|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 91, 92.ayetler |
'Biz
Yalnızca Allah'ın Bize indirdiğine inanırız' iddiaları:
91. Kendilerine:
Allah'ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a)
inanırız, derler ve ondan başkasını inkar ederler. Halbuki o Kur'an, kendi ellerinde
bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara
de ki: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın
peygamberlerini neden öldürüyordunuz?
92. And olsun Musa size apaçık mucizeler getirmişti. Sonra onun
ardından, zalimler olarak buzağıyı (ilah) edindiniz.
Tefsiri:
Allah (c.c) şöyle
buyuruyor: "Kendilerine", yani Yahudilere ve onlar gibi diğer Ehl-i kitab'a
"Allah'ın" Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e "indirdiğine iman edin", onu tasdik
edin ve tabi olun "denilince: Biz sadece bize indirilene inanırız,"
yani bize indirilen Tevrat ve İncil'e iman etmemiz bize yeterlidir, biz sadece
bunları kabul ederiz "derler ve onun ötesindekileri" yani daha sonra
indirilenleri ise "inkar ederler. Halbuki o Kur'an, kendi ellerinde
bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır." Kendileri de
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e
indirilenin hak olduğunu bilirler. ".....:
doğrulayıcı" hal üzere mansup olup manası
şöyledir: 'Bu Kitap, ellerindeki Tevrat ve İncil'i doğrulayıcı olduğu halde'
... Nitekim Kur'an'ın onlara karşı hüccet oluşu da bu
yöndendir. Nitekim Allah (c.c) "Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (o
kitaptaki peygamberi), öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar." (Bakara,
146) buyurur.
Allah (c. c) daha sonra
şöyle buyuruyor: "(Ey Muhammed!) Onlara de ki: Şayet siz gerçekten
inanıyor idiyseniz" yani kendinize indirilene iman ettiğinize dair
iddianızda samimi iseniz "daha önce Allah'ın peygamberlerini neden
öldürüyordunuz?" Gelip de elinizdeki Tevrat'ı tasdik eden, onunla hükmeden
ve onları nesih iddiasında (bile) bulunmayan peygamberleri, doğru olduklarını
bile bile zulüm, haset, inat ve onlara karşı büyüklenerek
neden öldürüyordunuz? Demek ki siz, Allah'ın (c.c) buyurduğu gibi sadece kendi hevanıza, arzunuza ve görüşlerinize tabi oluyordunuz:
"(Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe,
ona karşı büyüklük tasladınız. (Size gelen) peygamberlerden bir kısmını
yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz. " (Bakara, 87)
Süddi der ki: Allah (c.c) "Şayet siz gerçekten inanıyor
idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz?"
buyruğuyla onları kınamış ve eleştirmiştir.
İmam Taberi
ayeti şöyle tefsir eder: Ey Muhammed! Sen "Allah'ın indirdiğine iman
edin" dediğinde "Biz ancak bize indirilene iman ederiz" diyen o
Yahudilere de ki: "Ey Yahudiler! Eğer siz Allah'ın size indirdiklerine
iman ediyorsanız, Allah (c.c) kitabında peygamberlerini öldürmeyi yasakladığı,
hatta onlara tabi olmayı, itaat etmeyi ve tasdiklemeyi
emrettiği halde, neden peygamberlerini öldürdünüz? Bu cevapla Allah (c.c)
onların "Biz ancak bize indirilene iman ederiz" sözlerini
yalanlamakta ve onları kınamaktadır.
''And
olsun Musa size açık beyyineler", yani
kendisinin Allah'ın peygamberi olup Allah'tan başka hiçbir İlah'ın
bulunmadığına dair apaçık mucizeler ve kesin deliller "getirmişti."
Açık mucizeler; tufan, çekirge, haşere, kurbağalar, kan, asa, beyaz el, denizin
yarılması, bulutla gölgelenmeleri, kudret helvası, bıldırcın eti, su fışkıran
taş ve şahit oldukları başka mucizelerdir. "Sonra" yani Musa (a.s)
zamanında ve mucizeler ortasında iken 'bnun ardından
"yani Musa (a.s) yanınızdan ayrılıp Rabb'iyle
konuşmak üzere Tur dağına gittikten sonra "zalimler olarak" yani
Allah'tan başka hiçbir İlah olmadığını bildiğiniz halde buzağıya tapınma
hareketinde kendinize zulmedip "buzağıyı" Allah'tan başka ibadet
edilen mabud ve İlah "edindiniz." Nitekim
Allah (c.c) başka bir ayette şöyle buyurur: "(Tur'a giden) Musa'nın
arkasından kavmi, zinet takımlarından, böğürebilen
bir buzağı heykelini (ilah) edindiler." (Nraf,
148)
"Zalimler
olarak", yani Allah'tan başka hiçbir İlah'ın olmadığını bildiğiniz halde buzağıya
tapma fiilinizde kendinize zulmediyordunuz. Allah (c.c.) başka bir ayette de
şöyle buyurur: "Pişman olup da kendilerinin gerçekten sapmış olduklarını
görünce dediler ki: Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa mutlaka
ziyana uğrayanlardan olacağız!" (A'raf, 149)
|
Devam etmek için aşağıdaki linki
kullan |