|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Beni Mustalik Gazvesi
37990. İbn Avn
naklediyor: Nafi'ye yazarak müşrikleri (savaş öncesi) islam'a davet hakkında
sordum. Bana şu cevabı yazdı: İbn Ömer bana dedi ki: "Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Beni Mustalik kabilesine gafil oldukları bir anda hayvanları
sulanırken saldırdı. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ele
geçirdikleri arasında Cüveyriyye binti'l-Haris de vardı. Ben de süvariler
arasındaydım."
37991. İbn Muhayrız
bildiriyor: Ben ve Ebu Sırma el-Mazinı, Ebu Said elHudri'nin yanına girdik ve
kendisine azil hakkında sorduk. Ebu Said şöyle dedi:
Araplardan birçok esir
ele geçirdik ve Beni Mustalik kabilesinin kadınlarını da esir aldık. Onları
fidye karşılığı geri vermeyi düşündüğümüz için onlarla cinsel ilişkiye girerken
azil yapmayı istedik. Bazılarımız: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) aranızda bulunduğu halde kendisine sormadan azil mi yapacaksınız?"
dedi. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip: "Ya Resulallah!
Araplardan birçok esir ele geçirdik ve Beni Mustalik kabilesinin kadınlarını da
esir aldık. Onları fidye karşılığı geri vermeyi düşündüğümüz için onlarla
cinsel ilişkiye girerken azil yapmayı istiyoruz" deyince Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Yapamazsınız, diye
bir hüküm yoktur. Ancak kıyamet gününe kadar doğması Yüce Allah tarafından
takdir edilen bir canlı mutlaka doğacaktır. (Azil yapsanız bile bunu
önleyemezsiniz.)''
37992. Urve anlatıyor:
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı Beni Mustalik gazvesi
sırasında bir eve geldiler. Kabile hezimete uğradığı için eyahalisi de korkup
kaçmıştı. Evde tavuklardan başka bir şey kalmamıştı. Muhacirlerden olan köleler
ile Ensar'dan olan köleler arasında kavga çıkmıştı. Muhacirlerden olan köleler:
"Ey Muhacirler! Yetişin!" diye bağırırken, Ensar'dan olan köleler de:
"Ey Ensar! Yetişin!" diye bağırmaya başladılar. Olay Abdullah b. Ubey
b. SelOl'e ulaştığında (arkadaşlarına): "Vallahi, Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) çevresinde olanlara yardımlarda bulunulmasa belki etrafından
dağılırlardı" dedi ve ekledi: "Eğer Medine'ye dönersek, şerefli
kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır." (Münafikun Sur. 8)
Bu olay Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ulaştığında Müslümanların
hemen yola koyulmalarını emretti. Sanki çıkabilecek bir fitneden alıkoymak için
onları meşgul etmek ister gibiydi. Yolculuk esnasında Abduleşhel oğullarından
bir kafileyle karşılaşınca onlara: ''Münafık Abdullah b. Ubey'in ne dediğini
biliyor musunuz?" diye sordu. Onlar: "Ya Resulallah! Ne dedi?"
dediklerinde de: "Vallahi, Resulullah'ın çevresinde olanlara yardımlarda
bulunulmasa belki etrafından dağılırlardı ve eğer Medine'ye dönersek, şerefli
kimseler alçakları and olsun ki, oradan çıkaracaktır" dedi" buyurdu.
Bunun üzerine onlar da: "Ya Resulallah! Doğruyu söylemiş! Zira Vallahi
şerefli olan sensin, alçak olan da kendisidir!" dediler.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |