|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Mute Gazvesi
38120. İbn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mute'ye ordu gönderdi ve
başına Zeyd'i komutan tayin etti. Zeyd şehid olursa Cafer'in, Cafer'in şehid olması
durumunda ise Abdullah b. Revaha'nın komutan olmasını söyledi. İbn Revaha
orduyla beraber gitmeyip Medine'de kalarak Cuma namazını kılınca Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu görüp: "Neden orduyla gitmedin?"
diye sordu. İbn Revaha: "Cuma namazını seninle kılmak istedim"
karşılığını verince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah
yolunda yapılan bir sabah ve akşam yürüyüşü, dünya ve içindekilerden daha
hayırlıdır" buyurdu.
38121. Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) süvarisi Ebu Katade bildiriyor: Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) komutanlar ordusunu yola çıkarıp: "Zeyd b.
Harise komutanınızdır. Eğer o öldürülürse komutanınız Cafer b. Ebi Talib, o da
öldürülürse Abdullah b. Revaha'dır" buyurdu. Cafer ayağa kalkıp: "Ya
Resulallah! Zeyd'i bana komutan tayin edeceğini sanmamıştım" deyince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yoluna devam et! Hangisinin
hakkında daha hayırlı olduğunu bilemezsin!" buyurdu.
2. Ordu yola çıkıp bir
müddet geçtikten sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) minbere çıkıp
halkın toplanmasını emretti. "Es-salatu camia" diye seslenilince halk
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) etrafında toplandı. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'tan, onlara hayır ve
sevab kapısının açılmasını dilerim -Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bunu üç defa söylediSize, gazveye çıkan ordunuzda haber vereceğim. Gidip
düşmanla karşılaştılar. Zeyd şehid oldu. Onun için Allah'tan mağfiret
dileyiniz. Sonra sancağı Cafer b. Ebi Talib alıp düşmana saldırdı ve çarpışıp
şehid oldu. Onun şahadetine şahitlik edip Allah'tan mağfiret dileyiniz. Sonra
sancağı Abdullah b. Revaha aldı ve şehid edilene kadar geri adım atmadı. Onun
için Allah'tan mağfiret dileyiniz. Sonra tarafımdan komutan tayin edilmeyen
Halid b. elVelid sancağı aldı. O bu göreve kendisi geldi." Sonra
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: "Allahım! Halid,
senin kılıçlarından bir kılıçtır. Sen ona yardım et." O günden sonra
Halid'e "Allah'ın kınından çekilmiş kılıcı" lakabı takıldı.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Koşup kardeşlerinizin imdadına
yetişiniz ve onlara yardım için çıkmayan kimse kalmasın" buyurdu. Sahabe
piyade ve süvari olarak yardıma koştular. Bu olay, şiddetli sıcakların olduğu bir
zamanda olmuştu.
3. Topluluk yolun dışına
çıkmak üzereyken, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uyukladı ve
bineğinin üzerinde bir tarafa kaydı. Ben gidip elimle onu destek yapıp
düşmesine engeloldum. Bir elin kendisine değdiğini hissederek doğrulup:
"Kim o?" diye sorunca ben: “Ebu Katade" karşılığını verdim.
Sonra yola devam etti ve bir müddet sonra tekrar uyuklayıp bineğinin üzerinde
bir tarafa kaydı. Ben yine gidip elimle destek yapıp düşmesine engeloldum.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine bir elin kendisine değdiğini
hissederek doğrulup: "Kim o?" diye sorunca ben: “Ebu Katade"
karşılığını verdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ikinci veya
üçüncüsünde: "Galiba bu gece sana yük oldum" deyince ben:
"Anam babam sana
feda olsun hayır! Yorgunluğun ve uykunun seni yorduğunu görüyorum. Yorgunluğun
geçene kadar inip dinlensen" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "İnsanların gevşemesinden korkuyorum" deyince ben:
"Anam babam sana feda olsun! Hayır, gevşemezler" karşılığını verdim.
4. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bize görünmeyeceğimiz bir yer bul"
deyince yoldan sapıp ağaçlık bir yer buldum ve gelip: "Ya Resulallah!
Şurada ağaçlık bir yer buldum" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ve onunla yola çıkanlar oraya doğru saparak ağaçların içinde inip
gizlenerek dinlendiler. Uyandığımızda güneş doğmuştu. (Namazı kaçırdık diye)
endişeli bir şekilde uyandığımızı gören Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Ağır olun! Telaş etmeyin!" diyerek sakinleştirdi. Güneş
yükselinceye kadar bekledikten sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Sabah namazından önce iki rekat (nafile) namazı kılanlar şimdi
kılsınlar" dedi. Bunun üzerine sabah namazından önce nafile namaz kılmayı
adet edinenler bu iki rekatı kılarken, önceden bunları kılmayanlar da kıldı.
5. Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) emrederek namaz için ezan okundu. Sonra öne geçip
bize namazı kıldırdı. Selamı verdikten sonra da şöyle buyurdu: "Allah'a
hamd ederiz. Dünyalık hiçbir şey bizi namazlarımızdan alıkoymazdı. Ancak ruhlar
Allah'ın kudret elindedir ve onları (uyuyan kuluna) dilediği zamanda geri
yollar. Hangi salih kul bu vaktin namazına bir daha yetişirse biri kaza namazı
olmak üzere iki defa kılsın."
6. Sahabe: "Ya Resulallah!
Halk susadı" dediklerinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Susuzluk olmayacak! Ey Ebu Katade! Bana abdest kabım göster" dedi.
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest kabını götürdüğümde onu
kucağına alıp kabın ağzını kendi ağzına koydu. Kaba nefesini verip vermediğini
Allah bilir. Sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Ebu
Katade! Bana yüklerin içindeki su kaplarını getir" dedi. Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) iç içe konmuş kaselerden birini getirdiğimde
kabından kasenin içine su döktü ve:
"Topluluğa su
dağıt" buyurdu. Sonra yüksek bir sesle topluluğa şöyle seslendi:
"Su kabı kimin
önüne geldiyse ondan içsin!" Elimdeki kaseyle bir adama gidip su içirdim.
Kasede kalan artıkla beraber Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına
döndüm. Sonra ilk içirdiğim adamın oraya gidip yanındaki adama içirdim. Bu
şekilde adamın etrafındaki herkese su vermiş oldum: Sonra tekrar artan suyu
alıp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittim. Sonra bir daha
başka bir topluluğun yanına gidip onlara da su verdim böylece yedi topluluğa o
bardaktan su verdim.
7. Ben elindeki kapta su
kalıp kalmadığına bakmak için uzanınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bendeki kaseye su döküp: "İç!" dedi. Ben: "Anam babam sana feda
olsun! Fazla susamamışım" dedim Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Yanımdan gidebilirsin! Bugünden sonra insanlara suyu ben vereceğim"
dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bardağa su koyup içti, sonra bir
daha doldurup içti, sonra bir daha doldurup içti. Sonra bineğine bindi, biz de
bindik.
8. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Geride kalanlar Peygamberlerinin (yani Benim) aralarında
olmadığımı ve namaz vaktinin geçmekte olduğunu gördüklerinde ne yapacaklar
dersin?" diye sordu. Ben: "Allah ve Resulü daha iyi bilir"
deyince de şöyle buyurdu: "Ebu Bekr ile Ömer aralarında değil mi? Şayet
insanlar onlara itaat ederlerse hem kendileri, hem de tüm müslümanlar doğru
yolda olacaklardır. Ancak onlara karşı gelecek olurlarsa hem kendileri, hem tüm
müslümanlar doğru yoldan sapacaklardır." Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) bunu üç defa tekrarladı.
9. Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yola koyulunca biz de yola çıktık. Öğle vaktine
yakın ağaçların gölgelerinde bazı insanlarla karşılaştık. Yanlarına
gittiğimizde, aralarında Ömer b. el-Hattab'ın da olduğu Muhacirler olduklarını
gördük. Onlara: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aranızda
olmadığını farkettiğiniz ve namazın geçmesinden korktuğunuz zaman ne
yaptınız?" diye sorduğumuzda şöyle karşılık verdiler: "Vallahi size
söyleyelim: O zaman Ömer ayağa fırladı ve Ebu Bekr'e şöyle dedi: "Yüce
Allah Kitab'ında: ''Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler'' (Zümer Sur.
30) buyurur. Kimbilir belki de Yüce Allah, Peygamberini katına aldı. Kalk, bize
namazı kıldır ve yola çık. Ben senden sonra biraz daha burada beklerim.
Gelirlerse gelirler, gelen olmazsa da sana yetişirim." Sonra namaz için
kamet getirildi." -Hadis burada kesilmiştir.-1
1 İbn Sa'd (3/ 46-47)
müellifin senediyle; Darimi (2448, 2135); Taberi, Tarih (2/ 151); Taberani, M.
el-Kebir (25/53); Beyhaki, Delail (4/367- 368); Ahmed (5/299,300-301,298,302,
303, 305, 309); Ebu Davud (439, 438, 442); Nesai (8159, 8282, 6867); Müslim (1/
472: 311)
38122. Hz. Aişe der ki:
Cafer b. Ebi Talib, Zeyd b. Harise ve Abdullah b. Revaha'nın ölüm haberi
gelince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üzüntüsü yüzünden belli olmuş
bir şekilde oturdu. Ben ise kapı aralığından gözlüyordum. Bir adam gelip:
"Ya Resulallah! Cafer'in hanımları ağlıyorlar" dedi. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama kadınların ağlamasını yasaklamasını
söyledi.
38123. Şa’bi der ki:
Mute günü Cafer b. Ebi Talib Belka'da öldürülünce Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Allahım! Cafer'e, ailesinde salih kullarına verdiğin
nesillerden en güzelini ver."
38124. Halid b. el-Velid
der ki: "Mute günü elimde dokuz kılıç parçalandı.
Yalnızca, ağzı enli
Yemen yapımı bir kılıç vardı. Elimde o mukavemet etti.''
38125. Ata (b. Ebi
Rebah) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mute'de öldürülen üç
kişinin adını söyledi ve cenaze namazlarını kıldı.
38126. Abdurrahman b. Cübeyr
b. Nufeyr bildiriyor: Muti günü Zeyd ile beraber ölenler için sahabenin
üzüntüsü artınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Mesih bu
ümmetten sizin gibi veya daha hayırlı bir topluluğa yetişecektiro Allah ilki
ben, sonu Mesih olan bir topluluğu bedbaht etmez" buyurdu.
38127. Hz. Aişe der ki:
Cafer'in vefat haberi geldiğinde Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yüzündeni üzüntüyü anladık. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına
bir adam girip: "Ya Resulallah! Kadınlar ağlıyorlar" deyince Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Git ve onları sustur. Eğer
ağlamaya devam ederlerse yüzlerine toprak saç" dedi. Ben kendi kendime:
"Sen kendini bırakmadın ve Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bu
konuda) itaat edecek te değilsin" dedim.
38128. Yahya b. Abbad b.
Abdillah b. ez-Zübeyr, babasından, o da dedesinden naklediyor: "Murra
oğullarından olan sütbabam bana şöyle bildirdi: "Şu an Mute savaşında
Cafer'i görüyor gibiyim. Kendisine ait olan kızıl bir attan inip atın ayağını
kesti. Sonra da ölene dek savaşmaya başladı."
38129. Hasan b. Sa'd
bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zeyd, Cafer ve Abdullah
b. Revaha'nın ölüm haberi gelince bunu halka bildirdi ve Esma'yı da ağlayıp
rahatlayıncaya kadar yalnız bıraktı. Sonra yanına gidip baş sağlığı diledi ve:
"Bana yeğeni eri mi çağır" dedi. Esma Resulullah'a (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) kuş yavruları gibi olan üç çocuğunu getirdi. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) berber çağırıp çocukların başını tıraş ettirdi ve şöyle
buyurdu: "Muhammed, amcamız Ebu Talib'e benziyor. Avnullah ise sima ve
ahlak olarak bana benziyor. Abdullah ise" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Abdullah'ın elini tutarak kaldırıp:
"Allahım!
Abdullah'a ticaretini bereketli kıl" dedi. Anneleri Abdullah için
sevinince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben, bunların dünyada
ve ahirette velisiyken sen onların ihmal edilmelerinden mi korkuyorsun?!"
buyurdu.
38130. Salim b.
Ebi'I-Ca'd naklediyor: (Cafer, Zeyd ve Abdullah b. Revaha) Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) rüyada gösterildi. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem), Cafer'i kanatları kana bulanmış iki kanatlı bir melek olarak gördü.
Zeyd, onun karşısında bir divandaydı. İbn Revaha da onlarla beraber oturmuştu.
ikisi, sanki İbn Revaha'dan yüz çevirmişlerdi.
38131. Ebu Meysere
naklediyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Cafer, Zeyd ve Abdullah
b. Revaha'nın öldürüldüğü haberi gelince onların şehid edildiklerini söyleyip:
"Allahım! Zeyd'e mağfiret et. Allahım! Cafer'e ve Abdullah b. Revaha'ya
mağfiret et" dedi.
38132. Kays b. Ebi Hazım
bildiriyor: Usame b. Zeyd'in babası öldürüldükten sonra, Usame gelip gözü yaşlı
bir şekilde Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) önünde durunca Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gözleri yaşardı. Usame, ikinci sabah
gelip aynı yerde durunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Dün
gördüğüm şeyi (hüznü) sende bu gün de görüyorum" dedi.
38133. Hz. Aişe şöyle
derdi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zeyd b. Harise'yi
gönderdiği bütün savaşlarda orduya komutan tayin etti. Eğer Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonra yaşasaydı, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) onu halife tayin ederdi."
38134. Hz. Aişe şöyle
derdi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zeyd b. Harise'yi
gönderdiği bütün savaşlarda orduya komutan tayin etti. Eğer Zeyd yaşasaydı,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu halife tayin ederdi."
38135. Hişam b. Urve, babasından
naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mute'ye bir ordu gönderdi
ve komutan olarak Usame b. Zeyd'i atadı. Bu orduda Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer de
vardı. insanlardan bazıları Usame'nin komutan tayin edilmesi sebebiyle ileri
geri konuşmaya başladı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalkarak halka
şöyle hitab etti: "Sizden bazıları, benim Usame'yi komutan tayin etmemi
tenkit ediyorlar. Usamelnin komutan tayin edilmesine itiraz ettikleri gibi
babasının da komutan tayin edilmesine itiraz etmişlerdi. Vallahi o komutanlığa
layık birisiydi ve benim için insanların en sevgililerindendi. Ondan sonra oğlu
da benim katımda insanların en sevgililerindendir. Ben bunun sizin için en
hayırlı kişi olacağını umuyorum. Onun için ona karşı iyi davranın.''
388136. Şa’bi
bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Cafer'in ölüm haberi
geldiğinde, hanımı Esma'yı ağlayıp rahatlayıncaya ve üzüntüsü hafifleyinceye
kadar yalnız bıraktıktan sonra yanına gidip taziyede bulundu. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Cafer'in çocuklarını çağırıp onlar için dua etti. Abdullah b.
Cafer'e ticaretinin bereketli olması için dua etti. (Daha sonraları) Abdullah
ne satın aldıysa ondan kar ederdi. Esma, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Ya Resulallah! Bunlar bizim Muhacirlerden olmadığımızı iddia
ediyorlar" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Yanılıyorlar. Size iki defa hicret sevabı vardır. Siz Necaşi'ye hicret
ettiniz ve bana hicret ettiniz" buyurdu.
38137. İbn Ömer der ki: Mute'deyken,
Cafer b. Ebi Talib'i kaybedince onu ölüler arasında aradık ve üzerinde elli
kılıç ve mızrak yarası bulduk ve bütün bu darbeleri bedeninin ön tarafından
aldığını gördük.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |