|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 203.ayetler |
Sayılı Günler:
203. Sayılı günlerde
Allah'ı anm. Kim iki gün içinde acele edip dönmek isterse, ona günah yoktur.
Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir.
Allah'tan korkun ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksmız.
Tefsiri:
İbn Abbas (r.a.):
"Sayılı günler"den kasıt, teşrik günleri, "belli günler"den
kasıt ise Zilhicce'nin ilk on günüdür, demiştir. İkrime: "Sayılı günlerde
Allah'ı anm." buyruğuyla teşrik günlerinde farz namazlardan sonra söylenen
"Allahu Ekber, Allahu Ekber ... " şeklindeki tekbider kastedilmiştir.
[923] İmam Ahmed b.
Hanbel, Ukbe b. Amir (r.a.)'tan şöyle nakletmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Arefe / Arafat günü, kurban günü ve
teşrik günleri, bu günler biz İslam ehlinin bayramıdır. Bu günler yeme ve içme
günleridir. "
[924] Yine İmam Ahmed b.
Hanbel, Nübeyşe el-Hüzeli'den şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Teşrik günleri yeme, içme ve Allah'ı
zikir günleridir. " Bunu Müslim de rivayet etmiştir.
[925] Cübeyr b. Mut'im
(r.a.)'ın rivayet ettiği Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şu
hadisi daha önce geçti: ''Arafat'ın her tarafı vakfe yeri, teşrik günlerinin
hepsi kurban günüdür. "
[926] Abdurrahman b.
Ya'mer ed-Deyli'nin rivayet ettiği şu hadis de daha önce geçmişti: "Mina
günleri üç gündür. Ama kim acele ederek iki gün sonunda oradan ayrılırsa
kendisine bir günah yoktur. Kim geç ayrılırsa ona da bir günah yoktur. "
[927] İmam Taberi, Ebu
Hureyre (r.a.)'tan Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir: "Teşrik günleri yeme ve Allah'ı zikretme
günleridir. "
[928] Yine İmam Taberi,
Ebu Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) Mina'nın dört bir tarafını dolaşarak şöyle duyurması için Abdullah
b. Huzafe'yi gönderdi: "Bu günlerde oruç tutmayın. Çünkü bunlar yeme,
içme, Aziz ve Celil olan Allah'ı zikretme günleridir. "
[929] İmam Taberi,
Zühri’den şöyle rivayet etmiştir: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
teşrik günlerinde Abdullah b. Huzafe'yi gönderdi ve o gidip "Bu günler
yeme, içme ve Allah'ı zikir günleridir. Ancak hedy kurbanı olan müstesna"
diye duyuru yaptı. Bundaki ziyade güzeldir, fakat rivayetin senedi mürseldir.
[930] Aynısını Hüşeym de
Abdulmelik b. Ebi Süleyman kanalıyla Amr b. Dinar'dan şöyle rivayet etmiştir:
Rasulullah teşrik günlerinde Bişr b. Sühaymı gönderdi ve Bişr insanlara
"Bu günler yeme, içme ve Allah'ı zikir günleridir" diye duyuru
yaptı.
[931] Ata'nın Aişe
(r.anha)'dan rivayetine göre o şöyle demiştir:
Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) teşrik günlerinde oruç tutmaktan nehyetli ve "Bu günler
yeme, içme ve Allah'ı zikretme günleridir" buyurdu.
[932] Muhammed b. İshak,
Mes'ud b. Hakem Züraki'den, o da annesinden şöyle nakletli: Ali (r.a.)'ın,
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in beyaz devesi üzerindeki hali
gözümün önünde capcanlı duruyor. Ensar mahallesinde durmuş şöyle diyordu:
"Ey insanlar! Bu günler oruç günleri değildir. Yeme, içme ve Allah'ı
zikretme günleridir. " Miksem de İbn Abbas (r.a.)'tan şöyle rivayet
etmiştir: "Teşrik günleri dörttür; kurban günü ile sonraki üç gün."
Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Zübeyr, Ebu Musa, Ata, Mücahid, İkrime, Said b.
Cübeyr, Ebu Malik, İbrahim en-Nehai, Hasan, Katade, Süddi, Zühri, Rebi' b.
Enes, Dahhak, Mukatil b. Hayyan, Ata el-Horasani, Malik b. Enes ve
diğerlerinden de böyle dedikleri rivayet edilmiştir.
Ali (r.a.) ise: Sayılı
günler üç gündür. Kurban günü ile sonraki iki gün. Bunların en faziletlisi
ilkidir. Meşhur olan ilk görüştür. Ayet-i kerime'nin zahirinden de bu
anlaşılmaktadır. Zıra onda "Kim iki gün içinde acele edip dönmek isterse,
ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur." buyurulmuştur.
Bu, kurban gününden sonra üç günün olduğuna delalet etmektedir.
Allah'ın (c.c)
"Sayılı günlerde Allah'ı anın." buyruğuyla ilgili hükümlerden biri
kurban keserken Allah'ı zikretmektir ki bu daha önce geçti. Ayetten dolayı İmam
Şafii'nin kurban bayramının kurban gününden başlayıp teşrik günlerinin sonuna
kadar devam ettiği şeklindeki görüşü tercihe şayan görüştür.
Bu günlerde namazlardan
sonra okunan tekbirler ile başka her türlü tekbirin de bu ayetle ilgisi vardır.
Bu tekbirlerin vakti hususunda alimler arasında farklı görüşler vardır. En
meşhur ve uygulamadaki görüş Arefe gününün sabah namazında başlayıp teşrik
günlerinin son gününde ikindi namazıyla son bulduğu görüşüdür. Bu konuda
Darekutni bir hadis rivayet etmiş olsa da merru olduğu sahıh değildir.
Doğrusunu en iyi Allah bilir. Rivayetlerde Ömer b. Hattab (r.a.)'ın kendi
yakasında tekbir getirdiği ve çarşı halkının ona uyarak tekbir getirdikleri,
bundan dolayı Mina'nın tekbirlerle çınladığı sabittir.
Bu ayetle alakalı bir
husus da her bir teşrik gününde cemre'de taş atarken (şeytan taşlarken)
getirilen tekbirler ve Allah'ı anmalardır.
[933] Nitekim Ebu Davud
ve başkalarının rivayet ettikleri bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kabe'yi tavaf, Safa ile Merve arasında sa'y
ve cemreleri atmaktaki (şeytan taşlamak) gaye Allah'ı zikretmektir. "
Yüce Allah ilk
seferberlik ile ikinci seferberliği -ki ikinci seferberlikten kasıt insanların
hac mevsiminde vakfe ve şiar yerlerinde toplandıktan sonra dağılarak ülkelerine
ve beldelerine dönmeleridir- zikrettikten sonra şöyle buyuruyor: ''Allah'tan
korkun ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız." ''.....:
haşrolunacaksınız; yani, toplanacaksınız." Nitekim Yüce Allah başka bir
ayette şöyle buyurur: "De ki sizi yerde yaratıp yayan O'dur. Ve O'nun
huzurunda toplanacaksınız. " (Mü'minCın, 79)
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |