İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

 

 

Fazileti:

 

[341] İmam Ahmed b. Hanbel, Ma'ki! b. Yesar (r.a.)'dan şöyle rivayet eder: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bakara, Kur'an'ın doruğu ve zirvesidir. Onun her bir ayetiyle birlikte seksen bin melek inmiştir. "....." (Ayetel-Kürsi) Arş'ın altından çıkarılıp Bakara suresine katıldı. Yasin de Kur'an'ın kalbidir. Her kim Allah'ı (c.c) ve ahiret yurdunu dileyerek Yasin'i okursa günahları mutlaka bağışlanır. Siz onu ölülerinize okuyun. " Bunu sadece Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

 

 

[342] Ahmed b. Hanbel, Arim'den, o Abdullah b. Mübarek'ten, o Süleyman et-Teymi'den, o Ebu Osman'dan, o babasından, o da Ma'ki! b. Yesar (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Onu ölülerinize okuyun" Kasıt, Yasin suresidir. Bu ikinci senetle birlikte birincinin senedindeki kapalılık ortaya çıkmaktadır. Bu hadisi ikinci senetle Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace rivayet etmişlerdir.

 

 

[343] Tirmizi, Ebu Hureyre (r.a.)'dan Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Her şeyin bir doruğu vardır. Kur'an'ın doruğu ise Bakara suresidir. Onda bir ayet vardır ki o, Kur'an'ın efendisidir. O Ayet el-kürsidir. "

 

 

[344] Ahmed b. Hanbel, Müslim, Tirmizi ve Nesai'nin Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet ettiklerine göre Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Evlerinizi kabirlere dönüştürmeyin. Zıra Bakara suresinin okunduğu eve şeytan girmez. " Tirmizi: Hasen-sahih hadistir, demiştir.

 

 

[345] Ebu Ubeyd, Enes b. Malik (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şüphesiz şeytan bir evde Bakara suresinin okunduğunu işittiği vakit oradan çıkar. " Ebu Ubeyd, İbn Mes'ud (r.a.)'dan, O'nun şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Şeytan Bakara suresini işittiği evden mutlaka kaçar." Bunu Nesai, Amelu'l-yevmi ve'l-leyle'de, Hakim de Müstedrek'inde Şu'be kanalıyla rivayet etmişlerdir. Hakim hadisi zikrettikten sonra: "Buhari ve Müslim rivayet etmemişlerdir, fakat hadisin senedi sahihtir." demiştir.

 

 

[346] İbn Merduyeh, İbn Mes'ud (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sakın sizi Bakara suresini okumayı bırakıp ayak ayak üstüne atarak şarkı söyler halde bulmayayım. Çünkü şeytan Bakara suresinin okunduğu evden kaçar. En boş ve kof evler Allah'ın kitabından yana boş ve kof evlerdir. " Nesai de Amelu'lyevmi ve'l-leyle' de böyle rivayet etmiştir.

 

Darimi, Sünen'inde, İbn Mes'ud (r.a.)'dan onun şu sozunu rivayet etmiştir: Hangi evde Bakara suresi okunursa şeytan o evden yellenme sesiyle çıkar. İbn Mes'ud (r.a.) şöyle demiştir: "Her şeyin bir doruğu vardır. Kur’an’ın doruğu Bakara suresidir. Her şeyin bir özü vardır. Kur'an'ın özü ise Mufassal (uzun surelerden olan) Bakara suresidir." Darimi, Sünen'inde, Şa'bi kanalıyla İbn Mes'ud (r.a.)'dan şöyle rivayet etmiştir: "Kim bir gece Bakara suresinden on ayet okursa şeytan o eve girmez.

 

Baştaki dört ayet, Ayet el-kürsı ile sonraki iki ayet ve sonundaki üç ayet." Başka bir rivayette: "O gün ona ve aile efradına hiçbir şeytan ve istemeyeceği hiçbir şey yaklaşamaz. Bunlar cinnet geçirmiş birine okunursa mutlaka düzelir. "

 

 

[347] Sehl b. Sa'd (r.a.)'dan; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her şeyin bir doruğu vardır. Kur'an'ın doruğu ise Bakara suresidir. Kim onu bir gece evinde okursa şeytan oraya üç gece boyunca giremez. Kim onu bir gündüzde okursa şeytan oraya üç gündüz boyunca giremez. "

 

 

[348] Tirmizi, Nesai ve İbn Mace, Ebu Hureyre (r.a.)'dan şöyle rivayet etmişlerdir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir askerı müfreze göndermek istediğinde sayılı olan bu kimselerden Kur’an okumalarını istedi. Herkes Kur’an'dan ezberinde olan yerlerden okuyacaktı. Derken yaşı en küçük olan birine geldi ve "Ey falan, ezberinde ne var?" diye sordu. O da benim ezberimde şu şu sureler var, bir de Bakara suresi var, dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Senin ezberinde Bakara suresi de mi var?" dedi. O kişi: "Evet" dedi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "O halde haydi git, sen bu müfrezenin emiri (komutanısm)" buyurdu. O müfrezeye katılan yaşlılardan biri bu olay üzerine şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasulü! Bakara suresini öğrenmeme engelolan şey, onun hakkını verememek korkusu idi." Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kur'an'ı öğrenin ve okuyun. Kur'an-ı öğrenen, okuyan ve gereğini yapan kimsenin örneği misk ile doldurulmuş bir kaba benzer ki kokusu her yere yayılır. Kur'an bilgisi olup da onu çevresine yaymayan ve o kalbinde iken yatıp uyuyan kimse ise ağzı bağlanmış misk kutusuna benzer ki çevresi ondan istifade etmez. " Bu, Tirmizi'nin lafzıdır. Tirmizi daha sonra: Hasen hadistir, demiştir.

 

 

[349] İmam Buhari'nin rivayet ettiğine göre; Üseyd İbn Hudayr, bir gece Bakara suresini okuyormuş. Atı da yanında bağlı imiş. Derken at huysuzlanmış. Hudayr susunca at sakinleşmiş. Tekrar okumaya başlayınca at da huysuzlanmaya başlamış. Tekrar susmuş, at da susmuş. Sonra yeniden okumaya başlamış. At yine huysuzlanmış. Üseyd de okumayı bırakmış. Çünkü oğlu Yahya, atın yakınındaymış. Hayvanın ona zarar vermesinden korkmuş. Oğlunu bulunduğu yere doğru götürürken başını kaldırıp semaya bakmış ama gökyüzünü göremeyecek kadar her tarafın kaplandığını görmüş. Sabah olunca Allah Rasulü'ne (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip durumu anlatmış. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona "Oku! Ey Hudayr'ın oğlu. Oku! Ey Hudayr'ın oğlu" demiş. O da şöyle demiş: Ey Allah'ın elçisi! Atın, oğlum Yahya'yı tepmesinden korktum. Çünkü ona yakın bir yerde idi. Başımı mushaftan kaldırıp onun yanına gittim. Bu esnada başımı göğe çevirdim. Orada buluta benzer bir şey vardı. İçinde lambaları andıran parıltılar gördüm. Çıktım, ama onları göremedim. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona "Onların ne olduğunu biliyor musun?" diye sormuş, o da, "hayır" cevabını verince şöyle buyurmuştur: "Onlar meleklerdi. Senin sesini duymak için yaklaşmışlardı. Eğer okumaya devam etseydin, sabaha kadar orada olurlardı. Herkes de gelip onlara bakar, görürdü. Zıra melekler böyle bir durumda insanlardan uzaklaşmazlar. "

 

 

[350] Buna benzer bir olay da Sabit b. Kays b. Şemmas'ın başından geçmiştir. Nitekim Ebu Ubeyd, Cerir b. Zeyd'den, bazı Medineli ihtiyarların ona şöyle anlattıklarını nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e "Sabit b. Kays b. Şemmas'ı dün gece gördün mü? Dün gece boyunca evinde kandiller yandı ve ışık saçtı" denildiğinde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Muhtemelen Bakara suresini okumuştur" demiş. Sabit'e sorulduğunda "Bakara suresini okudum." demiş. Hadisin senedi sahihtir. Fakat onda kapalılık vardır. Öte yandan mürseldir. 

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

Bakara Suresi ile Al-i imran Suresinin Faziletlerini Birlikte Zikreden Hadisler