m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zühd

 

Mücahid'in Sözleri

İkrime'nin Sözleri

 

*

Mücahid'in Sözleri

 

36591. İbn Ebi Necih naklediyor: Mücahid: "Yararlı iş işleyen kimseler, kendileri için rahat bir yer hazırlamış olurlar" (RAm Sur. 44) ayetiyle ilgili: "Mezarlarında kendilerine rahat bir yer hazırlarlar" dedi.

 

36592. A'meş bildiriyor: Mücahid: "Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır" (Rahman Sur. 46) ayetiyle ilgili: "Dünyadayken, günah işlemeyi kararlaştırdığı zamanı Allah'tan korktuğu için vazgeçen kişidir" dedi.

 

36593, A'meş der ki: "Mücahid'i gördüğüm zaman onun eşeğini kaybettiği için üzgün olan bir hamal olduğunu zannettim,"

 

36594. Mücahid derki: "Dünyadan geçen her gün: ''Bir daha dönmemek üzere beni dünyadan çıkaran Allah'a hamd olsun'' der.''

 

 

36595, Mansur naklediyor: Mücahid: "Biz yeryüzünü etrafından gitgide eksiltmekteyiz ... " (Ra'd Sur. 41, Enbiya Sur. 44) ayetiyle ilgili: "Ölümle eksiltiyoruz" dedi.

 

 

 

36596. Mücahid bildiriyor: Medine'de yanlarında bir koyun kellesi bulunan fakir bir aile vardı. Bunlar kelleden bir miktar yiyip: "Bunu bizden daha fazla ihtiyaç sahibi olana yollasaklı dediler ve öyle de yaptılar. Kelle, Medine'de (evden eve) dolaşıp sonunda ilk çıktığı yer olan sahiplerinin yanına geri döndü.

 

 

 

36597. Mücahid der ki: "Alimler gittiler ve geriye sadece öğrenenler kaldılar, Sizden müctehid olanlar, sizden öncekilere göre oyun oynayan gibidir.

 

 

 

36598. Mücahid der ki: "iki kişi bir araya gelip birbirlerine güler yüz gösterdikleri zaman, ağaçların kuruyan yapraklarının rüzgarda döküldüğü gibi günahları dökülür." Bir kişi: "Bunu yapmak çok kolaydır" deyince, Mücahid şöyle dedi: Yüce Allah'ın şu sözünü duymadınız mı: "Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların gönüllerini birleştiremezdin." (Enfal Sur. 63)

 

 

 

36599. Mücahid der ki: "Küfe halkından en fazla şu dört kişiyi beğeniyorum:

Talha, Zubeyd, Muhammed b. Abdirrahman ve Yahya b. Abbad.''

 

 

 

36600. Mücahid der ki: "Müslüman öyle bir kimsedir ki din kardeşinden bir şeyler almasa da ondan olan utancından dolayı günah işlemekten çekinir."

 

 

 

36601. Mücahid der ki: "Fakih, Allah'tan korkan kimsedir."

 

 

 

36602. A'meş naklediyor: Mücahid: "Yürekten tövbe ederek Allah'a dönün ... " (Tahrım Sur. 8) ayetiyle ilgili olarak: "(Nasuh) yürekten tövbe, kişinin tövbe ettikten sonra o günaha dönmemesidir" dedi.

 

 

 

36603. Leys naklediyor: Mücahid: "Oysa göklerde ve yerde kim varsa, ister istemez O'na teslim olmuştur. .. " (Al-i İmran, 83) ayetiyle ilgili olarak: "isteyerek teslim olan kişi mümindir" dedi.

 

 

 

36604, Leys naklediyor: Mücahid: "Onlar, geceleri az uyuyanlardı" (Zariyat Sur, 17) ayetiyle ilgili olarak: ''Gecenin tümünü uykuyla geçirmezlerdi'' dedi.

 

 

 

36605, Mansur naklediyor: Mücahid: "Çadırlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır" (Rahman Sur. 72) ayetiyle ilgili: Ilinciden çadırlarda, kalpleri, gözleri ve kendilerini sadece eşlerine vermiş huriler olup onların yerine başkalarını istemezler" dedi.

 

 

 

36606. Mücahid der ki: "Onlara iri gözlü huriler sunulur" (Vakıa Sur. 22) ''Hurilere bakan gözler kamaşır,"

 

 

 

36607. Leys naklediyor: Mücahid: "Allah'tan lütfunu isteyin .... " (Nisa Sur, 32) ayetiyle ilgili olarak: ''İstenmesi emredilen şey dünyalık değildir" dedi.

 

 

 

36608, Mansur naklediyor: Mücahid: "Bütün varlığınla ona yönel" (Müzzemmil Sur, 8) ayetiyle ilgili: ''Ona karşı ihlaslı ol" dedi.

 

 

 

36609. Mücahid der ki: "Ölen hiç kimse yoktur ki; yeryüzü onun için kırk gün ağlamasın."

 

 

 

36610. MansAr naklediyor: Mücahid: "Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır" (Rahman Sur. 46) ayetiyle ilgili: "Günah işleyeceği zaman, Allah'tan korktuğu için vazgeçen kişidir" dedi.

 

 

 

36611. Mansur naklediyor: Mücahid: "Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kaseler dolaştırılır. Billurları gümüş gibi parlaktır, onları ölçüp ölçüp dağıtırlar" (insan Sur. 15, 16) ayetiyle ilgili: "Kaplar: Bardaklar ve parlak sürahilerdir. Miktarı ise ise ne dökülecek kadar dolu olması, ne de eksik olmasıdır" dedi.

 

 

*

İkrime'nin Sözleri

 

36612. Hakim b. Eban naklediyor: ikrime: "Allah kötülüğü bilmeyerek yapıp da, hemen tövbe edenlerin tövbesini kabul etmeyi üzerine almıştır" (Nisa Sur. 17) ayetiyle ilgili olarak: "Dünya (hayatı)nın hepsi yakındır ve bilmeyerek işlenen günahlarla doludur" dedi.

 

 

 

36613. ikrime: "$ecde izinden nişanları yüzlerindedir" (Feth Sur. 29) ayetiyle ilgili olarak: "Gece ibadetinin izleri yüzlerinde görülür" dedi.

 

 

 

36614. Sabit naklediyor: ikrime: "Unuttuğun zamanda Allah'ı an ve şöyle de ... " (Kehf Sur. 24) ayetiyle ilgili olarak: "isyan ettiğin zaman" dedi, bazıları ise:

"Kızgın olduğun zaman" dedi.

 

 

 

3661.5. Eyyub naklediyor: "ikrime: " ... yürekler ağızlara gelmişti" (Ahzab Sur. LO) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Kalpler kımıldayacak veya hareket edecek olsaydı ölürlerdi. Bu ibare, korkularını ifade etmek için kullanılmıştır."

 

 

 

36616. Şu'be naklediyor: ikrime: " ... inkarcıların kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi, onlar da, ahiretten umutlarını kesmişlerdir" (Mümtehine Sur. 13) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Kafirler kabre girip Yüce Allah'ın kendileri için hazırladığı zilleti görünce Allah'ın rahmetinden ümitlerini keserler."

 

 

 

36617. Ebu Amir bildiriyor: ikrime: "Çünkü bizim yanımızda bukağılar ve ateş var" (Müzzemmil, 12) ayetinde, bukağı'dan kastedilen ayaklara bağlanan bağlardır" dedi.

 

 

 

36618. Ya'la b. Ubeyde bildiriyor: Muhammed b. Saka yanımıza girip: "Size faydalı olacağını umduğum bir şey anlatacağım. Çünkü bana faydası oldu" deyip şöyle devam etti. Ata b. Ebi Rabah bise dedi ki: "Sizden öncekiler, Allah'ın Kitab'ını okuma veya iyiliği emretme, ya da kötülükten sakındırma dışındaki fazla konuşmayı sevmez, sadece yaşam için gerekli şeylerin söylenmesini isterlerdi. "Kiramen katiplerin üzerinizde gözcü olduğunu" ve "Iki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar. Insan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın" (Kaf Sur. 17- 18) (ayetlerini) inkar edebilir misiniz? Kişi, amel defterini açsa gün boyu oraya yazılan amellerin ne dinine, ne de dünyasına fayda vermeyecek şeylerle dolu olmasından utanmıyor mu?"

 

 

 

36619. Yahya b. Ya'mur der ki: "Rüzgar sadece azab ve rahmet olarak eser."

 

 

 

36620. Şebib naklediyor: Mukatil b. Hayyan: " ... yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır?" (Meryem Sur. 78) ayetiyle ilgili olarak şöyle dedi: "Alınan söz namaz sözüdür."

 

 

 

36621. Eba Avn der ki: "Hayır ehli karşılaştıkları zaman birbirlerine üç şeyi tavsiye ederlerdi. Ayrı düştükleri zaman ise şu üç şeyi birbirlerine yazarlardı: Kim ahireti için amel yaparsa, Allah onu dünyaya karşı ona kifayet eder. Allah'ın rızasını ararsa insanların sıkıntısına karşı Allah kifayet eder. Kim gizlice yaptıklarını ıslah ederse Allah açıktan yaptıklarını ıslah eder."

 

 

 

36622. Halid b. Ebi imran der ki: "Abdullah b. ez-Zübeyr her ay sadece üç günü oruçsuz geçirirdi." Halid der ki: '%nu'z-Zübeyr kırk yıl kıyafetini üzerinden çıkarmadı (geceyi hep ibadetle geçirdi.)"

 

 

 

36623. Muhammed b. Sirin bildiriyor: Ebu Ubeyde b. Huzeyfe'nin yanında çadırındaydık. Bir adam gelip yanına yatağına oturdu ve kendisine anlamadığım bir şeyi gizlice söyledi. Ebu Ubeyde adama: "Senden parmağını şu ateşe koymanı istiyorum" dedi. Önlerinde de ateş vardı, adam: "Sübhanallah!" deyince, Ebu Ubeyde: "Benim için parmağının birini dünya ateşine sokarak feda etmede cimri davranıyorsun da benim bütün vücudumu Cehennem ateşine sokmamı istiyorsun" dedi. Biz adamın Ebu Ubeyde'den bir konu hakkında hukuki karar vermesini istediğini anladık.

 

 

 

36624. Ubeydullah b. Adiy b. el-Hiyar: "Allahım! Bize ve bizden olan Müslümanlara selamet ver" dedi.

 

 

 

36625. Abdullah b. el-Haris: "Cehennem zebanilerinin başları gökte, ayakları ise yerdedir" dedi.

 

 

 

36626. ikrime naklediyor: İbn Abbas: "Söylediği hiçbir söz yoktur ki ... " (Kaf Sur. 18) ayetiyle ilgili olarak: "Kişinin, hayır veya şer olsun söylediği bütün sözler yazılır" dedi.

 

 

 

36627. ikrime der ki: "Kişinin yapmış olduğu lehinde ve aleyhinde olan her şey yazılır."

 

 

 

36628. Avf naklediyor: Said b. Ebi'I-Hasan: "Onlar, geceleri az uyuyanlardı." (Zariyat Sur. 17) ayetiyle ilgili olarak; "Gecelerin çok azını uyuyarak geçirirlerdi" dedi.

 

 

 

36629, Hassan b. Atiyye naklediyor: Merkebe binen bir adamın merkebi tökezleyince: "Geberesin!" dedi. Sağındaki melek soldaki meleğe: "Bu sevap değildir, onu sen yaz" dedi. Soldaki melek ise: "Bu günah değildir, sen yaz" karşılığını verdi. Soldaki meleğe: "Sağdaki meleğin yazmadığı şeyi sen yaz" diye seslenildi.

 

 

 

36630. Hassan b. Atiyye der ki: "Kim Allah'ın dostlarına düşmanlık ederse, Allah'a savaş açmış gibidir. Kim Allah'ın hadleri konusunda birine şefaatçi olursa Allah'ın emrine isyan etmiş olur. Kim, haklı olanı bilmeden iki hasım arasında taraf tutarsa bu işi bırakana kadar Allah'ın öfkesi altındadır. Kim hakkını alana kadar zayıfın yanında durursa, ayakların kaydırıldığı günde (kıyamette) Yüce Allah onun ayaklarını sabit kılar. Yüce Allah şöyle buyurur: "Ölümü sevmeyen mümin kulumun canını alırken tereddüt ettiğim kadar, dilediğim hiçbir işte tereddüt etmem. Zira mümin kulumu üzmek istemem; ama ölümden de kurtuluşu yoktur."

 

 

 

36631. İbn Muhayriz der ki: "Camide, namaz kılan, Allah'ı zikreden, hayrı öğrenen veya öğreten kişilerin bu konuşmaları dışında konuşmak doğru değildir."

 

 

 

36632. Reca b. Ebi Seleme bildiriyor: İbn Muhayrız, manifaturacılardan bir adamın yanına girip ondan bir şey satın aldı. Bir adam manifaturacıya: "Sen bunun im olduğunu biliyor musun? Bu İbn Muhayrız'dir" deyince İbn Muhayrız kalktı ve: Biz dinimizle değil, paramızla satın almaya geldik" dedi.

 

 

 

36633. Musa b. Ukbe bildiriyor: Biz Remle'deyken İbn Muhayrız'in şöyle dediğini duydum: "Öyle kişilere yetiştim ki içlerinden bir Müslüman öldüğü zaman: "Falan kişiyi müslüman olarak öldüren Allah'a hamd olsun" derlerdi. Sonra bu sözü söyleyenler bitti ve artık bu gün kimse böyle bir şey söylemiyor."

 

 

 

36634. Mücemmi b. Cariye şöyle derdi: "Allahım! Senden kolay bir ölüm istiyorum."

 

 

 

36635. Usame b. Zeyd, babasının: "Alçaltıcı ... " (Vi3kıa Sur. 3) ayetiyle ilgili olarak şöyle dediğini nakleder: "Kim o gün alçalırsa, artık bir daha yükselemez, kim o gün yükselirse bir daha alçalmaz."

 

 

 

36636. Osman b. Abdillah b. Evs, Amr b. Evs'in şöyle dediğini nakleder:

"Muhsin olanlar kimseye zulmetmeyen, zulme uğradıkları zaman ise kimseden yardım istemeyen kişilerdir."

 

 

 

36637. Ebu'I-Ala b. eş-Şıhhır bildiriyor: Falan kişi: "Mezarlarınızın üzerinde yürüyor musunuz?" diye sorunca ben: "Evet" dedim. O: "O zaman size nasıl yağmur gönderilir ki!" dedi.

 

 

 

36638. Said b. Cübeyr naklediyor: İbn Abbas: " ... onu bir balık yutmuştu" (Saffat Sur. 142) ayetiyle ilgili şöyle dedi: "Balık onu yuttuğu zaman götürüp yerin yedinci katına kadar indirdi. Hz. Yunus (a.s.) yerin tesbih ettiğini işitti ve yerin bu davranışı onu da tesbih etmesi yönünde şevklendirdi ve: "Senden başka ilah yok, tesbih ederim seni! Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum" (Enbiya Sur. 87) dedi. Balık onu çıkarıp yeni doğan çocuk gibi saçsız ve tırnaksız bir şekilde karaya bıraktı. Allah ona gölgelenmesi için bir ağaç bitirdi. Hz. Yunus bu ağacın altında gölgelendi ve altındaki haşerelerden yemeye başladı. Hz. Yunus (a.s.) ağacın altında uyurken ağacın yaprakları üzerine dökülüp kurumaya başlayınca bunu Rabbine şikayet etti. Kendisine: "Kuruyan bir ağaç için üzülüyorsun da helak etmek istediğin yüz bin veya daha fazla kişiye üzülmüyorsun!" denildi.

 

 

 

36639. Ebu's-Sahba der ki: "Helalinden mık istedim; rızkım bana takdir edildi. Nihayet benim için böylesinin uygun görüldüğünü anladım. Vallahi! Rızkı kendisine günlük olarak takdir edilen kişi şayet bunun kendisi için daha hayırlı olduğunu bilmiyorsa ya aciz birisidir, ya da dar görüşlüdür.''

 

 

 

36640. Abdullah b. Mutarrif şöyle derdi: "Biri çok namaz kılıp oruç tutan, diğeri ise Allah katında daha üstün olan iki kişi arasında büyük fark olduğunu göreceksin." Kendisine: "Bu nasılolacak ey Ebu Cez'?" diye sorduklarında:

"Allah'ın haram kıldığı şeylerden daha çok sakınan daha üstün olur" dedi.

 

 

 

36641. Cuveybir naklediyor: Dahhak: "Itaat eden alçak gönüllü kimseleri müjdele!" (Hac Sur. 34) ayetiyle ilgili olarak: "Bu kişiler tevazu sahibi kişilerdir" dedi.

 

 

 

36642. Cuveybir naklediyor: Dahhak: "Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı" (Enbiya Sur. 90) ayetiyle ilgili olarak: "Allah'a karşı alçak gönüllülerdi" dedi.

 

 

 

36643. Cuveybir naklediyor: Dahhak: "Onunla karınlarında ne varsa eritilir, derileri de" (Hac Sur. 20) ayetiyle ilgili olarak: "Yusharu" kelimesinden kastın eritilmek olduğunu söyledi.

 

 

 

36644. Sabit naklediyor: Dahhak: " ...faydasız birşeye rastladıkları zaman yüz çevirip bakıp geçerler" (Furkan Sur. 72) ayetiyle ilgili olarak: "Faydasız şeyleri ne yaparlar, ne de düşünürler" dedi.

 

 

 

36645. Süfyan, bir adamdan, Dahhak'ın şöyle dediğini nakleder: "Kur'an okumak olmasaydı, hasta olmak beni sevindirirdi."

 

 

 

36646. Cuveybir naklediyor: Dahhak: " ... güvenli bir makamdadırlar" (Duhan Sur. 51) ayetiyle ilgili olarak: "Ölümden ve yaşlanmaktan emin olurlar. Ne ölürler, ne yaşlanırlar, ne acıkırlar ve ne de açıkta kalırlar" dedi.

 

 

 

36647. Cuveybir naklediyor: Dahhak: " ... Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın" (inşikak Sur. 6) ayetiyle ilgili olarak: "Yüce Allah için amel yapandır'' dedi.

 

 

 

36648: Ebu Bistam naklediyor: Dahhak: "Dünya hayatında da, ahirette de onlara müjde vardır" (Yunus Sur. 64) ayetiyle ilgili olarak: "Dünyadaki müjdesi, ölümden önce nereye gideceğini bilmesidir'' dedi.

 

 

 

36649. Ebu Sinan naklediyor: Dahhak: " ... 0 halde iyiliklere koşuşun, hepinizin dönüşü Allah'adır" (Maide Sur. 48) ayetiyle ilgili olarak: "Burada kastedilen, iyisiye faciriyle Hz. Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tüm ümmetidir" dedi.

 

 

 

36650. Ebu'I-Feyd naklediyor: Dahhak: "Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder" (Maide Sur. 27) ayetiyle ilgili olarak: "Burada kastedilen, şirkten sakınanlardır" dedi.

 

 

 

36651. Vehb b. Münebbih der ki: "Kiliselere güzel kokular süren kişi Hz.

Harun'du."

 

 

 

36652. Müslim b. Yesar der ki: "Allah'ın kerih gördüğü şeyleri terketmeyen kulun imanı, karşılık olarak ne bekler bilemiyorum."

 

 

 

36653. Müslim b. Yesar der ki: "Öncekilerden birisi bir suçlamadan temize çıkınca ona: ''Temize çıkman sana hayırlı olsun'' denirdi."

 

 

 

36654. Sabit, Hz. Ebu Bekr'in devamlı şu beyti söylediğini bildirir:

"Ağıt yakarsın sevgiliye kavuşuncaya dek Delikanlı yürür, amacına can feda ederek. "

 

 

 

36655. Malik b. Dinar bildiriyor: Cabir b. Zeyd'e: "Sana se bat vermemiş olsaydık, and olsun ki, az da olsa onlara meyledecektin. O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın" (isra Sur. 74- 75) ayetinde geçen hayatın ve ölümün katlarından kastın ne olduğunu sorduğumda şöyle dedi: "Dünya ve ahiret azabının kat kat olması ve bize karşı hiçbir yardımcı bulamamandır" dedi.

 

 

 

36656. Sabit bildiriyor: Biz, Cabir b. Zeyd'in yanındayken bir deve gördü ve şöyle dedi: "Size: ''Ben bu deveye tapmam'' dersem ona ibadet etmeyeceğim konusunda emin olamam."

 

 

 

36657. Hasan(-ı Basri): "Topluluklar, bu gecenin düne benzediği gibi birbirine benzerler" dedi.

 

 

 

36658. Ebu' ı-Aliye dedi ki: "Cennet kokularının çoğu kınadır."

 

 

 

36659, Ebu Ubeyde b. Abdillah bildiriyor: Rabi b. Huseym, Abdullah b.

Mes’ud'un ya-nına girdiği zaman başbaşa kalırlar ve kalkana kadar da kimsenin girmesine izin vermezlerdi. Abdullah ona: ''Eğer Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) seni görseydi severdi, seni gördüğümde bana Allah'a yönelenleri hatırlatıyorsun'' derdi.

 

 

 

36660. Malik b. Miğvel bildiriyor: Talha'ya: ''Bollukta da, kıtlıkta da hep besili kalan kişi kimdir? Bollukta da, kıtlıkta da hep cılız kalan kişi de kimdir? Baldan daha tatlı olan ve ardı kesilmeyen şey nedir?'' diye sorulunca şöyle karşılık verdi: ilKendisine birşey verildiğinde şükreden, başına bir musibet geldiğinde sabreden mümin bollukta da, kıtlıkta da hep besili kalır. Bollukta da, kıtlıkta da hep cılız kalan kişi ise kendisine birşey verildiğinde şükretmeyen, musibete uğrayınca sabretmeyen kafir ve facirdir. Baldan daha tatlı olan ve ardı kesilmeyen şey ise müminlerin kalplerini birbirlerine sevgi ile bağlayan Allah sevgisidir.''

 

 

 

36661. Sabit bildiriyor: Abid olan ve mescide bağlı olan Ebu Samir rüyasında şöyle gördüğünü anlattı: insanlar Yüce Allah'ın huzuruna çıkarıldılar ve bir kadın üzerinde ince bir giysiyle getirildi. Rüzgar esip kadının giysisini açınca Allah ondan yüz çevirdi ve: "Bunu Cehenneme götürünüz. Çünkü bu, süslerini yabancılara gösteren biriydi" buyurdu. Sıra bana gelince: "Bunu bırakın; çünkü bu cumanın hakkını verirdi" dedi.

 

 

 

36662. Ebu Samir anlatıyor: Bir kadın: "Vallahi! Yüce Allah bana azab etmez, çünkü: ''Hırsızlık yapmadım, zina etmedim, çocuğumu öldürmedim ve kimseye de zina iftirasında bulunmadım" dedi. Rüyamda kadına: "Cehennemdeki yerine kalk ey çoğu azaltan ve azı çoğaltan, gıyabında komşusunun etini yiyen" denildi. Bunun üzerine kadın: "Ey Rabbim! Tövbe ediyorum! Tövbe ediyorum" dedi.

 

 

 

36663. Sabit bildiriyor: Ebu Samir rüyasında şöyle denildiğini gördü: "Kıyamet gününde, şişman olanların kemiklerindeki zayıflıktan dolayı vay hallerine!"

 

 

 

36664. Sabit bildiriyor: Ebu Samir abid biriydi. Bir gün yatsı namazını kılmadan 5nce uyudu. Rüyasında, kendisine iki melek veya iki adam geldi, biri başucunda diğeri ayaklarının yanında oturdu. Başucundaki ayaklarının yanındakine: "Namazdan önceki uyku, Rahman'ı razı eder, Şeytanı ise kızdırır" dedi. Ayak ucundaki ise başı ucundakine: "Namazdan önce uyumak şeytanı razı eder, Rahman'ı ise kızdırır" dedi.

 

 

 

36665. Sı la b. Eşyem der ki: "Vallahi hangi günümde daha sevinçli olduğumu bilmiyorum: Erkence Allah'ı zikretmeye başladığım gün mü, yoksa bazı ihtiyaçlarımı karşılamak için çıkıp Allah'ın zikriyle karşılaştığım gün mü?"

 

 

 

36666. Ebu Rifaa el-Adevı derdi ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana bu sureyi öğrettiği zamandan beri Bakara Suresini hiç unutmadım. Bununla beraber Kur'an'dan bir miktar daha öğrendim ve gece ibadetinde (fazla ibadet yapmamdan dolayı) sırtım hiç ağrımadı."

 

 

 

36667. Sı la (b. Eşyem) der ki: Ebu Rifaa'yı öldürüldükten sonra rüyamda gördüm. Süratli olan bir devenin üzerine binmişti. Ben ise yavaş yürüyen bir devenin üzerindeydim ve Ebu Rifaa'nın peşinden gidiyordum. Devesini bana doğru çevirince, ben: "işte şimdi sesimi ona duyurabilirim" diyordum; ancak tekrar devesini çevirip sürüyordu. Rüyamı, Ebu Rifaa'nın yolundan gitmem gerektiğine yordum ki ondan sonra onun yaptığı gibi yapmak için çok uğraşıyorum.

 

 

 

36668. Humeyd b. Hilal bildiriyor: Ebu Rifaa veya kabilesinden birisi yolculuk sırasında (namaz zamanı) arkadaşları için su ısıtır, kendisi ise soğuk su ile abdest alırdı ve şöyle derdi: "Siz bu sudan abdestinizi güzelce alın, ben de bundan abdestimi güzelce alırım."

 

 

 

36669. Mutarrif der ki: "Eğer bu ümmetten birinin kalbi temiz ise o kalb Maz'Or'un kalbidir."

 

 

 

36670. Mutarrif der ki: Bir adam, 'beni ve Maz'ur'u gördü ve: "Kim cennetlik olan iki kişiye bakmak isterse bunlara baksın" dedi. Maz'ur bu sözü duyunca hoşlanmadığını yüzünden anladım. Maz'ur sonra: "Allahım! Sen bizi biliyorsun, bu adam ise bilmiyor" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Allah Korkusundan Ağlamak Hakkında