İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Fatiha Suresi

 

 

Fatiha Suresi Hakkında Genel Bilgiler:

 

Adları:

 

Mekki olan bu sureye Fatiha (açan, giriş, başlangıç) adı verilmiştir. Çünkü bu hem Kur'an'da yazılı ilk sure, hem de namazda Kur'an'dan ilk okunan suredir. Diğer isimlerinden biri "Ümmü'l-Kitab: Kitapların anası / aslı" dır. Bu, alimlerin büyük çoğunluğuna göre böyledir. Enes, Hasan-ı Basri ve İbn Sirin ise ona bu adı uygun bulmamışlardır. Hasan-ı Basri ile İbn Sirin: Ümmü'l-Kitab, levh-i mahfuzdan başka bir şey değildir, demişlerdir. Hasan-ı Basri:

Ümmü'l-Kitab yalnızca muhkem ayetlerdir, demiştir. Aynı sebepten dolayı Hasan-ı Basri Fatiha suresine "Ümmü' I-Kur’an: Kur'an'ın anası" denmesini de güzel bulmamıştır.

 

 

[228] Tirmizi'nin Ebu Hureyre (r.a.)'dan sahih olduğunu belirterek rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Elhamdulillah (Fatiha suresi) Kur'an'ın anası, Kitab'ın anasıdır. O 'sürekli tekrarlanan yedi' (seb'u'l-mesani) ve 'büyük Kur'an'dır. " Sureye "Seb'u'l-mesani ve'l-Kur'anu'l-azim: Tekrar tekrar okunan yedi ve büyük Kur'an" da denir. Surenin bir başka ismi "Hamd"dır.

 

 

[229] Fatiha suresine "Salat: namaz" da denir. Nitekim Rasülullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Rabbinden şöyle nakletmiştir: "Namazı benimle kulum arasında paylaştırdım; Kulum "Elhamdu lillahi rabbi'l-alemin: Hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur" dediğinde Allah (c. c): "Kulum bana hamd etti" der .... " Fatiha Suresine namaz adı verilmesi, namazda okunmasının şart olmasından dolayıdır.

 

 

[230] Bu sureye Şifa suresi de denir. Zira Darimi'nin Ebu Said el-Hudri (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kitabın Fatihası her zehire karşı şifadır. " buyurmuştur.

 

 

[231] Surenin bir adı da Rukye' dir. Zira Buharive Müslim’in, Sahih 'lerinde Ebu Said el-Hudri (r.a.)'dan yaptıkları rivayete göre, akrep sokan birini Fatiha okuyarak tedavi ettiğinde Rasülullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Onun rukye olduğunu nereden bildin?" buyurmuştur.

 

Şa'bi, İbn Abbas (r.a.)'dan Fatiha'ya "Kur'an'ın esası" dediğini nakletmiştir ki İbn Abbas (r.a.) sonra şöyle demiştir: "Fatiha'nın esası ise Bismillahirrahmanirrahim'dir." Fatiha süresini Süfyan b. Uyeyne "Vafiye: tamamen yeterli", Yahya b. Ebü Kesir ise "kafiye: yeterli" adıyla anmışlardır. Çünkü Fatiha diğerlerine yeter, fakat onlar Fatiha'ya yetmez, yerini tutamazlar. 

 

 

[232] Nitekim bazı mürsel (senedi kopuk) hadislerde şöyle buyurulmuştur: "Ümmü'l-Kur'an başkalarının yerini tutar, fakat onlar onun yerini tutamazlar. "

Fatiha süresinin bir adı da "kenz: hazine" dir. Bunu Zemahşeri, Keşşaf'ında zikretmiştir.

Nerede Nazil Oldu?

Fatiha süresi Mekki sürelerdendir. İbn Abbas (r.a.), Katade ve Ebü Aliye böyle demişlerdir. Onun Medeni (hicretten sonra inen) sürelerden olduğu da söylenmiştir. Ebü Hureyre, Mücahid, Ata b. Yesar ve Zühri böyle söylemişlerdir. Biri Mekke' de, diğeri Medine' de olmak üzere iki defa nazil olduğu da söylenir. "And olsun ki biz sana tekrarlanan yedi ayeti ve yüce Kur'an'ı verdik." (Hicr, 87) ayetinden dolayı en kuvvetli görüş, birincisidir. Doğrusunu en iyi Allah bilir. Ebü Leys es-Semerkandi ise ilk yarısının Mekke'de, diğer yarısının Medine'de nazil olduğunu söylemiştir. Kurtubi'nin ondan naklettiği bu görüş çok şazdır.

 

Fatiha süresi ihtilafsız yedi ayettir. Amr b. Ubeyd sekiz, Hüseyin el-Cu'fi altı ayet olduğunu söylemişlerdir. Fakat bunların ikisi de şazdır. Asıl ihtilaf ise, besmelenin müstakil bir ayet mi, yoksa ayetten bir bölüm mü olduğu ya da Fatiha'dan sayılıp sayılmayacağı noktasında odaklanmaktadır. Allah'ın izniyle bu konu yeri geldiğinde işlenecek. Tek güvencemiz Allah (c.c)'dur.

 

Alimler Fatiha suresinde 25 kelime ve 113 harf bulunduğunu söylemişlerdir. İmam Buhari, Tefsir Kitabı'nın başında der ki: "Fatiha suresine Ümmü'l-Kitab (Kitabın anası) denmiştir; çünkü mushafların yazımına ve namazda Kur'an okumaya bununla başlanılır. Denildi ki: Kur'an'ın manalarının tümü, onun içerdiği manalara döndüğünden dolayı bu ismi almıştır.

Taberi der ki: Bir şeyi kapsayan şeye veya önder ve baş konumunda olan her şeye "ümm: ana, esas, temel" derler. Mesela beyni kaplayan deriye "ümmü'r-re's: başın anası" dersin. Araplar, ordunun altında toplandığı bayrak ve sancağa da "ümm" derler. Buna Zürrimme'nin şu şiiri şahid getirilir:

 

Başının üzerinde, ardından gittiğimiz ve birliğimizi sağlayan, Bir anamız vardır, onun emrine hiç karşı gelmeyiz.

 

Anamızdan kasıt, mızraktır.

 

İmam Taberi devamla şöyle der: Önem bakımından şehirlerin önünde olduğu ve diğer şehirlerin halklarını birleştirici roloynadığı için Mekke'ye "ümmü'l-kura: kasabaların anası" adı verilmiştir. Denildi ki: Çünkü yeryüzünün döşenerek yerleşebilir hale getirilmesi oradan, oranın altından başlamıştır.

 

Bu sureye, namazda kıraate onunla başlandığı için Fatiha denmiştir. Sahabiler de ana mushafı yazarken bundan başlamışlardır. Ona Seb'u'l-Mesani (.....) adı verilmesi de doğrudur. Alimler: Çünkü namazda sürekli tekrarlanır, her rek'atta mutlaka okunur, demişlerdir. Allah'ın izniyle yerinde açıklanacağı üzere, Fatiha'nın başka manaları da vardır.

 

 

[233] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Hureyre (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ümmü Kur'an hakkında şöyle buyurdu: "O, Kur'an'ın anasıdır, sürekli tekrarlanan yedidir. o, bana verilen yüce Kur’an' dır. "

 

 

[234] İmam Taberi de Ebu Hureyre (r.a.)'dan, Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "O, Kitabın anasıdır. O, Kitabın fatihası (açılışı)'dır. o, sürekli okunan yedidir. "

 

 

[235] İmam Merduyeh de yine Ebu Hureyre (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: '''Elhamdulillahi rabbi! alemin .. ' yedi ayet olup 'Bismillahirrahmanirrahım' bunlardan biridir. O sürekli tekrarlanan yedidir ve yüce Kur'an'dır. O, Kitabın Anası ve Kitabın Fatihası' dır" Bunu Darekutni de aynı veya yakın bir lafızla rivayet etmiş ve "ravilerin hepsi sikadır" demiştir. Beyhaki'nin Ali (r.a.), İbn Abbas (r.a.) ve Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre bunlar ("Sana 'seb'ul-mesanıyi' (tekrarlanan yedi) ve yüce Kur'an'ı verdik" -Hicr: 87- ayetindeki) "tekrarlanan yedi"yi Fatiha suresiyle tefsir etmişler ve besmelenin onun yedi ayetinden biri olduğunu söylemişlerdir. A'meş de İbrahim'den şöyle rivayet etmiştir: İbn Mes'ud (r.a.)'a "Neden Fatiha'yı mushafında yazmadın?" dendi, "Onu yaz-

 

saydım, her surenin başında yazardım" diye cevap verdi. -İbn Ebi Davud şu açıklamayı yapar: Namazda okunduğundan dolayı böyle demiştir.- İbn Mes'ud devamla şöyle demiştir: "Müslümanların onu ezberlemiş olmalarıyla yetinip yazmaya gerek duymadım."

 

Fatiha'nın Kur'an'dan ilk inen sure olduğu söylenmiştir. Nitekim Beyhaki'nin "Delailu'n-nubuvve" kitabında geçen bir hadiste böyle ifade edilmiştir. Bakıllani bunu üç görüşten biri olarak zikretmiştir. İlk inen surenin; Cabir’den rivayet edilen sahih hadiste geçtiği üzere Müddessir suresi olduğunu söyleyenler, İkra suresi olduğunu söyleyenler de vardır. Konusunda geleceği üzere en doğrusu da sonuncusudur. Ancak Allah'tan yardım dileriz.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

Fatiha Suresinin Fazileti Hakkında Gelen Rivayetler