İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

5.ayet

 

Kurtuluşa Erenler:

 

5. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.

 

Tefsiri:

 

Yani daha önce geçen gaybe iman, namaz kılmak, Allah'ın (c.c) verdiği rızıktan infak etmek, Allah'ın (c.c) bu Peygambere indirdiklerine ve ondan önceki peygamberlere indirdiklerine inanmak veahiret yurduna kesinkes iman etmek -ki bu, salih amellerle ahiret yurdu için hazırlık yapmayı ve haramları terk etmeyi gerektirir- vasıflarına sahip kimseler ... İşte bunlar Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de ancak onlardır.

 

"Hidayet üzeredirler", yani; Allah'tan olan bir nur, beyan ve basiret üzeredirler.

"Kurtuluşa erenler de ancak onlardır. " Yani dünya ve ahirette kurtuluşa erenler.

Muhammed b. İshak, İkrime ve İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle nakleder: "Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler", yani; Rablerinden gelen bir aydınlık ve gönderdiğinde istikamet üzeredirler. "Kurtuluşa erenler de ancak onlardır." Yani, istediklerine kavuşacak ve kaçtıklarının şerrinden emin olacaklar onlardır. Taberi der ki: "Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler"in manası; onlar Rablerinden bir aydınlık, delil üzeredirler, O'nun (c.c) yardım ve inayetiyle istikamet üzere ve dosdoğru yolda yürürler. Allah'ın (c.c) "Kurtuluşa erenler de ancak onlardır." Yani; yaptıkları ameller ve Allah'a, kitaplarına ve peygamberlerine imanlarıyla arzuladıkları; 'mükafata erişme', 'cennette ebedi olarak kalma' ve 'Allah'ın (c.c) düşmanları için hazırladığı cezadan kurtulma' nimetlerine erişecek kimseler ancak onlardır.

 

Taberi, bazılarının, biraz önce geçen ihtilafa binaen, buradaki '(.....) onlar" işaret zamiriyle kastedilenlerin "sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler" ayetinde nitelenen 'iman etmiş kitap ehli' olduğu görüşünde olduklarını nakletmiştir. O durumda ".... "sana indirilene ... iman ederler" ile başlayan cümle, öncekinden kopuk yeni bir cümledir. Bu (4. ayet) mübteda, haberi ise ".....: İşte onlar Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler" (5. ayet)'tir.

 

Ben ise "..... Onlar" işaret zamirinin, sözü geçen Araplardan ve kitap ehlinden tüm mü'minlere raci olduğu görüşünü tercih ediyorum. Zira Süddi; Ebu Malik'ten, Ebu Salih kanalıyla İbn Abbas (r.a.)'dan, Mürre el-Hemedani kanalıyla İbn Mes'ud (r.a.)'dan ve başka sahabilerden şöyle nakletmiştir: "Gayba iman edenler ... " den kasıt, Araplardan iman edenler, "sana indirilene ve senden öncekilere indirilenlere iman edenler" den kasıt ise kitap ehlinden iman edenlerdir, demişlerdir. Zikredilenlerin, bütün Müslümanların nitelikleri olduğunu ve "onlar" işaret zamirinin hepsine raci olduğunu tercih ettiğimizi daha önce söyledik. Doğrusunu ise en iyi Allah bilir. Nitekim bu, Mücahid, Ebu Aliye, Rebi' b. Enes ve Katade’den (Allah hepsine rahmet eylesin) nakledilmiştir.

 

 

[375] İbn Ebi Hatim de Abdullah b. Amr (r.a.)'dan şöyle nakletmiştir. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e "Ya Rasulallah! Biz Kur'an'dan bazı yerler okuduğumuzda ümit besliyor, bazı yerler okuduğumuzda ise ümitsizliğe kapılıyoruz." veya buna benzer şeyler söylendi. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Size cennet halkının ve cehennem halkının kimler olduklarını söyleyeyim mi?" buyurdu. "Söyle ya Rasulallah!" dediler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bakara suresini "Elif lam mim" den "muflihun"a kadar okudu ve "İşte bunlar cennet halkıdır" buyurdu. Sahabeler: Biz onlardan olduğumuzu umuyoruz, dediler. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra "Gerçek şu ki kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır." ayetlerini okudu ve "İşte cehennem halkı da bunlardır" buyurdu. Bunun üzerine sahabiler: Biz onlardan değiliz ey Allah Rasulü! dediler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet değilsiniz" buyurdu. 

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

6. Gerçek şu ki kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.