|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
MUKADDİME |
Kur'an'ı Mushaf'a Bakmadan Ezbere Okumak:
İmam
Buhari bu başlık altında biraz önce geçen Sehl b. Sa'd hadisini
zikretmiştir. Hadiste Rasülullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) adama "Sende Kur'an'dan neler var?" diye sorunca o "şu şu süreler var" diyerek onları teker teker saymıştır. Ardından;
[129]
Rasülullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ona: "Onları ezbere okuyabilir
misin?" diye sormuş. Adam: Evet, demiş. Bunun üzerine Rasülullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Tamam git; ezberindeki bu Kur’an sureleri
karşılığında, onu seninle evlendirdim." buyurmuştur. İmam Buhari'nin böyle bir başlık koyması, onun Kur'an'ı ezbere okumanın daha faziletli olduğu görüşünde
olduğuna işaret etmektedir. Ancak alimlerin pek çoğu Kur'an'ı mushaftan okumanın daha
faziletli olduğunu belirtmişlerdir. Çünkü bunda, okumanın yanında mushafa bakmak da vardır ki seleften birçoğunun belirttiği
gibi mushafa bakmak da bir ibadettir. Selef kişinin mushafına bakmadan bir gün bile geçirmesini hoş
görmemişlerdir. mushaftan okumaya da büyük alim İmam Ebu Ubeyd'in Fezailu'l-Kur'an'ında şu hadisi
delil getirmişlerdir:
[130]
Bize Abdullah b. Abdurrahman'dan, o da Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bazı sahabilerinden
şöyle rivayet etti: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an'ı,
bakarak okumanın ezbere okumaya üstünlüğü, farzın nafileye üstünlüğü gibidir.
" Bunun senedi zayıftır. Çünkü ravilerden Muaviye b. Yahya denen kişi ya Muaviye
es-Sadefi'dir veya Muaviye
el-Atrasi' dir. Hangisi
olursa olsun, fark etmez; ikisi de zayıftır.
İmam
Ebu Ubeyd, İbn Abbas
(r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir:
Ömer
(r.a.) evine girdiğinde mushafı açar ve ondan okurdu.
Ebu Ubeyd, İbn Ebi Leyla'dan şöyle rivayet etmiştir: Öğrencileri İbn Mes'ud (r.a.)'ın yanına geldiklerinde mushafı
açıp okurlardı ve o da onlara tefsir ederdi. Bunun senedi sahihtir. İbn Ömer (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Sizden biri
çarşıdan döndüğünde mushafı açıp okusun. Hayseme’den şöyle rivayet etmiştir: Bir defasında İbn Ömer (r.a.)'ın yanına
girdiğimde mushafdan okuyordu ve "Bu, bu geceki
cüz'ümdür" dedi.
Bu
eserler (sahabe ve tabiin söz ve fiilleri) mushaftan
okumanın teşvik edilen güzel bir şeyolduğunu
göstermektedir. Sebebi ise mushaftan okumanın ortadan
kalkma korkusudur. Hem de, bazı hafızların Kur’an'dan
bazı yerleri unutmaları mümkündür ve mushaftan
okumakla unuttuklarını hatırlamış olurlar. Veya bir kelime ve ayette değişiklik
yapabilir, kelimeleri öne ve arkaya alabilirler. Onun için sağlamasını yaparak
doğruluğundan emin olmak daha evladır. Bunlarda mushafa
müracaat etmek insanların belleğine başvurmaktan daha sağlam bir iştir.
Kur'an'ı öğrenmek ise bundan farklıdır. Zira onu sözlü
olarak tekrarlayan (telkin eden) birinin ağzından almak daha iyidir. Çünkü
okumak kusursuz bir bilgi alma yöntemi değildir. Nitekim onu sadece kitaptan
öğrenenlerin yanlış okuyuşları, tanık olunan açık bir şeydir. Durum bu noktaya
varırsa ve ona Kur'an'ın okunuşunu öğretecek bir hoca
da bulabilecekse, mushaftan kendi başına öğrenmekten
men edilir. Kendisine Kur'an'ı canlı olarak öğretecek
birini bulmaktan aciz kalmışsa, Allah (c.c) kişiye ancak gücünün yettiğini
yükler. Zira rahat / normal durumda caiz olmayan şeyler, zaruret halinde caiz
olur. Böylesi bir durumda mushaftan kendi başına
okursa, bunda bir beis yoktur. Bazı kelimeleri telaffuzundan çıkarıp kendi
diline ve telaffuzuna uydurursa; İmam Ebu Ubeyd, Evzai’den şöyle rivayet etmiştir:
[131]
Bir adam bir yolculukta bizimleydi. Bize bir söz nakletti. Bildiğim tek şey,
onu Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in sözü olarak söylemiş olması.
Buna göre Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kul
okurken (bazı yerleri) olduğundan farklı telaffuz eder veya hatalı okursa melek
onu nazil olduğu gibi yazar. "
Bize
Bükeyr b. Ahnes'ten şöyle
rivayet edildi: Arap olmayan veya Kur'an okuması
düzgün olmayan biri Kur'an okuduğunda melek onu
indiği şekliyle yazar.
Bazı
alimler ise (Mushafa bakarak veya ezbere okumanın
hangisinin daha faziletli olduğu hususunda) şöyle demişlerdir: Bu konuda ölçü,
huşudur. Dolayısıyla kişi ezbere okurken daha huşulu okuyorsa öyle okuması,
bakarak okurken daha huşulu okuyorsa o şekilde okuması daha faziletlidir. İkisi
eşitse bakarak okumak daha evladır. Çünkü bu hem daha sağlam ve sağlıklı bir
okuyuştur, hem de Kur'an'a bakma fazileti de vardır.
İmam Nevevi de (rh.a), Tibyan' da: selefin farklı söz ve fiillerini bu ayrıntıya
hamletmek en kuvvetli olandır, demiştir.
Tenbih:
Bir:
Eğer İmam Buhari, Sehl
hadisini Kur’an’ı ezberden okumanın mushaftan okumaktan daha faziletli olduğuna delil olarak
getirdiyse, bu tartışmaya açık bir husustur. Çünkü hadisteki belli bir olaydır
(ve genellik ifade etmez). Zira o kişi güzel yazı yazamıyor ve Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu biliyor olabilir. Dolayısıyla bu, Kur'an'ı ezbere okumanın, güzel yazı yazabilsin veya
yazamasın, herkes hakkında olduğunu göstermez. Zıra
böyle olsaydı, sadece bu hadisi zikretmektense yazmayı bilmeyen Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in halini ve ezbere Kur'an
okumasını zikretmesi daha uygun olurdu.
İki:
Olayın akışından Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in ona bunu, eşine öğretebilmesi
için bu sureleri ezbere bildiğinden emin olmak maksadıyla sorduğu
anlaşılmaktadır. Yoksa kastı, ezbere okumanın bakarak okumaktan daha faziletli
olduğunu veya olmadığını ifade etmek değildi. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |
Kur'an'ı Hatırda Tutmak,
Sürekli Tekrarlamak