İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Al-i İmran Suresi

12 ve 13.ayetler

 

Zafer Az da Olsalar Mü'minlerindir:

 

12. (Resulüm!) İnkar edenlere de ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehennem'e sürüleceksiniz. Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!

13. (Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır. Biri Allah yolunda çarpışan bir grup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kafir bir grup. Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah buyuruyor ki: Ey Muhammed! Kafirlere de ki: "Yakında" dünyada iken "mağlup olacaksınız ve" kıyamet gününde "Cehenneme sürüleceksiniz. Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!"

 

 

[1373] Muhammed b. İshak b. Yesar, Asım b. Ömer b. Katade'den şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bedir' deki kafirlere hadlerini bildirip Medine'ye dönünce Yahudileri Beni Kaynuka pazarında topladı ve onlara, "Ey Yahudiler! Allah Kureyş'e verdiği belanın aynısını size de vermeden evvel Müslüman olun." diye konuşma yaptı. Yahudiler, Ey Muhammed! Savaşı bilmeyen bir grup cahil Kureyşliyi yendiğinden dolayı gurura kapılma. Vallahi sen bizimle savaşsaydın bizim nasıl olduğumuzu anlar, bizim gibilerle hiç karşılaşmadığmı anlardın." dediler. Bunun üzerine Yüce Allah, "(Resulüm!) İnkar edenlere de ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehennem'e sürüleceksiniz. Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!" ayetini indirdi. Bunu ayrıca Muhammed b. İshak, Muhammed b. Ebi Muhammed'den, o Said’den veya İkrime'den o da İbn Abbas (r.a.)'tan rivayet etmiştir. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyuruyor:

 

"(Bedir'de)" savaş için "karşı karşıya gelen şu iki grubun" iki taifenin "halinde sizin için" ey bir takım şeyler söyleyen Yahudiler "büyük bir ibret vardır. " Yani Allah'ın dinini aziz ve güçlü yapacağına, peygamberine yardım edeceğine, sözünü ortaya koyacağına ve davasını yücelteceğine dair delil vardır.

 

"Biri" yani Müslümanlar ''Allah yolunda çarpışan bir grup, diğeri ise bunları apaçık kendilerinin iki misli gören kafir bir grup" ki onlar Bedir savaşında bulunan Kureyş müşrikleridir. İmam Taberi'nin nakletliğine göre bazı alimler şöyle demişlerdir: Bedir günü müşrikler Müslümanları beden gözleriyle kendilerinin iki katı gibi görüyorlardı. Yani, Yüce Allah müşriklere Müslümanları böyle görmelerini sağlamış ve bu Müslümanların galip olmalarına yol açmıştır. Bunda sadece bir yönden problem vardır ki o da şudur: O gün müşrikler Müslümanların sayısını tespit etmesi için Ömer b. Vehb'i Müslümanlara gönderdiler. Ömer onlara Müslümanların 300 civarında, biraz az veya biraz çok olduğunu bildirdi. Gerçekten de öyleydi; Müslümanlar 310 küsür kişiydiler. Sonra savaş olunca Allah (c.c) onlara en özel ve en saygınlarından 1000 melek gönderdi.

 

Diğer görüşe göre ise, "Kendilerinin iki katı görüyorlardı" ifadesinin manası şudur: Müslümanlar kafir ordusunu kendilerinin iki misli, yani sayıca iki katı görüyorlardı. Bununla birlikte Allah (c. c) Müslümanları kafirlere muzaffer kıldı. Bu görüşte, Avfi'nin İbn Abbas (r.a.)'tan şu rivayetine nazaran hiçbir problem yoktur: "Bedir günü Müslümanlar 313, müşrikler ise 626 kişiydiler. Sanki bu görüş bu ayetin zahiri manasından alınmadır. Fakat bu, tarihçi ve siyercilerce meşhur rivayet ile cumhurun, "Müşrikler 900 ile 1000 arası idiydiler" görüşüne aykırıdır.

 

 

[1374] Nitekim Muhammed b. İshak, Yezid b. Ruman kanalıyla Urve b. Zübeyr’den şöyle nakleder: Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Beni Haccac kabilesinden o siyah köleye Müşriklerin sayısını sorunca köle "Sayıları çok" dedi. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Hergün ne kadar hayvan kesiyorlar?" diye sordu. Köle, "Bir gün 9, bir gün 10 deve kesiyorlar" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Öyleyse onlar 900 ile 1000 arasındadırlar" buyurdu. Ebu İshak, Harise kanalıyla Hz. Ali (r.a.)'tan, "Müşrikler bin kişiydiler" dediğini rivayet etmiştir. İbn Mes'ud (r.a.) da böyle demiştir. Meşhur ve yaygın olan görüş de onların 900 ile 1000 arası oldukları yönündedir. Her halükarda müşrikler Müslümanların üç katıydılar. Buna göre bu görüş (yani Müslümanların müşrikleri kendilerini iki katı gördüğü görüşü) problem teşkil eder. Ancak İmam Taberi bu görüşü doğru bularak şu açıklamayı getirir: Mesela senin 3000 liraya ihtiyacın olduğunda, "Benim 1000 liram var ve onun üç katına ihtiyacım var" dersin. İmam Taberi böyle demiştir. Buna göre problem yoktur. Fakat her iki görüşe göre akla gelebilecek bir problem var ki o da şudur:

Peki bu ayetle, yine Bedir savaşı hakkındaki, "Allah, takdir edilen bir işi (savaşı) yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu." (Enfal, 44) ayetin arasını nasıl bulacaksınız? Cevap: Bu ayet bir durumu, diğeri ise başka bir durumu anlatmaktadır. Zira, Süddi'nin Mürre et-Tayyip'ten, onun da İbn Mes'ud (r.a.)'tan naklettiğine göre O (r.a.), "(Bedir'de) karşı karşıya gelen şu iki gurubun halinde sizin için büyük bir ibret vardır." ayeti hakkında şöyle demiştir: Bu Bedir günündeydi. Müşriklere baktık ve iki katımız olduklarını gördük. Sonraki bakışımızda bizden tek bir kişi dahi fazla olmadıklarını gördük. İşte Allah'ın (c.c) ''Allah, takdir edilen bir işi (savaşı) yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları sizin gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. " (Enfal, 44) buyruğu bunu anlatmaktadır. Ebu İshak, Ebu Ubeyde'den İbn Mes'ud (r.a.)'ın şöyle dediğini nakleder: Gerçekten de onlar gözümüzde azaltıldılar. Hatta yanımdaki birine, "Sen onları 70 gibi mi görüyorsun?" dedim, "Yüz gibi görüyorum" dedi. Sonra onlardan birini esir aldığımızda, "Siz kaç kişiydiniz?" dedim. "Bin kişiydik" dediler. Öyle anlaşılıyor ki; Müslümanlarla müşrikler karşı karşıya geldiklerinde Müslümanlar müşrikleri kendilerinin iki katı gördüler ki Allah'a tevekkül etsinler, yönelsinler ve Rablerinden yardım istesinler. Müşriklere de mü'minler böyle (kendilerinin) iki katı gösterildiler ki korku, dehşet, telaş ve paniğe kapılsınlar. Taraflar saf tutup karşı karşıya geldiklerinde ise Allah (c.c) her biri diğerine saldırması için her iki tarafı diğerinin gözünde az gösterdi. Allah (Tevbe suresinde), ''Allah, takdir edilen bir işi (savaşı) yerine getirmek için" buyurmuştur. Yani hak ile batılı birbirinden ayırıp iman hakikatini küfür ve tuğyan üzerinde galip kılmak, mü'minleri aziz, kafirleri zelil yapmak için. Nitekim Yüce Allah başka bir yerde de, ''Andolsun siz zelil bir halde iken Allah size Bedir'de yardım etmişti" (Al-i imran, 123) buyurmuştur.

 

Yüce Allah burada şöyle buyuruyor: ''Allah dilediğini yardımı ile destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır. " Yani, şüphesiz bunda basiret ve anlayış sahibi kimseler için Allah'ın hikmetine, fiillerine ve O'nun, mü' min kullarına hem bu dünyada, hem şahitlerin bulunacağı kıyamet gününde yardım etme şeklindeki daimi kaderine ulaştıracak önemli ibret ve sonuçlar vardır.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

14. Nefsani arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.

15. (Rasulüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi?: Takva sahipleri için Rableri yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi görür.