m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Gazveler

 

Ebu Bekr, Ali, Osman, Zübeyr, Eba Zer, Ömer, Utbe, İbn Mes'ud, Zeyd, Selman, Adiy ve Cerir'in (r.anhum) Müslüman Oluşu

 

*

Hz. Ebu Bekr'in Müslüman Olması

 

37738. Amr b. Murra der ki: İbrahim(-i Nehai)'ye gidip (ilk Müslüman olanın kim olduğunu) sorduğumda: "ilk Müslüman olan kişi Hz. Ebu Bekr'dir karşılığını verdi.

 

 

 

37739. Amir bildiriyor: İbn Abbas'a: "ilk Müslüman olan kimdi?" diye sorduğumda veya sorulduğunda şöyle dedi: "Hassan b. Sabit'in şu şiirini işitmedin mi:

Güvenilir bir kardeşinin çektiği sıkıntıları anacaksan Kardeşin Eba Bekr'in, yaptıklarından dolayı çektiklerini an

O ki Peygamber'den sonra yaratılmışların en iyisi, en takvalısı ve en adiliydi Taşıdığı sorumluluğu en iyi şekilde ila edeniydi Takındığı tavırla övgüye mahzar olan ikinci kişiydi Ve insanlar içinde Resulü ilk tasdik edendi.

 

 

 

37740. Hişam der ki: "Babamın (Urve'nin) bana bildirdiğine göre Hz. Ebu Bekr Müslüman olduğunda malvarlığı olarak kırkbin dirhemi vardı."

 

 

 

37741. Mücahid der ki: Müslüman olduğunu ilk açıklayanlar yedi kişiydi:

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hz. Ebu Bekr, Bilal, Habbab, Suheyb, Ammar ve annesi Sümeyye. Yüce Allah, Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcası ile korudu, Hz. Ebu Bekr'i kavmi vesilesiyle korudu. Diğerlerini ise müşrikler alarak demirden giysiler içinde güneşin sıcağında bekleterek dayanılmayacak derecede işkence ettiler. Nihayetinde de Bilal hariç bu Müslümanlar, müşriklerin kendilerinden istediklerini yerine getirmişlerdir. Bunun üzerine yakınları gelip onları su dolu deriden tulumların içine koymuşlar ve öyle taşıyıp götürmüşlerdir. Akşam olunca Ebu Cehil gelip Sümeyye'ye sövmeye ve tekmelemeye başladı. Sonra onu (Mızrakla) vurup öldürdü. Sümeyye islam'da şehid edilen ilk kişidir. Bilal'ın ise boynuna ip bağladılar ve çocuklarına Mekke dağları arasında kendisini sürüklemelerini emrettiler. Çocuklar Bilal'i sürüklerken o: ''Ehad! Ehad!" diyordu.

 

 

 

37742. Mansur, Mücahid'den yukarıdakinin aynısını rivayette bulundu.

 

 

 

37743. Şa’bi bildiriyor: "Sonunda Habbab hariç diğerleri müşriklerin kendilerinden istediklerini yerine getirdiler. Müşrikler, Habbab'ı sırtüstü kızgın taşların üzerine yatırmışlardır ki sırtındaki yağlar erimeye başlamıştı."

 

 

 

37744. Kays bildiriyor: Hz. Ebu Bekr taşlara gömülmüş olan Bilal'ı beş ukiyye karşılığı satın aldı. "Eğer kabul etmeseydin bunu bir ukiyyeye bile satardık" dediklerinde Hz. Ebu Bekr: "Eğer yüz ukiyye isteseydiniz yine satın alırdım" karşılığını verdi.

 

 

 

37745. Tarık b. Şihab der ki: "Habbab muhacirlerden biriydi ve Yüce Allah yolunda işkencelere maruz kalmıştı.''

 

 

 

37746. Kurdus der ki: "Habbab b. el-Eret, Müslüman olan altıncı kişidir ve islam'ın altıda birlik bir süresini yaşamıştır."

 

 

 

37747. Ebu Leyla el-Kindı bildiriyor: Habbab, Hz. Ömer'in yanına gelince Hz.

Ömer: "Yaklaş, buraya oturmada Ammar'dan başka hiç kimse senden daha çok hak sahibi değildir" deyince Habbab Hz. Ömer'e sırtındaki müşriklerin kendisine yaptığı işkence izlerini göstermeye başladı.

 

 

 

37748. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Müslüman olduğunu ilk açıklayanlar yedi kişiydi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hz. Ebu Bekr, Ammar, annesi Sümeyye, Suheyb, Bilal ve Mikdad. Yüce Allah, Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) amcası Ebu Talib vesilesiyle korudu, Hz. Ebu Bekr'i kavmi vesilesiyle korudu. Diğerlerini ise müşrikler alıp onlara demir zırhlar giydirip güneşin sıcağında bekleterek işkence ettiler. Bilal dışında olanlar müşriklerin istediğini (küfür kelimesini) söylediler. Bilal ise Allah yolunda canını önemsemedi. Müşrikler de önemsemediğinden onu çocuklara teslim ettiler. Çocuklar onu Mekke sokaklarında dolaştır(p işkence eder)ken o: "Ehad, Ehad" diyordu.

 

 

*

Ali b. Ebi Titlib'in Müslüman Olması

 

37749. Zeyd b. Erkam der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber Müslüman olan ilk kişi Hz. Ali'dir.''

 

 

 

37750. Salim der ki: ibnu'I-Hanefiyye'ye: "insanların ilk Müslüman olanı Hz. Ebu Bekr midir?" dediğimde: "Hayır" dedi. Ben: "Neden Ebu Bekr diğerlerinden üstün ve ileride oldu da bu konuda başkası zikredilmez oldu?" diye sordum. ibnu'lHanefiyye: "Müslüman olduktan sonra vefat edene kadar islamca en üstünleriydi" dedi.

 

 

*

Osman b. Affan'ın Müslüman Olması

 

37751. Ebu Sevr el-Fehmı bildiriyor: Rıdvan ağacının altında biat edenlerden olan Abdurrahman b. Udeys el-Belevı gelip minbere çıktı ve Allah'a hamdü se na ederek Osman'ı zikrederek şöyle dedi: "Osman, muhasara altındayken yanına girdiğimde bana: "Ben Müslümanların dördüncüsüyüm" dedi.

 

 

*

Zübeyr'in Müslüman Olması

 

37752. Hişam b. Urve der ki: "Zübeyr, on altı yaşındayken Müslüman oldu.

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) katıldığı tüm savaşlara katıldı."

 

 

*

Ebu Zer'in Müslüman Olması

 

37753. Abdullah b. es-Samit, Ebu Zer'in şöyle dediğini nakleder: Ben, kardeşim Uneys ve annemiz, haram ayı helal sayan kavmimizden ayrılıp varlıklı ve iyi birisi olan bir dayımızın yanına gittik. Dayımız bize ikramda bulunup iyi davrandı. Kavmi bizi kıskanınca dayımıza: "Sen ailenin yanından çıktığın zaman Uneys onların yanına gidiyor" dediler. Dayımız geldi ve söylenenleri bize aktardı. Ben: "Bize daha önce yaptığın iyilikleri berbat ettin. Bundan sonra seninle bir arada olmayız" dedim ve develerimizi yaklaştırıp onlara bindik. Bunun üzerine dayımız başını örtüp ağlamaya başladı.

 

2. Yola çıkıp Mekke yakınlarında konakladığımızda, Uneys bizim develerimiz ve onun bir katı karşılığı biriyle (şiirle) üstünlük yarışına girdi. Hakem olması için bir kahinin yanına gittiklerinde kahin Uneys'in lehine karar verdi ve Uneys (kazandığı) develerimiz ve onların bir katıyla yanımıza geldi.

 

3. Ey yeğenim! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile karşılaşmadan üç yıl önce namaz kıldım. (Ravi der ki; Ebu Zer'e): "Kim için namaz kıldın?" diye sorduğumda; "Allah için" karşılığını verdi. Namaz kılarken hangi tarafa yöneliyordun?" diye sorunca ise: "Akşam vakti Allah beni hangi yöne yöneltirse gecenin sonuna kadar ve düşene kadar namaz kılardım. Güneşin bana vurması beni uyandırırdı" dedi.

 

4. Uneys: "Mekke'de işim var. Geri dönene kadar işlerime bak" dedi ve gitti ama geç döndü. Geri döndüğünde: "Neden geciktin?" diye sorduğumda; "Mekke'de senin dininden olan ve Allah'ın kendisini gönderdiğini iddia eden biriyle karşılaştım" dedi. Ben: "Halk onun hakkında ne diyor?" diye sorduğumda, Uneys:

 

"Onun sihirbaz, kahin ve şair olduğunu iddia ediyorlar. Vallahi ben kahinlerin sözlerini duydum. Onun sözü kahin sözü değildir. Onun sözlerini şiir ölçüleriyle ölçtüm. Fakat benden sonra ona şiir demeye hiçbir kimsenin dili varmaz. Allah'a yemin ederim ki o muhakkak doğru sözlü bir kimsedir. Ötekiler ise yalancıdırlar" dedi. Uneys şair idi.

 

5. Ben: "Benim işlerime bak ta ben de gidip bakayım" dedim. Uneys: "Olur.

Mekke halkına dikkat et. Çünkü onlar kendisinden nefret ediyorlar ve ona kaba davranıyorlar" dedi. Gidip Mekke'ye varınca onlardan zayıf gördüğüm bir adama:

 

"Sabil olduğunu söylediğiniz bu adam nerede?" diye sordum; adam bana işaret ederek: "Sabil'mi!?" dedi ve Mekke vadisindeki herkes, ben baygın düşene kadar taş ve kemiklerle üzerime çullandı, Kalktığım zaman ise kızıl bir put gibiydim. Zemzem suyuna gidip üzerimdeki kanları yıkadım ve su içtim.

 

6. Ay ışığının olduğu bir gece, Allah Mekke halkının kulaklarına mühür vurdu (dışarıya çıkmadılar) Kabe'de sadece iki kadın tavaf ediyordu. Esat ve Naile putlarına dua ederek bana doğru geldiler. Ben: "Onları birbirlerine nikahlayıverin bari!" dedim. Bunu söylemem onları dualarından alıkoymadı. Bana doğru yaklaştıklarında; "Bu putlar odun gibidir. Bunu kinaye olarak söylemiyorum" dedim. Kadınlar arkalarını dönüp: "Burada bizden bir kişi olsaydı!" diyerek kaçtılar.

 

7. Kadınlar dağdan inip kaçarken onları Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile Hz. Ebu Bekr karşıladı ve: "Neyiniz var?" diye sordu. Kadınlar: "Kabe'nin örtüsünün altında bir SabiT var" dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile Hz. Ebu Bekr: "Ondan size ne?" deyince kadınlar: "O bize karşı ağza alınmayacak bir laf etti" dediler.

 

8. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip Haceru'l-Esved'in yanına ulaşınca kendisi ve Ebu Bekr, Haceru'l-Esved'i istilam ettiler ve tavaf edip namaz kıldılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazı bitirince yanına gittim. Ona islam'ın selamıyla selam veren ilk kişi bendim. Resulullah: "Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Kimlerdensin?" dedi. Ben: "Gifar'danım" deyip te Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini başına doğru sallayınca ben kendi kendime Gifar'dan olduğumu söylemem hoşuna gitmedi her halde dedim. Elini tutmak için gittiğimde arkadaşı beni engelledi. -O, Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) benden iyi tanıyordu- Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başını kaldırıp: "Ne zamandır buradasm?" diye sorunca ben: "On gün ve gecedir buradayım" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sana kim yemek veriyordu?" diye sorunca ise: "Zemzem suyundan başka yemeğim yoktu. Hatta zemzem suyu içmekten göbek bağladım ve hiç açlık hissetmedim" dedim. Resulullah: "Bu su mübarektir ve açlığı giderir" buyurdu. Arkadaşı: "Bu gece buna yemek vermem için izin ver" dedi.

 

9. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Ebu Bekr gidince ben de onlarla gittim. Ebu Bekr bir kapı açtı ve bana Taif'in kuru üzümlerinden bir avuç verdi. Bu Mekke'de yediğim ilk yiyecekti. Mekke'de bir müddet bekledikten sonra Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buldum. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

 

"Ben hurmalığı olan bir yere yönlendirildim, oranın da Yesrib'ten başka bir yer olduğunu zannetmiyorum. Sen benim yerime kavmine İslam'ı tebliğ eder misin? Belki Allah seninle onları faydalandırır, sana da onlar sebebiyle sevap verir" deyince ben: "Olur" dedim.

 

10. Çıkıp Uneys'in yanına gidince: "Ne yaptın?" diye sordu. Ben: "Müslüman oldum ve ona iman ettim" dedim. Uneys: "Ben senin dinine karşı değilim. Ben de Müslüman oldum ve ona iman ettim" dedi. Annemize gittiğimizde: "Ben de sizin dininize karşı değilim. Ben de Müslüman oldum ve ona iman ettim" dedi. Bineklerimize binip kabilemiz olan Gifar'a gittik. Bazıları Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelmeden önce Müslüman oldu. Onlara ima b. Rahada imamlık yapıyordu ve liderleri de oydu. Müslüman olmayanlar: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelirse Müslüman oluruz" dediler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Medine'ye gelince diğerleri de Müslüman oldular.

 

11. Eslem kabilesi geldi ve: "Bunlar bizim kardeşlerimizdir. Onların Müslüman oldukları hususlarda biz de Müslüman oluruz" dediler ve Müslüman oldular. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Gıfar! Allah ona mağfiret eylesin! Eslem'e de Allah selamet versin!" buyurdu.

 

 

*

Ömer b. el-Hattab'ın Müslüman Olması

 

37754. Cabir bildiriyor: Hz. Ömer yeni Müslüman olduğu zamanı şöyle anlattı:

Kızkardeşimi doğum sancısı tutunca evden çıkıp soğuk bir gecede Kabe'nin örtülerinin altına girdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayakkablarıyla gelip Hicr'e girdi ve bir müddet namaz kıldıktan sonra gitti. O zaman daha önce duymadığım şeyi (kendisinden) duymuştum. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) peşine düşünce: "Kim o?" dedi. Ben: "Ömer" deyince; "Ey Ömer! Ne gündüz, ne de gece peşimi bırakmayacak mısın?" dedi. Bana beddua etmesinden çekindiğim için: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve senin de Allah'ın Resulü olduğuna şahadet ederim" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ömer! Müslüman olduğunu gizli tut" deyince ben: "Seni hak olarak gönderene yemin ederim ki; müşrik olduğumu açıkladığım gibi Müslüman olduğumu da açıklayacağım" dedim.

 

 

 

37755. Hilal b. Yesaf der ki: "Ömer b. el-Hattab Müslüman olduğunda kendisinden önce Müslüman olan kırk erkek ve onbir kadın vardı.''

 

 

*

Utbe b. Gazvan'ın Müslüman Olması

 

37756. Halid b. Umeyr der ki: Utbe b. Gazvan bize bir konuşma yaptı ve dedi ki:

"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte Müslüman olan yedi kişinin yedincisi olduğumu bilirim.''

 

 

*

Abdullah b. Mes'ud'un Müslüman Olması

 

37757. Abdullah (b. Mes’ud) dedi ki: ''İlk olarak Müslüman olan altı kişiden biri olduğumu bilirim. Yeryüzünde bizden başka da Müslüman yoktu."

 

 

 

37758. Kasım b. Abdirrahman bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında Mekke'de Kur'an'ı açıktan okuyan ilk kişi İbn Mes’ud'dur. içinde namaz kılınan ilk mescidi yapan, Ammar b. yasir'dir. ilk ezan okuyan Bilal'dir. Allah yolunda ok atan ilk kişi Sa'db. Malik'tir. Müslümanlardan öldürülen ilk kişi Mihca'dır. Allah yolunda at koşturan ilk kişi Mikdad'dır. Gönüllü olarak zekatı veren ilk kabile Beni Uzre kabilesidir. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile anlaşma yapan ilk kabile Cuheyne kabilesidir.''

 

 

*

Zeyd b. Harise'nin Müslüman Olması

 

37759. Ebu Fezara naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), efendileri tarafından Batha'da satılmak üzere bırakılan ve saçları örgülü olan Zeyd b. Harise'yi gördü. Hz. Hatice'ye giderek: "Batha'da satılmak için durdurulmuş bir çocuk gördüm. Eğer onu alacak param olsaydı alırdım" dedi. Hz. Hatice: "Fiyatı ne kadar?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yedi yüz" cevabını verdi. Hz. Hatice: "Yedi yüzü al ve gidip onu satın al" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zeyd'i satın alıp gelince: "Eğer bu benim olsaydı onu azad ederdim" dedi. Hz. Hatice: "Bu senindir" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu azad etti.

 

 

*

Selman'ın Müslüman Olması

 

37760. Ebu Kurra el-Kindı, Selman'dan naklediyor: Farisilerin komutanlarından birinin oğluydum. Yanımda iki çocukla okula gidiyordum. Bu iki çocuk öğretmenlerinin yanından dönerken bir keşişin yanına giriyorlardı. (Bir defasında) ben de onlarla birlikte girince keşiş çocuklara: "Yanıma kimseyi getirmemenizi söylememiş miydim?" dedi. Onun yanına devam etmeye başladım ve sonunda keşiş beni öbür çocuklardan daha çok sevdi ve bana: "Ailen neden geciktiğini sorarsa, ''Öğretmenim bırakmadı'' dersin, öğretmenin neden geciktiğini sorarsa ''Ailem bırakmadı'' dersin" dedi.

 

2. Keşiş bir yere gitmek isteyince kendisine: "Ben de seninle gelirim" dedim ve kendisiyle gidip bir köye yerleştik. Bir kadın devamlı keşişin yanına gelirdi. Ölüm anı geldiği zaman bana: "Ey Selman! Başımın yanını kaz" dedi. Başının yanını kazdım ve oradan bir küp para çıkardım. Bana: "Bu küpü göğsümün üzerine dök" dedi. Küpü onun göğsüne döktüğüm zaman şöyle diyordu: "Biriktirdiklerimden dolayı bana yazıklar olsun!" Keşiş ölünce paraları almak istedim, ama sonra (keşişin dediklerini) hatırlayıp almaktan vazgeçtim. Sonra keşiş ve rahipleri çağırdım, geldikleri zaman: "Geriye mal bıraktı" dedim. Köyden gençler kalkıp: "Bu, babalarımızın malıdır" diyerek paraları aldılar.

 

3. (Gelen) iki rahibe: "Bana, kendisine uyacağım alim bir adam gösterin" dediğimde, bana: "Yeryüzünde, Humus'taki adamdan daha bilgilisini bilmiyoruz" dediler. Gidip adamı buldum ve başımdan geçenleri anlattım. Adam: "Sen sadece ilim taleb etmek için mi geldin?" diye sorunca, ben: "Sadece ilim taleb etmek için geldim" dedim. Adam: "Yeryüzünde, her sene Beytu'I-Makdis'e (Kudüs'e) gelen bir adamdan daha bilgilisini bilmiyorum. Eğer şimdi gidersen onun eşeğini görürsün" dedi. Gittiğimde bahsettiği adamın eşeğinin Beytu'I-Makdis'in kapısının yanında olduğunu gördüm. (Adamın) yanında oturduktan sonra adam gitti ve bir yıl boyunca kendisini bir daha görmedim. Geldiği zaman: "Ey Allah'ın kulu! Sen bana ne yaptın!" dedim. Adam: "Sen hala burada mısın!" deyince, ben: "Evet" karşılığını verdim. Adam: "Vallahi! Bu zamanda, Teyma'da çıkan adam gibi bilgili birini bilmiyorum. Eğer şimdi gidersen adama yetişirsin. Onun üç belirtisi vardır:

Hediyeyi yer, ama sadakayı yemez, sağ kürek kemiğinin yanında güvercin yumurtası gibi nübüvvet mührü vardır ve bu mühür teninin rengindedir" dedi.

 

4. Yola koyuldum. Dere tepe aşıp sonunda bedevi bir topluluğun yanına vardım. Bu bedeviler beni köle yapıp sattılar. Sonunda beni Medine'den bir kadın satın aldı. Onları Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bahsederken duydum. O zaman hayat rahattı. Efendim olan kadına: "Bana bu gün izin ver" dedim. Kadın:

"Tamam" deyince odun toplayıp sattım ve yemek yaparak Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) götürdüm. Az bir şeyolan yemeği götürüp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önüne koyunca: "Bu nedir?" dedi. Ben: "Sadakadır" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına: "Yiyiniz" dedi ve kendisi yemedi. Ben "Bu, birinci alamettir" dedim.

 

5. Bir müddet geçtikten sonra efendim olan kadına: " "Bana bu gün izin ver" dedim. Kadın: "Olur" deyince odun toplayıp sattım ve yemek yaparak ashabıyla birlikte oturan Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip yemeği önüne koydum. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu nedir?" deyince, ben: "Hediyedir" karşılığını verdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yemeğe el uzattı ve ashabına: "Allah'ın adını anarak yiyiniz" dedi.

 

6. Ben arkasında durunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cübbesini çıkardı. Ben peygamberlik mührünü görünce: "Şehadet ederim ki; sen Allah'ın Resul'üsün" dedim. Resulullah: "Ne demek istiyorsun?" deyince: "Kendisine vasıflarını anlatan adamdan bahsettim ve (daha sonra) dedim ki: "Bu adam cennete girecek mi ya Resulallah! Çünkü bana senin peygamber olduğunu söyledi." Resulullah: "Müslümandan başkası cennete giremez" dedi.1

 

 

 

*

Adiy b. Hatim et-Tai'nin Müslüman Olması

 

37761. Ebu Ubeyde b. Huzeyfe, bir adamın şöyle dediğini nakleder: Kufe taraflarındayken Adiy b. Hatim ile ilgili hadisi soruyordum. Bunu Adiy'in ağzından duyan kişinin ben olmasını istedim ve yanına giderek: "Beni tanıyor musun?" dedim. Adiy: "Evet. Sen falan oğlu falansın" dedi. (Ravi der ki:) Adiy adamın ismini söyledi. Ben: "Bana (nasıl Müslüman olduğunu) anlat" deyince, Adiy şöyle anlattı:

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) peygamber olarak gönderildiği zaman, hiçbir şeyden nefret etmediğim kadar ondan nefret ettim. Yola çıkıp Arapların, Bizans tarafına gelen yöresinde konakladım. Buradan daha önceki yerimden daha fazla nefret ettim ve: "Şu adama gideceğim. Eğer yalan söylüyorsa bana bir zararı olmaz, yok eğer söylediği doğruysa bunu ben de anlarım" dedim.

 

2. Medine'ye vardığımda halk beni karşıladı ve: "Adiy b. Hatim geldi" dediler.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Adiy b. Hatim! Müslüman ol ki selamete eresin" dedi. Ben: "Benim dinim var" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

 

"Ben senin dinini senden daha iyi bilirim" dedi. Ben de "Demek sen, benim dinimi, benden daha iyi biliyorsun?" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):

 

"Evet. Ben senin dinini senden daha iyi bilirim" dedi. Ben yine: "Demek sen, benim dinimi, benden daha iyi biliyorsun?" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet. Sen Rektısı (Hıristiyanlıkla Sabiilik karışımı bir dinin mensuplarından) değil misin?" dedi. Ben: "Evet" karşılığını verince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen kavminin lideri değil misin?" dedi. Ben yine: "Evet" karşılığını verince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen ganimetin dörtte birini almıyor musun?" dedi. Ben: "Evet" cevabını verince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bunu almak, senin dinine göre sana helal değildir" dedi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sözü sebebiyle ben mahcup oldum.

 

3. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: "Ey Adiy b. Hatim! Müslüman ol ki selamete eresin. Zannedersem senin Müslüman olmana engel olan etrafında gördüklerinin zayıf olması ve insanların bize karşı düşmanlıkta birlik olmasıdır. Sen Hıre'ye gittin mi?" Ben: "Hayır, ama yerini biliyorum" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir kadının, Hıre'den devesinin üzerinde kimseden korkmadan yalnız başına çıkıp Kabe'yi ziyaret edeceği gün yakındır. Muhakkak Kisra b. Hürmüz'ün hazineleri de ele geçirilecektir" dedi ve bunu üç defa söyledi. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:

"Öyle bir gün gelecek ki insanlar (herkesin bolluk içinde olması sebebiyle) zekatını verecek kimseyi bulamayacak."

 

4. Kimsesiz bir kadının Hıre'den tek başına çıkıp Kabe'yi tavaf ettiğine şahit oldum. Medain'e saldırıp onları (Kisra'nın hazinelerini) ele geçiren ilk süvarilerin arasındaydım. Üçüncüsü de (Müslümanların zekat verecek kimseyi bulamamaları) mutlaka olacaktır. Bu Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana söylediği sözdür.

 

 

*

Cerir b. Abdillah'ın Müslüman Olması

 

37762. Cerir anlatıyor: Medine'ye yaklaştığım zaman devemi çökerttim, sonra heybemi indirip kaftanımı giydim. (Mescid'e girdiğim zaman Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hutbe veriyordu. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) selam verdiğimde halk bakışlarını bana çevirmişti. Yanına oturduğum kişiye: "Ey Allah'ın kulu! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) benden bahsetti mi?" diye sorunca: "Evet, biraz önce seni en güzel kelimelerle zikretti. Hutbe verirken: ''Birazdan yanınıza bu kapıdan veya bu yönden Yemen'in en hayırlılarından biri girecektir. Yüzünde kırallık nişanesi vardır'' dedi. Cerir: "Allah'a, bana verdiği bu şeyden dolayı hamdettim" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Hz. Ebu Bekr'in Hicreti ve Hicret Edenler