|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Bakara Suresi 146, 147.ayetler |
Onlar Hz. Peygamber'i
Oğulları Gibi Tanırlar:
146. Kendilerine kitap
verdiklerimiz, onu öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Buna rağmen
onlardan bir grup, bile bile gerçeği gizler.
147. Gerçek olan,
Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma!
Tefsiri:
Allah (c.c) Ehl-i kitap
din bilginlerinin, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tarafından
getirilenlerin hak olduğunu, kendi evlatlarını bildikleri gibi bildiklerini ve
tanıdıklarını haber veriyor. Araplar bir şeyin kesin hakikat olduğunu ifade
etmek için bu darb-ı meseli ("oğlu gibi tanımak") kullanırlar.
[695] Nitekim bir
hadiste geçtiği üzere Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında küçük
bir çocuk bulunan bir adama "Bu senin oğlun mu?" diye sordu. Adam:
Evet ya Rasulallah! Buna şehadet ederim, dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ne o senin aleyhine olarak cinayet
işleyebilir, ne de sen onun aleyhine olarak cinayet işleyebilirsin"
buyurdu.
Kurtubı der ki: Rivayete
göre Hz. Ömer (r.a.) Abdullah b. Selam'a "Gerçekten sen Muhammed'i kendi
evladını tanıdığın gibi tanıyor musun?" diye sordu. Abdullah: Evet, hatta
bundan da öte. Çünkü "göğün emini" nitelikleri belirtilmiş "yerin
emini"ne gönderildi, dolayısıyla onu tanıdım. Çocuğumun durumunu ise
bilmiyorum, dedi.
Ben derim ki: "Onu
öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar." ifadesinden kastın, 'başka
çocuklar arasında kendi çocuklarını tanıdıkları gibi' olması mümkündür. ZIra kişi,
çocuğunu başka çocuklar arasında gördüğünde şüphe etmeden, tereddütsüz tanır.
Sonra Allah (c. c) kesin ve sağlam bilgilere sahip olmalarına rağmen hakkı
gizlediklerini haber veriyor: "Buna rağmen onlardan bir grup, bile bile
gerçeği gizler. " Yani kitaplarında bulunan Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'in vasıflarına ilişkin bilgileri insanlardan gizler.
Allah (c.c) daha sonra,
Hz. Peygamber ile mü'minlerin (hak üzerinde) sebat etmelerini sağlamak için Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in getirdiklerinin şüphe götürmez
hakikatlerin ta kendisi olduğunu bildiriyor ve şöyle buyuruyor: "Gerçek
olan, Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma!"
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |