|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 139 – 141.ayetler |
Ehl-i
Kitab'a Cevaplara Devam:
139. De ki: Allah
bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz olduğu halde, O'nun hakkında bizimle
tartışmaya mı girişiyorsunuz? Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da
size aittir. Biz O'na gönülden bağlananlarız.
140. Yoksa siz,
İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbatın Yahudi, yahut Hristiyan olduklarını
mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah
tarafından kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim
olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
141. Onlar bir
ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız
da size aittir. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz.
Tefsiri:
Allah (c.c),
peygamberini müşriklerle tartışmayı bırakmaya yönlendirerek buyuruyor ki:
"De ki: Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz" hem sizde hem
bizde tasarrufta bulunan, sadece kendisine kulluk edip hiçbir şeyi ortak
koşmamaya, ibadeti sadece ona has kılmaya layık olan "olduğu halde bizimle
rartışmaya mı girişiyorsunuz?" Yani Allah'ı birleme, O'na karşı ihlas ve
samimiyet, boyun eğme, emirlerine uyup yasaklarından kaçınma hususunda bizimle
tartışıyor musunuz? "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size
aittir. " Yani bizim sizinle, sizin de bizimle hiçbir alakanız yoktur.
Allah'ın (c.c) başka ayetlerde buyurduğu gibi: "(Rasulüm!) onlar seni
yalanlarlarsa de ki: Benim işim bana, sizin işiniz de size aittir. Siz benim
yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım." (Yunus, 41)
"Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: "Bana uyanlarla birlikte
ben kendimi Allah'a teslim ettim." Ehl-i kitaba ve ümmilere de: "Siz
de Allah'a teslim oldunuz mu?"de. Eğer teslim oldularsa doğru yolu
buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır.
Allah kullarını çok iyi görmektedir." (Al-i İmran, 20) "Kavmi onunla
(İbrahim'le) tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: Beni dOğru yola iletmişken,
Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz
şeylerden korkmam. Ancak, Rabbimin bir şey dilemesi hariç. Rabbimin ilmi her
şeyi kuşatmıştır. Hala ibret almıyor musunuz?" (En'am, 80) "Allah kendisine
mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim
ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mU" (Bakara,258)
"Biz O'na gönülden
bağlananlarız." Sizin bizimle hiçbir alakanız olmadığı gibi bizim de
sizinle hiçbir alakamız yoktur ve biz ona gönülden bağlananlarız. Yani ibadet
ve yönelişimizi yalnız O'na yaparız.
Sonra Allah (c. c)
onların İbrahim (a.s) ile ardından anılan peygamberlerine kendi milletlerinden,
Yahudi veya Hristiyan olduğu iddialarını reddediyor ve şöyle buyuruyor:
"De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?" Yani elbette
Allah daha iyi bilir. O ise mesela "İbrahim, ne Yahudi, ne de Hristiyan
idi; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de
değildi. .. " (Al-i İmran, 67 vd) ile sonraki ayetlerde olduğu gibi
bunların ne Yahudi ne Hristiyan olduklarını bildirmiştir.
"Allah tarafından
kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim
olabilir?" Hasan-ı Basrı der ki: Onlar kendilerine gelen kitaplarda
"Allah katında tek dinin İslam, Muhammed'in Allah Resulü, İbrahim, İsmail,
İshak, Yaklib ve torunlarının Yahudilerden ve Hristiyanlardan uzak
olduklarını" okuyorlardı. Allah (c.c) bu konuda şahitlik etmiş ve onlar
bunu Allah (c.c) adına kendi içlerinde ikrar etmişlerdi. Sonra ise yanlarındaki
bu ilahi şahitliği gizlediler. "Allah yaptıklarınızdan gafil
değildir." cümlesi büyük bir tehdit ve uyarıdır. Yani Allah'ın (c. c)
bilgisi yaptıklarınızı çepeçevre kuşatmıştır ve size bunun cezasını verecektir.
Allah (c.c) daha sonra
şöyle buyuruyor: "Onlar bir ümmetti; gelip geçti.
Onların kazandıkları
kendilerine, sizin kazandıklarınız da size aittir." Yani; onların yapıp
ettikleri onlara, sizin yapıp ettiğiniz sizedir. "Siz onların
yaptıklarından sorguya çekilmezsiniz." Onların yoluna uymadığınız taktirde
de onların soyundan olmanız size hiçbir fayda vermeyecek. Onlar gibi Allah'ın
emirlerine boyun eğmedikçe, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderilen peygamberlerin
yolunu takip etmedikçe, sırf onların soyundan gelmenize aldanmayın. Çünkü tek
bir peygamberi inkar eden, diğer peygamberleri de inkar etmiş olur. Özellikle
bu peygamber, peygamberlerin efendisi, Resullerin sonuncusu, alemlerin Rabbinin
tüm insanlara ve cinlere gönderdiği peygamber ise -Allah'ın salat ve selamı
onun ve diğer tüm peygamberlerin üzerine olsun- ...
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |