|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 194.ayetler |
Haram Aylar:
194. Haram ay haram
aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklıdır. Kim size
saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah'tan korkun ve bilin
ki Allah müttakilerle beraberdir.
Tefsiri:
İkrime; İbn Abbas
(r.a.), Dahhak, Süddi, Katade, Miksam, Rebi’ b. Enes, Ata ve başkalarından
şöyle rivayet etmiştir: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hicretin 6.
yılında umre yapmak üzere yola çıktığında müşrikler O'nun (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) beraberindeki Müslümanlarla birlikte Mekke'ye girmesini ve Beytullah'a
varmasını engellediler. Bu, haram aylardan biri olan Zilhicce ayında oldu. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelecek yıl Kabe'ye girmesine izin
verilmesi hususunda müşriklerle andlaşma yaptı. Ertesi yıl kendisi,
beraberindeki Müslümanlarla Mekke'ye girdi ve böylece Allah (c.c) ona kısas
imkanı verdi. İşte Allah'ın "Haram ay haram aya karşılıktır. Hürmetler
(dokunulmazlıklar) karşılıklıdır ... " ayeti bu hususta nazil oldu.
[858] İmam Ahmed b.
Hanbel, Cabir b. Abdullah (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) kendisiyle savaşılmadıkça haram ayda hiç savaşmazdı. Savaş
hazırlığı yaparken bu aylar gelip çatarsa ay çıkana kadar beklerdi. Hadisin
senedi sahihtir. Bu yüzden Hudeybiye'de konaklamışken müşriklere elçi olarak
gönderdiği Hz. Osman (r.a.)'ın öldürüldüğüne dair bir haber ulaşınca Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir ağacın altında sayıları bin dört
yüz olan sahabilerinden biat aldı. Ancak Osman (r.a.)'ın öldürülmediğini
duyunca bundan vazgeçerek barış ve sulha yöneldi ve daha sonra olanlar
(andlaşma vs.) oldu. Yine Huneyn günündeki Hevazin kabilesiyle savaşı bittikten
sonra geri çekildiğinde düşmanların Taif'te karargah kurduklarını öğrenince
doğruca Taif’e giderek orayı kuşattı. Zilkade ayı girdiğinde Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) orayı mancınıklarla kuşatmış durumdaydı. Buhari
ve Müslim'de Enes (r.a.)'tan yapılan rivayette ifade edildiği üzere bu tam kırk
güne tamamlandı. Ashabı arasında ölenlerin sayısının arttığını görünce orası
fethedilmeden kuşatmayı bıraktı. Mekke'ye yöneldi ve Huneyn ganimetlerini
paylaştırdığı Ci'rane denen yerde umre için ihrama girdi. Tarih hicretin
sekizinci yılının Zilhicce ayı idi. Allah'ın selamları ve salatları üzerine
olsun.
"Kim size
saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. " buyruğu
müşriklere karşı bile adaletli olmayı emrediyor. Nitekim Allah (c.c) diğer
ayetlerde de: "Eğer cezalandırırsanız, sizin cezalandırıldığınız gibi siz
de cezalandırın." (Nahl, 126) "Bir kötülüğün cezası dengi bir
kötülüktür." (Şura, 40) buyurmuştur.
Ali b. Ebi Talha, İbn
Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet eder: "Kim size saldırırsa siz de ona misilleme
olacak kadar saldırın." buyruğu Müslümanların hiçbir gücünün bulunmadığı
ve cihadın başlamadığı bir dönemde, Mekke'de nazil oldu. Sonra bu ayet
Medine'deki savaş ayeti ile neshedildi. Imam Taberi bu görüşü reddederek:
Bilakis bu ayet kaza umresinden sonra, Medine'de indi, demiş ve bunu Mücahid'e
nisbet etmiştir. (Mealde "saldırma" diye geçen ve asıl manası
"hakka tecavüz" olan) i'tida kelimesi burada (Müslümanlar hakkında)
"kısas yoluyla misliyle karşılık verme" manasında kullanılmış olup
bunda "mukabele" (aynısıyla karşılık verme) sanatı vardır. Amr b.
Gülsüm'ün dediği gibi:
Sakın kimseler bize
karşı cahillik yapmasın.
Sonra, cahillerin
cahilliğinden öte bir cahillik yaparız. İbn Düreyd de şöyle der:
Dostum düzgün olduğunda ben
düzgünümdür. Düşmanım eğrilip kıvrıldığında ben de eğrilip kıvrılırım. Bir şair
de şöyle der:
Bir atım var, sabra
sabırla dizginlenmiş.
Bir atım var benim,
cahilliğe karşı cahillikle eğerli. Kim beni düzgün istiyorsa, tamam, ben
düzgünüm. Kim beni eğri istiyorsa, pekala, eğriyim.
"Allah'tan korkun
ve bilin ki Allah müttakilerle beraberdir." buyruğu da Allah'a itaati ve
O'ndan sakınmayı emretmekte, Yüce Allah'ın hem dünyada hem ahirette yardım ve
desteğiyle sakınanların yanında olduğunu haber vermektedir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |