İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

MUKADDİME

 

Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in iki Kapak Arasındaki Kitap'tan Başka Bir Şey Bırakmadığı:

 

[97] Abdulaziz b. Rufey'den şöyle rivayet edilmiştir: "Şeddad İbn Ma'kıl ile birlikte İbn Abbas'ın yanına gittim. Şeddad ona 'Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunun dışında bir şey bıraktı mı?' diye sordu. O da şöyle cevap verdi: Ancak mushaf'ın iki kapağı arasındakileri bıraktı."  Bunu sadece Buhari rivayet etmiştir. Hadiste Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in, ardında, hiçbir mal ve kendinden sonrakilere intikal edecek bir miras bırakmadığı anlatılmak istenmektedir. Nitekim Haris kızı Cüveyriye'nin kardeşi Amr b. Cüveyriye'nin söylediği gibi:

 

 

[98] "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ne dinar, ne dirhem, ne köle, ne cariye ne de başka bir şey bıraktı. "

 

 

[99] Ebu Derda'nın rivayet ettiği bir hadiste de Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Peygamberler kesinlikle dinar veya dirhemi miras bırakmazlar. Onlar ilmi miras bırakırlar. Kim onu alırsa çok şeyalmış olur. " Bu yüzden İbn Abbas (r.a.) "O sadece iki kapak arasındaki (Kitab)'ı bıraktı" demiştir. Sünnet ise onu tefsir edici, açıklayıcı ve beyan edicidir. Dolayısıyla Sünnet Kur'an'a bağlıdır, ona tabidir. Allah'ın (c. c) buyurduğu gibi en büyük gaye Allah'ın Kitabı'dır: "Sonra bu Kitap'ı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır." (Fatır, 32) Zira peygamberler dünya için, dünya malını toplayıp miras bıraksınlar diye yaratılmamışlardır. Onlar ancak ahiret için, ona çağırıp teşvik etsinler diye yaratılmışlardır.

 

 

[100] Bu nedenle Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Biz peygamberler topluluğuna mirasçı olunmaz. Geriye bıraktığımız her mal sadakadır. " buyurmuştur.

 

Bu güzellikleri bu yönden ortaya ilk koyan Ebu Bekir (r.a.) olmuştur. Zira kendisinden Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in mirası istendiğinde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bu hadisini nakletmiştir. Aralarında Ömer, Osman, Ali, Abbas, Talha, Zübeyr, Abdurrahman b. Avf, Ebu Hureyre, Aişe'nin (Allah hepsinden razı olsun) bulunduğu birçok sahabe de bunda onun görüşüne katılmışlardır. İşte İbn Abbas (r.a.) da Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’den bunu rivayet etmiştir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

Kur'an'ın Diğer Sözlere Üstünlüğü