|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
MUKADDİME |
Kur'an Okurken
Sükunetin ve Meleklerin inmesi:
[92]
İmam Buhari daha sonra Üseyd b. Hudayr'dan naklettiği şu rivayeti zikretmiştir:
Üseyd İbn Hudayr, bir gece Bakara suresini okuyormuş. Atı da yanında bağlı
imiş. Derken at huysuzlanmış. Hudayr susunca at sakinleşmiş. Tekrar okumaya
başlayınca at da huysuzlanmaya başlamış. Tekrar susmuş, at da susmuş. Sonra
yeniden okumaya başlamış. At yine huysuzlanmış. Üseyd de okumayı bırakmış.
Çünkü oğlu Yahya atın yakınındaymış. Hayvanın ona zarar vermesinden korkmuş.
Oğlunu bulunduğu yere doğru götürürken başını kaldırıp semaya bakmış ama
gökyüzünü göremeyecek kadar her tarafın kaplandığını görmüş. Sabah olunca Allah
Rasulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip durumu anlatmış. Bunun üzerine
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona "Oku! Ey Hudayr'ın oğlu.
Oku! Ey Hudayr'ın oğlu" demiş. O da şöyle demiş: Ey Allah'ın Elçisi! Atın
oğlum Yahya'yı tepmesinden korktum. Çünkü ona yakın bir yerde idi. Başımı
mushaftan kaldırıp onun yanına gittim. Bu esnada başımı göğe çevirdim. Orada
buluta benzer bir şey vardı. İçinde lambaları andıran parıltılar gördüm. Çıktım
ama onları göremedim. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona "Onların
ne olduğunu biliyor musun?" diye sormuş, o da, "hayır" cevabını
verince şöyle buyurmuştur:
"Onlar
meleklerdi. Senin sesini duymak için yaklaşmışlardı. Eğer okumaya devam
etseydin, sabaha kadar orada olurlardı. Herkes de gelip onlara bakar, görürdü.
Zıra melekler böyle bir durumda insanlardan uzaklaşmazlar."
İbn
Hadi: Bu hadisi bana Abdullah b. Habbab, Ebu Said el-Hudd'nin Üseyd b.
Hudayr'dan nakliyle rivayet etti, demiştir. İmam Buhad de bu hadisi bu şekilde
mu allak olarak zikretmiştir. Bunun ilk rivayetinin senedinde kopukluk vardır.
Zıra Muhammed b. İbrahim b. Haris et-Teymi el-Medeni tabiinin küçüklerinden
olup Üseyd'le buluşmamıştır. Çünkü Üseyd hicri yirmi yılında vefat etmiş ve
namazını mü'minlerin emiri Ömer (r.a.) kıldırmıştır. Sonra bunda bir gariplik
vardır. Zıra o: "Leys dedi ki: Bana Yezid b. el-Had şöyle anlattı"
demiştir. Oysa ben bunu Leys'ten bu şekilde muttasıl senedle hiç görmedim.
Sadece İbn Asakir'in el-Etraf'ında: Yahya b. Abdullah b. Bekir'in bunu Leys'ten
böyle rivayet ettiği geçmektedir. Bunu İmam Ebu Ubeyd de Fezailu'l-Kur'an'da
rivayet etmiş ve: Bize Abdullah b. Salih ile Yahya b. Bekir, Leys'ten, o Yezid
b. Abdullah b. Üsame el-Hadi'den, o Muhammed b. İbrahim el-Haris et-Teymi'den,
o da Üseyd b. Hudayr'dan şöyle rivayet etti, dedikten sonra bu hadisi
zikretmiştir. İbnulhadi daha sonra:
"Bana
Abdullah b. Habbab, Ebu Said'den, o Üseyd b. Hudayr'dan böyle rivayet
etti." demiştir.
Ebu
Ubeyd de bunu kendi senediyle şu lafızla rivayet etmiştir: Üseyd b. Hudayr'dan
rivayet edildiğine göre o şöyle anlatmıştır: Ben Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'e "Ya Rasulallah! Ben dün gece bir sure okurken, surenin sonuna
geldiğimde arkamda öyle bir ses işittim ki atımın ipinden çözülüp kaçtığını
sandım" diye anlattım. "Okusaydın ey Ebu Atik!" buyurdu. Ben
devam ederek: "Dönüp baktım ki gök ile yer arasını dolduran kandil gibi
şeyler." dedim. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Okusaydın
ey Ebu Atik!" buyurdu. Ben: "Vallahi devam edemedim." dedim. Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onlar meleklerdir, Kur'an okuyuşunu
dinlemek için inmişlerdir. Sen okumaya devam etseydin, hayret verici şeyler
görecektin" buyurdu.
[93]
Ebu Davud Tayalisi Bera (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Bir adam bir gece
Kehf suresini okurken bineğini - bir rivayette: atını- tepelenirken görmüş.
Bakmış ki sis veya bulut gibi bir şey var. Bunu Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem)'e anlatınca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Bu
Kur'an için -veya Kur'an üzerine- inmiş sekine (huzur ve sükunet kaynağı)
dır." buyurdu. Bu, İmam Buhari'nin (rh.a) muallak olarak zikrettiği
hadislerin en gariplerindendir. Sonra bunu burada, "Kur'an okurken sükunet
ve meleklerin inmesi" başlığı altında zikretmesindeki mana açıktır.
[94]
Üseyd b. Hudayr (r.a.)'ın yaşadığı bu olayın benzerini Sa'd b. Kays Şemmas da
yaşamıştır. Nitekim Ebu Ubeyd, Cerir b. Yezid'den, Medineli bazı ihtiyarların
ona şöyle anlattıklarını rivayet etmiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'e "Sabit b. Kays b. Şemmas'ı görüyor musun? Evi gece boyu
kandillerle aydınlanıyordu" denildi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Belki Bakara suresini okumuştur." buyurdu. Sabit'e soruldu.
O: "Bakara suresini okudum" dedi.
[95]
Meşhur bir sahih hadiste Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Bir topluluk Allah'ın evlerinden birinde toplanıp Allah'ın
kitabını okuyup müzakere ederlerse (öğrenir, öğretir, üzerinde sohbet
ederlerse) mutlaka onlara huzur ve sükunet iner, rahmet kaplar, etraflarını
melekler kuşatır ve Allah (c.c) onları katındaki meleklere över. "
Bunu
Müslim rivayet etmiştir. Bu yüzden Allah (c.c) "Bir de sabah namazını kıl.
Çünkü sabah namazı, şahit olunan bir namazdır" (İsra, 78) buyurmuştur.
Bazı tefsirlerde sabah namazında meleklerin hazır bulunup şahit oldukları
belirtilmektedir.
[96]
Nitekim Buhari ve Müslim'in sahihlerinde Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet edilen
şu hadis yer almaktadır: "Bazı melekler gece, bazıları da gündüz nöbetleşe
yanınıza gelir. Bunlar, sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Daha
sonra gece sizin yanınızda olanlar Hak Tedld'nın huzuruna çıkar. Allah Tedld
kullarını en iyi kendisi bilmesine rağmen yine de onlara 'Kullarımı nasıl
bıraktınız?' diye sorar. Onlar da 'Yanlarından ayrılırken namaz kılıyorlardı.
Yanlarına vardığımızda da namaz kılıyorlardı' diye cevap verirler. "
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in iki Kapak Arasındaki Kitap'tan Başka Bir Şey
Bırakmadığı