|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Vefatı Hakkında
38176. İbn Ömer
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman Hz. Ebu Bekr
Medine'nin bir ucundaydı. Gelip üzeri örtülmüş olan Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yanına girerek ağzını Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) alnına koyup öperek ve ağlayarak şöyle demeye başladı: "Anam babam
sana feda olsun! Sen sağ iken de güzeldin, ölü iken de güzelsin i"
Dışarıya çıktığı zaman şöyle diyen Hz. Ömer'e rastladı: "Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ölmedi ve Allah münafıkları öldürmeden ve
alçaltmadan da ölmez." Münafıklar Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
vefatını öğrenmiş ve sevinmişlerdi. Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer'e: "Be adam!
Kendine gel! Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat etti. Sen Allah'ın:
''Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler." (Zümer Sur. 30) ve
"Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki
kalır mı?'' (Enbiya Sur. 34) buyurduğunu duymadın mı?" dedikten sonra
minbere çıktı, Allahla hamdü sena ettikten sonra şöyle dedi: "Ey insanlar!
Eğer Muhammed sizin ilahınızsa, bilin ki, ilahınız olan Muhammed öldü. Eğer
sizin ilahınız gökyüzündeki (Allah) ise bilin ki O ölmez." Sonra Hz. Ebu
Bekr şu ayeti sonuna kadar okudu: "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan
önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz?
Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah şükredenlerin mükafatını
verecektir." (Al-i İmran Sur. 144) Müslümanlar bunu duyunca (sabır için)
verilen müjdeye çok sevindiler. Münafıkları ise bir üzüntü aldı.
Abdullah b. Ömer der ki:
"Nefsim elinde olana yemi.n ederim ki, sanki yüzlerimizde bir perde vardı
da bu ayeti duyunca kalktı."
38177. İbn Cüreyc,
babasından naklediyor: Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nereye
defnedecekleri hususunda şüpheye düşünce Hz. Ebu Bekr şöyle dedi: Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini duydum: "Vefat
eden peygamber yerinden kaldırılmaz ve vefat ettiği yerde defnedilir."
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatağını bir kenara çektiler ve
yatağın yerine mezarı kazdılar.
38178. Cerir naklediyor:
Yemen'de bulundum. (Dönerken) biri ZO Kela, diğeri ise ZO Amr olan Yemenli iki
adamla karşılaştım ve onlara Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
bahsetmeye başladım. Onlar: "Eğer söylediğin doğruysa, arkadaşının üç gün
önce vefat ettiği konusunda ne dersin?" dediler. Bunlarla beraber
Medine'ye gelirken yolun bir yerinde Medine'den birkaç süvari geldi. Bunlara
sorduğumuzda: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat etti ve Hz.
Ebu Bekr halife seçildi. Halk bu seçimden memnun" dediler. Bunun üzerine Yemenliler
bana:
"Arkadaşına (Hz.
Ebu Bekr) geldiğimizi ve Allah dilerse tekrar geleceğimizi bildir" dediler
ve Yemen'e geri döndüler. Hz. Ebu Bekr'e onlardan bahsedince: "Neden
onları getirmedin?" dedi.
Daha sonra ZO Amr bana
dedi ki: "Ey Cerir! Senin benim üzerimde bir iyiliğin var. Ben de sana bir
şey söyleyeceğim: Siz Araplar bir emir vefat ettiğinde yerine birisini
seçtiğiniz müddetçe hayır üzeresiniz. Eğer emirlik işi kılıçla elde edilmeye
başlanırsa bu artık krallık olur. Artık bunlar kralların kızdığı gibi kızarlar
ve hoşnut oldukları gibi hoşnut olurlar.''
38179. İbn Cureyc,
Ata'dan naklediyor: Öğrendiğimize göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
vefat ettiği zaman insanlar gelip cenaze namazını kılıyorlar sonra çıkıyorlar, sonra
başkaları girip namazı kılıyor ve çıkıyorlardı. Ata'ya: "Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) cenaze namazını kılıp onun için dua mı
ediyorlardı?" diye sorduğumda, "Namaz kılıp istiğfar
ediyorlardı" karşılığını verdi.
38180. Cafer, babasından
(Muhammed el-Bakır'dan) naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
cenaze namazında kimse imamlık yapmadı. Halk, grup grup girip namazını kılıp
çıkıyordu.
38181. Tarık b. Şihab
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman Ümmü
Eymen ağlamaya başladı. Kendisine: "Ey Üm mü Eymen! Neden
ağlıyorsun?" diye sorulunca: "Gökyüzünden gelen haberin (vahyin)
kesilmesinden dolayı ağlıyorum" cevabını verdi.
38182. Enes der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman Hz. Ebu Bekr,
Ömer'e veya Hz. Ömer Ebu Bekr'e: "Haydi Ümmü Eymen'e gidelim" dedi.
Ümmü Eymen'in yanına gittiklerinde, Ümmü Eymen ağlamaya başladı. Ona: "Ey
Ümmü Eymen! Allah'ın katında olan, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
için daha hayırlıdır?" dediklerinde, Ümmü Eymen: "Ben, Allah katında
olanın Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için daha hayırlı olduğunu
biliyorum. Ben, gökyüzünden gelen haberin (vahyin) kesilmesinden dolayı
ağlıyorum" cevabını verdi. Ümmü Eymen'in sözleri onların ikisini de
duygulandırdı ve onlar da ağlamaya başladılar.
38183. Cafer, babasından
(M. al-Bakır'dan) naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat
ettikten sonra Safiyye çıkıp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
elbisesine işaret ederek şöyle dedi:
Senden sonra öyle
haberler ve karışıklıklar oldu ki
Eğer sen bunlara şahit
olsaydın bu konuşmalar çok olmazdı.
38184. Said b.
el-Müseyyeb der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) defin ve
kefenleme işini dört kişi üstlendi. Hz. Ali, Abbas, Fadl ve Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlısı Salih. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) mezarını lahd şeklinde kazdılar ve kabre tuğlaları dik bir şekilde
dizdiler.
38185. Amir(-i Şa'bi)
der ki: Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabre indirmek içim mezara
Hz. Ali, Fadl ve Usame indiler.
Şa’bi, Merhab'dan -veya
oğlundan- bildiriyor: Abdurrahman b. Avf da onlarla beraber mezara indi.
38186. Şa’bi der ki: Resulullah'ı
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali, Fadl ve Usame yıkadılar. İbn Ebi Merhab,
bana, Abdurrahman b. Avf'ın da onlarla beraber mezara indiğini söyledi.
Şa’bi der ki:
"Ölüye ailesinden başka kim yaklaşabilir ki?"
ibn İdris'in hadisinde,
İbn Ebi Halid bildiriyor: Hz. Ali şöyle demeye başladı:
"Anam babam sana
feda olsun! Diri iken de, ölü iken de güzelsin"!
38187. İbn Cüreyc,
Muhammed b. Ali'den naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yıkandığında üzerinde bir gömlek vardı. Yıkanması işini Hz. Ali üstlendi.
Yıkanma esnasında onu Fadl kucağında tuttu, Abbas ise su döktü. Fadl,
Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kucakladığı zaman kendi kendine:
"Beni rahatlat! Kalbimin damarını kopardın. Üzerime bir ağırlığın çöktüğünü
hissediyorum" demeye başladı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Kuba'da bulunan Erıs kuyusu denilen Sa'd b. Hayseme'nin kuyusunun suyuyla
yıkandı. Ravi der ki: "Vallahi! Ben o kuyunun suyundan içtim ve
yıkandım."
38188. Said b.
el-Müseyyeb der ki: Hz. Ali, ölülerde görülegelen şeylerden hiçbirinin
Resulullah'ta (Sallallahu aleyhi ve Sellem) olmadığını gördü ve: "Babam
anam sana feda olsun! Sen diri iken de, ölü iken de ne kadar temizsin"
dedi.
38189. Cafer, babasından
(M. el-Bakır'dan) naklediyor: Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yıkayacakları zaman üzerinde bir gömlek vardı. Onu çıkarmak istediklerinde
evde: "Gömleği çıkarmayınız" diye bir ses duydular.
38190. Ubeydullah b.
Abdillah b. Utbe, Hz. Aişe ve İbn Abbas'tan naklediyor:
Hz. Ebu Bekr,
Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefatından sonra öptü.
38191. Enes der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman insanlar ağlayınca
Hz. Ömer, Mescid'de kalkarak: "Hiç kimsenin Muhammed'in öldüğünü iddia
ettiğini duymayayım. Allah, katına Musa'yı çağırdığı gibi, onu da çağırdı.
Allah Musa'yı katına çağırmış ve Hz. Musa kırk gün kavminden ayrı kalmıştı.
Vallahi! Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öldüğünü iddia edenlerin
ellerinin ve ayaklarının kesilmesini umarım."
38192. Ebu Said el-Hudri
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ölümüne sebep olan
hastalığı zamanında biz Mescid'de otururken başını bir bez parçasıyla bağlamış bir
şekilde yanımıza çıktı. Minbere doğru yönelince biz de peşinden gittik. Sonra
şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin olsun ki şu an Havz'ın başında
duruyor gibiyim." Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devamla şöyle
buyurdu: "Bir kula dünya ve onun güzellikleri arzedildi, ama o ahireti
tercih etti." Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sözünü sadece
Hz. Ebu Bekr anladı ve gözleri yaşarıp ağlayarak: "Anam babam sana feda
olsun! Biz sana babalarımızı, analarımızı, canlarımızı ve mallarımızı feda
ederiz" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonra minberden
indi ve vefat edene kadar bir daha da minbere çıkmadı.
38193. Cafer, babasından
(M. el-Bakır'dan) naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
hastalığı ağırlaşınca: "Yarın nerede (sıra hangi hanımımda)
olacağım?" dedi. Kendisine: "Falan eşinin yanında" dediklerinde
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Öbür gün nerede
olacağım?" dedi. Yine: "Falanın yanında" cevabını verdiler ve
hanımları, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Aişe'nin yanında
kalmak istediğini anlayarak: "Ya Resulallah! Biz günlerimizi kardeşimiz
Aişe'ye bağışladık" dediler.
38194. Ubeydullah b.
Abdillah b. Utbe der ki: Hz. Aişe'ye gidip: "Bana Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalığından bahset" dedim. Hz. Aişe şöyle
anlattı: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalığı ağırlaşınca,
kendinden geçti. Ayılınca: "Benim için leğene su koyunuz" buyurdu.
Leğene su koyduğumuzda yıkandı. Ayağa kalkmak isteyince bayıldı. Sonra ayılınca
yine: "Benim için leğene su koyunuz" buyurdu. Biz leğene su koyunca
bir daha yıkandı. Ayağa kalkmak isteyince bir daha bayıldı. Sonra ayılınca:
"İnsanlar namaz kıldılar mı?" diye sordu. Biz: "Hayır ey Allah'ın
Resulü! Seni bekliyorlar" dedik. Bu sırada halk kendilerine yatsı namazını
kıldırması için Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bekliyorlardı.
2. Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine yıkandı ve yine bayıldı. Kendine geldiğinde:
"İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sordu. Biz: "Hayır" deyince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ebu Bekr'e haber gönderip halka
namaz kıldırmasını söyledi. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
gönderdiği kişi Hz. Ebu Bekr'e gelip: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) halka namaz kıldırmanı emrediyor" deyince Hz. Ebu Bekr: "Ey
Ömer! Halka namaz kıldır" dedi. Hz. Ömer:
"Sen buna daha
layıksın. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sana namaz kıldırman için
haber gönderdi" deyince Hz. Ebu Bekr o günlerde halka namaz kıldırdı.
3. Sonra Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendinde bir hafiflik hissedince Abbas ve bir
kişinin arasında öğle namazı için çıktı ve onlara: "Beni sağında
oturtunuz" buyurdu. Hz. Ebu Bekr, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) sesini duyunca geri çekilmek istedi, ama Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ona yerinde kalmasını emretti. Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Hz. Ebu Bekr'in sağına oturttular. Hz. Ebu Bekr oturarak namaz kılan
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uyarak namaz kılarken halk ta Hz.
Ebu Bekr'e uyarak kıldılar.
4. İbn Abbas'a gidip:
"Sana, Hz. Aişe'nin bana anlattığı bir şeyi anlatayım mı?" dediğimde:
"Anlat bakalım" dedi. Ben Hz. Aişe'nin anlattıklarını ona aktarınca
hiçbir şeye itiraz etmedi, sadece: "Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) taşıyan ikinci kişinin kim olduğunu söyledi mi?" diye sordu. Ben:
"Hayır" dediğimde ise: "O kişi Hz. Ali idi" dedi.
38195. Ebu Said
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman Ensar'ın
hatipleri kalkarak içlerinden bir adam şöyle dedi: "Ey Muhacirler!
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sizlerden birini bir yere gönderdiği
zaman, bizden de bir adamı onun yanına katardı. Hilafet işini sizden bir kişi,
bizden de bir kişinin üzerine alması görüşündeyiz." Ensar'ın hatipleri de
bunu destekler şeyler söyleyince, Zeyd b. Sabit kalkarak: "Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Muhacirlerden idi. imam da Muhacirlerden olur.
Biz de Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yardımcıları olduğumuz gibi
bu imamın yardımcıları oluruz" dedi. Hz. Ebu Bekr kalkıp: "Allah size
hayırlı mükafatlar versin ey Ensar topluluğu! Bu sözünüzde sebat ediniz!
Vallahi, bundan başka türlü söylerseniz, sizinle anlaşamayız!" dedi.
38196. Said b.
el-Müseyyeb şöyle anlatır: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat
ettiği zaman sedirine kondu. Halk gruplar halinde yanına girerek namazını kılıp
çıkıyorlar ve kimse onlara imamlık yapmıyordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) pazartesi günü vefat etti ve salı günü defnedildi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Hz. Ebu Bekr'in
Hilafeti ve irtidad Edenlerle Mücadelesi