|
Sahih İbn Hibban |
BİRR VE İHSAN |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
İyiliğin Ecri, Kötülüğün
Karşılığı Ve Bunlardan Vazgeçmenin Karşılığı
ذكر
البيان بأن
الله جل وعلا
قد يجازي
المؤمن على
حسناته في
الدنيا كما
يجازي على
سيئاته فيها
Yüce Allah'ın Mümine
Yaptığı Kötülüklerde Olduğu Gibi iyiliklerinin de Karşılığını Dünyada Vereceği
Hakkında
[ 377 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا هدبة بن
خالد قال
حدثنا همام بن
يحيى قال
حدثنا قتادة
عن أنس بن
مالك أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
إن الله لا
يظلم المؤمن
حسنة يثاب
عليها الرزق
في الدنيا
ويجزى بها في
الآخرة فأما
الكافر فيطعم
بحسناته في
الدنيا فإذا
أفضى إلى
الآخرة لم تكن
له حسنة يعطى بها
خيرا
377- Enes'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buıurmuştur:
"Allah kimseye haksızlık etmez. Mümine, yaptığı bir iyiliğin karşılığını
dünyada rızık olarak, ahirette de sevap olarak verir. Kafire ise yaptığı
iyiliğin karşılığını dünyadayken verir. Ahirette ise karşılığı verilecek bir
iyiliği kalmaz.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 53); Şuayb: İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/123; Müslim 2808/56.
ذكر
الخبر الدال
على أن الحسنة
الواحدة قد
يرجى بها
للمرء محو
جنايات سلفت
منه
Bir iyiliğin Kişinin
Geçmişteki Günahlarını Silmesinin Umulduğuna Delalet Eden Haber
[ 378 ] أخبرنا
بن قتيبة
حدثنا غالب بن
وزير الغزي حدثنا
وكيع قال
حدثني الأعمش
عن المعرور بن
سويد عن أبي
ذر قال قال
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
تعبد عابد من
بني إسرائيل
فعبد الله في
صومعته ستين
عاما فأمطرت
الأرض فاخضرت
فأشرف الراهب
من صومعته فقال
لو نزلت فذكرت
الله لازددت
خيرا فنزل ومعه
رغيف أو
رغيفان
فبينما هو في
الأرض لقيته امرأة
فلم يزل
يكلمها
وتكلمه حتى
غشيها ثم أغمي
عليه فنزل
الغدير يستحم
فجاءه سائل
فأومأ إليه أن
يأخذ
الرغيفين أو
الرغيف ثم مات
فوزنت عبادة
ستين سنة بتلك
الزينة فرجحت
الزنية بحسناته
ثم وضع الرغيف
أو الرغيفان
مع حسناته
فرجحت حسناته
فغفر له قال
أبو حاتم سمع
هذا الخبر
غالب بن وزير
عن وكيع ببيت
المقدس ولم يحدث
به بالعراق
وهذا مما تفرد
به أهل فلسطين
عن وكيع ذكر
تفضل الله جل
وعلا على
العامل حسنة
بكتبها عشرا
والعامل سيئة
بواحدة
378- Ebu Zer'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"israil oğullarından abid bir kimse manastırında altmış yıl ibadet etti.
Yere yağmur yağdı, yer yeşerdi. Abid kişi manastırından (oraya) baktı ve:
‘‘Eğer ben (manastırımdan) insem de Allah'ı zikretsem, böylelikle yapabileceğim
hayırları daha da çoğaltsam’‘ dedi. Sonra da beraberinde bir ya da iki ekmek
olduğu halde manastırından indi. Bir yerde bulunuyorken bir kadınla karşılaştı.
O kadınla, kadın da onunla konuşmaya başladı. Nihayet kadınla zina yaptı. Daha
sonra bayıldı. Su birikintisi olan bir yere inip yıkandı. Derken bir dilenci
geldi. Ona, iki ekmeği alıp gitmesini işaret etti. Sonra da öldü. Altmış yıllık
ibadeti, o bir defa zina ile tartıldı. Bir defalık zina, bütün iyiliklerinden
ağır bastı. Sonra o bir ya da iki ekmek, iyilikleriyle birlikte konularak
tartılınca, bu defa iyilikleri daha ağır bastı ve ona mağfiret olundu."
Ebu Hatim der ki:
"Bu hadisi Galib b. Vezir, Veki'den Beytü'l-Makdis'te
işitmiş, ancak Irak'ta
tahdis etmemiştir. Bu hadis, Filistin ahalisinin Veki'den rivayetinde tek
kaldığı hadislerdendir."
[Tahric:] Elbani: Zayıf (et-Ta'liku'r-rağib 2/49); Şuayb: İsnadı
zayıflır.
Yüce Allah'ın Bir iyilik
Yapana Karşılık Olarak On iyilik, Bir Kötülük Yapana Bir Kötülük Yazması
[ 379 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
عبد الرزاق
قال أخبرنا
معمر عن همام
بن منبه عن
أبي هريرة قال
وقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عن
الله جل وعلا
قال إذا تحدث
عبدي أن يعمل حسنة
فأنا أكتبها
له حسنة ما لم
يعمل فإذا عملها
فأنا أكتبي أن
يعمل حسنة
فأنا أكتبها
له حسنة ما لم
يعمل فإذا
عملها فأنا
أكتبها بعشر
أمثالها وإذا
تحدث بأن يعمل
سيئة فأنا
أغفرها ما لم
يفعلها فإذا
فعلها فأنا
أكتبها مثلها
379- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Allah buyurur ki: ‘‘Kulum bir iyilik yapmayı düşünüp de yapmadığı zaman
bu düşüncesine karşılık ona bir iyilik sevabı yazarım. Bu iyiliği yapması durumunda
ise sevabını on katıyla yazarım. Şayet bir kötülük yapmayı düşünür de yapmazsa
onu bağışlarım. Ancak kötülüğü yapması halinde bunu sadece bir kötülük olarak
yazarım.’‘"
[Tahric:] Elbani: Sahih (er-Ravdu'n-nadir 955); Şuayb: İsnadı Buhari
ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/315; Müslim 129; Bak hadis no:
381, 382, 383, 384.
ذكر
البيان بأن
تارك السيئة
إذا اهتم بها
يكتب الله له
بفضله حسنة
بها
Yüce Allah'ın Yapmak
istediği Kötülükten Vazgeçene Karşılık Olarak ihsanıyla Bir iyilik Yazması
[ 380 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا
إبراهيم بن
بشار الرمادي
قال حدثنا
سفيان عن أبي
الزناد عن
الأعرج عن أبي
هريرة يبلغ به
النبي صلى الله
عليه وسلم قال
قال الله
تبارك وتعالى
إذا هم عبدي
بحسنة
فاكتبوها
حسنة فإذا
عملها
فاكتبوها
بعشر أمثالها
وإذا هم عبدي
بسيئة فلا
تكتبوها
بمثلها فإن
تركها
فاكتبوها حسنة
380- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüce Allah
şöyle buyurur: ‘‘Kulum bir iyilik yapmak istediği zaman ona iyiliği yapmış gibi
sevap yazınız. Eğer iyiliği yaparsa ona on kat sevap yazınız. Eğer bir kötülük
yapmak isterse ona günah yazmayınız. Eğer kötülüğü yaparsa sadece bir kötülük
olarak yazınız. Eğer yapmak istediği kötülüğü yapmaktan vaz geçerse ona bir
sevap yazınız’‘" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (er-Ravdu'n-nadir 955); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 2/242; Buhari 7501; Müslim 128; Tirmizi 3073.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
بكتبه حسنة
واحدة لمن هم
بسيئة فلم
يعملها وكتبه
سيئة واحدة
إذا عملها مع
محوها عنه إذا
تاب
Yüce Allah'ın Bir
Kötülük Yapmaktan Vazgeçene Karşılık Olarak Bir iyilik, Bir Kötülük Yapana Bir
Kötülük Yazması ve Tövbe Ettiği Taktirde Onu da Silmesi
[ 381 ] أخبرنا
إسماعيل بن
داود بن وردان
بمصر قال حدثنا
زكريا بن يحيى
الوقار حدثنا
بن وهب عن مالك
عن أبي الزناد
عن الأعرج عن
أبي هريرة عن الرسول
صلى الله عليه
وسلم عن الله
جل وعلا قال
إذا هم عبدي
بسيئة فلم
يعملها
فاكتبوها له حسنة
فإن عملها
فاكتبوها له
سيئة فإن تاب
منها فامحوها
عنه وإذا هم
عبدي بحسنة
فلم يعملها
فاكتبوها له
حسنة فإن
عملها
فاكتبوها له
بعشرة
أمثالها إلى
سبع مائة ضعف
381- Ebu Hureyre,
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) naklediyor: "Yüce Allah
buyurur ki: Eğer kulum bir kötülük yapmaya niyet eder de yapmaktan vazgeçerse
ona bir sevap yazın. Eğer o kötülüğü yaparsa ona bir günah yazın. Eğer tövbe
ederse o günahını da silin. Eğer kulum bir iyilik yapmaya niyet eder de
sonradan vazgeçerse ona da bir sevap yazın. Eğer o iyiliği yaparsa ona on
katından yedi yüz katına kadar sevap yazın."
[Tahric:] Elbani: Uydurma (et-Ta'lik alel'l-Mevarid 2461); Şuayb:
Zekeriya b, Yahya itham edilmiştir.
ذكر
البيان بأن
تارك السيئة
إنما يكتب له
بها حسنة إذا
تركها لله
Allah için Bir Kötülüğü
Yapmaktan Vazgeçene Bir iyilik Sevabı Yazılması
[ 382 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني
حدثنا الحسن بن
محمد بن
الصباح حدثنا
شبابة عن
ورقاء عن أبي
الزناد عن الأعرج
عن أبي هريرة
عن النبي صلى
الله عليه وسلم
قال إن الله
قال إذا أراد
عبدي أن يعمل
سيئة فلا
تكتبوها عليه
حتى يعملها
فإن عملها فاكتبوها
مثلها فإن
تركها من أجلي
فاكتبوها حسنة
فإن أراد أن
يعمل حسنة
فاكتبوها له
حسنة فإن
تركها من أجلي
فاكتبوها
حسنة فإن أراد
أن يعمل حسنة
فاكتبوها له
حسنة فإن
عملها فاكتبوها
له عشرة
أمثالها إلى
سبع مائة ضعف
382- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Kuşkusuz Yüce Allah (hafaza meleklerine) şöyle buyurur:
''Kulum bir kötülük
yapmak istediği zaman bunu yapana kadar yazmayın.
Şayet bu kötülüğü
yaparsa bunu bir kötülük olarak yazın. Ancak benim için onu yapmaktan
vazgeçerse onu bir iyilik olarak yazın. Biri iyilik yapmak isteyip de yapmadığı
zaman bunu bir iyilik olarak yazın. Onu yaptığı zaman ise karşılığını ondan
yedi yüz katına kadar yazın.''
[Tahric:] Elbani: Sahih: Şuayb: İsnadı Buhari'nin şartınca sahihtir.
Bak hadis no: 380.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
على من هم
بحسنة بكتبها
له وإن لم
يعملها
وبكتبه عشرة
أمثالها إذا
عملها
Yüce Allah'ın iyilik
Yapmak isteyip Yapmayana Bir iyilik Sevabı, Yapana ise Yaptığının On Katı Sevap
Yazması
[ 383 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا
القعنبي قال
حدثنا عبد
العزيز بن
محمد عن
العلاء عن
أبيه عن أبي
هريرة أن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
قال الله
تبارك وتعالى
إذا هم عبدي
بالحسنة فلم
يعملها كتبتها
له حسنة فإن
عملها كتبتها
له عشر حسنات
وإن هم عبدي
بسيئة ولم
يعملها لم
أكتبها عليه
فإن عملها
كتبتها واحدة
383- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Yüce Allah şöyle buyurur: "Kulum bir iyilik yapmaya niyetlendiği
zaman ona bir iyilik sevabı yazarım. Eğer o iyiliği yaparsa sevabını on katıyla
yazarım. Bir kötülük yapmaya niyetlenir ve yaparsa onu bir kötülük olarak
yazarım."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
Müslim 128/204; Bak hadis no 379.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه قوله جل
وعلا إذا هم
عبدي أراد به
إذا عزم فسمى
العزم هما لأن
العزم نهاية
الهم والعرب
في لغتها تطلق
اسم البداءة
على النهاية
واسم النهاية
على البداءة
لأن الهم لا يكتب
على المرء
لأنه خاطر لا
حكم له ويحتمل
أن يكون الله
يكتب لمن هم
بالحسنة
الحسنة وإن لم
يعزم عليه ولا
عمله لفضل
الإسلام
فتوفيق الله
العبد
للإسلام فضل
تفضل به عليه
وكتبته ما هم
به من الحسنات
ولما يعملها
فضل وكتبته ما
هم به من
السيئات ولما
يعملها لو
كتبها لكان
عدلا وفضله قد
سبق عدله كما
أن رحمته سبقت
غضبه فمن فضله
ورحمته ما لم
يكتب على صبيان
المسلمين ما
يعملون من
سيئة قبل
البلوغ وكتب
لهم ما
يعملونه من
حسنة كذلك هذا
ولا فرق
Ebu Hatim der ki:
"Hadiste yapmaya niyetlenmekten kasıt yapmayı istemektir.
Burada niyetlenme, isteme
olarak isimlendirilmiştir. Zira bir konuda niyet onu yapmayı isteme ve yapmaya
çalışmakla sonuçlanır. Araplar da bazen bir şeyi bidayetini nihayetiyle,
nihayetini de bidayetiyle isimlendirirler. Niyetin kişi aleyhine yazılmama
sebebi onun henüz düşünce olmasından dolayıdır. Düşüncenin de herhangi bir
hükmü yoktur. İyilik niyetine Yüce Allah'ın iyilik sevabı yazma sebebi,
İslam'ın faziletinden dolayı da olabilir. Zira kişinin müslüman olmaya muvaffak
kılınması Yüce Allah'ın kişiye olan bir ihsanıdır. Bundan dolayı kişinin
iyiliğe niyetlenmesi onu yapmasa da başlı başına bir fazilettir. Kişinin
kötülüğe niyetlenmesi, ancak onu yapmaması durumunda aleyhinde yazılmaması ise
adaletten dolayıdır. Yüce Allah'ın da rahmetinin azabını geçmesi gibi ihsanı da
adaletini geçmiştir. Henüz buluğa ermemiş müslüman çocukların yaptıkları
iyilikleri lehlerine yazıp, yaptıkları kötülükleri aleyhlerinde yazmaması da
O'nun rahmet ve ihsanı dolayısıyladır."
ذكر
البيان بأن
الله جل وعلا
قد يكتب للمرء
بالحسنة
الواحدة أكثر
من عشرة
أمثالها إذا
شاء ذلك
Yüce Allah'ın Yaptığı
Bir iyilikten Dolayı Kişiye Dilerse On Katından Fazlasını Yazması
[ 384 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم قال
حدثنا النضر
بن شميل قال
حدثنا هشام عن
محمد عن أبي
هريرة عن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عن
الله جل وعلا
قال من هم
بحسنة فلم
يعملها كتبت
له حسنة فإن
عملها كتبتها
بعشر أمثالها إلى
سبع مائة وإن
هم بسيئة فلم
يعملها لم
أكتب عليه فإن
عملها كتبتها
عليه سيئة واحدة
384- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yüce Allah'tan
naklediyor: "Kim bir iyilik yapmayı düşünür de bunu yapmazsa ona bir
iyilik sevabı yazarım. Şayet yaparsa bunun sevabı kendisine ondan yedi yüz kata
kadar olacak şekilde fazladan yazarım. Kim de bir kötülük yapmayı düşünür, ama
yapmazsa aleyhinde bir şey yazmam. Bunu yaparsa sadece bir kötülük olarak
yazarım."
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahma 2604); Şuayb: İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 2/234; Müslim 130.
Sonraki
sayfa için aşağıdaki link’i kullan: