|
Sahih İbn Hibban |
REKAİK |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب
التوبة
Bab: Tövbe
ذكر
الخبر الدال
على أن الندم
توبة
Pişmanlığın Tövbe
Sayıldığına Delalet Eden Haber
[ 611 ] أخبرنا
أبو يعلى قال
حدثنا محمد بن
أبي بكر المقدمي
قال حدثنا
معاذ بن هشام
قال حدثني أبي
عن قتادة عن
أبي الصديق عن
أبي سعيد
الخدري أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال كان
فيمن كان
قبلكم رجل قتل
تسعة وتسعين
نفسا فسأل عن
أعلم أهل
الأرض فدل على
راهب فأتاه فقال
إنه قتل تسعة
وتسعين نفسا
فهل له من
توبة قال لا
فقتله وكمل به
مائة ثم سأل
عن أعلم أهل
الأرض فدل على
رجل فقال إنه
قتل مائة فهل
له توبة قال
نعم من يحول
بينك وبين
التوبة ائت
أرض كذا وكذا
فإن بها ناسا
يعبدون الله فاعبد
الله ولا ترجع
إلى أرضك
فإنها أرض سوء
فانطلق حتى
إذا انتصف
الطريق أتاه
الموت فاختصمت
فيه ملائكة
الرحمة
وملائكة
العذاب فقالت
ملائكة
الرحمة جاءنا
تائبا مقبلا
بقلبه إلى
الله جل وعلا
وقالت ملائكة
العذاب إنه لم
يعمل خيرا قط
فأتاه ملك في
صورة آدمي
فجعلوه بينهم
فقال قيسوا ما
بين الأرضين
أيهما كان أقرب
فهي له فقاسوه
فوجدوه أدنى
إلى الأرض التي
أراد فقبضته
بها ملائكة
الرحمة
611- Ebu Said
el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Sizden önceki ümmetlerden bir adam doksan dokuz kişiyi
öldürmüştü. Adam (tövbe etmek isteyip) yeryüzünün en alim adamını sorunca onu
bir rahibe gönderdiler. Yanına gidip: ‘‘Doksan dokuz kişiyi öldürdüm. Tövbe
etme hakkım var mı?’‘ diye sorunca, rahip: ‘‘Hayır!’‘ karşılığını verdi. Bunun
üzerine adam onu da öldürdü ve öldürdüğü kişi sayısını yüze tamamladı.
Sonrasında yeryüzü halkının en bilginini soruşturduğunda onu alim olan başka
bir adama gönderdiler. Alime gidip: ‘‘Yüz kişiyi öldürdüm. Tövbe etme hakkım
var mı?" diye sorunca, alim olan kişi: ‘‘Evet, var! Tövbe etmene ne engel
olabilir ki? Falan yere git. Orada Allah'a ibadet eden insanlar var. Onlarla
birlikte Allah'a ibadet et ve kendi mekanına bir daha dönme. Zira kötülüğü çok
olan bir mekanın var’‘ dedi. Adam denildiği gibi yola çıkınca yolun ortasında
eceli geldi. Eceli gelince ruhunu kimin alacağı konusunda rahmet melekleri ile
azap melekleri çekişmeye başladılar. Rahmet melekleri: ‘‘Adam tövbe etmiş ve
Allah'a yönelmiş bir şekilde Allah'a geldi’‘ derken, azap melekleri: ‘‘Henüz
hayırlı tek bir amelde bulunmuş değil’‘ diyordu. (Allah tarafından) adam
suretinde bir melek gelince onu aralarında hakem yaptılar. Melek: ‘‘Hangi arazi
daha yakın olduğuna bakın. Hangisine yakınsa o taraftan sayılır'' dedi.
Mesafeyi ölçtüklerinde de gittiği mekana daha yakın olduğunu gördüler. Bunun
üzerine adamın ruhunu rahmet melekleri aldı.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 4/77); Şuayb: İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/20, 3/72; Müslim 2766/46;
İbn Mace 2622; Bak hadis no: 615.
ذكر
الخبر المصرح
بصحة ما أسند
للناس خبر أبي
سعيد الذي
ذكرناه
Zikri Geçen Ebu Said
Hadisinin Sıhhatine Delalet Eden insanların Merfu Olarak Naklettiği Haber
[ 612 ] أخبرنا
بن ناجية عبد
الحميد بن
محمد بن مستام
حدثنا مخلد بن
يزيد الحراني
حدثنا مالك بن
مغول عن منصور
عن خيثمة عن
بن مسعود قال
قيل له أنت
سمعت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يقول الندم توبة
قال نعم
612- Hayseme der ki: ibn
Mes'ud'a: "Sen, Allah Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
‘‘Pişmanlık, tövbedir’‘ buyurduğunu işittin mi?" diye sorulunca:
"Evet" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (er-Ravdu'n-nadrr 642); Şuayb: Ravileri
Sahih ricalidir. Ahmed 1/433; İbn Mace 4252; Bak hadis no: 614.
ذكر خبر
ثان يصرح بصحة
ما ذكرناه
Zikrettiğimiz Hususun
Doğruluğuna Delalet Eden ikinci Haber
[ 613 ] أخبرنا
محمد بن إسحاق
الثقفي حدثنا
محفوظ بن أبي
توبة حدثنا
عثمان بن صالح
السهمي حدثنا
بن وهب عن
يحيى بن أيوب
قال سمعت
حميدا الطويل
يقول قلت لأنس
بن مالك أقال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم الندم
توبة قال نعم
613- Humeyd et-Tavil der
ki: Enes b. Malik'e: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘‘Pişman
olmak, tövbe etmek demektir’‘ buyurdu mu?" diye sorduğumda:
"Evet" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (er-Ravdu'n-nadır 642); Şuayb: Ravileri
Sahih ricalidir.
[ 614 ] أخبرنا
أبو عروبة
أخبرنا
المسيب بن
واضح حدثنا
يوسف بن أسباط
عن مالك بن
مغول عن منصور
عن خيثمة عن
بن مسعود عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال
الندم توبة
614- ibn Mes'ud der ki:
Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Pişmanlık, tövbedir''
buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (er-Ravdu'n-nadir 642). Bak hadis no: 612.
ذكر ما
يجب على المرء
من لزوم الندم
والتأسف على
ما فرط منه
رجاء مغفرة
الله جل وعلا
ذنوبه به
Günahlarının
Bağışlanması Umuduyla Kişinin işlediği Kusurlardan Dolayı Devamlı Olarak
Pişmanlık ve Teessüf içinde Olmasının Gerekliliği
[ 615 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني
حدثنا محمد بن
بشار حدثنا بن
أبي عدي عن
شعبة عن قتادة
عن أبي الصديق
الناجي عن أبي
سعيد الخدري
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم قال كان
في بني
إسرائيل رجل
قتل تسعة
وتسعين إنسانا
ثم خرج يسأل
فأتى راهبا
فسأله هل له
من توبة قال
لا فقتله وجعل
يسأل فقال له
رجل ائت قرية
كذا وكذا
فأدركه الموت
فمات فاختصمت
فيه ملائكة
الرحمة
وملائكة
العذاب فأوحى
الله إلى هذه
تقربي وإلى
هذه تباعدي
أقرب إلى هذه
بشبر فغفر له
615- Ebu Said'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"israil oğullarından doksan dokuz insan öldürmüş bir adam vardı. Daha
sonra çıkıp araştırmaya başladı. Bir rahibin yanına giderek ona; ‘‘Tövbe
(etse)m kabul olur mu?’‘ sorup ta rahip: ‘‘Hayır’‘ deyince, onu da öldürdü, ama
yine araştırmaya devam etti. Bir adam ona: ‘‘Falan kasabaya git’‘ dedi. Fakat
(yolda iken) ölüm ona yetişti ve öldü. Rahmet melekleri ile azap melekleri onun
hakkında anlaşmazlığa düştü. Yüce Allah bu (taraftaki) yere: ''Yaklaş!'' diye,
ötekine de: ‘‘Uzaklaş!’‘ diye vahyetti. Sonra: ‘‘Bu ikisi arasındakini ölçün’‘
dedi. Bu (gideceği) kasabaya bir karış daha yakın olduğu görüldü. Bu sebeple
günahları bağışlandı."
[Tahric:] Elbani: Sahih (et-Ta'liku'r-rağib 610); Şuayb: İsnadı
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Buhari3470; Müslim 2766/48; Bak
hadis no: 611.
ذكر
الإخبار عما
يجب على المرء
من لزوم
التوبة
والإنابة عند
السهو والخطأ
Kişiye Yanılgı ve
Hatasından Dönüp Tövbe Etmesinin Gerekmesi
[ 616 ] أخبرنا
محمد بن عبد
الله بن
الجنيد ببست
حدثنا عبد
الوارث بن
عبيد الله عن
عبد الله
أخبرنا سعيد
بن أبي أيوب
الخزاعي
حدثنا عبد
الله بن
الوليد عن أبي
سليمان
الليثي عن أبي
سعيد الخدري
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم قال مثل
المؤمن ومثل
الإيمان كمثل
الفرس في
آخيته يجول ثم
يرجع إلى آخيته
وإن المؤمن
يسهو ثم يرجع
إلى الإيمان
فأطعموا
طعامكم
الأتقياء
وولوا
معروفكم
المؤمنين
616- Ebu Said
el-Hudri'nin naklettiğine göre, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu: "Mümin ile iman bir at ile bağlandığı yere benzer. At döner
dolaşır ve bağlı olduğu yere geri döner. Mümin de hata eder ve ama imana geri
döner. Yemeklerinizi takva sahiplerine yedirip iyiliklerinizi de müminlere
yapınız."
[Tahric:] Elbani: Zayıf (et-Ta'liku'r-rağib 4/74); Şuayb: İsnadı
zayıftır. Ahmed 3/55.
ذكر
الإخبار عما
يستحب للمرء
من لزوم
التوبة في
أوقاته
وأسبابه
Kişinin Çeşitli Zaman ve
Durumlar Karşısında Tövbe Yapmayı Elden Bırakmamasının Müstehaplığı
[ 617 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا هدبة بن
خالد القيسي
قال حدثنا
همام بن يحيى
قال حدثنا قتادة
عن أنس أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال الله
أشد فرحا
بتوبة عبده من
أحدكم يستيقظ
على بعيره
أضله بأرض
فلاة
617- Enes der ki: Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kulunun tövbe etmesinden
dolayı Allah'ın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği
devesini (uzun süre arayıp uyuduktan sonra) uyandığında bulduğu zamanki
sevincinden çok daha fazladır.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (Muhtasar Müslim 1917); Şuayb: İsnadı Buhari
ve Müshm'in şartlarına göre sahihtir. Ahİned 3/213; Buhari6309; Müslim 2747/8.
ذكر
الإخبار عن
وصف البعير
الضال الذي
تمثل هذه
القصة به
Üstte ki Kıssada Bahsi
Geçen Kayıp Devenin Vasfı
[ 618 ] أخبرنا
محمد بن عمر
بن يوسف قال
حدثنا أحمد بن
سنان القطان
قال حدثنا أبو
معاوية قال
حدثنا الأعمش
عن إبراهيم
التيمي عن
الحارث بن سويد
عن عبد الله
بن مسعود قال
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم الله
أفرح بتوبة
أحدكم من رجل
بأرض دوية
مهلكة ومعه
راحلته عليها
زاده وطعامه
وما يصلحه
فأضلها فخرج
في طلبها حتى
إذا أدركه الموت
قال أرجع إلى
مكاني فأموت
فيه فرجع إلى
مكانه الذي
أضلها فيه
فبينما هو
كذلك إذ غلبته
عينه فاستيقظ
فإذا راحلته
عند رأسه
عليها زاده وما
يصلحه فالله
أفرح بتوبة
أحدكم من هذا
الرجل
618- Abdullah b. Mes'ud)
der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah,
sizin tövbenize, ıssız bir arazide, yiyeceği azığı ve eşyaları üzerinde olan
bineğini kaybeden, ölüm kendisine gelinceye kadar onu arayıp: ‘‘Bineğimi
kaybettiğim yere dönüp orada öleyim’‘ diyerek geri dönüp uykuya dalan ve
uyandığında bineğinin üzerindeki yemeği, suyu azığı ve eşyalarıyla başucunda
durduğunu gören kişinin sevincinden daha çok sevinir,"
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Tirmizi 2628); Şuayb: İsnadı Buhari:
ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 1/383; Buhari 6308; Müslim 2744/3;
Tirmizi 2498.
ذكر
الإخبار عما
يجب على المرء
من لزوم التوبة
في جميع
أسبابه
Kişiye Tüm işlerinde
Tövbeyi Elden Bırakmamasının Gerekmesi
[ 619 ] أخبرنا محمد
بن محمود بن
عدي بنسا قال
حدثنا حميد بن
زنجويه قال
حدثنا أبو
مسهر قال
حدثنا سعيد بن
عبد العزيز عن
ربيعة بن يزيد
عن أبي إدريس
الخولاني عن
أبي ذر عن
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
عن الله تبارك
وتعالى قال يا
عبادي إني حرمت
الظلم على
نفسي وجعلته
بينكم محرما
فلا تظالموا
يا عبادي إنكم
تخطئون
بالليل والنهار
وأنا الذي
أغفر الذنوب
ولا أبالي
فذكره بطوله
وقال في آخره
وكان أبو
إدريس إذا حدث
بهذا الحديث
جثا على
ركبتيه
619- Ebu Zer
el-Gifari'nin Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem), O'nun da Yüce
Allah'tan naklettiğine şöyle buyurur: "Kullarım! Zulmü kendime haram
kıldığım gibi sizlere de haram kıldım. Bundan dolayı birbirinize zulmetmeyin.
Kullarım! Gece gündüz günah işleyenlerdensiniz. Ancak ben bunların ne olduğuna
aldırmayıp günahları bağışlarım ... " -Hadis tüm uzunluğu ile devam
etmektedir- Rabia en sonunda ekledi: "Ebu idris bu hadisi aktardığı zaman
saygısından dolayı dizlerinin üzerine çökerdi."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
Ahmed 5/160; Müslim 2577; Tirmizi 2495; İbn Mace 4257.
ذكر
البيان بأن
المرء عليه
إذا تخلى لزوم
البكاء على ما
ارتكب من
الحوبات وإن
كان بائنا عنها
مجدا في إتيان
ضدها
Yalnız Kalan Kişinin
Artık Güzel Şeyler Yapıyor Olsa da Geçmiş Hataları için Ağlamasının Gerekliliği
[ 620 ] أخبرنا
عمران بن موسى
بن مجاشع
حدثنا عثمان
بن أبي شيبة
حدثنا يحيى بن
زكريا عن
إبراهيم بن
سويد النخعي
حدثنا عبد
الملك بن أبي
سليمان عن
عطاء قال دخلت
أنا وعبيد بن
عمير على
عائشة فقالت
لعبيد بن عمير
قد آن لك أن
تزورنا فقال
أقول يا أمه
كما قال الأول
زر غبا تزدد
حبا قال فقالت
دعونا من
رطانتكم هذه
قال بن عمير
أخبرينا
بأعجب شيء
رأيته من رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
فسكتت ثم قالت
لما كان ليلة
من الليالي
قال يا عائشة
ذريني أتعبد
الليلة لربي
قلت والله إني
لأحب قربك
وأحب ما سرك
قالت فقام
فتطهر ثم قام
يصلي قالت فلم
يزل يبكي حتى
بل حجره قالت
ثم بكى فلم
يزل يبكي حتى
بل لحيته قالت
ثم بكى فلم
يزل يبكي حتى
بل الأرض فجاء
بلال يؤذنه
بالصلاة فلما
رآه يبكي قال
يا رسول الله
لم تبكي وقد
غفر الله لك
ما تقدم وما
تأخر قال أفلا
أكون عبدا
شكورا لقد
نزلت علي
الليلة آية
ويل لمن قرأها
ولم يتفكر
فيها إن في
خلق السماوات
والأرض الآية
كلها
620- Ata anlatıyor: Ben,
Ubeyd b. Umeyr'le birlikte Aişe'nin yanına girdim. Aişe, Ubeyd b. Umeyr'e:
"Seni bizi ziyaret etmenden alıkoyan şey nedir?" diye sordu. Ubeyd b.
Umeyr: "Ey anneciğim! (Bizden) öncekiler ‘‘Az ziyaret et, çok sevilirsin’‘
demişler" karşılığını verdi. Aişe: "Şu tembelliğinizi bırakın"
diye çıkıştı. Ubeyd b. Umeyr: "Bize, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'ten görmüş olduğun en hayret verici şeyi haber ver" dedi. Ata devamla
der ki: Bunun üzerine Aişe sustu. Sonra da şöyle anlattı:
Gecelerden bir gece
olunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Aişe! Beni bırak da
bu gece Rabbime ibadet edeyim" buyurdu. Ben de: "Allah'a yemin ederim
ki, doğrusu senin bana yakınlığını severim. Seni sevindiren şeyi de
severim" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
kalkıp abdest aldı. Namaz kılmak için durdu. O kadar çok ağladı ki kucağını
ıslattı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oturmaktaydı. O kadar çok
ağladı ki, sakalını ıslattı. Sonra yine ağladı, (o kadar çok ağladı ki) yeri
ıslattı. Derken Bilal, O'na (sabah) namazının vaktinin girdiğini bildirmek için
geldi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu görünce, ağladı. Bilal:
"Ey Allah'ın Resulü! Ağlıyorsun. Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek
günahlarını bağışlamıştır" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Şükreden bir kul olmayayım mı? Bu gece bana bir ayet indi. O ayeti okuyup
da onun hakkında tefekkür etmeyen kimseye yazıklar olsun! O ayet,
"Göklerin ve yerin yaratılışında ... " (AI-i imran 190) ayetinin
tamamıdır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Hasen (es-Silsiletu's-sahiha 68;
et-Ta'liku'r-rağib 2/220); Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
ذكر الإخبار
عما يقع
بمرضاة الله
جل وعلا من
توبة عبده عما
قارف من
المأثم
Yüce Allah'ın Kulunun
işlediği Günahlardan Tövbe Etmesinden Ziyadesiyle Hoşnut Oluşu
[ 621 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
أخبرنا عثمان
بن عمر حدثنا
بن أبي ذئب عن
عجلان مولى
المشمعل عن
أبي هريرة قال
ذكروا الفرح
عند رسول الله
صلى الله عليه
وسلم فذكروا الضالة
يجدها الرجل
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم لله
أشد فرحا
بتوبة أحدكم
من الضالة
يجدها الرجل
بأرض الفلاة
621- Ebu Hureyre der ki:
Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında sevinmekten ve yitiğini
bulan adamdan söz edildi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu: "Allah kulunun tövbe etmesine çölde yitiğini bulan
kişinin sevinmesinden daha fazla sevinir.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 3048); Şuayb: İsnadı
ceyyiddir. Ahmed 2/316; Müslim 2675; Tirmizi 3538; İbn Mace 4247.
ذكر
الخبر الدال
على أن توبة
المرء بعد
مواقعته
الذنب في كل
وقت تخرجه عن
حد الإصرار
على الذنب
Bir Günahı Defalarca
işleyip Ardından Tövbe Eden Kişinin Bu Günahta Israrcı Biri Olmayacağını
Bildiren Haber
[ 622 ] أخبرنا
عمر بن محمد
بن يوسف قال
حدثنا الحسن
بن محمد بن
الصباح قال
حدثنا يزيد بن
هارون قال
أخبرنا همام
عن إسحاق بن
عبد الله بن
أبي طلحة عن
عبد الرحمن بن
أبي عمرة عن
أبي هريرة عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم أن رجلا
أذنب ذنبا فقال
أي رب أذنبت
ذنبا أو قال
عملت عملا
فاغفر لي فقال
تبارك وتعالى
عبدي عمل ذنبا
فعلم أن له ربا
يغفر الذنب
ويأخذ به قد
غفرت لعبدي ثم
أذنب ذنبا آخر
أو قال عمل
ذنبا آخر قال
رب إني عملت ذنبا
فاغفر لي فقال
تبارك وتعالى
علم عبدي أن
له ربا يغفر
الذنب ويأخذ
به قد غفرت
لعبدي ثم عمل
ذنبا آخر أو
أذنب ذنبا آخر
فقال رب إني
عملت ذنبا
فاغفر لي فقال
الله تبارك وتعالى
علم عبدي أن
له ربا يغفر
الذنب ويأخذ به
أشهدكم أني قد
غفرت لعبدي
فليعمل ما شاء
622- Ebu Hureyre
bildiriyor: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Adamın biri bir günah işledi ve: ‘‘Ey Rabbim! Ben bir günah işledim
-veya- Günah olan bir şey yaptım. Bu günahımı bağışla’‘ dedi. Bunun üzerine
Allah: ‘‘Kulum bir günah işledi. Ama günahları affedecek veya bu yüzden
kendisini sorgulayacak bir Rabbinin olduğunu bildi. Ben kulumu bağışladım’‘
buyurdu. Sonra adam bir günah daha işledi ve: ‘‘Ey Rabbim! Ben bir günah daha
işledim, günahımı bağışla’‘ dedi. Allah: ‘‘Kulum günahları affedecek veya bu
yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbinin olduğunu bildi. Ben kulumu
bağışladım’‘ buyurdu. Sonra adam bir günah daha işledi ve yine: ‘‘Ey Rabbim!
Ben bir günah daha işledim, günahımı bağışla’‘ dedi. Allah: ‘‘Kulum bir günah
işledi. Ama günahları affedecek veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir
Rabbinin olduğunu bildi. Kulumu affettiğime dair sizi şahit tutmaktayım. Artık
dilediğini yapsın’‘ buyurdu."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Buhari'nin şartınca sahihtir.
Ahmed 2/296; Buhari 7507; Müslim 2758/30; Bak hadis no: 625.
ذكر
مغفرة الله جل
وعلا للتائب
المستغفر لذنبه
إذا عقب
إستغفاره
صلاة
Günahına istiğfar Edip
de Akabinde Namaz da Kılan Bağışlanma Dileyen Tövbekara Yüce Allah'ın Mağfireti
[ 623 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا مسدد بن
مسرهد قال
حدثنا أبو
عوانة عن
عثمان بن
المغيرة عن
علي بن ربيعة
عن أسماء بن
الحكم
الفزاري عن
علي قال كنت
إذا سمعت من
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم حديثا ينفعني
الله بما شاء
أن ينفعني حتى
حدثني أبو بكر
وكان إذا
حدثني عن
النبي صلى
الله عليه وسلم
بعض أصحابه
استحلفته فإن
حلف صدقته وإنه
حدثني أبو بكر
وصدق أبو بكر
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم أنه قال
ما من عبد
يذنب ذنبا ثم
يتوضأ ثم يصلي
ركعتين ثم
يستغفر الله
لذلك الذنب
إلا غفر الله
له
623- Hz. Ali der ki: Ben
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadis işittiğim zaman Yüce
Allah beni o hadisten dilediği gibi ve miktarda faydalandırırdı. Ashabdan
birileri bana Hz. Peygamber'den (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadis
naklettiklerinde onlara yemin ettirirdim. Eğer yemin ederlerse onlara inanır ve
o hadisi doğru sayardım. Ebu Bekr doğru bir insandı, ona yemin ettirmedim. Bir
defasında Ebu Bekr, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurduğunu söyledi: "Kul bir günah işledikten sonra abdest alıp iki rekat
namaz kılarsa, sonra o günahından dolayı Allah'a istiğfar ederse Yüce Allah onu
mutlaka bağışlar."
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih (Sahih Ebu Davud 1361; Mişkat 1324);
Şuayb; İsnadı hasendi!. Ahmed 1/10; EbU Davud 1521; Tirmizi 406; İbn Mace 1395.
ذكر
مغفرة الله جل
وعلا ذنوب
التائب
المستغفر وإن
لم يتقدم
استغفاره
صلاة
İstiğfarının Peşinden
Namaz Kılmamış Olsa Bile Tövbekarın Günahlarını Yüce Allah'ın Bağışlaması
[ 624 ] أخبرنا
عمر بن سعيد
بن سنان بمنبج
وإبراهيم بن
أبي أمية
بطرسوس في
آخرين قالا
حدثنا حامد بن
يحيى البلخي
قال حدثنا
سفيان عن وائل
بن داود عن
ابنه بكر بن
وائل عن
الزهري عن
عروة أو سعيد
أو كلاهما شك
حامد عن عائشة
أن رسول الله
صلى الله عليه
وسلم قال لها
يا عائشة إن
كنت ألممت
بذنب فاستغفري
الله وتوبي
فإن العبد إذا
أذنب ثم استغفر
الله غفر الله
له ما روى
وائل عن ابنه
إلا ثلاثة
أحاديث قاله
الشيخ
624- Hz. Aişe
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Ey Aişe! Bir
günah işlediğin zaman Allah'tan bağışlanma dileyip O'na tövbe et. Çünkü kul
günah işleyip te bağışlanma dilediğinde Allah onu bağışlar" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Fıkhu's-sire s. 292); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 6/264.
Ebu Hatim der ki: Vail,
babasından sadece üç hadis rivayet etti.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
على التائب
المعاود لذنبه
بمغفرة كلما
تاب وعاد يغفر
Bağışlanma Dilediği
Günaha Tövbe Edip Her Seferinde Tekrar işleyeni Yüce Allah'ın Bağışlamayı
Sürdürerek ihsanda Bulunması
[ 625 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا عبد
الأعلى بن
حماد عن حماد
بن سلمة عن
إسحاق بن عبد
الله بن أبي
طلحة عن عبد
الرحمن بن أبي
عمرة عن أبي
هريرة عن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فيما يحكي عن
ربه جل وعلا
قال أذنب عبدي
ذنبا فقال أي
رب أذنبت فقال
أذنب عبدي
ذنبا فعلم أن
الله يغفر الذنوب
ويأخذ
بالذنوب ثم
عاد فأذنب
فقال أي رب أذنبت
فقال أذنب
عبدي وعلم أن
ربه يغفر
الذنب ويأخذ
بالذنب اعمل
ما شئت فقد
غفرت لك
625- Ebu Hureyre der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Rabbinden naklen şöyle buyurdu:
"Kulum bir günah işledi ve: ‘‘Ey Rabbim! Günah işledim’‘ dedi. Allah:
‘‘Kulum birgünah işledi, onu bağışlayacak ve bu yüzden kendisini sorgulayacak
bir Rabbi olduğunu bildi’‘ buyurdu. Kul bu günahı tekrar işledi ve: ‘‘Ey
Rabbim! Günah işledim’‘ dedi. Allah: ‘‘Kulum bir günah işledi, onu bağışlayacak
ve bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ne yaparsan yap,
seni bağışlarım’‘ buyurdu."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı Müslim'in şartınca sahih.
Ahmed 2/492; Müslim 2758; Bak hadis no: 622.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه قوله اعمل
ما شئت لفظة
تهديد أعقبت
بوعد يريد
بقوله اعمل ما
شئت أي لا تعص
وقوله قد غفرت
لك يريد إذا
تبت
Ebu Hatim der ki:
"Ne yaparsan yap" cümlesi, ardından müjde gelen bir tehdit
ifadesidir. "Ne yaparsan yap" cümlesiyle "İsyan etme!"
denilmek istenmiştir. "Seni bağışlarım" ifadesi de "Tövbe
edersen seni bağışlarım" anlamındadır.
ذكر
البيان بأن
الله جل وعلا
يغفر ذنوب
التائب كلما
أناب ما لم
يقع الحجاب
بينه وبينه
بالإشراك به
نعوذ بالله من
ذلك
Aralarına Şirk Perdesi
Girmedikçe Yüce Allah'ın Tövbekarın Günahlarını Her Tövbe Ettikçe Bağışlamayı
Sürdürmesi
[ 626 ] أخبرنا
عمر بن سعيد
بن سنان قال
حدثنا الوليد
بن عتبة قال
حدثنا الوليد
بن مسلم قال حدثنا
بن ثوبان عن
أبيه عن مكحول
عن أسامة بن سلمان
قال حدثنا أبو
ذر عن رسول
الله صلى الله
عليه وسلم قال
إن الله يغفر
لعبده ما لم
يقع الحجاب
قيل وما يقع
الحجاب قال أن
تموت النفس وهي
مشركة
626- Ebu Zer bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Perde inmedikçe Allah kulunu(n
edeceği tövbeyi kabul eder ve onu) bağışlar" buyurdu. Oradakiler
kendisine: "Ey Allah'ın Resulü! Perdenin inmesi nedir?" diye sorunca
da: "Canın müşrik olarak çıkmasıdır" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Zayıf; Şuayb: İsnadı zayıfhr.
ذكر
البيان بأن
مكحولا سمع
هذا الخبر من
عمر بن نعيم
عن أسامة كما
سمعه من أسامة
سواء
Mekhul'un Bu Hadisi Hem
Ömer b. Nuaym Kanalıyla Usame'den, Hem de Doğrudan Usame'den işitmiş Olması
[ 627 ] أخبرنا
عمر بن محمد
حدثنا عمرو بن
عثمان حدثنا أبي
حدثنا بن
ثوبان عن أبيه
عن مكحول عن
عمر بن نعيم
حدثهم عن
أسامة بن
سلمان أن أبا
ذر حدثهم أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال إن
الله يغفر
لعبده ما لم
يقع الحجاب
قالوا يا رسول
الله وما وقوع
الحجاب قال أن
تموت النفس
وهي مشركة
627- Ebu Zer der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüce Allah kulunun tövbesini
hicab düşmedikçe kabul eder" buyurunca: "Hicabın düşmesi ne
demektir?" diye soruldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Canın müşrik olarak teslim edilmesi (ölmesi)dir" karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (Mişkat 2343); Şuayb: İsnadı zayıfhr. Hakim,
Müstedrek'te (4/257 sahih hükmü vermiştir. Ahmed 5/174.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
على التائب
بقبول توبته
كلما أناب ما
لم يغرغر حالة
المنية به
Can Boğaza Dayanmadıkça
Tövbe Eden Kişiye Allah'ın ihsanda Bulunup Tövbesini Kabul Etmesi
[ 628 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى قال
حدثني علي بن
الجعد قال
حدثنا بن
ثوبان عن أبيه
عن مكحول عن
جبير بن نفير
عن بن عمر عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال إن
الله تبارك
وتعالى يقبل
توبة العبد ما
لم يغرغر
628- ibn Ömer. Hz.
Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Yüce Allah kulunun tövbesini can boğaza dayanmadıkça kabul eder.''
[Tahric:] Elbani: Sahih liğayrihi (Mişkat 2343); Şuayb: İsnadı
hasendir. Ahmed 2/132; Tirmizi 3537; İbn Mace 4253.
ذكر
البيان بأن
توبة التائب
إنما تقبل إذا
كان ذلك منه
قبل طلوع
الشمس من
مغربها لا
بعدها
Kişinin Güneş Batıdan
Doğmadan Sonra Değil, Önce Yaptığı Tövbesinin Kabul Edilmesi
[ 629 ] أخبرنا
أبو يعلى قال
حدثنا هارون
بن معروف قال
حدثنا عبد
الله بن رجاء
عن هشام عن بن
سيرين عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم من تاب
قبل أن تطلع
الشمس من
مغربها تاب
الله عليه
629- Ebu Hureyre der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim, güneşin batıdan doğuşundan
önce tövbe ederse tövbesi kabul edilir" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Muhtasaru Müslim 1920); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 2/427, 2/495; Müslim 2703.
ذكر تفضل
الله جل وعلا
على المسلم
التائب إذا خرج
من الدنيا
بهما بإدخال
النار في
القيامة مكانه
يهوديا أو
نصرانيا
Yüce Allah'ın Tövbe
Ederek Bu Dünyadan Ayrılan Müslümana, Kıyamette Cehenneme Yerine Yahudi ya da
Hıristiyan Sokmak Suretiyle ihsanda Bulunması
[ 630 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا أبو بكر
بن أبي شيبة
حدثنا عفان
قال حدثنا
همام قال حدثنا
قتادة أن عون
بن عبد الله
وسعيد بن أبي
بردة حدثاه
أنهما سمعا
أبا بردة يحدث
عمر بن عبد
العزيز عن
أبيه عن النبي
صلى الله عليه
وسلم قال لا
يموت رجل مسلم
إلا أدخل الله
مكانه النار يهوديا
أو نصرانيا
قال فاستحلفه
عمر بن عبد العزيز
بالله الذي لا
إله إلا هو
ثلاث مرات أن
أباه حدثه عن
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
فحلف فلم
يحدثني سعيد
أنه استحلفه
ولم ينكر على
عون قوله
630- Katade bildiriyor:
Ebu Burde'nin iki oğlu Avn ile Said'in bana bildirdiğine göre babaları Ebu
Burde, babasından (Ebu Musa'dan) naklen Ömer b. Abdilazız'e Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bir müslüman öldüğü zaman Allah onu yerine
cehenneme Yahudi veya Hıristiyan birini sokar" buyurduğunu aktarmıştır.
Ömer b. Abdilazız üç defa Ebu Burde'ye kendisinden başka ilah olmayan Allah
adına babasının bunu Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) naklen
rivayet ettiğine dair yemin etmesini isteyince de Ebu Burde bu yönde yemin
etti. Bu yemin kısmını Said bana söylemedi. Ancak Avn bunu söyleyince de ona
itiraz etmedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sahiha 1381); Şuayb: İsnadı
Müslim'in şartınca sahih.. Müslim 2767/50.
Sonraki
sayfa için aşağıdaki link’i kullan: