|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Taif Gazvesi
38107. İbn Ömer
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Taif'i kuşattı, ama bir
şeyelde edemedi. Bunun üzerine: "Yarın döneceğiz (yani muhasarayı
kaldıracağız)" dedi. Müslümanlar: "Taifi fethetmeden geri mi
döneceğiz?" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Öyleyse yarın sabah savaşa hazır olun!" buyurdu. ikinci günkü
savaşta sahabeden birçoğu yaralandı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Yarın döneceğiz" buyunca sahabe Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu kararına sevindi. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) sahabenin sevindiğini görünce güldü.
38108. Abdurrahman b.
Avf naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Mekke'yi fethedip,
Taife yöneldi ve orayı on dokuz veya on sekiz gün kuşattı; ama fethedemedi.
Kuşluk vakti veya öğleden sonra bizden uzaklaştı (kayboldu) sonra geldi ve
orduyu (geri dönmek için) hareket ettirdi. Sonra şöyle dedi: "Ey insanlar!
Ben size gönderilen bir elçiyim. Size akrabalarıma iyi davranmanız ı tavsiye
ediyorum. Buluşacağınız yer Havz'dır. Nefsim elinde olana yemin ederim ki,
(Taif halkı) ya namazı kılar zekatı verirsiniz, ya da sizlere benden veya kendi
nefsim gibi birini gönderirim, bütün savaşçılarınızIn boyunlarını vurur ve
zürriyetlerinizi esir alır.'' İnsanlar, onun Ebu Bekr veya ?mer olduğunu
sandılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ali'nin elini tutup dedi
ki: "O kişi, budur''
38109. Ebu'z-Zübeyr
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Taif halkını kuşatmaya
alınca sahabe gelerek: "Ya Resulallah! Sakif kabilesinin okları bizi
yaktı, onlara beddua et!'' deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Allahım! Sakif'e hidayet verl" buyurdu.
Havle, Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Bana Huzaa'nın kızının çok süs
eşyasının olduğu söylendi. Eğer yarın Allah sana Taif'i fethetmeyi nasib
ederse, onun süs eşyalarını bana ganimet olarak ver" dedi. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Eğer bize onlarla savaşmak için izin
verilmezse (ne yapalım)?" deyince bir adam -bizce bu kişi Hz. Ömer'di-:
"Ya Resulallah! Kendileriyle savaşmana izin verilmeyen bir topluluğun
yanında neden duruyorsun?" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) halka, yolculuğa hazırlanmaları için seslendi ve Ci'rane'de
konaklayıp Huneyn ganimetlerini orada taksim etti. Oradan umre için Mekke'ye
girip oradan da Medine'ye gitti.
38110. İbn Abbas der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Taif günü (Taif kalesinden çıkıp)
yanına gelen müşriklerin bütün kölelerini azad etti.
38111. İbn Abbas der ki:
Taif günü iki köle (kaleden kaçıp) Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
huzuruna çıktılar ve Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onları azad
etti. Bunlardan birinin adı Ebu Bekre'dir ve ikisi de Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) azadlısıydı.
38112. Abdullah b. Şakık
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Vadi'I-Kura'yı muhasara altına
almıştı.
38113. Abdullah b. Sinan
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Taif halkını yirmi beş gün
muhasara altında tuttu ve her namazdan sonra onlar için beddua etti.
38114. Ubeydullah b.
Muayye bildiriyor: Taif günü iki kişi isabet aldı (ve şehit oldular.)
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına götürülüp vuruldukları
söylendiğinde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) isabet aldıkları
yerde defnedilmelerini emretti.
38115. Ebu Bekr b. Ebi
Zuheyr es-Sekafı, babasından naklediyor: (Zuheyr) Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Nebat veya Nebave - ki Taif'te bir yerdirhutbesinde şöyle
dediğini duydu: "Cennetlikleri cehennemliklerden, hayırlıları, şerlilerden
ayırt edebileceğiniz gün yakındır." Sahabe: "Nasıl ayırt edebileceğiz
ey Allah'ın Resulü!" diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Onları iyi veya kötü vasıflarıyla zikrederek. Siz Allah'ın
yeryüzündeki şahitlerisiniz" buyurdu.
38116. Abdulmelik
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Sakif'i muhasara ettiği
zaman: "Burada konakladığım zamandan beri meleği (Cibril'i) görmedim"
buyurdu. Havle binti Hakım es-Sülemiyye gidip bu sözü Hz. Ömer'e aktardı. Hz.
Ömer Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip Havle'nin sözlerini
kendisine söyleyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Doğru
söyledi" buyurdu. Hz. Ömer, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
geri dönülmesini teklif edince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
muhasarayı kaldırıp geri döndü.
38117. Amr b. Şuayb
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Taif'ten sonra Huneyn'i de
terk edince: "Ganimet mallarından, elinizde, iğneden ipliğe varıncaya
kadar, büyük ve küçük ne varsa getirip geri veriniz! Muhakkak ki humus (beşte
bir olan ganimet payı) dışında alınan her şey hıyanettir ve bu şey bunu yapan
için kıyamet günü utanç ve rezillik sebebidir" dedikten sonra bir devenin
üzerinden bir kıl alarak: "Sizin ganimetinizden bana beşte bir dışında şu
tüy kadar bile geçmiş bir şey yoktur! Beşte bir pay da yine sizlere iade
ediliyor (harcanıyor)" buyurdu.
38118. İbn Abbas der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Taiften döndüğünde Ci'rane denilen yerde
konaklayıp ganimetleri taksim etti ve oradan da umreye gitti. Bu olay Şevval
ayının bitmesinden iki gün önce olmuştu.
38119. Muhammed b.
Abdirrahman b. Zurare, hocalarından naklediyor:
"Zübeyr, Taif
savaşı sırasında orada (esirler arasında) bulunan teyzelerini ele geçırınce,
kendi mülkünde oldukları için (cariye muamelesi görmeden) hemen serbest
bırakıldılar."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |