m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Gazveler

 

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Peygamber Olarak Gönderilişi

 

37708. Abdullah b. Şakık bildiriyor: Bir adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ne zaman peygamber oldunY diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Adem (a.s.) ruh ile ceset arasındayken" buyurdu.

 

37709. Abdullah b. Şeddad b. el-Had naklediyor: Cibrıl Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek onu sarıp sıktıktan sonra: "Oku!" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ne okuyayım?" diye sorunca Cibril bir daha sarıp sıktı ve sonra: "Oku!" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine: "Ne okuyayım?" deyince, Cibril: "Yaratan Rabbinin adıyla oku!" (Alak Sur. 1) dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Hatice'ye gelerek gördüklerini kendisine anlattı. Hz. Hatice, Varaka b. Nevfel'e giderek olanları bildirdi. Varaka, Hz. Hatice'ye: "Kocan dostunu (Cibril'i)  uyanıkken görüyor mu?" diye sorunca, Hz. Hatice: "Evet" karşılığını verdi. Varaka: "Senin kocan Peygamberdir ve ümmetinden ona belalar isabet edecektir" dedi.

 

37710. Ebu Meysere bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sahrada yalnız başına olduğu zaman kendisine: "Ey Muhammed!" diye seslenildiğini duyardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sesi duyunca oradan kaçardı. (Bir gün bu sesi duyduktan sonra) Hz. Hatice'ye gidip: "Ey Hatice! Yalnız kaldığım zaman bana seslenen birini duyuyorum ve kimseyi göremeyince kaçıyorum, ama aynı sesin yanımda bana seslendiğini duyuyorum" dedi. Hz. Hatice: "Yüce Allah'ın sana öyle kötü bir şey yapması ihtimali yoktur. Vallahi, sen doğru söylersin ve emaneti eda edersin. Akrabana iyilik yaparsın!" dedi. Hz. Hatice, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu durumunu Hz. Ebu Bekr'e anlattı. Hz. Ebu Bekr, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) peygamberlik gelmeden önce de onun dostuydu. Hz. Ebu Bekr, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elinden tutup Varaka'ya götürdü. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ebu Bekr'e: "Sana durumu kim haber verdi?" diye sorunca Hz. Ebu Bekir, Hz. Haticenin söylediklerini anlattı. Varaka'ya gittiklerinde Varaka, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir şey görüyor musun?" diye sorunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hayır, ama yalnız kaldığımda sesi duyuyorum ve bir şey görmüyorum. Kaçtığımda ise sesin yanımda olduğunu görüyorum" dedi. Varaka: "Böyle yapma. Sesi duyduğun zaman ne diyeceğini duyana kadar yerinde dur" dedi.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yalnız kaldığında: "Ey Muhammed" diye bir ses duydu ve: "Buyur!" karşılığını verdi. Ses: "Şehadet erdim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve Resulüdür" dedi. Sonra şöyle dedi: "De ki: "Hamd; alemlerin Rabbı Allah'a mahsustur. O Rahman ve Rahim'dir. Din Gününün sahibidir." (Fatiha Sur, 1-3) böylece ses, Fatiha SAresini sonuna kadar Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) okudu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Varaka'ya gidip olanları anlatınca Varaka ona şöyle dedi: "Sana müjdeler olsun, sana müjdeler olsun. Ben tanıklık ederim ki Meryem oğlu isa'nın: ''Benden sonra Ahmed adında gelecek bir resul ile sizleri müjdelerim'' diyerek geleceğini müjdelediği kişi sensin. Ben senin Ahmed olduğuna şahitlik ederim. Yine Senin Muhammed olduğuna şahitlik ederim ve yine şahitlik ederim ki sen, Allah'ın Resulüsün. Bundan sonra sana cihad emri verilecektir. Bu emir sana geldiği takdirde ben hayatta olursam şüphesiz seninle birlikte senin yanında cihad ederim." Varaka vefat ettiğinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Andolsun o keşişi, cennette üzerinde ipek elbiseler bulunduğu halde gördüm.''

 

 

37711. Hasan(-, Basri) naklediyor: Bir defasında Yüce Allah, (Yahudilerden) bir adamı Cennete sokmak için Peygamberimizi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) görevlendirdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yahudilerin sinagoglarından birine uğradı. içeri girdiğinde onların kutsal kitaplarını okuduklarını gördü. Ancak Yahudiler onu gördüklerinde kitaplarını kapatıp hemen dışarıya çıktılar. Sinagogun bir kenarında da ölmek üzere olan bir adam vardı. Adam, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldi ve: "Kitaplarını okumalarından vazgeçmelerinin sebebi senin gelişindi. Sen geldiğinde bir peygamberin sıfatlarını okuyorlardı ki onun sıfatları senin sıfatlarındi" dedi. Sonra kitabı açıp biraz okudu. Sonra da: "Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in de Allah'ın Resulü olduğunu şehadet ederim!" deyip ruhunu teslim etti. Daha sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer Müslümanlara: "Kardeşinizle ilgilenin!" buyurdu. Bunun üzerine Müslümanlar adam yıkayıp kefenlediler. Üzerine kokular serpildikten sonra da Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun namazını kıldırdı.

 

 

37712. Enes naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çocuklarla oynarken Cibril geldi ve onu alıp göğsünü yarıp kalbini çıkardı ve kalpten donmuş bir kan pıhtısı çıkarıp: "Bu, Şeytanın sendeki nasibidir" dedi. Sonra kalbi altın bir leğende zemzem suyuyla yıkadı, sonra kalbi düzeltip yerine koydu. Çocuklar Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sütannesine gelip: "Muhammed öldürüldü" dediler. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittiklerinde renginin solmuş olduğunu gördüler. Enes der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) göğsündeki dikiş izlerini görüyordum.''

 

 

 

37713. Cabir bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderildiği ilk dönemde bir ara vahiy kesilmiş, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yalnızlık sevdirilmişti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hira'da yalnız kalıyordu. Bir gün Hira'dan gelirken şöyle dedi: "Üst tarafımda bir ses duyunca başımı kaldırdım, bir şeyin bir kürsi üzerinde oturmakta olduğunu görünce dehçete kapılıp hızlı bir şekilde eve gidip: ''Beni örtün, beni örtün'' dedim Cibril bana gelerek: "Ey örtünüp bürünen, kalk ve uyar ve yalnız Rabbini yücelt. Elbiseni temizle, pisliklerden uzak dur" (Müddessir Sur. 1- 5) ayetlerini okudu.''

 

 

 

37714. Davud naklediyor: ikrime "Ey örtünüp bürünen Peygamber" (Müddessir Sur. 1) ayetini: "Ey peygamberlik yükünü üstlenip ona bürünen peygamber" şeklinde izah etmiştir. "Ey elbisesine bürünen peygamber" (Müzzemmil, 1) ayetini ise: "Ey peygamberlik elbisesine bürünen Peygamber" şeklinde izah etmiştir.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kureyş'in Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yaptığı Eziyetler