|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 83.ayet |
israiloğullarından
Alınan Bazı Sözler:
83. Vaktiyle biz,
İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya,
yetimlere, yoksullara iyilik yapacaksınız diye söz almış ve "İnsanlara
güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin" diye de emretmiştik.
Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.
Tefsiri:
Yüce Allah,
İsrailoğullarına, onlara emir vermesini ve bu hususta onlardan söz almasını,
onlarınsa kasten ve amden bunların hepsine sırt çev irdiklerini ve ellerinin
tersiyle ittiklerini, bütün bunları bile bile ve hatırlarında bulunduğu halde
yaptıklarını hatırlatıyor.
Evet, Allah (c.c) onlara
kendisine ibadet etmelerini ve hiçbir şeyi ortak koşmamalarını emretmiştir.
Nitekim Allah (c.c) başka yerlerde şöyle buyurur:
"Senden önce hiçbir
Rasul göndermedik ki ona: "Benden başka İlah yoktur; şu halde bana kulluk
edin" diye vahyetmiş olmayalım." (Enbiya, 25) Bu, hakların en yücesi
ve en büyüğüdür. Bu Yüce Allah'ın hakkıdır; yalnız ve yalnız. hiçbir ortağı
olmayan O'na kulluk etmek. .. Ardından mahlukatın hakkı gelir. Onların en
önemlisi ve en önceliklisi ise anne baba hakkıdır. Bu yüzden Allah (c.c), şu
ayetlerde olduğu gibi kendisinin hakkı ile anne babanın hakkını bir arada
zikretmiştir: ''And olsun ki biz, ''Allah'a kulluk edin ve Tağut'tan
sakının" diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik.
" (Nahl,36 " ... önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede
bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır." (Lokman, 14) "Bir de akrabaya,
yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma." (İsra, 26)
[497] Buhari ve Müslim,
Sahih'lerinde İbn Mes'ud (r.a.)'dan şöyle nakletmişlerdir; Ben "Ya
Resulallah! En faziletli amel hangisidir?" diye sordum. "Vaktinde
kılınan namaz" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. ''Anne babaya
iyilik" buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Allah yolunda
cihad" buyurdu.
[498] Bu sebeple sahih
bir hadiste şöyle geçmektedir. Bir adam "Ya Rasulallah! İyilik yapmama
herkesten daha layık olan kimdir?" diye sordum. ''Annendir" buyurdu.
"Sonra kim?" dedim, ''Annen" buyurdu. "Sonra kim?"
dedim, yine ''Annen" buyurdu. "Sonra kim?" dedim, "Baban.
Sonra sana yakınlık sırasına göre diğerleri" buyurdu.
"Yalnızca Allah'a
kulluk edeceksiniz." Zemahşerı der ki: Bu, emir manasında haber cümlesidir
ve diğerinden daha vurguludur. Sanki aslı, seleften bazılarının kıraatindeki
gibi ".....: Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz"dir ve
"....." hazfedilince merfu olmuştur. Übeyy ve İbn Mes'ud (r.a.)
hakkında onların ".....: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin" şeklinde
okudukları rivayet olunur. "....."nin kasem olmak üzere merfu olup
sanki "..... : Vallahi siz Allah'tan başkasına ibadet etmezsiniz"
dendiğini söyleyenler de olmuştur. Bunu Kurtubı, te(sirinde Sibeveyh'ten
nakletmiş ve "Bunu Müberred ve Ferra tercih etti" demiştir.
"Yetimlere ...
" Yetimler; kendilerine kazanç getiren babaları bulunmayan çocuklara
denir. Dilbilimciler: Yetim, insanlarda babası olmayana, hayvanlarda ise annesi
olmayana denir, derler. Ancak Maverdi kayıt getirilmeden kullanılan 'yetim'
kelimesinin insanlar hakkında da 'annesi olmayan' manasında kullanıldığını
zikretmiştir.
"Yoksullara ...
" Yoksullar; kendilerine ve ailelerine harcayacak paraları bulunmayan
kimselerdir. Bu sınıflar hakkında, Allah'ın (c.c) ''Allah'a ibadet edin, O'na
hiçbir şeyi ortak koşmayın ve anne babaya iyilik edin." (Nisa, 36)
buyurarak bize bunları doğrudan emrettiği Nisa suresindeki bu ayetin tefsirinde
ele alınacak.
"İnsanlara güzel
söz söyleyin. " Yani onlarla hoş bir şekilde konuşun ve işlerini
kolaylaştırın. Buna emr-i bi'l-ma'ruf ve nehyi ani'l-münker de girer. Nitekim
Hasan-ı Basrı "İnsanlara güzel söz söyleyin" ayetiyle ilgili şöyle
der:
Güzel söz (sahibi);
iyiliği emreder, kötülükten meneder, yumuşak davranır, affeder, töleranslı olur
ve Allah'ın buyurduğu gibi insanlara güzel söz söyler. Bu, Allah'ın (c.c)
beğendiği en güzel ahlaktır. Bazıları güzel manasına gelen kelimeyi
".....", bazıları ise "....." vezninde "...."
okumuşlardır. Bazıları Ahfeş'in bu kıraati (hüsna) rivayetine itiraz etmişler
ve Arapçada bu vezindeki kelimenin ..... ve ..... örneklerinde olduğu gibi
"Elif lam" takısıyla gelmesinin şart olduğunu söylemişler ve bunu
Sibeveyh'e nispet etmişlerdir. Bunu Kurtubı nakleder.
[499] İmam Ahmed b.
Hanbel, Ebü Zerr (r.a.)'dan Rasülullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle
buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kesinlikle hiçbir iyiliği küçümseme.
Yapacak bir şey bulamazsan kardeşini güleryüzle karşıfa. " Bunu Müslim ile
Tirmizi de rivayet etmişlerdir. Tirmizi sahih olduğunu belirtmiştir.
İnsanlara fiili
iyilikler yapmayı emrettikten sonra onlara güzel söz söylemeyi emretmek uygun
düşmüştür. Böylece iyiliğin fiili ve sözlü olmak üzere iki tarafı bir araya
getirilmiş oldu. Allah (c.c) daha sonra kendisine ibadete ve insanlara iyiliğe
tekrar vurgu yapıyor ve bu defa müşahhas ibadetlerden ikisini, namaz ile zekatı
zikrediyor: "Namazı kılın, zekatı verin' diye de emretmiştik." Sonra
onların azı dışında hepsinin buna sırtlarını çevirdiklerini, yani onu
arkalarına attıklarını ve bildikten sonra kasten yüz çevirdiklerini haber
veriyor. Allah (c.c) Nisa süresinde de bu ümmete benzerini emretmiştir:
"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya,
akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa,
yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve
benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran
kimseyi sevmez." (Nisa, 36) Bu ümmet de -Allah'a hamd ve şükür olsun ki-
bunları daha önce hiçbir ümmetin yapmadığı şekilde yerine getirmiş ve
uygulamıştır.
Burada nakledilen garip
rivayetlerden biri, İbn Ebi Hatim'in tefsirinde Humeyd b. Ukbe'den yaptığı şu
rivayettir: Esed b. Vedaa evinden çıktığında karşılaştığı her Yahudi ve
Hristiyan'a Selam verirdi. Ona "Sen ne yapıyorsun? Yahudilere ve
Hristiyanlara Selam veriyorsun" dediler. Allah (c.c.) "insanlara
güzel söz söyleyin" buyuruyor. Güzel söz Selam'dır, dedi. Ata'
el-Horasani’den de buna benzer bir rivayet yapılmıştır.
Ben derim ki: Sünnet'te
Yahudi ve Hristiyanlara Selam verilmeyeceği sabittir. Doğrusunu en iyi Allah
bilir.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |