|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 4.ayet |
Diğer
Kitaplara ve Ahirete İman:
4. Yine onlar, sana
indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret
gününe de kesinkes inanırlar.
Tefsiri:
İbn Abbas (r.a.) der ki: "Yine onlar, sana indirilene ve
senden önce indirilene iman ederler." yani; hem senin Allah (c.c) katından
getirdiklerini, hem de senden önceki peygamberlerin getirdiklerini tasdik
ederler. Onlar arasında bir ayrım yapmaz, onların Rableri katından getirdiklerini
inkara kalkışmazlar.
"Ahiret gününe de kesinkes inanırlar." Yani tekrar
dirilme, kıyamet, cennet, cehennem, hesap ve tartıya kesinkes inanırlar. Ahirete ahiret denmesi, dünyadan
sonra gelmesinden dolayıdır.
Müfessirler burada
nitelikleri anlatılanların kimler oldukları hususunda ihtilaf etmişlerdir;
bunlar biraz önce "Onlar gayba inanırlar, namaz
kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar."
(Bakara, 3) diye nitelenen kimseler midir yoksa başkaları mıdır? Taberi'nin zikrettiğine göre bu hususta üç görüş vardır:
Bir: O ayette
anlatılanlarla bu ayette anlatılanlar aynı kimselerdir. Onlar ise Araplardan, Ehl-i kitap'tan ve başkalarından iman eden her mü'mindir. Bunu Mücahid, Ebu Aliye, Rebi' b. Enes ve Katade söylemişlerdir.
İki: İki ayette de
bahsedilen tek bir kesimdir ki o da Ehl-i kitap'tan
iman edip Müslüman olanlardır. Bu durumda "..... harfi sıfatları sıfatlar üzerine atfetmiş olur. Şu ayet-i
kerimelerde olduğu gibi: "..... / Yüce Rabbınin adını, yaratıp düzene koyan, takdir edip yol
gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkaran, sonra da onu kapkara bir sel artığına
Çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis)
et." (A'la, 1-5)
Şairin şu şiirinde de
durum aynıdır:
Saygıdeğer efendi ve
kahraman fedakarın oğlu.
Ve savaş esnasında
birliğin arslanı olan hükümdara.
Hem ayette hem de şiirde
vasfedilen tek olup,
sıfatlar birbiri üzerine atfedilmiştir.
Üç: Burada, ilkinde
nitelenenler Arap mü'minler, ikincisinde nitelenenler
ise kitap ehlinden iman edip Müslüman olanlardır. Bunu Süddi,
tefsirinde, İbn Abbas (r.a.), İbn
Mes'ud ve bazı sahabelerden nakletmiş, Taberi de bu görüşü tercih etmiştir. İmam Taberi'nin söylediğine göre buna, Allah'ın (c.c) şu
buyrukları delil getirilir: "Ehl-i kitap'tan
öyleleri var ki Allah'a, hem size indirilene, hem de kendilerine indirilene tam
bir samimiyetle ve Allah'a boyun eğerek iman ederler. Allah'ın ayetlerini az
bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında ecirleri vardır. Şüphesiz
Allah, hesabı çabuk olandır." (Al-i İmran, 199) "Kendilerine daha
önceden kitap verdiklerimiz buna da inanırlar. Kur'an
onlara okunduğu zaman: 'Ona inandık, doğrusu o Rabbimizden gelen gerçektir; biz
şüphesiz daha önceden Müslüman olmuş kimseleriz. ' derler. İşte onlara,
sabırlarından dolayı, ecirleri iki defa verilir; onlar kötülüğü iyilikle
savarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarfederler. " (Kasas,52-54)
[373] Buhari ve Müslim de, Sahih'lerinde Ebu
Musa el-Eş’ari (r.a.)'dan Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: "Şu üç sınıf kimseye ecirleri iki
kat verilecektir. Hem kendi peygamberine hem de bana iman eden kitap ehli. Hem
Allah'a karşı vazifelerini, hem de efendisine karşı görevlerini yerine getiren
köle. Cariyesini güzelce eğittikten sonra azad edip
onunla evlenen adam. "
Taberi, görüşüne sadece ayetler arasındaki bir uyumluluk
gerekçesini delil getirmiştir ki o da şudur. Allah (c.c) Bakara suresinin
başında mü'minlerin ve kaHrlerin
niteliklerini anlattı. KaHrleri münafık ve kafir olmak üzere ikiye ayırdığı gibi, mü'minleri
de Arap mü'minler ve kitap ehli mü'minler
olmak üzere ikiye ayırdı.
Ben derim ki: Görülen o
ki kuvvetli olan Mücahid'den nakledilen şu görüştür:
"Bakara'nın ilk ayeti mü'minleri, sonraki iki
ayet kafirleri, son üç ayet de münafıkları
anlatır." Dolayısıyla bu dört ayet Arap veya Acem olsun veya kitap
ehlinden olsun, insan yahut cin olsun iman vasfına sahip her
mü' min hakkında geneldir. Ayetlerde ifade
edilen sıfatların da bir kısmı olmadan olmaz. Her biri diğerini gerektirir ve
onunla birlikte şarttır. Mesela gayba iman, namaz ve zekat; ancak Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in ve önceki peygamberlerin
getirdiklerine iman edip ahirete yakinen inanmakla
olur. Aynı şekilde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ve önceki peygamberlerin getirdiklerine
iman etmek ve ahirete yakinen inanmak da; ancak gayba iman, namaz ve zekatla olur.
Nitekim Allah (c. c) da mü'minlere bunu emretmiştir: "Ey iman edenler!
Allah'a, Peygamberine,
Peygamberine indirdiği Kitab'a ve daha önce indirdiği
kitaba iman(da sebat) ediniz." (Nisa, 136) "İçlerinden zulmedenleri
bir yana, Ehl-i kitapla ancak en güzel yoldan
mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de size indirilene de iman ettik.
Bizim ilahımız da sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuzdur."
(Ankebut, 46) "Ey Ehl-i
kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden,
yahut onları, cumartesi adamları gibi lanetlemeden önce (davranarak)",
size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a)
iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir." (Nisa, 47) "Ey
Kitap ehli! Siz, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyla
uygulamadıkça (doğru) bir şey (yol) üzerinde değilsinizdir, de." (Maide, 68)
Allah (c.c) bütün mü'minlere de bunu emrederek şöyle buyurmuştur:
"Peygamber, Rabbi
tarafından kendisine indirilene iman etti, mü'minler
de (iman ettiler). Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine
iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız."
(Bakara, 285) "Allah'a ve peygamberlerine iman eden ve onlardan hiçbirini
diğerlerinden ayırmayanlara (gelince) işte Allah onlara bir gün mükafatlarını verecektir." (Nisa, 152) Daha pek çok
ayette Allah (c.c) bütün mü'minlere; Allah'a,
peygamberlerine ve kitaplarına imanı emretmektedir. Fakat kitap ehli iken iman
edenlerin özel durumları vardır. Zıra onlar İslam'a
girmeden önce ellerinde bulunan bilgilere detaylarıyla iman etmişler, İslam'a
girince ondakilere de detaylarıyla iman etmişlerdir. Diğerlerinin evvelki
vahiylere imanları ise genel bir imandır.
[374] Nitekim sahih bir
hadiste Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Kitap ehli size bir şey
anlattığında onları ne tasdik edin ne de yalanlayın. Ancak, 'Bize ve size
indirilenlere iman ettik' deyin. " buyuruyor.
Bununla birlikte birçok Arabın Muhammed (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in gönderildiği İslam'a imanı Ehl-i kitap'tan İslam'a girenlerden pek çoğunun imanından
daha tam ve kamil, daha genel ve kapsamlı olabilir.
Çünkü kitap ehli bu cihetten iki kat sevap kazansalar da başkaları imanlarıyla
onların iki kat sevaplarını geçecek ecir elde edebilirler. Doğrusunu en iyi
Allah bilir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki
kullan |
5. İşte onlar,
Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak
onlardır.