|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 208, 209.ayetler |
Hep Birden islam'a
Girin:
208. Ey iman edenler!
Hep birden İslam'a girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık
düşmanınızdır.
209. Size apaçık
deliller geldikten sonra, eğer saparsanız, şunu iyi bilin ki Allah Azizdir,
Hakimdir.
Tefsiri:
Yüce Allah kendisine
iman eden ve Peygamberini tasdik eden kullarına İslam'ın tüm prensip ve
kurallarına tutunmalarını, güçleri yettiği oranda bütün emirlerini yerine getirip,
bütün yasaklarından sakınmalarını emrediyor. Avfi'nin nakline göre İbn Abbas
ile Mücahid, Tavus, Dahhak, İkrime, Katade, Süddi ve İbn Zeyd ayetteki Silm
(barış ve esenlik) kelimesini "İslam" ile tefsir etmişlerdir.
Dahhak'ın rivayetine göre İbn Abbas (r.a.) ile Ebu Aliye ile Rebi' b. Enes ise
bunu "itaat" ile tefsir etmişlerdir. Katade'den, onun bunu
"savaşı bırakıp barışma" ile tefsir ettiği de rivayet edilmiştir.
".....: hep
birden" kelimesini İbn Abbas, Mücahid, Ebu Aliye, İkrime, Rebi', Süddi,
Mukatil İbn Hayyan, Katade ve Dahhak "topluca" ile tefsir
etmişlerdir. Mücahid ise ayete şöyle mana vermiştir: Her türlü salih ameli ve
iyilikleri yapın.
İkrime, bu ayetin
Abdullah b. Selam, Useyd b. Ubeyd ve Salebe gibi Yahudi iken Müslüman olan ve
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den Cumartesi gününe riayet etmek ve
Kimi müfessirler
".....: hep birlikte" kelimesini "girenler"in hali yapıp,
"Hepiniz İslam'a girin" manası vermişlerdir. Ama doğru olan,
birincisidir. Yani, onlara bütün iman şubeleri ile İslam'ın tüm hükümlerini
güçleri yettiğince uygulamaları emredilmiştir. Nitekim İbn Ebi Hatim'in
İkrime'den rivayet ettiğine göre İbn Abbas (r.a.) bu ayeti okur ve şöyle der:
Burada Ehl-i kitap'tan
iman edip Müslüman olanlar kastedilmiştir. Zıra onlar Allah'a iman etmekle
beraber Tevrat'taki bazı emirlerle ve kendilerine indirilmiş bazı hükümlerle
amel ediyorlardı. Bu yüzden Allah (c. c) "Hep birden İslam'a girin."
buyurdu. Yani, Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şeriatının hükümlerine
girin ve ondan hiçbir şeyi terk etmeyin. Sizin Tevrat'a ve Tevrat'ta bulunan
şeylere iman etmeniz yeterlidir.
"Sakın şeytanın
peşinden gitmeyin." Yani, Allah'ın emirlerine uyun ve şeytanın emrettiği
şeylerden kaçının. Zira Allah'ın (c. c) başka ayetlerde buyurduğu gibi: "O
size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi
emreder." (Bakara, 169) "O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden
olmaya çağırır. " (Fatır, 6) Bu yüzden Yüce Allah ardından "Çünkü o,
apaçık düşmanınızdır." buyurmuştur. Mutarrif der ki: Allah'ın kulları
arasında Allah'ın kullarına karşı en sahtekarı şeytandır.
"Size apaçık
deliller geldikten sonra, eğer saparsanız ... " Yani, size bunca hüccetler
sunulduktan sonra haktan saparsanız "şunu iyi bilin ki Allah"
intikamında ''Azizdir" güçlüdür; kimse O'nun elinden kaçamaz, kimse mağlup
edemez. "Hakimdir." Yani, verdiği hükümlerde, hükümlerini bozmada ve
devam ettirmede büyük hikmet sahibidir. Bu yüzden Ebu Aliye, Katade ve Rebi’ b.
Enes şöyle tefsir etmişlerdir: İntikamında aziz ve güçlü, emirlerinde büyük
hikmet sahibidir. Muhammed b. İshak ise şöyle tefsir etmiştir: Dilediğinde
kendisini reddeden kafirlere yardım etmekte bile izzet sahibidir. Kullarının
özürlerini kabulde ve onlara karşı hüccet getirmede büyük hikmet sahibidir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |