|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 119.ayet |
Müjdeci
ve Korkutucu Olarak Gönderilmesi:
119. Doğrusu biz seni
Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden
sorumlu değilsin.
Tefsiri:
[592] İbn Ebi Hatim, İbn
Abbas (r.a.) kanalıyla Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle
nakleder: Bana "Doğrusu biz seni Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarıcı
olarak gönderdik" ayeti nazil oldu. Yani cennet'le müjdeleyici ve cehenneme
karşı uyarıcı olarak.''
"Sen
cehennemliklerden sorumlu değilsin." Çoğunluk bunu "...../ şeklinde,
lam harfi ötreli olumsuz haber cümlesi olarak okumuştur. Übeyy b. Ka'b
".....", İbn Mes'ud (r.a.) da "....." (sorumlu
olmayacaksın) şeklinde okumuşlardır. Bunları İmam Taberi nakletmiştir. Yani
seni inkar edenlerin inkarlarının hesabını sana sarmayız. Burada anlatılmak
istenen, şu ayetlerdekiyle aynıdır: "Sana ancak (Allah'ın emirlerini)
tebliğ etmek düşer. Hesap yalnız bize aittir." (Ra'd, 40) "O halde
(Rasulüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba
değilsin. " (Gaşiye, 21-22) "Biz onların dediklerini çok iyi biliriz.
Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Tehdidimden korkanlara Kur'an'la
öğüt ver." (Kaf, 45)
Diğerleri ise bunu
"....." şeklinde te harfi üstün olmak üzere nehiy kipinde
okumuşlardır. Yani, onların ne halde olduklarını sarma.
[593] Nitekim
Abdurrezzak, Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'den şöyle nakleder: Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in "Keşke annem babam böyle yapmasalardı!
Keşke annem babam böyle yapmasalardı! Keşke annem babam böyle
yapmasalardı!" demesi üzerine "Sen cehennemliklerden sorumlu
değilsin." ayeti nazil oldu. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ölene kadar anne ve babasını anmadı. Bunu Taberi de Musa b. Ubeyde
kanalıyla -ki hakkında olumsuz konuşulmuş biridir- Muhammed b. Ka'b
el-Kurazi’den böyle rivayet etmiştir. Kurtubi de İbn Abbas (r.a.) ile Muhammed
b. Ka'b el-Kurazi’den rivayet etmiştir. Kurtubi der ki: Bu, "Sandığından
öte oldu" manasındaki "Filanı hiç sarma!" tarzı bir cümledir.
Biz Tezkira'da Allah'ın (c. c) Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in anne
babasını dirilttiğini ve onların iman ettiklerini zikrettik ve arada,
[594] "Benim babam
da senin baban da cehennemdedir" hadisine cevap verdik.
Ben derim ki: Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ebeveyninin diriltildiklerine dair rivayet
edilen hadis Kütüb-i Sitte ve diğer muteber hadis kitaplarında yoktur ve senedi
zayıftır. Doğrusunu en iyi Allah bilir.
[595] İmam Taberi daha
sonra Davud b. Ebi Asım'dan şu rivayeti zikretmiştir: Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) bir gün ''Annem ve babam neredeler (acaba)" deyince
"Doğrusu biz seni Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak
gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu değilsin. " ayeti nazil oldu. Bu
da öncesi gibi mürseldir.
İmam Taberi, Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in anne babası hakkında şüpheye düşmesinin
imkansız olduğu gerekçesiyle Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'den ve başkalarından
rivayet edilen bu görüşü reddetmiş ve birinci görüşü tercih etmiştir. Onun
buradaki üslubu tartışılır. Çünkü bunu, anne ve babasının durumunu öğrenmeden
önce onlar için bağışlanma dilediği dönemde söylemiş olması, durumlarını
öğrenince bunu bırakmış ve -sahih hadis kitaplarında geçtiği üzere- onların
cehennemde olacaklarını haber vermiş olması mümkündür. Bunun birçok benzerleri
ve örnekleri olup Taberi'nin söylediği şey gerekmez. Doğrusunu en iyi Allah
bilir.
[596] İmam Ahmed b.
Hanbel, Ata b. Yesar (r.a.)'dan şöyle nakleder: Abdullah b. Amr b. el-As'la
karşılaştım. Ona "Bana Rasulullah'ın Tevrat'ta anlatılan özelliklerinden
bahset" dedim. Şöyle anlattı: Tamam bahsedeyim. Vallahi o, Tevrat'ta da
Kur'an'da bahsedilen şu nitelikleri ile anılmıştır. "Ey Peygamber! Biz
seni bir şahit, müjdeleyici, bir uyarıcı, ümmiler için bir koruyucu olarak
gönderdik. Sen benim kulum ve Rasulümsün. Sana "mütevekkil" adını
verdim. O peygamber asık suratlı ve katı kalpli değildir. Çarşı-pazarda yüksek
sesle bağırmaz. Kötülüğü kötülükle savmaz, affeder ve bağışlar. İnsanların
"Allah'tan başka İlah yoktur" sözünü kabul etmesiyle yanlış yolda
olan milleti doğruya yöneltmedikçe Allah onun canını almayacak. Allah onunla
kör gözleri, sağır kulakları ve kapalı kalpleri açacak." Bunu tek rivayet
eden İmam Buhari'dir. Bunu Alış-veriş Kitabı'nda Ata kanalıyla Abdullah b.
Selam'dan, Tefsir Kitabı'nda ise Amr b. el-As (r.a.)'dan tahric etmiştir.
Bunu Hafız İbn Merduyeh
de rivayet etmiştir. Ancak onda Ata'nın şu ziyadesi vardır: Sonra Ka'b el-Ah
bar' la karşılaştım ve ona bunu sordum. Birbirlerinden farklı bir şey
söylemediler. Ancak Ka'b kendi lehçesiyle; ..... yerine) ..... yerine) .....
yerine) ..... dedi.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |