|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Gazveler |
Hz. Ebu Bekr'in Hilafeti ve irtidad Edenlerle Mücadelesi
38197. İbn Abbas, Abdurrahman b. Avf'tan naklediyor: Hz. Ömer, hac ederken halka bir hutbe
vermek istedi. Abdurrahman b. Avf:
"Halkın akılsız ve ayak takımı toplanmışlar. Sen Medine halkının gelmesini
bekle" dedi. (ibn Avf
der ki): "Medine halkı geldikleri zaman minbere yakın bir yere geldim ve
Hz. Ömer'in şöyle dediğini duydum: "Bazı insanların: ''Ebu
Bekr'in hilafeti oldubittiye geldi'' dediğini
öğrendim. Onun hilafeti oldubittiye gelmiş olsa bile Yüce Allah onunla gelecek
olan kötülükleri defetti. Şunu bilin ki hilafet ancak istişareyle olur."
38198. İbn Abbas anlatıyor: Mina'da,
Ömer b. el-Hattab ile beraberken ben Abdurrahman b. Avf'ın yanına
gidip ona Kur'an öğretiyordum. (Bir defasında) evine
gittiğimde onu bulamadım ve bana: "O, müminlerin emirinin
yanındadır" dendi. Gelene kadar bekledim, geldiği zaman bana: "Bu gün
(Ömer) öyle çok kızdı ki, daha önce böyle kızdığını görmedim" dedi. Ben:
"Neden?" diye sorunca şöyle dedi: "iki kişinin Hz. Ebu Bekr'e bi
at edilişinden bahsedip: ''Vallahi! O biat oldu bittiye gelmişti.'' Bu kişi
öldüğünde birinin kalkıp ta istediği kişinin elini tutarak ona biat edip
böylece hilafet işinin her zaman oldub itti şeklinde
devam etmesini kim engelleyebilir" dediler. Hz. Ömer halkla konuşmak için
davrandı, ama ben şöyle dedim: "Yapma ey müminlerin emiri!
Sen Arapların hepsinin bir arada toplandığı bir yerdesin. Sen bir söz
söylediğin zaman bu söz alınıp bütün yeryüzüne yayılır ve artık bu sebeple ne
olacağını bilemezsin. Onun için bu konuda senin ilgilendiren kişiler Medine'ye
döneceklerini bildiğin kişilerdir."
2. Medine'ye geldiğimiz
zaman ben gidip Minber'in sağ kenarında oturdum.
Said b. Zeyd b. Amr
b. Nufeyl de gelip benimle oturdu. Ben: "Hz.
Ömer bu gün öyle bir konuşma yapacak ki; hilafete geldiği günden bu yana böyle
bir konuşma yapmamıştır" dedim. Said:
"Sence ne diyecek?" diye sorunca ben: "Şimdi ne diyeceğini
duyacaksın" karşılığını verdim.
3. Halk toplanınca, Hz.
Ömer çıkıp minbere oturdu, sonra Allah'a hamdü sena
edip, Resulullah'ı da (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) anarak ona salih
getirdi, sonra şöyle dedi: "Allah, Resulünü aramızda bıraktı. Bu sırada
helalleri ve haramları belirten vahiy kendisine nazil oluyordu. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat etti. Yüce Allah onun ruhuyla beraber
(hükümlerden) dilediğini aldı, dilediğini de bıraktı. Bunların bazısını
uyguladık, bazısını ise uygulayamadık. Kur'an'dan
okuduklarımız arasında: "Babalarınızdan yüz çevirip onları inkar
etmeyiniz. Her kim kendi babasını bırakıp bir başkasına baba derse, nankörlük
etmiş olur" ayeti de vardır. Recm ayeti de nazil
olmuş ve Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) recmi uygulamış, biz de onunla
recmetmiştik. Muhammed'in canı elinde olana yemin ederim ki; ben bu ayeti
ezberledim, öğrendim ve kavradım. Eğer: "Ömer, Mushaf'a, onda olmayan şeyi
ekledi" demeyecek olsalardı, onu ellerimle ben yazardım. Allah'ın da
emrettiği gibi; görülen hamilelik, zina edenin itirafı veya dürüst şahitlerin
olması şartıyla zina eden kişiye recm uygulanır.
4. Bazılarının, Ebu Bekr'in hilafetinin
oldubittiye geldiğini söylediklerini duydum. Vallahi öyle olsa bile Yüce Allah
onunla hayırlar verdi ve gelecek olan kötülükleri defetti. Sizden hanginize Ebu Bekr'e boyun eğilip itaat
edildiği gibi boyun eğilir!
5- Halk Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) vefatıyla ilgilenirken bize gelindi ve:
"Ensar, Beni Saide'de,
Sa'd b. Ubade ile toplanmış
ona biat ediyorlar" denildi. Ben, Ebu Bekr ve Ebu Ubeyde
b. el-Cerrah kalkıp onlara doğru gittik. Biz onların islam'da
ayrılık çıkarmasından korkuyorduk. Bizi Ensar'dan
doğru olan Uveym b. Saide
ve Ma'n b. Adiy karşıladı
ve: "Nereye gidiyorsunuz?" dediler. Biz:
"Yaptıklarından
haberdar olduğumuz kavminizin yanına" deyince, onlar: "Geri dönünüz.
Zira oradan çıkacak olan karara itiraz etmeyeceksiniz, istemediğiniz yönde bir
karar da çıkmayacak" dediler; ama biz yine de gitmek istedik. Ben bu
sırada ne diyeceğimi planlıyordum. Yanlarına vardığımızda topluluk, Sa'd b. Ubade'nin etrafını
çevirmişlerdi. Sa'd ise hasta bir şekilde sedirinde
yatıyordu. Yanlarına girdiğimizde konuşarak şöyle dediler: "Ey Kureyş topluluğu! Sizden bir emir, bizden bir emir
olsun." Hubab b. Münzir:
"Ben (Ensar'ın) kaşıntı gideren direği (yani
görüşü alınan kişisi) ve (meyvesi çokluğundan dalı kırılmasın diye) destek
verilen hurmasıyım. (fikri destekleneniyim.)! Vallahi eğer isterseniz onu ...
" dedi.
6. Hz. Ebu Bekr: "Yavaş olun!"
dedi. Ben konuşmak isteyince: "Sus ey Ömer!" deyip, Allah'a hamdü sena ederek şöyle dedi: "Ey Ensar
topluluğu! Vallahi! Sizin üstünlüğünüzü, islam'da
yaptıklarınızı ve üzerimizdeki hakkınızı inkar etmiyoruz. Ama Kureyş'in Araplar içindeki konumunun başka bir kabileye
benzemediğini biliyorsunuz. Araplar ancak Kureyş'ten
birini kabul ederler. Biz emir, siz ise vezirlersiniz. Allah'tan sakınınız, islam'ı bölmeyiniz ve islam'da
ilk ayrılık çıkaran siz olmayınız. Şunu bilin ki ben şu iki kişiden hangisine bi at ederseniz razıyım" dedi ve benimle Ebu Ubeyde b. el-Cerrah
göstererek devamla: "Hangisine biat ederseniz ediniz. Çünkü biat
edeceğiniz kişi güzenilirdir" dedi.
7. (Hz. Ömer) şöyle
devam etti: "Vallahi! Bir söz dışında, Ebu Bekr, benim söylemek istediğim her şeyi söyledi. Benim için
ma'siyet olmayan bir sebeple öldürülüp dirilmem,
sonra yine öldürülüp tekrar dirilmem içlerinde Ebu Bekr'in bulunduğu bir topluluğa lider olmamdan daha
sevimlidir."
8. (Hz. Ömer) anlatmaya
devam etti: Sonra ben dedim ki: "Ey Ensar topluluğu!
Ey Müslümanlar! Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) sonra, Hz. Ebu Bekr, bu işte insanların en layığı, mağarada bulunan iki
kişiden ikincisi, ilk ve en sağlam müslümanlardandır."
Sonra elini tuttum. Ensar'dan bir kişi benden önce
davranıp elini tutarak ona biat etti. Sonra ben elini tutarak biat ettim ve
halk ta ardımızdan biat etmeye başladı. (izdihamdan dolayı) Sa'd
b. Ubade'ye doğru meyledilince halk: "Sa'd öldürüldü!" dedi. Ben: "Onu öldürünüz. Allah
onun şerrini uzaklaştırsın" dedim. Sonra oradan ayrıldık ve Allah
Müslümanların idaresini Ebu Bekr'e
nasib etti. Vallahi dediğiniz gibi bu iş oldubittiye
gelmişti. Allah bu oldubittinin hayrını vermiş ve şerrinden de korumuştur. Kim
bunun gibi bir şey yapmak isterse ne asılona ve ona
tabi olanlara biat edilmeyecektir."
38199. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
vefat ettiği zaman Ensar: "Sizden bir emir,
bizden bir emir' olsun" deyince Hz. Ömer yanlarına gidip şöyle dedi:
"Ey Ensar topluluğu! Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Ebu Bekr'e namaz
kıldırmasını emrettiğini bilmiyor musunuz?" Ensar:
"Evet" deyince Hz. Ömer: "Bundan sonra, Ebu
Bekr'in önüne geçmeye hanginizin gönlü razı
olur?" dedi. Bunun üzerine Ensar: “Ebu Bekr'in önüne geçmekten
Allah'a sığınırız" dediler.
38200. Zeyd b. Eslem, babasından
naklediyor: Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) vefatından sonra Hz. Ebu Bekr'e biat edildiği zaman,
Hz. Ali ve Zübeyr, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
kızı Fatıma'nın yanına girip onunla istişare
ediyorlar ve bi at etmekten geri duruyorlardı. Hz.
Ömer bunu öğrenince Hz. Fatıma'nın evine girdi ve:
"Ey Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) kızı! Vallahi yaratılmışlar içinde,
babandan daha çok sevdiğimiz kimse yoktur. Babandan sonra da bizim için senden
daha sevimlisi yoktur. Ama bu durum, şu kişilerin yanında toplandıklarında
onlar evdeyken evi yakmayı emretmeme engel değildir" dedi.
Hz. Ömer çıkınca Hz. Ali
ve Zübeyr geldiler. Hz. Fatıma
onlara şöyle dedi:
"Biliyorsunuz ki Ömer
bana geldi ve bir daha geldiğiniz takdirde siz içindeyken evi yakacağına yemin
etti. Vallahi! Ömer yeminini yerine getirir. Gidin! Allah sizi doğru yoldan
ayırmasın! istişare edip kararınızı verin ve (bir daha bunun için) benim yanıma
gelmeyin." Hz. Ali ve Zübeyr, Hz. Fatıma'nın yanından ayrılıp gittiler ve Hz. Ebu Bekr'e biat etmeden yanına
dönmediler.
38201. Hişam b. Urve, babasından
naklediyor: Hz. Ebu Bekr ve
Hz. Ömer Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) defin işleminde bulunmadılar. Onlar
Ensar'ın yanındaydılar ve kendilerine biat edildikten
sonra oradan döndüler.
38202. Zeyd b. Eslem, babasından
naklediyor: Hz. Ömer, Hz. Ebu Bekr'in
yanına girdiğinde Ebu Bekr
dilinden dolayı kendi kendine yakınıyordu. Ömer: "Allah! Allah! Ey Resulullah'ın halifesi! (Bu hal ne?)" deyince, Ebu Bekr: "Ah! Beni
istemediğim durumlara düşüren buydu (dilimdi)!" karşılığını verdi.
38203. İbn Ebi Muleyke
bildiriyor: Bir adam, Hz. Ebu Bekr'e:
"Ey Allah'ın halifesi!" diye hitab edince, Ebu Bekr: "Ben Allah'ın
halifesi değilim. Ben Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
halifesiyim. Ben buna razıyım" karşılığını verdi.
38204. Huzeyfe
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yanında otururken: "Aranızda
ne kadar kalacağımı bilmiyorum. Benden sonra şu iki kişiye tabi olunuz"
dedi ve Hz. Ebu Bekr ve Hz.
Ömer'e işaret etti. Sonra şöyle devam etti: "Ammar'ın
yolunda gidin ve İbn Mes'fid'un
size anlattığı şeyi de tasdik edin."
38205. Huzeyfe der ki:
"Bizler Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yanında otururken ... " Ravi burada Abdulmelik b. Umeyr'in yukarıdaki rivayetin aynısını şu farkla rivayette
bulundu: Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) "İbn
Ümmü Abd'ın sözünü
dinleyin" buyurdu.
38206. Muhammed (b. Sirin), Beni Zureyk'ten bir
adamdan naklediyor: O günı Hz. Ebu
Bekr ile Ömer çıkıp Ensar"ln
yanına geldiler. Hz. Ebu Bekr
şöyle dedi: "Ey Ensar topluluğu! Biz sizin
hakkınızı inkar etmiyoruz. Hiçbir mümin de hakkınızı inkar edemez. Bizler
herhangi bir hayrı elde etmişsek siz bizimle o hayırda ortak idiniz. Fakat
Araplar ancak Kureyş'ten olan bir kişinin etrafında
toplanırlar. Çünkü Kureyş dil bakımından insanların
fasihi, yüz bakımından en güzeli, yerleşim olarak merkezi bir yerde ve Araplar
içinde ikramları en çok olanlardır. Gelin, Ömer'e biat edin!" Ensar: "Hayır" karşılığını verince Hz. Ömer:
"Neden hayır?" diye sordu. Onlar: "Biz kavmini, bize tercih
etmenden korkuyoruz" deyince, Hz. Ömer: "Ben hayatta oldukça bu
olmayacaktır. O halde Ebu Bekr'e
bi at ediniz" dedi.
2. Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer'e: "Sen
benden daha kuvvetlisin" deyince, Hz. Ömer:
"Sen benden daha
faziletlisin" karşılığını verdi. Hz. Ebu Bekr, ikinci kez aynı şeyi söyledi (ama Ömer yine aynı
karşılığı verdi) Üçüncüsünde Hz. Ömer: "Benim kuvvetim senin faziletinle
beraber olacaktır" dedi. Bunun üzerine halk Hz. Ebu
Bekr'e biat ettiler.
3. Muhammed (b. Sirin) der ki: Hz. Ebu Bekr'e biat edilirken, Ebu Ubeyde b. elCerrah'a biat etmek
isteyenler oldu. Fakat Ebu Ubeyde:
"Sizin içinizde üç kişinin üçüncüsü (Ebu Bekr) olduğu halde siz bana mı geliyorsunuz?!" dedi.
4. İbn
Avn der ki: Muhammed'e: "Üç kişinin üçüncüsü
kimdir?" diye sorduğumda bana Yüce Allah'ın şu sözünü okudu: "Hani
kafirler onu çıkardıklarında o, ikinin ikincisinden ibaretti. O zaman onlar magaradaydılar...'' (Tevbe Sur.
40)
38207. İbn Ebi Muleyke
bildiriyor: Hz. Aişe'ye: "Ey müminlerin annesi!
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) halifeliğe birini tayin edecek olsaydı kimi tayin
ederdi?" diye sorulunca: "Ebu Bekr" cevabını verdi. "Sonra kimi tayin
ederdi?" diye sorulunca ise: "Sonra Ömer'i tayin ederdi"
karşılığını verdi. "Peki, Ömer'den sonra kimi tayin ederdi?" sorusuna
ise: "Ebu Ubeyde b.
el-Cerrah" karşılığını verdi ve bunlardan sonra başka bir isim zikretmedi.
38208. Abdihayr bildiriyor: Hz. Ali: "Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
diğer tüm peygamberlerin vefatından daha hayırlı bir şekilde ruhunu teslim
etti" dedikten sonra Resulullah', (Sallallahu aleyhi ve Sellem) övdü
ve şöyle devam etti: "Sonra hilafete Ebu Bekr geldi ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yaptıklarıyla ve sünnetiyle amel etti. Sonra Ebu Bekr, hiç kimseye nasib olmayacak
şekilde hayırlı bir şekilde vefat etti. Bu kişi Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
sonra bu ümmetin en hayırlısıydı. Sonra hilafete Ömer getirildi. O da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Ebu Bekr'in yolu ve sünnetiyle amel etti. Sonra Ömer de, hiç
kimseye nasib olmayacak şekilde hayırlı bir şekilde
vefat etti. Bu kişi Peygamberinden ve Ebu Bekr'den sonra bu ümmetin en hayırlısıydı.''
38209. Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe bildiriyor: Hz. Ebu Bekr zamanında bazı kişiler dinden dönünce Hz. Ebu Bekr onlarla savaşmak istedi.
Hz. Ömer: "Sen Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
''Kim Kim Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın Resulü
olduğuna şahitlik ederse, onun malı İslam'ın hakkı dışında (Müslümanlara) haram
olur. (Kendi iç) hesabı ise Allah'a aittir'' dediğini duyduğun halde onlarla
savaşacak mısın?" deyince, Hz. Ebu Bekr şöyle cevap verdi: "Namaz ile zekatın arasını
açanlarla savaşmayayım mı? Vallahi bu ikisini ayıranlarla, onları bir araya
getirinceye kadar savaşacağım." Hz. Ömer şöyle dedi: "Biz de onunla
beraber savaştık ve doğru olan da buydu."
Hz. Ebu
Bekr onlara karşı zafer elde edince şöyle dedi:
"Benden şu iki şeyi kabul ediniz: Ya sizi yurdunuzdan edecek bir savaş
veya sizi hakir düşürecek başka bir seçenek." Onlar: "Bizi
yurdumuzdan edecek bir savaşı anladık ta hakir düşeceğimiz seçenek nedir?"
diye sorunca, Hz. Ebu Bekr:
"Bizden ölenlerin Cennette, sizden ölenlerin ise Cehennemde olduğuna
şahitlik edeceksiniz" dedi. Onlar ikinci seçeneği kabul ettiler.
38210. Kasım b. Muhammed
naklediyor: Hz. Aişe şöyle derdi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman babama yüklenen şey sağlam
dağlara yüklenseydi onu parçalardı. Nifak Medine'de yayıldı ve Araplar dinden
döndü. Vallahi! Nerede dinden ayrılma olduysa babam üzerine uçar ve onun dinden
ayrılmasını engellerdi." Bu sözle beraber Hz. Aişe
şöyle derdi: Ömer b. el-Hattab'ı gören onun şerri islam'dan uzaklaştırmak için yaratıldığını anlar. Vallahi!
O, iyi bir idareciydi ve benzersizdi. işlere hep ehlini görevlendirdi."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |