|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Al-i İmran Suresi 14 ve 15.ayetler |
Dünya Bir Metadır:
14. Nefsani arzulara,
(özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma
atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı.
Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer,
Allah'ın katındadır.
15. (Rasulüm!) De ki:
Size bunlardan daha iyisini bildireyim mi?: Takva sahipleri için Rableri
yanında, içinden ırmaklar akan, ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler
ve (hepsinin üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. Allah kullarını çok iyi
görür.
Tefsiri:
Yüce Allah bu dünyada
insanlara süslü gösterilen kadınlar ve oğullar gibi türlü zevkleri ve hazları
haber veriyor. Önce kadınlardan başlıyor; çünkü onların cazibe ve fitneleri
daha kuvvetlidir. Nitekim sahih bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurmuştur:
[1375] "Benden
sonra erkeklere kadınlardan daha büyük bir fitne bırakmadım" Ama kadın,
iffeti korumak ve ondan çok çocuk sahibi olmak kastıyla istenirse bu istenilen
ve teşvik edilen güzel bir şeydir. Nitekim evlenmeye ve çok çocuk sahibi olmaya
teşvik eden hadisler vardır: "Bu ümmetin en hayırlısı en çok kadını olan
kimsedir" gibi.
[1376] Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Dünya geçici metadır, en hayırlı metaı ise
saliha eştir. Saliha eş kocası kendisine baktığında ona mutluluk bahşeder,
kocasının olmadığı yerde ırzını ve kocasının malını korur. " buyurmuştur.
[1377] Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) başka bir hadiste de, "Bana kadın ile güzel
koku sevdirildi. Göz aydınlığım (mutluluğum) ise namazda kılındı. " buyurmuştur.
[1378] Aişe (r.anha) der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kadınlardan daha çok sevdiği
tek şey at idi, Başka bir rivayette, "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'in atlardan daha çok sevdiği tek şey kadındı" demiştir.
İnsan çocuklarının
olmasını bazen başkalarına karşı övünmek için, bazen dünya süsü olarak arzular
ki bunların her ikisi de ayetin ifade ettiği sevgi kapsamındadır. Bazen ise
Müslüman neslin ve hiçbir ortağı bulunmayan Allah'a ibadet eden Muhammed
ümmetinin çok olması maksadıyla olur. Bu ise övülen güzel bir şeydir.
[1379] Nitekim sahih bir
hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Sevgi ve muhabbet dolu kadınlar ile doğurtkan kadınlarla evlenin. Çünkü
ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim. "
Mal sevgisi de aynı
şekilde kişide bazen güçsüzlere karşı büyüklenme ve övünme, fakirlere zorbalık
yapma maksatlı olur ki bu, şer' an yerilmiş kötü bir şeydir. Bazense ibadetler,
sıla-ı rahim ve akrabalar için harcamak, çeşitli ibadet ve taatlerden
faydalanmak için olur ki bu da şer' an övülen güzel bir şeydir.
Müfessirlerin kıntarın
(yığın yığın) ne olduğu hususunda farklı görüşleri vardır. Görüşlerin ortak
yönü, Dahhak ve başkalarının söyledikleri gibi bol mal manasını ifade
etmesidir. Kıntar kimine göre 1000 dinar, kimine göre 1.200 dinardır. Kimisi
12.000 dinar, kimisi 40.000 dinar, kimisi 60.000 dinar, kimisi 70.000 dinar,
kimisi 80.000 dinar demiştir. Başka görüşler de vardır.
[1380] İmam Ahmed b.
Hanbel, Ebu Hureyre (r.a.)'tan Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
"Kıntar 12.000
ukiyyedir ve her bir ukiyye gökle yer arasındakilerden daha hayırlıdır. "
Bunu İbn Mace, İbn Ebi Şeybe kanalıyla rivayet etmiştir. Bunu İmam Taberi Ebu
Hureyre (r.a.)'tan onun kendi sözü olarak rivayet etmiştir. Veki' de Ebu
Hureyre (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Kıntar 12.000 ukiyyedir. Bir ukiyye
gökle yer arasındakilerden daha hayırlıdır." Bu rivayet daha sahihtir.
İmam Taberi, Muaz b. Cebel (r.a.) ile İbn Ömer (r.a.)'tan da böyle rivayet
etmiştir. İbn Ebi Hatim Ebu Hureyre (r.a.) ile Ebu Derda (r.a.)'tan,
"Kıntar 12.000 ukiyyedir" dediklerini rivayet etmiştir.
[1381] İmam Taberi daha
sonra Übeyy b. Ka'b (r.a.)'tan şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kıntar 1.200 ukiyyedir. " Bu da münker bir
rivayettir ve diğer sahabilerden gelen rivayetler gibi Übeyy b. Ka'b (r.a.)'ın
kendi sözü olma ihtimali daha yüksektir.
[1382] Nitekim İbn
Merduyeh de Ebu Derda (r.a.)'tan şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim yüz ayet okursa gafillerden yazılmaz. Kim
100 ile 1000 arası ayet okursa ona Allah katında bir kıntar sevap yazılır. Onun
bir kıntan büyük bir dağ kadardır. " Bunu Veki' de Musa b. Ubeyde'den bu
manayla rivayet etmiştir.
[1383] Hakim de
Müstedrek'inde, Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)’e Allah'ın (c.c) "kıntar kıntar (yığın
yığın) altın" buyruğu soruldu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem), "Bir kıntar iki bin ukiyyedir" buyurdu. Hakim, "Buhari
ve Müslim'in şartlarını taşıyan sahih bir hadistir, ancak onlar tahric
etmemişlerdir" demiştir. Hakim böyle rivayet etmiştir. İbn Ebi Hatim'in
Enes b. Malik (r.a.) kanalıyla Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den
rivayetindeki lafız ise farklıdır: "Bir kıntar 1000 dinardır" İbn
Merduyeh ile Taberani böyle rivayet etmişlerdir. İmam Taberi, Hasan-ı Basri
(r.a.)'tan mürsel ve mevkuf olarak, "Kıntar 1.200 kıntardır" sözünü
rivayet etmiştir ki bu aynı zamanda Avfi'nin İbn Abbas (r.a.)'tan rivayetidir.
Dahhak der ki: Araplardan, "Bir kıntar 1.200 dinardır" diyenler
vardır. Bazıları ise, "12.000 dinar" derler. İbn Ebi Hatim, Ebu Said
el-Hudri (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir:
Kıntar bir öküz derisi
dolusu altındır. Ebu Muhammed der ki: Bunu Muhammed b. Musa el-Hurşi, Hammad b.
Zeyd'den merfU olarak zikretmiştir, ancak mevkuf rivayet daha sahihtir.
At sevgisine gelince; o
da üç çeşittir: Bazen sahipleri atları Allah yolunda, ihtiyaç duyduklarında
binip cihada çıkmak için beslerler. Bunlara bundan dolayı sevap vardır. Bazen
Müslümanlara karşı övünmek ve böbürlenmek maksadıyla beslenilir ki bunu yapan
da günah kazanır. Bazense kendini koruma ve at neslinin devamını sağlama
maksadıyla beslenir ve ondaki Allah'ın (c.c) hakkı unutulmaz. Bazı atlar da,
inşaallah, "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve
cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın .. " (Ental, 60) ayetinin
tefsirinde gelecek hadislerde ifade edildiği üzere, sahipleri için bir
örtüdürler.
Ayette geçen diğer
kelimelere gelince; İbn Abbas (r.a.)'tan rivayete göre o (atların sıfatları
olarak kullanılan) müsevveme kelimesini "otlanan", (kadınların sıfatı
olarak gelen) mutahhara (temiz, pak) kelimesini ise güzel ile tefsir etmiştir.
Mücahid, İkrime, Said b. Cübeyr, Abdurrahman b. Abdullah b. Ebra, Süddi, Rebi
b. Enes, Ebu Sinan ve başkalarından da bu şekilde rivayet edilmiştir. Mekhul,
"Müsevveme at' alnı ve ayağı beyaz at demektir" demiştir.
[1384] İmam Ahmed b.
Hanbel, Ebu Zerr (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Rasulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her Arap atına her sabah izin verilir ve
o şu iki duayı yapar: ''Allah'ım! Sen beni insanlardan birilerine verdin.
Öyleyse beni onun en sevdiği mal ve en sevdiği aile efradı eyle (başka bir
rivayette: onun en sevdiği aile efradı ve malı ey le) "
Ayetteki
"En'am" (hayvanlar)dan kasıt deve, sığır ve davarlardır.
"Hars" (ekin) ise ağaç dikmede ve ziraatte kullanılan toprak parçası
demektir.
[1385] İmam Ahmed b.
Hanbel, Süveyd b. Hübeyre kanalıyla Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve
Sellem)'den şöyle rivayet etmiştir: "Kişinin en hayırlı malı aşılanabilen
(nesli devam eden) atlar ile aşılanan hurma ağaçlarıdır. " Me'bure nesli
çok, sikke sıra sıra hurma ağaçları, me'bure de aşılanan ve nesli devam eden
manalarına gelir.
Yüce Allah daha sonra
şöyle buyuruyor: "Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. "
Yani, bunlar sadece dünyanın geçici ve fani süs ve zinetleridir. "Halbuki
varılacak güzel yer" yani güzel dönüş ve güzel mükafat yeri "Allah
katındadır. "
Nitekim İmam Taberi,
Ömer b. Hattab (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: "İnsanlara ... çekici
kılındı" ayeti (14. ayet) nazil olunca, "Ey Rabbim, işte onları bize
şimdi sevimli yaptın" dedim. Bunun üzerine, "(Rasulüm!) De ki: Size
bunlardan daha iyisini bildireyim mi? ... " ayeti (15. ayet) indi. Bu
yüzden Yüce Allah, "(Rasulüm!) De ki: Size bunlardan daha iyisini
bildireyim mi? ... " buyurmuştur. Yani; "Ey Muhammed! İnsanlara de
ki: Size, insanlara dünya hayatında süslü gösterilmiş ve mutlaka yok olacak
dünyevi süs ve nimetleri haber vereyim mi?" Yüce Allah daha sonra şu
buyruğuyla buna cevap vermiştir: "Rableri yanında, içinden ırmaklar akan,
ebediyyen kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve (hepsinin üstünde) Allah'ın
hoşnutluğu vardır ... " Yani, cennetin muhtelif yerlerinden doğan ve akan
hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşerin aklına
gelmeyecek bal, süt, şarap, su ve başka türlü türlü içecek nehirler vardır.
"Ebediyyen kalacakları ", yani, orada sonsuza dek kalıp oradan
ayrılmayı hiç istemeyecekleri.
"Tertemiz
eşler", yani, her çeşit necasetten, dünya kadınlarına anı olan hayız,
nifas ve benzeri her türlü pislik halinden uzak olan eşler.
"Ve (hepsinin
üstünde) Allah'ın hoşnutluğu vardır. " Yani, Allah onlardan hoşnut olacak
ve sonsuza dek kızmayacaktır. Bu yüzden Yüce Allah Tevbe suresindeki bir
ayette, "Allah'ın hoşnutluğu ise en büyük (nimet)tir" (Tevbe, 72)
buyurmuştur. Yani, Allah'ın onlara verdiği ebedi nimetlerin en büyüğüdür.
"Allah kullarını
çok iyi görür. " Yani, dolayısıyla her birine hak ettiği kadar ihsanda
bulunacaktır.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |