İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Al-i İmran Suresi

52 – 54.ayetler

 

isa (a.s) ile Havarileri:

 

52. İsa, onlardaki inkarcılığı sezince, ''Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?" dedi. Havarfler, "Biz, Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahit ol ki bizler Müslümanlarız" cevabını verdiler.

53. Havarfler) "Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz" dediler.

54. (Yahudiler) tuzak kurdular; Allah da onların tuzaklarını bozdu Allah, tuzak kuranların hayırlısıdır.

 

Tefsiri:

 

"İsa, onlardaki inkarcılığı sezince" onların küfürde ısrarlarının ve sapıklıkta devam edişlerinin farkına varınca "dedi ki: Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?" Mücahid der ki: Yani, Allah'a giden yolda beni kim takip edecek? Süfyan-ı Sevri ve başkaları ise, ''Yani, Allah'ın yanında benim başka yardımcılarım kimler olacak?" demişlerdir. Mücahid'in görüşü doğruya daha yakındır. Anlaşılan, İsa (a.s), "Kim Allah'a davette benim yardımcım olacak?" demek istemiştir.

 

 

[1426] Bu Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in hac mevsimlerinde ve Medine'ye hicretten önce söylediği şu söz gibidir: "Rabbimin sözünü tebliğ etmem için kim beni yanına alıp koruyacak? Çünkü Kureyş beni Rabb'imin sözünü tebliğ etmekten engelliyor. " Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonunda Ensarı buldu. Ensar O'nu (Sallallahu aleyhi ve Sellem) himayelerine alıp yardım ettiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şehirlerine hicret etti. Ensar da onu koruyup siyah derili, kırmızı derili herkese karşı onu savundular. Allah onlardan razı olsun ve onları hoşnut eylesin. İsa (a.s) da öyle oldu. İsrailoğullarından bir grup insan davetine icabet ederek ona iman ettiler, desteklediler ve yardım ettiler. Onunla birlikte indirilen nura tabi oldular. Bu yüzden Yüce Allah onlardan şöyle bahsediyor: "Havarfler, 'Biz, Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahit ol ki bizler Müslümanlarız' cevabını verdiler. "

 

"(Havarıler) 'Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz' dediler." Bazıları Havari kelimesinin terziler manasına geldiğini ve terzi olduklarından dolayı bu ismi aldıklarını söylerken, bazıları elbiselerinin beyaz olması, bazıları ise avcı olmaları sebebiyle bu isimle anıldıklarını söylemişlerdir. Doğrusu ise havarinin yardımcı manasına geldiğidir.

 

 

[1427] Nitekim Buhari ve Müslim'in Sahih'lerinde rivayet ettiklerine göre; Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ahzab (Hendek) savaşında bir iş için insanları yardıma çağırdı, Zübeyr (r.a.) kabul etti. Sonra tekrar çağırdığında onu da yine Zübeyr kabul etti. Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Her peygamberin bir havarisi vardır, benim havarim de Zübeyr'dir" buyurdu. İbn Ebi Hatim'in İbn Abbas (r.a.)'tan rivayet ettiğine göre O (r.a.), "Şimdi bizi şahitlerden yaz" buyruğunu, "Bizi Muhammed ümmeti ile birlikte eyle" diye tefsir etmiştir. Bunun senedi ceyyittir.

 

Daha sonra Yüce Allah İsrailoğullarından bir grubun toplanarak İsa (a.s)'a karşı plan yapışlarını, onu yok etme ve çarmıha germe niyetlerini haber veriyor. Bu kimseler İsa (a.s)'ı dönemin kafir olan kralına şikayet ettiler ve ona, "Burada insanları saptıran ve krala itaatten çıkaran, halkı kışkırtan, babayla oğlunu birbirinden ayıran bir adam var" gibi yalanlar dizdiler, onun veled-i zina olduğunu söylediler. İsa (a.s)'a karşı bu kışkırtmalar sonucu kralonu yakalayıp çarmıha germesi ve öldürmesi için birini gönderdi. Evini kuşattıkları ve artık ele geçirdiklerini sandıkları sırada Yüce Allah O'nu (a.s) aralarından alıp evin bir deliğinden göğe yükseltti. İsa (a.s) ile birlikte aynı evde yaşayan birine İsa (a.s)'ın şekil ve suretini verdi. İçeri girince gece karanlığında onu İsa (a.s) sanarak yakaladılar, al çaltı cı davranışlarda bulunarak astılar. Başına da bir diken koydular. Bu Allah'ın (c.c) onlara kurduğu bir tuzaktı. Yüce Allah peygamberini (a.s) elinden kurtarıp katına yükseltmiş ve onları daldıkları sapıklıklarında bırakmıştı. Onlarsa isteklerine ulaştıklarını düşünüyorlardı. Yüce Allah onların kalplerine kendilerinden ayrılmaz bir kalp katılığı ve hakka karşı inatçılık yerleştirdi. Kıyamete kadar sürecek bir zillet verdi. Bu yüzden Yüce Allah burada, "(Yahudiler) tuzak kurdular; Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların hayırlısıdır." buyuruyor.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

55. Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni katıma yükselteceğim, seni inkar edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kafirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.

56. İnkar edenler var ya, onları dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım; onların hiç yardımcıları da olmayacak.

57. İman edip salih amel işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını eksiksiz verecektir. Allah zalimleri sevmez.

58. (Rasulüm!) Bu söylenenleri biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur’an'dan okuyoruz.