|
Sahih İbn Hibban |
TAHARE |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب
النجاسة
وتطهيرها
Bab: Necaset ve
Bunların Temizlenmesi
ذكر
الإخبار بأن
المسلم إذا
كان جنبا أو
غير جنب لا
يجوز أن يطلق
عليه اسم
النجاسة وإن
وقع في الماء
القليل لم
ينجسه
Cünüp Olsun Olmasın
Müslümana Necaset Yakıştırmasını Yapmanın Caiz Olmaması ve Azıcık Suya Bile
Düşse Onu Necis Kılmaması
[ 1369 ] أخبرنا
أحمد بن الحسن
بن عبد الجبار
الصوفي حدثنا
عبيد الله بن
عمر
القواريري
حدثنا يحيى بن
سعيد حدثنا
مسعر حدثني
واصل عن أبي
وائل عن حذيفة
قال لقيني
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
وأنا جنب
فأهوى إلي
فقلت إني جنب
فقال إن المسلم
لا ينجس
1369- Huzeyfe der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüp olduğum halde benimle
karşılaşınca (musafaha etmek için) elini uzattı. Ben: "Cünübüm"
deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Mümin pis olmaz"
karşılığını verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 225); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Ahmed 5/384; Ebu Davud 230; Nesai
1/145; İbn Mace 535; Bak hadis no: 1258.
ذكر
العلة التي من
أجلها أهوى
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم إلى
حذيفة
Mustafa'nın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Huzeyfe'ye Yönelmek istemesinin Nedeni
[ 1370 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
أخبرنا جرير
عن الشيباني
عن أبي بردة
عن حذيفة قال
كان رسول الله
صلى الله عليه
وسلم إذا لقي
الرجل من
أصحابه مسحه
ودعا له قال
فرأيته يوما
بكرة فحدت عنه
ثم أتيته حين
ارتفع النهار
فقال إني
رأيتك فحدت عني
فقلت إني كنت
جنبا فخشيت أن
تمسني فقال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إن
المسلم لا
ينجس
1370- Huzeyfe anlatıyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ashabından biriyle karşılaştığında
onunla musafaha yapar ve hayır dua ederdi. Bir gün erken saatlerde O'nu gördüm
ve yolumu değiştirerek O'ndan uzaklaştım. Gün yükseldiğinde (gusül abdestimi
almış olarak) O'nun yanına gittim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Seni görmüştüm, ama sen hemen yönünü değiştirdin ve benden
uzaklaştın" buyurarak bunun sebebini sordu. Ben de: "Cünüp idim, bana
dokunursun diye çekindim" dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Müslüman kesinlikle pis olamaz" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Bak hadis no: 1258.
ذكر
الخبر الدال
على أن شعر
الإنسان
طاهرا إذا وقع
في الماء لم
ينجسه وإن كان
على الثوب لم يمنع
الصلاة فيه
insan Kılının Temiz
Olduğuna, içine Düştüğü Suyu Necis Kılmayacağına ve Üzerinde Bulunduğu
Kıyafetle Namaza Mani Olmayacağına Delalet Eden Haber
[ 1371 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى أبو
يعلى قال حدثنا
محمد بن عبد
الرحمن بن سهم
قال سمعت أبا
إسحاق
الفزاري يحدث
عن هشام بن
حسان عن محمد بن
سيرين عن أنس
بن مالك قال
رمى رسول الله
صلى الله عليه
وسلم الجمرة
يوم النحر ثم
أمر بالبدن
فنحرت والحلاق
جالس عنده
فسوى رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
يومئذ شعره
بيده ثم قبض
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم على شق
جانبه الأيمن
على شعره ثم
قال للحلاق
احلق فحلق
فقسم رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
شعره يومئذ
بين من حضره
من الناس
الشعرة
والشعرتين ثم
قبض بيده على
جانب شقه
الأيسر على
شعره ثم قال
للحلاق احلق
فحلق فدعا أبا
طلحة
الأنصاري
فدفعه إليه
1371- Enes b. Malik
anlatıyor: Kurban bayramı günü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cemreyi
taşladı. Sonra (Mina'daki yerine dönerek) develeri kurban etti. Berber yanında
oturuyordu. O gün Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) saçlarını kendi
eliyle (ortadan) iki eşit parçaya ayırdı. Sonra başının sağ tarafındaki
saçlarını tuttuktan sonra berbere: "(Şuradan) kes!" buyurdu. Berber
kesince o gün kesilen saçlarını yanında bulunanlar arasında bir kıl iki kıl
şeklinde dağıttı. Sonra eliyle başının sol tarafındaki saçlarını tuttuktan
sonra berbere: "Kes!" buyurdu. Berber kesince Ebu Talha el-Ensari'yi
çağırıp saçları ona verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 1730); Şuayb:
İsnadı sahihtir. Ahmed 3/208; Buhari 171; Müslim 1305; Ebu Davud 1981; Tirmizi
912.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه في قسمة
النبي صلى
الله عليه
وسلم شعره بين
أصحابه أبين
البيان بأن
شعر الإنسان
طاهر إذ
الصحابة إنما
أخذوا شعره
صلى الله عليه
وسلم
ليتبركوا به
فبين شاد في
حجزته وممسك
في تكته وآخذ
في جيبه يصلون
فيها ويسعون
لحوائجهم وهي
معهم وحتى إن
عامة منهم
أوصوا أن تجعل
تلك الشعرة في
أكفانهم ولو
كان نجسا لم
يقسم عليهم
صلى الله عليه
وسلم الشيء
النجس وهو يعلم
أنهم يتبركون
به على حسب ما
وصفنا فلما صح
ذلك من
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم صح ذلك من
أمته إذ محال
أن يكون منه
شيء طاهر ومن
أمته ذلك
الشيء بعينه
نجسا
Ebu Hatim der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kesilen saçlarını ashabı
arasında dağıtması insanın saçlarının temiz olduğunun en açık delillerinden
biridir. Zira ashab, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) saçlarını
bereketini umarak almış, kimi aldığını kuşağının içine, kimi kesesine, kimi de
cebine koymuştu. Namazlarını bunlar üzerlerindeyken kılmışlar ve yine bunlar
üzerlerindeyken diğer iş ile ihtiyaçlarını görmüşlerdir. Hatta bunların çoğu
öldüklerinde bu saçların kefenlerinin içine konulmasını vasiyet etmişti. Şayet
insanın kesilen saçları pis olsaydı Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
kestiği saçlarını onlar arasında dağıtmazdı. Oysa Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) pis olmadıklarını ve bereketini umarak onları aldıklarını biliyordu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) konusunda geçerli olan böylesi bir şey
ümmeti için de geçerlidir. Zira Resulullah'ta (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
temiz görülen bir şeyin aynısı ümmetinden birinde necis görülemez."
ذكر
الإباحة
المرء ترك غسل
الثوب الذي
أصابه بول
الصبي المرضع
الذي لم يطعم
بعد
Henüz Yemeğe Başlamamış
Bebeğin idrarının Bulaştığı Kıyafeti Yıkamayı Terk Etmenin Mubahlığı
[ 1372 ] أخبرنا
الحسين بن
محمد بن أبي
معشر بحران قال
حدثنا إسحاق
بن زيد
الخطابي قال
حدثنا الفريابي
عن سفيان عن
هشام بن عروة
عن أبيه عن عائشة
قالت كان النبي
صلى الله عليه
وسلم يؤتى
بالصبيان
فيحنكهم فأتي
بصبي فبال
عليه فأتبعه
الماء ولم يغسله
1372- Hz. Aişe der ki:
"Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yeni doğan çocuklar getirilir,
o da çiğnediği bir hurmayı ağızlarına sürerdi. Bunlardan bir çocuk
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kucağına idrarını yapınca, Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) su isteyip bu suyu idrarın üzerine
serpti ve onu yıkamadı."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih İbn Mace 523); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed 6/52; Buhari 222; Müslim 286; Nesai
1/157; İbn Mace 523.
ذكر
البيان بأن
قول عائشة
فأتبعه الماء
أرادت به رشه
عليه
Aişe,
"Fetbe'ahu" Sözüyle Üzerine Serptiğini Kasdetmiştir
[ 1373 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
الرياني قال
حدثنا بن أبي
عمر العدني
قال حدثنا
سفيان عن
الزهري عن
عبيد الله بن
عبد الله عن
أم قيس بنت
محصن الأسدية
قالت دخلت
بابن لي لم
يأكل الطعام
إلى رسول الله
صلى الله عليه
وسلم فبال
عليه فدعا بماء
فرشه عليه
1373- Ümmü Kays binti
Mihsan el-Esediyye anlatıyor: Henüz yemek yemeyen bir oğlumla Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına girdim ve çocuk O'nun (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) üzerine idrarını yaptı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) su isteyip bu suyu idrarın üzerine serpti.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 400); Şuayb:
Müslim'in şartınca sahih. Muvatta 1/64 Ahmed 6/355; Buhari 5693; Müslim 287;
Tirmizi 71; İbn Mace 524; Darim'i 1/189.
ذكر
الاكتفاء
بالرش على
الثياب التي
أصابها بول
الذكر الذي لم
يطعم بعد
Henüz Yemeğe Başlamamış
çocuğun idrarının Bulaştığı Kıyafetin Üzerine Su Serpmenin Yeterli Olması
[ 1374 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن سلم
قال حدثنا حرملة
بن يحيى قال
حدثنا بن وهب
قال أخبرني
عمرو بن
الحارث عن بن
شهاب عن عبيد
الله بن عبد
الله أن أم
قيس بنت محصن
الأسدية أخت
عكاشة بن محصن
وكانت من
المهاجرات
التي بايعهن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قالت جئت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم بابن لي
لم يأكل
الطعام فأخذ
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فأجلسه
في حجره فبال
على ثوب رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فأخذ رسول
الله صلى الله
عليه وسلم ماء
فنصحه ولم
يغسله قال بن
شهاب فمضت
السنة بأن لا
يغسل من بول
الصبي حتى
يأكل الطعام
فإذا أكل
الطعام غسل من
بوله
1374- Ukkaşe b.
Mihsan'ın kız kardeşi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e biat eden
muhacir kadınlardan Ümmü Kays binti Mihsan anlatıyor: Henüz yemek yemeyen bir
oğlumla Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına girdim. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu kucağına oturttu. Ancak çocuk O'nun
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysisi üzerine idrarını yaptı. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aldığı suyu idrarın üzerine serpti.
ibn Şihab ekledi:
Sünnet, yemek yemeğe başlamamış çocuğun idrarıyla ıslanan giysinin yıkanmaması,
yemek yemeğe başlamış çocuğun idrarının ıslattığı giysinin ise yıkanması
yönünde sabit olmuştur.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Müslim 287/104.
ذكر
البيان بأن
هذا الحكم
إنما هو مخصوص
في بول الصبي
دون الصبية
Bu Hükmün Kız Çocuk
Değil Erkek Çocuğunu Kapsaması
[ 1375 ] أخبرنا
بن خزيمة قال
حدثنا بندار
قال حدثنا
معاذ بن هشام
قال حدثنا أبي
عن قتادة عن
أبي حرب بن
أبي الأسود عن
أبيه عن علي
بن أبي طالب
أن نبي الله
صلى الله عليه
وسلم قال في
بول الرضيع
ينضح بول
الغلام ويغسل
بول الجارية
1375-
Ali b. Ebi Talib bildiriyor: Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), süt
emmekte olan çocuğun idrarı hakkında: "Erkek çocuğunun idrarı(nın değdiği
yere) su serpilir. Küçük kız çocuğunun idrarı(nın değdiği yer ise)
yıkanılır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 166; Sahih Ebu Davud
404); Şuayb: Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 1/97; Ebu Davud 378; Tirmizi 610;
İbn Mace 525.
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
المسك نجس غير
طاهر
Miskin Temiz Değil Necis
Olduğunu iddia Edenin Kavlini Çürüten Haber
[ 1376 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
أبو عاصم عن
سفيان عن
الحسن بن عبيد
الله عن
إبراهيم عن
الأسود عن
عائشة قالت
كأني أنظر إلى
وبيص المسك في
مفرق رسول الله
صلى الله عليه
وسلم وهو محرم
1376-
Hz. Aişe: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihramlıyken saç
ayrımlarında olan misk kokusunun parlaklığını şu an hala görür gibiyim"
demiştir.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Ahmed 6/38; Buhari 271; Müslim 1190/45; EbU Davud 1746; Nesai 5/138; İbn
Mace 2928; Bak hadis no: 1377.
ذكر
البيان بأن
هذا الحكم
إنما هو مخصوص
في بول الصبي
دون الصبية
Bu Hükmün Kız çocuğuna
Değil Erkek çocuğuna Mahsus Olması
[ 1377 ] أخبرنا
بن قتيبة قال
حدثنا داود بن
مصحح العسقلاني
قال حدثنا
سليمان بن
حيان عن
الأعمش عن
مسلم عن مسروق
وعن إبراهيم
عن الأسود
وكلاهما عن
عائشة قالت كأني
أنظر إلى وبيص
المسك في مفرق
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم وهو يلبي
1377-
Hz. Aişe: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken
saç ayrımlarında olan misk kokusunun parlaklığını şu an hala görür gibiyim''
demiştir.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed
6/109; Müslim 1190/40; Nesai 5/140; İbn Mace 2927; Bak hadis no: 1376.
ذكر خبر
ثالث يصرح بأن
المسك طاهر
غير نجس
Miskin Necis Değil Temiz
Olduğunu Bildiren Üçüncü Haber
[ 1378 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون قال
حدثنا فياض بن
زهير قال
حدثنا وكيع
قال حدثنا
شعبة عن خليد
بن جعفر عن
أبي نضرة عن
أبي سعيد
الخدري أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قال
المسك هو أطيب
الطيب
1378-
Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Misk, en hoş kokulu kokudur" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Hadis sahihtir. Ahmed
3/31, 3/87; Müslim 2252; Ebu Davud 3158; Tirmizi 991,992; Nesai 4/39.
ذكر
الإباحة
للمرء أن يصلي
في الثوب الذي
أصابه المني
وإن لم يغسله
Kişinin Yıkamasa da
Meninin Bulaştığı Giysiyle Namaz Kılabilmesinin Mubahlığı
[ 1379 ] أخبرنا
شباب بن صالح
بواسط قال
حدثنا وهب بن
بقية قال
أخبرنا خالد
عن خالد عن
أبي معشر عن
إبراهيم عن
علقمة
والأسود أن
رجلا نزل بعائشة
أم المؤمنين
فأصبح يغسل
ثوبه فقالت
عائشة إنما
كان يجزيك إن
رأيته أن تغسل
مكانه وإن لم
تره نضحت حوله
لقد رأيتني أفركه
من ثوب رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
فركا فيصلي
فيه
1379-
Alkame ile Esved bildiriyor: Bir adam Hz. Aişe'nin yanında misafir oldu ve
giysisini yıkamaya başladı. Bunun üzerine Hz. Aişe: "Eğer onu (meniyi) gördüysen
sadece yerini yıkaman yeterdi. Eğer görmediysen etrafına su serpersin. Ben onu
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysisinden ovalayarak çıkardığımı
bilirim. Sonra Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) o giysiyle namaz
kılardı'' dedi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahıh Ebı Davud 397); Şuayb:
Müslim'in şartınca sahih. Ahmed 6/35; Müslim 288/105; Ebu Davud 372; Tirmizi
116; Nesai 1/157; İbn Mace 539.
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
المني نجس غير
طاهر
Meninin Temiz Değil
Necis Olduğunu iddia Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 1380 ] أخبرنا
محمد بن علان
بأذنة قال
حدثنا لوين قال
حدثنا حماد بن
زيد عن هشام
بن حسان عن
أبي معشر عن
إبراهيم عن
الأسود عن
عائشة قالت
لقد رأيتني
أفرك المني من
ثوب رسول الله
صلى الله عليه
وسلم فركا وهو
يصلي فيه
1380-
Hz. Aişe: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysisindeki meniyi
ovardım, sonra bu giysiyle gidip namaz kılardılı demiştir.
[Tahric:] Elbani: Sahih (es-Silsiletu's-sah"ıha
3172); Şuayb: İsnadı sahihtir. Müslim 288/107; Nesai 1/156, 1/157.
ذكر خبر
قد يوهم غير
المتبحر في
صناعة العلم
أنه مضاد
للخبرين
الذين
ذكرناهما قبل
ilimde Derinliği
Olmayana Önceki iki Hadise Aykırı Olduğu izlenimi Veren Haber
[ 1381 ] أخبرنا
الحسن بن
سفيان قال
حدثنا حبان بن
موسى قال
أخبرنا عبد
الله عن عمرو
بن ميمون الجزري
عن سليمان بن
يسار عن عائشة
قالت كنت أغسل
الجنابة من
ثوب النبي صلى
الله عليه
وسلم فيخرج إلى
الصلاة وإن
بقع الماء لفي
ثوبه
1381-
Hz. Aişe der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysisine
meni bulaştığı zaman bulaşan yeri yıkardım. Ardından Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) namaza çıktığında da giysisinde yıkanan yerin ıslaklığı
görülürdü."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 399); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. BUhari 229; Müslim 289; Ebu Davud
373; Tirmizi 117; Nesai 1/156; İbn Mace 536; Bak hadis no: 1382.
قال
أبو حاتم رضى
الله تعالى
عنه كانت
عائشة رضى
الله تعالى
عنها تغسل
المني من ثوب
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إذا كان
رطبا لأن فيه
استطابة
للنفس وتفركه
إذا كان يابسا
فيصلي صلى
الله عليه
وسلم فيه هكذا
نقول ونختار
إن الرطب منه
يغسل لطيب
النفس لا أنه
نجس وإن
اليابس منه
يكتفى منه
بالفرك اتباعا
للسنة
Ebu Hatim der ki:
"Hz. Aişe, Resülullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysisine bulaşan
meniyi henüz yaş ise yıkardı. Zira yaş olan meniyi yıkama, kişinin içini
rahatlatır. Kuru ise de ovalayarak temizlerdi. Resülullah da (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) bu giysiyle namazı kılardı. Bizim de görüşüm üz budur ve bu şekilde
fetva veririz. Meni yaş ise necis olduğu için değil, kişinin içinin rahat
etmesi için yıkanır. Kuru ise de bu yöndeki sünnete uyarak ovalamp
giderilir."
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
سليمان بن يسار
لم يسمع هذا
الخبر من
عائشة
Bu Hadisi Aişe'den
Rivayette Süleyman b. Yesar'ın Tek Kaldığını iddia Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 1382 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل ببست
قال حدثنا قتيبة
بن سعيد
والحسن بن علي
الحلواني
قالا حدثنا
يزيد بن هارون
قال حدثنا
عمرو بن ميمون
بن مهران عن
سليمان بن
يسار قال سمعت
عائشة تقول
كنت أغسل
المني من ثوب
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم فيخرج
إلى الصلاة
وإنه ليرى أثر
البقع في ثوبه
قال الحلواني
في حديثه حدثني
سليمان بن
يسار قال
أخبرتني
عائشة
1382-
Süleyman b. Yesar der ki: Hz. Aişe'yi işittim dedi ki: "Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysisine meni bulaştığı zaman bulaşan yeri
yıkardım. Akabinde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaza
çıktığında da giysisinde yıkanan yerin ıslaklığı görülürdü."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre Sahihtir. Buhari 230; Bak hadis no: 1381.
ذكر
الخبر الدال
على أن فرث ما
يؤكل لحمه غير
نجس
Eti Yenilen Hayvanın
Pisliğinin Necis Olmadığına Delalet Eden Haber
[ 1383 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن سلم
قال حدثنا حرملة
بن يحيى قال
حدثنا بن وهب
قال أخبرني
عمرو بن
الحارث عن
سعيد بن أبي
هلال عن نافع
بن جبير عن بن
عباس أنه قيل
لعمر بن الخطاب
حدثنا من شأن
العسرة قال
خرجنا إلى تبوك
في قيظ شديد
فنزلنا منزلا
أصابنا فيه
عطش حتى ظننا
أن رقابنا
ستنقطع حتى إن
كان الرجل ليذهب
يلتمس الماء
فلا يرجع حتى
نظن أن رقبته
ستنقطع حتى إن
الرجل لينحر
بعيره فيعصر
فرثه فيشربه
ويجعل ما بقي
على كبده فقال
أبو بكر
الصديق يا
رسول الله قد
عودك الله في
الدعاء خيرا
فادع لنا فقال
أتحب ذلك قال
نعم قال فرفع
يديه صلى الله
عليه وسلم فلم
يرجعهما حتى
أظلت سحابة
فسكبت فملأوا
ما معهم ثم
ذهبنا ننظر فلم
نجدها جاوزت
العسكر
1383-
ibn Abbas der ki: Ömer b. el-Hattab'a "Bize zorluk (Tebuk) savaşını
anlat" dediler. Ömer de şöyle anlattı: Sıcağı şiddetli olan bir günde
Tebuk'e gittik. Bir yerde konakladık ve susuzluk bizi perişan etti. Hatta ki
susuzluktan boyunlarımız düşecek sandık. Su aramaya giden adamlar
dönmediklerinde onların da boyunlarının düştüğünü sandık. O kadar susadık ki.
kişi devesini kesiyor ve işkembesindeki yemleri sıkıp suyunu içiyordu. Sıkma
sonrasında Kalan atığı da serinlemek maksadı ile göğsüne koyuyordu. Ebu Bekr
es-Sıddik:
''Ey Allah'ın Res0lü!
Allah seni hayırlı dualar etmeye alıştırdı, bize dua et" dedi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen bunu ister misin?" deyince. Ebu
Bekı': "Evet" karşılığını verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ellerini kaldırdı ve bir bulut gelip yağmur yağıncaya kadar yere
indirmedi. Yağmur yağınca bütün kaplarını doldurdular. Sonra buluta
baktığımızda bulutun sadece askerlerin üzerinde olduğunu gördük.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (et-Ta'lık ala İbn Huzeyme
1/22/ 101; Tahricu Fıkhi's-sire 407); Şuayb: Müslim'İn şartınca sahih.
قال
أبو حاتم في
وضع القوم على
أكبادهم ما
عصروا من فرث
الإبل وترك
أمر المصطفى
صلى الله عليه
وسلم إياهم
بعد ذلك بغسل
ما أصاب ذلك
من أبدانهم
دليل على أن
أرواث ما يؤكل
لحومها طاهرة
Ebu Hatim der ki:
"Ashabın, develerin işkembesinde bulunan fışkıyı sıkıp göğüsleri üzerine
koymaları, sonrasında Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) göğüslerini
yıkamalarını emretmemesi eti yenilen hayvanların fışkısının temiz olduğuna
delildir."
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
أبوال ما يؤكل
لحومها نجسة
Eti Yenilen Hayvanın
idrarlarının Necis Olduğunu iddia Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 1384 ] أخبرنا
إسحاق بن
إبراهيم بن
إسماعيل ببست
قال حدثنا
سويد بن نصر
قال أخبرنا
عبد الله بن المبارك
عن هشام عن بن
سيرين عن أبي
هريرة قال قال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إذا لم
تجدوا إلا
مرابض الغنم
ومعاطن الإبل
فصلوا في
مرابض الغنم
ولا تصلوا في
معاطن الإبل
1384-
Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurmuştur: "Şayet namaz kılmak için koyun ağılı ve deve ahırından
başka bir yer bulamazsanız koyun ağılında kılın, ancak deve ahırlarında
kılmayın.''
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 176; Mişkat 739);
Şuayb: İsnadı sahihtir. Ahmed 2/451; Tirmizi 348; İbn Mace 768; Bak hadis no:
1700.
ذكر جواز
الصلاة للمرء
على المواضع
التي أصابها
أبوال ما يؤكل
لحومها
وأرواثها
Eti Yenilen Hayvanların
idrar ve Dışkılarının Bulaştığı Yerlerde Namaz Kılmanın Caizliği
[ 1385 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا محمد بن
كثير العبدي
قال أخبرنا
شعبة عن أبي
التياح عن أنس
بن مالك قال
كان النبي صلى
الله عليه
وسلم يصلي في
مرابض الغنم
أبو التياح
يزيد بن حميد
الضبعي
1385-
Enes b. Malik der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), koyun
ağıllarında namaz kılardı.
Ebu't-Teyyah, Yezid b.
Humeyd ed-Dubal'dir.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Buhari ve Müslim'in
şartlarına göre sahihtir. Ahmed 3/31; Buhari 234; Müslim 524/10; Tirmizi 350;
Nesai 2/39.
ذكر
الخبر المصرح
بأن أبوال ما
يؤكل لحومها غير
نجسة
Eti Yenilen Hayvanların
idrarlarının Necis Olmadığını Bildiren Haber
[ 1386 ] أخبرنا
الحسين بن محمد
بن أبي معشر
قال حدثنا
محمد بن وهب
بن أبي كريمة
قال حدثنا
محمد بن سلمة
عن أبي عبد
الرحيم عن زيد
بن أبي أنيسة
عن طلحة بن
مصرف عن يحيى
بن سعيد
الأنصاري عن
أنس بن مالك
قال قدم أعراب
من عرينةإلى
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
فاجتووا
المدينة
فأمرهم أن
يشربوا من
ألبانها
وأبوالها
فشربوا حتى
صحوا فقتلوا
رعاتها
واستاقوا
الإبل فبعث
نبي الله صلى
الله عليه
وسلم في طلبهم
فأتي بهم فقطع
أيديهم وأرجلهم
وسمر أعينهم
قال عبد الملك
لأنس وهو يحدثه
بكفر أو بذنب
قال بكفر
1386-
Enes b. Malik anlatıyor: Ureyne kabilesinden bazı bedeviler Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldiler. Medine'nin havası onlara iyi
gelmediği için Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara develerin
sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. Bu kimseler sıhhat
bulduklarında develerin çobanını öldürdüler ve develeri sürüp götürdüler.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), onları yakalamak üzere adamlar
gönderdi. Bir süre sonra yakalanıp getirildiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) onların ellerini ve ayakları kestirdi, gözlerinide oydurdu.
Müminlerin emiri
Abdülmelik kendisine bu hadisi nakleden Enes'e: "Bu insanların bu şekilde
cezalandırılmaları küfre girmelerinden dolayı mı, yoksa günah işlemeleri
sebebiyle mi?" diye sordu. Enes de: "Kafir olmaları sebebiyle"
cevabını verdi.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 177); Şuayb: İsnadı
sahihtir. Ahmed 3/186; Buhari 4193; Müslim 1671; Ebu Davud 4364; Tirmizi 72;
Nesai 1/160, 1/161; İbn Mace 2578; Bak hadis no: 1387, 1388.
[ 1387 ] أخبرنا
الخليل بن
أحمد بن بنت
تميم بن المنتصر
بواسط قال
حدثنا عبد
الحميد بن
بيان السكري
قال حدثنا
إسحاق الأزرق
عن شريك عن
سماك عن
معاوية بن قرة
عن أنس بن
مالك أن النبي
صلى الله عليه
وسلم أمر
العرنيين أن
يشربوا من
أبوال الإبل
وألبانها
1387-
Enes b. Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Ureyne kabilesinden bazı kimselere develerin sütlerinden ve idrarlarından
içmelerini emretti.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı kavıdir. Müslim
1671/13; Bak hadis no: 1386.
ذكر
العلة التي من
أجلها أبيح
للعرنيين في
شرب أبوال
الإبل
Uranilere Deve idrarlarından
içmenin Mubah Kılmış Nedeni
[ 1388 ] أخبرنا
الحسين بن
أحمد بن بسطام
بالأبلة قال
حدثنا
إبراهيم بن
محمد التيمي
قال حدثنا يحيى
القطان قال
حدثنا شعبة عن
قتادة عن أنس
أن وفد عرينة
قدموا على
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
فاجتووا المدينة
فبعثهم رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
لقاحه فقال
اشربوا من
ألبانها
وأبوالها فشربوا
حتى صحوا
وسمنوا
فقتلوا راعي
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم
واستاقوا
الذود وارتدوا
فبعث رسول
الله صلى الله
عليه وسلم في
آثارهم فجيء
بهم فقطع
أيديهم
وأرجلهم وسمل
أعينهم
وتركهم في
الرمضاء
1388- Enes'in
bildirdiğine göre Ureyne kabilesinin heyeti Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'e geldiler. Ancak Medine'de havası onlara yaramadığı için kalmak
istemediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onların zekat develerinin
yanına gitmeleri, onların sütünden ve idrarlarından içmelerini söyledi. Onlar
çobanı öldürüp sürüyü de alıp gittiler ve dinden döndüler. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) peşlerinden adamlar gönderdi. Yakalandıklarında
el ve ayaklarını kestirdi, gözlerini oydurdu ve onları sıcak güneşin atında
terk etti.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Ahmed 3/170; Buhari 1501; Müslim 1671/13; Nesai 7/97; Bak hadis no:
1386.
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
العرنيين إنما
أبيح لهم في
شرب أبوال
الإبل
للتداوي
لأنها طاهرة
Uranilere Deve
idrarlarını içmenin Tedavi Amaçlı Mubah Kılındığını ve Aslında Temiz Olmadığını
iddia Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 1389 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى قال
حدثنا غسان بن
الربيع عن
حماد بن سلمة
عن سماك بن
حرب عن علقمة
بن وائل عن
طارق بن سويد
الحضرمي قال
قلت يا رسول
الله إن
بأرضنا
أعنابا نعتصرها
ونشرب منها
قال لا تشرب
قلت أفنشفي بها
المرضى فقال
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم إنما ذلك
داء وليس
بشفاء
1389- Tarık b. Suveyd
el-Hadramı der ki: "Ey Allah'ın Resulü! Üzüm bağlarımız var, suyunu sıkıp
içebilir miyiz?" diye sorduğumda: "Hayır!" karşılığını verdi.
"Onu hasta tedavisinde kullanıyoruz" dediğimde ise: "içki şifa
değil bizatihi hastalıktır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Gayetu'l-meram 65); Şuayb:
İsnadı hasendir. Ahmed 4/311; İbn Mace 3500; Bak hadis no: 1390.
ذكر
الخبر المدحض
قول من زعم أن
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم إنما
أباح لهم شرب
أبوال الإبل للتداوي
لا أنها غير
نجسة
Mustafa'nın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Onlara Deve idrarlarını Tedavi Olmaları için Mubah Kıldığını
ve Bizatihi Necis Olmadıklarını iddia Edenin Kavlini çürüten Haber
[ 1390 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن عبد
الرحمن قال حدثنا
إسحاق بن
إبراهيم
الحنظلي قال
أخبرنا أبو
عامر العقدي
قال حدثنا
شعبة عن سماك
بن حرب قال
سمعت علقمة بن
وائل يحدث عن
أبيه وائل بن
حجر أن سويد
بن طارق سأل
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
عن الخمر وقال
إنا نصنعها
فنهاه رسول الله
صلى الله عليه
وسلم عن ذلك
فقال يا رسول
الله إنها
دواء فقال صلى
الله عليه
وسلم إنها ليست
بدواء ولكنها
داء
1390- Vail b. Hucr
bildirir: Süveyd b. Tarık, "Biz onu imal ediyoruz" diyerek Hz.
Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içki konusunu sorunca, Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onu yasakladı. Süveyd: "Ey Allah'ın Resulü!
O deva / ilaçtır" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"içki ilaç değil, hastalıktır" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed
4/311; Müslim 1984; Ebu Davud 3873; Tirmizi 2046; Nesai 7/178; Darimi 2/109.
ذكر خبر
يصرح بأن
إباحة
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم
للعرنيين في
شرب أبوال
الإبل لم يكن
للتداوي
Mustafa'nın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Uranilere Deve idrarlarından içmeyi Tedavi Olsunlar Diye
Mubah Kılmadığını Belirten Haber
[ 1391 ] أخبرنا
أحمد بن علي
بن المثنى قال
حدثنا أبو
خيثمة قال
حدثنا جرير عن
الشيباني عن
حسان بن مخارق
قال قالت أم
سلمة اشتكت
ابنة لي فنبذت
لها في كوز
فدخل النبي
صلى الله عليه
وسلم وهو يغلي
فقال ما هذا
فقالت إن
ابنتي اشتكت
فنبذنا لها
هذا فقال صلى
الله عليه
وسلم إن الله
لم يجعل
شفاءكم في
حرام
1391- Ümmü Seleme
anlatıyor: Bir kızım rahatsızlandı, Ona, büyük bir bardak içerisinde
(iyileşmesi için) içki şırası içirdim. Derken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) öfkesi kabarmış bir vaziyette içeri girdi ve: "Bu nedir
böyle?" diye sordu. Ben de: "Kızım rahatsızlandı, Ben de ona bu içki
şırasını içirdim!" dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Allah şifanızı haram bir şeyde kılmamıştır!" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Hasen liğayrihi (Gayetu'l-meram 30); Şuayb:
Ravileri güvenilir kimselerdir.
ذكر
الإخبار عما
يعمل المرء
عند وقوع
الفأرة في
آنيته
Kabına Fare Düşen Kişi
Ne Yapmalıdır?
[ 1392 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
سفيان عن
الزهري عن
عبيد الله بن
عبد الله عن
بن عباس عن
ميمونة أن
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم سئل عن
الفأرة تموت
في السمن فقال
إن كان جامدا
فألقوها وما
حولها وكلوه
وإن كان ذائبا
فلا تقربوه
1392- Meymune'nin
bildirdiğine göre Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem), yağa düşüp ölen
fareyle ilgili sorulunca: "Eğer yağ katı ise fareyi ve etrafını çıkarıp
atınız. Eğer yağ sıvıysa o yağa artık yaklaşmayınız (kullanmayınız)"
buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Zayıf (es-Silsiletu'd-daife 1532);
Şuayb: Buhari ve Müslim'in şartlarına göre sahihtir. Muvatta 2/971, 972; Ahmed
6/329; Buhari 5538; Ebu Davud 3841; Tirmizi 1798; Nesai 7/178; Darimi 2/109.
ذكر خبر
أوهم بعض من
لم يطلب العلم
من مظانة أن
رواية بن
عيينة هذه
معلولة أو
موهومة
İlim Talibi Olmayan Bir
Kimseye Üstteki ibn Uyeyne'nin Rivayetinin illetli Olduğu izlenimi Veren Haber
[ 1393 ] أخبرنا
بن قتيبة قال
حدثنا بن أبي
السري قال
حدثنا عبد
الرزاق قال
أخبرنا معمر
عن الزهري عن
سعيد بن
المسيب عن أبي
هريرة قال سئل
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم عن
الفأرة تقع في
السمن فقال إن
كان جامدا
فألقوها وما
حولها وإن كان
مائعا فلا
تقربوه يعني
ذائبا
1393- Ebu Hureyre der
ki: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içine fare düşüp ölen yağın
durumu sorulunca: "Eğer yağ katıysa fareyi ve değdiği yerin etrafını
kaldırınız, kalan kısmı yiyiniz. Eğer yağ sıvıysa -yani erimişse- ona
yaklaşmayınız (yemeyiniz)" cevabını verdi.
[Tahric:] Elbani: Şaz; Şuayb: Ravileri güvenilir
kimselerdir. Ahmed 2/265; Ebu Davud 3842.
ذكر
الخبر الدال
على أن
الطريقين اللذين
ذكرناهما
لهذه السنة
جميعا
محفوظان
Bu Sünnete Dair Önceki
Zikredilen iki Rivayet Kanalının Mahfuz Olduklarını Ortaya Koyan Haber
[ 1394 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا إسحاق
بن إبراهيم
قال أخبرنا
عبد الرزاق
قال أخبرنا
معمر عن
الزهري عن
سعيد بن
المسيب عن أبي
هريرة قال سئل
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
عن الفأرة تقع
في السمن
فتموت قال إن
كان جامدا
ألقاها وما
حولها وأكله
وإن كان مائعا
لم يقربه قال
عبد الرزاق
وأخبرني عبد
الرحمن بن
بوذويه أن
معمرا كان
يذكر أيضا عن
الزهري عن
عبيد الله بن
عبد الله عن
بن عباس عن
ميمونة عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم مثله
1394- Ebu Hureyre der
ki: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yağın içine düşüp ölen fare
hakkında sorulunca: "Şayet yağ katı ise sadece farenin düştüğü yer ile
çevresini alıp atar ve yer. Ancak sıvı ise o yağa artık yaklaşmasın'' buyurdu.
Abdurrezzak ekledi: Bana
Abdurrahman b. Buzeveyh, Ma'mer'in bunu "Zührı - Ubeydullah b. Abdillah -
ibn Abbas - Meymune" isnadıyla da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'den rivayet ettiğini söyledi.
[Tahric:] Elbani; Şaz; Şuayb; Ravileri güvenilir
kimselerdir.
باب
تطهير
النجاسة
Bab: Necaseti Temizleme
[ 1395 ] أخبرنا
عمر بن محمد
الهمداني
حدثنا محمد بن
بشار حدثنا
يحيى حدثنا
سفيان عن ثابت
عن عدي بن دينار
مولى أم قيس
بنت محصن عن
أم قيس بنت
محصن قالت
سألت رسول
الله صلى الله
عليه وسلم عن دم
الحيض يصيب
الثوب فقال
اغسليه
بالماء والسدر
وحكيه بضلع
1395- Ümmü Kays binti
Mihsan bildiriyor: Ben, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e; elbiseye
bulaşan hayız kanını(n hükmünü) sordum. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Elbiseyi, su ve sidr ağacı tozuyla yıka. Onu bir (kan
bulaşığını) çubuk (çöp) ile kazı" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 389); Şuayb:
İsnadı sahihtir. Ahmed 6/355; Ebu Davud 363; Nesai 1/154, 1/155; İbn Mace 628.
قال
أبو حاتم قوله
صلى الله عليه
وسلم اغسليه
بالماء أمر
فرض وذكر السدر
والحك بالضلع
أمرا ندب
وإرشاد
Ebu Hatim der ki:
"ResUlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in suyla yıkama emri farz, sidr
ve çubukla kazıma emirleri ise mendupluk ve irşad niteliğinde emirdir."
[ 1396 ] أخبرنا
حامد بن محمد
بن شعيب
البلخي حدثنا شريح
بن يونس حدثنا
سفيان عن هشام
بن عروة عن فاطمة
بنت المنذر عن
جدتها أسماء
أن امرأة سألت
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم عن دم الحيض
فقال حتيه ثم
اقرصيه
بالماء ثم
رشيه وصلي فيه
1396- Esma der ki: Bir
kadın Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayız kanının giysiye
bulaşması konusunu sorduğumda: "Önce av, sonra suyla çitile. Ardından
üzerine su serpip onunla namazını kıl" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 387); Şuayb:
Buhari ve Müslim'in şartlarına göre Sahihtir. Muvatta 1/79; Ahmed 6/345; Buhari
307; Müslim 291; Ebu Davud 361; Tirmizi 138; Nesai 1/155; İbn Mace 629; Darimi
1/197; Bak hadis no: 1397,1398.
قال
أبو حاتم
الأمر بالحت
والرش أمرا
ندب لا حتم
والأمر
بالقرص
بالماء مقرون
بشرطه وهو إزالة
العين فإزالة
العين فرض
والقرص
بالماء نفل
إذا قدر على
إزالته بغير
قرص والأمر
بالصلاة في
ذلك الثوب بعد
غسله أمر
إباحة لا حتم
Ebu Hatim der ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayız kanı bulaşan yerin
ovalanması ve üzerine su serpilmesine yönelik emri; vaciplik değil mendupluk
bildiren bir emirdir. Çitilenmesi emri ise kanın bizatihi kendisini gidermeye
yöneliktir ve farz olan da kanın giderilmesidir. Şayet çitilemeden
giderilebiliyorsa suyla çitileme de nafile olur. Sonrasında bu giysiyle namaz
kılmanın emredilmesi de vaciplik değil, mubahlık bildirmektedir."
ذكر
البيان بأن
هذه امرأة
إنما سألت عما
يصيب الثوب من
دم الحيض دون
غيره
Söz Konusu Olan Kadının,
Başkasını Değil Sadece Giysiye Bulaşan Kanın Hükmünü Sorması
[ 1397 ] أخبرنا
بن سلم حدثنا
حرملة حدثنا
بن وهب أخبرني
عمرو بن
الحارث عن
هشام بن عروة
عن فاطمة بنت
المنذر عن
أسماء بنت أبي
بكر أنها قالت
سئل رسول الله
صلى الله عليه
وسلم عن الثوب
يصيبه الدم من
الحيضة فقال
لتحته ثم
تقرصه بالماء
ثم لتنضحه
فتصلي فيه
1397- Esma binti Ebı
Sekr der ki: Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayız kanının
giysiye bulaşması konusunu sorulunca: "Önce ovsun, sonra suyla çitilesin.
Ardından üzerine su serpsin ve onunla namazını kılsın" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Müslim'in şartınca
sahih. Müslim 291; Bak hadis no: 1396, 1398.
ذكر
البيان بأن
قوله صلى الله
عليه وسلم ثم
لتنضحه أراد
به أن تنضح ما
حوله لا نفس
الموضع المغسول
من دم الحيض
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Üzerine Su Serpsin" Sözünde Su
Serpilecek Yerden Kastın Yıkanan Yer Değil Yıkanan Yerin Etrafı Olması
[ 1398 ] أخبرنا
أبو يعلى
حدثنا
إبراهيم بن
الحجاج السامي
حدثنا حماد بن
سلمة عن هشام
بن عروة عن
فاطمة بنت
المنذر عن
أسماء بنت أبي
بكر أن امرأة قالت
يا رسول الله
ما أصنع بما
أصاب ثوبي من
دم الحيض قال
حتيه ثم
اقرصيه
بالماء
وانضحي ما حوله
1398- Esma binti Ebı
Bekr'in bildirdiğine göre bir kadın Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Ey Allah'ın Resulü! Hayız kanından giysime bulaştı, ne
yapmalıyım?" diye sorunca: "Önce ov, sonra suyla çitile. Ardından
etrafına su serp" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: İsnadı sahihtir. Ebu
Davud 362; Bak hadis no: 1397, 1396.
ذكر
الأمر
بإهراقة
الدلو من
الماء على
الأرض إذا
أصابها بول
الإنسان
İnsan idrarıyla Sulanan
Yere (Toprağa) Kovayla Su Dökülmesinin Emredilmesi
[ 1399 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد بن سلم
قال حدثنا عبد
الرحمن بن
إبراهيم قال
حدثنا عمر بن
عبد الواحد عن
الأوزاعي عن
محمد بن
الوليد
الزبيدي عن
الزهري عن
عبيد الله بن
عبد الله عن
أبي هريرة قال
قام أعرابي في
المسجد فبال
فتناوله الناس
فقال لهم رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
دعوه
وأهريقوا على
بوله دلوا من
ماء فإنما
بعثتم ميسرين
ولم تبعثوا
معسرين
1399- Ebu Hureyre der
ki: Bir bedevi kalkıp Mescid'de idrarını yapınca, insanlar onun üzerine yürüdü.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara şöyle buyurdu:
"Onu bırakın ve idrarını yaptığı yere bir kova dolusu su dökün. Siz
kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı değil."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 406); Şuayb:
İsnadı sahihtir. Ahmed 2/282; Ebu Davud 380; Tirmizi 147; Nesai 1/48; Bak hadis
no: 985, 1405, 1400.
ذكر
البيان بأن
النجاسة
المتفشية على
الأرض إذا غلب
عليها الماء
الطاهر حتى
أزال عينها طهرها
Yerde Yayılan Necasetin
Üzerine Dökülen Temiz Suyun Onu Gidermesi Durumunda O Yerin Temizlenmiş Olması
[ 1400 ] أخبرنا
محمد بن الحسن
بن قتيبة قال
حدثنا حرملة
بن يحيى قال
أخبرنا بن وهب
قال أخبرنا
يونس عن بن
شهاب قال
أخبرني عبيد
الله بن عبد
الله أن أبا
هريرة أخبره
أن أعرابيا
بال في المسجد
فثار إليه أناس
ليقعوا به
فقال رسول
الله صلى الله
عليه وسلم
دعوه
وأهريقوا على
بوله دلوا من
ماء أو سجلا
من ماء فإنما
بعثتم ميسرين
ولم تبعثوا
معسرين
1400- Ebu Hureyre
bildiriyor: Bir bedevi kalkıp Mescid'de idrarını yapınca, insanlar engel olmak
için ona doğru koştular. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Onu bırakın! idrarın üzerine bir kova -veya kova dolusu- su
dökün. Siz kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı değil" buyurdu.
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 406); Şuayb:
Müslim'in şartınca sahih. Bak hadis no: 987.
ذكر
البيان بأن
قول المصطفى
صلى الله عليه
وسلم دعوه
أراد به
الترفق
لتعليمه ما لم
يعلم من دين
الله وأحكامه
Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu Bırakın!" Sözüyle Allah'ın Dini
ve Hükümlerini Öğrenebilmesi için Adama Yumuşak Davranılmasını Kastetmiş Olması
[ 1401 ] أخبرنا
الفضل بن
الحباب قال
حدثنا أبو
الوليد
الطيالسي قال
حدثنا عكرمة
بن عمار قال
حدثني إسحاق
بن عبد الله
بن أبي طلحة
عن عمه أنس بن
مالك قال كان
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم قاعدا في
المسجد إذ دخل
أعرابي فقعد
يبول فقال
أصحاب رسول
الله صلى الله
عليه وسلم مه
مه فقال النبي
صلى الله عليه
وسلم لا تزرموه
ثم دعاه فقال
إن هذه
المساجد لا
تصلح لشيء من
القذر
والخلاء وكما
قال رسول الله
صلى الله عليه
وسلم إنما هي
لقراءة القرآن
أو ذكر الله
ثم دعا بدلو
من ماء فصبه
عليه
1401- Enes b. Malik der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabıyla beraber Mescid'de
otururken bir bedevi gelip Mescid'in içinde oturup idrarını yatı. Sahabe:
"Dur! Dur!" deyince, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"ihtiyacını görmesini yarıda kesmeyin" buyurdu. Daha sonra adamı
çağırdı ve ona: "Bu mescidleri idrar, dışkı benzeri pisliklerle kirletmek
doğru değildir" veya buna benzer bir şey söyledi. Sonra şöyle devam etti:
"Bu mescidler, Kur'an okumak ve Allah'ı zikretmek içindir." Sonra bir
kova su getirtip idrarın üzerine döktü.
[Tahric:] Elbani: Sahih (el-İrva' 171; Sahih Ebi Davud
404); Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 3/191; Buhari 219; Müslim 285; Tirmizi 148;
Nesai 1/47; İbn Mace 528.
ذكر
البيان بأن
المصطفى صلى
الله عليه
وسلم نهى
الأعرابي
الذي وصفناه
عن البول في
المسجد بعد
استعماله ما
وصفنا
Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) Mescid'e Bevleden Bedevinin idra için Söz Konusu Şeyin
Yapılmasını Emrettikten Sonra Mescid'e Bir Daha Bevletmesini Yasaklamış Olması
[ 1402 ] أخبرنا
عبد الله بن
محمد الأزدي
قال حدثنا
إسحاق بن
إبراهيم
الحنظلي قال
أخبرنا عبد بن
سليمان
والفضل بن
موسى قالا
حدثنا محمد بن
عمرو قال
حدثنا أبو
سلمة عن أبي
هريرة قال دخل
أعرابي
المسجد ورسول
الله صلى الله
عليه وسلم
جالس فقال
اللهم اغفر لي
ولمحمد ولا
تغفر لأحد
معنا فقال
رسول الله صلى
الله عليه وسلم
لقد احتظرت
واسعا ثم تنحى
الأعرابي
فبال في ناحية
المسجد فقال
الأعرابي بعد
أن فقه في الإسلام
إن رسول الله
صلى الله عليه
وسلم قال له
إن هذا المسجد
إنما هو لذكر
الله والصلاة
ولا يبال فيه
ثم دعا بسجل
من ماء فأفرغه
عليه
1402- Ebu Hureyre
anlatıyor: Bir bedevi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oturuyorken
Mescid'e girdi ve: "Allahım! Beni ve Muhammed'i bağışla, ikimizin dışında
kimseyi bağışlama" diye dua etti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Sen geniş olan bir şeyi daralttın" buyurdu. O adam geri
dönüp giderken Mescid'in bir köşesine varıp idrarını yaptı. Bedevi islam'daki
anlayışı arttığında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ona: "Bu
Mescid'de idrar yapılması doğru değildir; zira Allah'ı anmak ve namaz kılmak
için inşa edilmiştir" dediğini haber verdi. Sonra bir kova su getirtip idrarın
üzerine döktürdü.
[Tahric:] Elbani: Hasen sahih (Sahih Ebu Davud 406);
Şuayb: İsnadı hasendir. Ahmed 2/503; Ibn Mace 529; Bak hadis no: 985.
ذكر
الإخبار أن
النعال إذا
وطئت في الأذى
يطهرها تعقيب
التراب إياها
(Yürürken) Ayakkabı
Yerdeki Bir Pisliğe Bastığında Takip Eden Toprak Onu Temizler
[ 1403 ] أخبرنا
محمد بن الحسن
بن خليل قال
حدثنا عبد
الرحمن بن
إبراهيم قال
حدثني الوليد
عن الأوزاعي
عن سعيد بن
أبي سعيد
المقبري عن
أبيه عن أبي
هريرة عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال إذا
وطىء أحدكم
بنعله في
الأذى فإن التراب
لها طهور
1403- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Sizden birisi ayakkabısıyla yerdeki bir pisliğe bastığı zaman, bilsin ki)
toprak onun için bir temizleyicidir."
[Tahric:] Elbani: Sahih (Sahih Ebu Davud 411); Şuayb:
İsnadı sahihtir. Ebu Davud 385; Bak hadis no: 1404.
ذكر خبر
أوهم من لم
يحكم صناعة
العلم أن
الأوزاعي لم
يسمع هذا
الخبر من سعيد
المقبري
İlimde Derinliği
Olmayana Evzai'nin Bu Hadisi Said el-Makburı'den Dinlemediği izlenimi Veren
Haber
[ 1404 ] أخبرنا
محمد بن أحمد
بن أبي عون
قال حدثنا أحمد
بن إبراهيم
الدورقي قال
حدثنا محمد بن
كثير عن
الأوزاعي عن
بن عجلان عن
سعيد بن أبي
سعيد عن أبيه
عن أبي هريرة
عن النبي صلى
الله عليه
وسلم قال إذا
وطىء أحدكم
الأذى بخفيه
فطهورهما التراب
1404- Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır:
"Sizden birisi, ayakkabılarıyla bir pisliğe bastığı zaman ayakkabıların
temizliği topraktır."
[Tahric:] Elbani: Sahih; Şuayb: Hadis sahihtir. Ebu
Davud 386; Bak hadis no: 1403.
Sonraki
sayfa için aşağıdaki link’i kullan: