İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Al-i İmran Suresi

16 ve 17.ayetler

 

Cenneti Hak Eden Müttakilerin Bazı Nitelikleri:

 

16. (Bu nimetler) "Ey Rabbimiz! İman ettik; bizim günahlarımızı bağışla, bizi ateş azabından koru!" diyen;

17. Sabreden, dürüst olan, huzurda boyun büken, infak eden ve seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir).

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah bol mükafat vaad ettiği müttaki kullarının vasıflarını anlatarak şöyle buyuruyor: "(Bu nimetler) 'Ey Rabbimiz!' Sana, kitabına ve peygamberlerine iman ettik; öyleyse sana ve bize gönderdiğin şeriatına imanımız hatırına "bizim günahlarımızı" lütuf ve rahmetinle günahlarımızı ve işlerimizdeki kusurlarımızı "bağışla ve bizi cehennem azabından koru!" diyen (ler içindir)."

Yüce Allah daha sonra şöyle buyuruyor: "Sabreden" yani ibadetleri yerine getirme ve günahlardan sakınmada sabır ve sebat eden, "dürüst olan" dil ile ifade ettikleri imanlarını devamlı yaptıkları meşakkatli amellerle tasdik eden ve onaylayan, "huzurda boyun büken" kunut, itaat etmek ve boyun eğmek demektir, "infak eden" yani mallarının bir kısmını emrolundukları tüm taat ve ibadetlerde, sıla-ı rahimde, akrabalarının ihtiyaçlarını gidermede ve muhtaçlara yardımda harcayan "ve seher vaktinde Allah'tan bağış dileyenler (içindir)." Bu cümle seher vaktinde istiğfarın faziletini ifade etmektedir. Nitekim Yakub (a.s)'ın, oğullarına, "Sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim" (Yusuf, 36) derken onu seher vaktine ertelediği söylenmiştir.

 

 

[1386] Buhari, Müslim'in Sahih'leri ile diğer Müsned ve Sünen kitaplarında bir grup sahabiden birçok kanalla rivayet edilen bir hadiste Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah her gece, gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına iner ve "Bir şey isteyen var mı, vereyim? Bir dua eden var mı, kabul edeyim? Bağış dileyen biri var mı onu bağışlayayım" diye seslenir ... " Hafız Darekutni bu konuda müstakil bir kitap kaleme almış ve bu hadisi birçok tarikiyle zikretmiştir.

 

 

[1387] Buhari ve Müslim, Aişe (r.anha)'dan şöyle rivayet etmişlerdir: "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vitir namazını gecenin her vaktinde; başında, sonunda ve ortasında eda etti. Vitri nihayet seher vaktinde karar kıldı." Abdullah b. Ömer (r.a.) da gece namaz kılar, sonra "Ey Nafi', seher vakti geldi mi?" diye sorar, "Evet" dediğinde sabaha kadar dua ve istiğfar ederdi. Bunu İbn Ebi Halim rivayet etmiştir. İmam Taberi de İbrahim b. Hatib kanalıyla onun babasından şöyle rivayet etmiştir: Seher vakti birisini caminin bir köşesinde şöyle derken işittim: "Rabbim, emrettin, emrine uydum. İşte seher vakti; artık beni bağışla." Sonra baktığımda onun İbn Mes'ud olduğunu fark ettim.

 

 

[1388] İbn Merduyeh, Enes b. Malik (r.a.)'tan şöyle rivayet etmiştir: Bize geceleyin namaz kılınca seher vaktinin sonunda 70 defa istiğfar etmemiz emredilirdi. 

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

18. Allah, adaleti ayakta tutarak kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de bunu ikrar ettiler. (Evet) O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Mutlak güç ve hikmet sahibi Allah'tır.

19. Allah nezdinde hak din İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini inkar edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.

20. Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: "Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah'a teslim ettim." Ehl-i kitaba ve ümmilere de: "Siz de Allah'a teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca tebliğ etmektir. Allah kullarını çok iyi görmektedir