İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

6.ayet

 

Kafirler:

 

6. Gerçek şu ki kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.

 

Tefsiri:

 

Kafirler Küfürlerinden Dönmezler:

 

Allah (c.c) burada şöyle buyurmaktadır: "Gerçek şu ki kafir olanları", yani; hakkı örtenleri ve perdeleyenleri, Allah (c.c) onlara ebedi kafirliği yazmışsa senin onları uyarmaman ile uyarman arasında bir fark olmayacaktır. Çünkü onlar senin getirdiklerine iman etmezler. Nitekim Allah (c.c) başka bir ayette: "Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, inanmazlar. Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır." (Yunus, 96-97) buyurur. inatçı Ehl-i kitap hakkında ise şöyle buyurur: "Yemin olsun ki (habibim!) sen Ehl-i kitab'a her türlü ayeti (mucizeyi) getirsen, yine de onlar senin kıblene dönmezler. " (Bakara, 145)

 

Ayetin manası şöyledir; Allah her kime bahtsızlık yazmışsa onu bahtlı yapacak, her kimi saptırmışsa ona hidayet edecek hiçbir güç yoktur. Dolayısıyla onlar için kendini üzüp tüketme. Onlara sen Allah'ın mesajını ulaştır, o kadar. Artık kim senin çağrına uyarsa büyük bir nasiple nasiplenir. Kim de yüz çevirirse onun için üzülme. Bu seni kesinlikle tasalandırmasın. Zira "Sana düşen ancak (Allah'ın emirlerini) tebliğ etmektir. Hesap da yalnız bize aittir." (Ra'd, 40) "(İyi bil ki) sen ancak bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir."(Hud, 12) Ali b. Ebi Talha, "Gerçek şu ki kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler. " ayeti hakkında İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle nakletmiştir: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tüm insanların inanmasını ve hidayete tabi olmalarını çok arzuluyordu. Onun için Allah (c. c) ona, kendisine ancak Allah'ın (c.c) ezelde bahtlılardan olacaklarını yazdığı kimselerin iman edeceklerini, doğru yoldan da yalnızca ezelde bahtsızlık yazılanların sapacaklarını haber verdi.

 

Muhammed b. İshak, İbn Abbas (r.a.)'dan şöyle nakleder: "Kafir olanlar" dan kasıt, "biz senden önce bize gelenlere iman ettik" deseler de "sana indirileni inkar edenler" dir.

 

"korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler." Yani, onlar ellerindeki senden bahseden bilgileri örtmüşler, kendilerinden alınan ahit ve sözü inkar etmişlerdir. Böylece hem sana indirileni, hem de onlara senden başkalarının getirdiklerini inkar ve reddetmişlerdir. Kendilerinde seninle ilgili bilgileri inkar etmiş ve örtmüşken senin ihtar ve uyarılarına nasıl kulak verecekler?

 

Ebu Cafer er-Razi'nin Ebu Aliye'den naklettiğine göre bu iki ayet muhtelif küfür gruplarının önderleri hakkında inmiştir. Ki Allah (c.c) onlar hakkında şöyle buyurmuştur: "Allah'ın nimetine nankörlükle karşılık veren ve sonunda kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi? Onlar cehenneme girecekler. O ne kötü karargahtır!" (İbrahim, 28-29) İbn Abbas (r.a.)'dan naklen zikrettiğimiz ilk tefsir ise, ki o Ali b. Ebi Talha'nın rivayetiydi, daha kuvvetlidir. Bu ayet aynı manadaki diğer ayetlerle tefsir edilir. Doğrusunu en iyi Allah bilir.

 

 

[376] İbn Ebi Hatim burada, Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan naklettiği şu hadisi zikretmiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e "Ya Resulallah! Biz Kur’an'dan bazı yerler okuduğumuzda ümit besliyor, bazı yerler okuduğumuzda ise ümitsizliğe kapılıyoruz." veya buna benzer şeyler söylendi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Size cennet halkının ve cehennem halkının kimler olduklarını söyleyeyim mi?" buyurdu. "Söyle ya Resulallah!" dediler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bakara suresini "Elif lam mım" den "muflihun"a kadar okudu ve "İşte bunlar cennet halkıdır" buyurdu. Sahabeler: Biz onlardan olduğumuzu umuyoruz, dediler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra "Gerçek şu ki kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir çeşit perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır. " ayetlerini okudu ve "İşte cehennem halkı da bunlardır" buyurdu. Bunun üzerine sahabiler: Biz onlardan değiliz ey Allah Rasulü! dediler. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet değilsiniz" buyurdu.

 

"..... : İnanmazlar" cümlesinin mahaldeki irabı, kendinden önceki "...... / Korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir" cümlesinin te'kididir. Yani, onlar her iki halde de kafirdirler. Onun için sonra "..... : inanmazlar" denilerek bu mana pekiştirilmiştir. "İnanmazlar"ın haber olma ihtimali de vardır. Çünkü mana "O kafirler inanmazlar" dır. Bu durumda "..... / Korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir" cümlesi ara cümle olur.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

7. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Onların gözlerine de bir perde gerilmiştir ve onlar için (dünya ve ahirette) büyük bir azap vardır.