İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Bakara Suresi

93.ayetler

 

israiloğullarından Alınan Bir Başka Ahit:

 

93. Hatırlayın ki Tur dağının altında sizden söz almış: Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri anlayın, demiştik. Onlar: İşittik ve isyan ettik, dediler. İnkarları sebebiyle buzağı kalplerine içirildi. De ki: Eğer inanıyorsanız, inancınız size ne kötü emrediyor!

 

Tefsiri:

 

Allah (c.c) İsrailoğullarına hatalarını, azgıntıklarını, verdikleri ahiHere aykırı davranmalarını ve sırt çevirmelerini saymaya devam ediyor. En son Tur dağının üstlerine dikildiğini, bunun üzerine ahdi kabul ettiklerini, sonra ise tekrar aykırı davrandıklarını haber veriyor. Allah (c.c) bunu "Onlar: İşittik ve isyan ettik, dediler." buyruğuyla ifade ediyor. Bunun tefsiri daha önce geçti.

"İnkarları sebebiyle buzağı kalplerine içirildi." Abdurrezzak, Katade'nin bu cümleyi şöyle tefsir ettiğini nakleder: Yani içlerine buzağı sevgisi dolduruldu ve bu kalplerine kadar ulaştı. Ebu Aliye ve Rebi’ b. Enes de böyle demişlerdir.

 

 

[507] İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Derda (r.a.) kanalıyla Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'dan şöyle rivayet etmiştir: "Bir şeyi sevmen seni kör ve sağır eder. " Hadisi Ebu Davud da rivayet etmiştir.

 

Süddi der ki: Musa (a.s) buzağıyı aldı ve eğe ile boğazlayıp yaktıktan sonra denize attı. Attıkları o gün, akmakta olan nehirlerin hepsine ulaştı. Sonra İsrailoğullarına "Bu sudan için" dedi, onlar da içtiler. Buzağıyı sevenlerin bıyıklarında altın belirdi. İşte Allah'ın (c.c) "Buzağı kalplerine içirildi" buyruğunda anlatılan budur.

 

İbn Ebi Hatim, Hz. Ali (r.a.)'dan şöyle nakleder: Musa (a.s) buzağıya doğru gidip üzerine eğeler koydu. Sonra onu nehir kenarında eğeledi ve tozunu nehre döktü. Nehir suyundan, buzağıya tapanlardan kim içtiyse yüzü altın gibi sapsarı kesildi. Said b. Cübeyr de "Buzağı kalplerine içirildi" buyruğu hakkında şöyle der: Yakıldıktan sonra eğelenip nehre saçıldı. Ondan yudumlayınca yüzleri zaferan gibi (kıpkırmızı) oldu. Kurtubi, Kuşeyri'nin kitabından, 'Buzağıya tapanlardan hangisi içtiyse delirdi' ifadesini naklettikten sonra şöyle der: Oradaki olay buradakinden farklıdır. Çünkü orada anlatılmak istenen, buzağının tozunun dudaklarında ve yüzlerinde görülmesi, burada bahsedilen ise buzağıya ibadet ederlerken o esnada kalplerine buzağı sevgisinin içirilmesidir. İmam Kurtubi daha sonra Nabiğa'nın, eşi Asme hakkındaki şu şiirini getirmiştir:

 

Asme'nin sevgisi kalbime işledi. Görünen görünmeyen yanında basittir. İçeceğin, kederin ve sevincin bile, Erişemediği yerlere işledi sevgisi. Onunla olduğum anları hatırladığımda, Uçuyorum; eğer insan uçarsa.

 

"De ki: Eğer inanıyorsanız inancınız size ne kötü emrediyor?" Yani, geçmişte ve bu zamanda Allah'ın (c. c) ayetlerini inkarı ve peygamberlere muhalefeti tasvip edip bu yaklaşımı ilkeniz yapmanız, sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i inkarı benimsemeniz ne kötüdür! Ki tüm insanlara gönderilen son peygamberi ve nebilerin efendisini inkar etmeniz günahlarınızın en büyüğü ve suçlarınızın en ağındır. Evet, sizler ahidlerinizi bozmak, Allah'ın (c.c) ayetlerini inkar etmek ve Allah'ı bırakıp buzağıya tapınmak gibi bunca çirkin fiilleri yaptıktan sonra, hala nasıl iman iddiasında bulunabiliyorsunuz?

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

94. Onlara "şayet ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru iseniz haydi ölümü temenni edin" de.

95. Onlar, kendi elleriyle yapmış oldukları işler sebebiyle hiçbir zaman ölümü temenni etmeyeceklerdir. Allah zalimleri iyi bilir.

96. Yemin olsun ki sen onları, yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulursun. Müşriklerden daha düşkündürler. Her biri de arzular ki bin sene yaşasın. Oysa yaşatılması hiç kimseyi azaptan uzaklaştırmaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.