildiriyor: Bir kişi, ayakkabıcıların sandıklarından birinin üzerinde oturmakta
olan Rabı b. Ebi Raşid'e uğrayıp: "Mescide girip kardeşlerinle beraber
otursan" deyince; Rabı: "Kalbimin ölümü bir saat (süre) unutması
halinde bile bozulmasından korkarım" karşılığını verdi.
36581. ismail b. Şu'ayb
bildiriyor: Babam, Mekke'ye gidişte Rabı b. Ebi Raşid'in ol arkadaşıydı. Bir
gün: "Rabbim katında amellerin en üstününü bilseydim onu yapardım"
deyince rüyasında şükrün ve zikrin Allah katındaki en üstün amel olduğunu gördü
.
365820 Ömer b. Zer
bildiriyor: Rabı b. Ebi Raşid, beni çarşıda bir gölgede buldu ve elimi tutup
benimle tokalaşarak: "Ey Ebu Zer! Kim Allah'tan onun rızasını dilerse, çok
büyük bir şey istemiş demektir" dedi.
365830 Avn b. Şeddad
naklediyor: Herim b. Hayyan el-Abdı'ye ölüm geldiği zaman ona: "Ey Herim!
Vasitette bulun" dediklerinde: "Borcumu ödemenizi vasiyet
ediyorum" dedi. Onlar: "Bize hangi tavsiyede bulunursun?"
deyince ise Nahl suresinin sonu olan şu ayetleri okudu: "Rabbinin yoluna,
hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin,
kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi
bilir. Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin.
Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir. Sabret, senin
sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır; onlara üzülme, kurdukları düzenlerden de
endişe etme. Allah şüphesiz sakınanlarla ve iyilik yapanlarla beraberdir."
(Nahl Sur. 125- 126, 127, 128).
36584. Herim der ki:
"Allahım! Küçüklerinin isyankar, yaşlılarının uzun emelli olacağı ve
ömürlerinin kısalacağı bir zamanın şerrinden sana sığınırım."
36585. Ebu Nadra
bildiriyor: Hzo Ömer Herim b. Hayyan'ı süvarilerin başında bir yere gönderdi.
Herim bir adama kızdı ve emredip boynunu vurdurdu. Sonra arkadaşlarına dönüp:
"Allah size hayır vermesin! Neden boynunun vurulmasını emrettiğim zaman
bana nasihat edip bundan alıkoymadınızo Vallahi sizin hiçbir işinizin
sorumluluğunu almam" deyip Hz. Ömer'e: "Ey Müminlerin emiri! Benim idarem
altındakileri idare edecek gücüm yoktur. Bana bu işi yerime yapacak bir
memurunu gönder" diye bir mektup yazdı.
36586, Hasan naklediyor:
Herim b. Hayyan şöyle derdi: "Cehennem gibi, kendisinden kaçanını Cennet
gibi de, kendisini isteyenin gaflet içinde olduğu başka bir şey
bilmiyorum,"
36587. Humeyd b. Hilal
naklediyor: Herim b. Hayyan, Ehvaz kabilesinden bir topluluğun idaresini elinde
bulundururken bir adam ailesinin yanına gitmek için izin isteyince, izin
vermedi. Herim, Cuma günü hutbe verirken adam burnunu tutup (burnum aktı diye)
işaret edince Herim eliyle adama: "Git!" diye işaret etti. Adam
kalkıp ailesine gitti ve ihtiyacını giderip geri dönünce Herim:
"Neredeydin?" diye sordu. Adam: "Burnumu tuttuğum zaman sen bana
elinle: ''Git'' diye işaret etmedin mi?" deyince, Herim: "Kötü
adamları kötü gün için beklet" dedi.
36588. Galib el-Kattan,
Bekr (el-Müzeni)'nin şöyle dediğini nakleder: "Yüce Allah, Kıyamet günü
müminin gidermediği hiçbir ihtiyacını bırakmaz ve kul da Allah'tan sadece
rızasına muvafık şeyleri ister."
36589. Said el-Cureyrı
bildiriyor: Muvarrik el-İcli bir topluluğun bir meclisine uğrayıp selam verdi.
Oradakiler selamını alıp sorular sordular. Topluluktan bir adam: "Senin
her halin salih midir?" diye sorunca, Muvarrik: "Halimizin onda
birinin salih olmasını isterdik" dedi.
36590. Husayn,
Bekr(el-Müzeni)'nin şöyle dediğini nakleder: "Kişi öfkelenmekten ve
açgözlülükten sakınmadıkça takva sahibi olamaz."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |