İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nisa Suresi

58.ayetler

 

Emanet ve Adalet:

 

58. Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah, kendisinin emanetleri ehline vermeyi emrettiğini haber veriyor.

 

[2085] Hasan-ı BasrI'nin, Semure'den nakline göre Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Sana güvenerek emanet bırakana emanetini teslim et. Sana hainlik edene hainlik etme" buyurmuştur. Bunu İmam Ahmed b. Hanbel ile Sünen sahipleri rivayet etmişlerdir. Buradaki emanet, insanın teslim etmesi vacip olan tüm emanetleri kapsamaktadır. Mesela; Allah'ın kullar üzerindeki namazlar, zekatlar, oruçlar, kefaretler ve adaklarla kişiye emanet bırakılmış ve insanların bilmedikleri daha başka hakları bu nevidendir. İnsanların güvenerek birbirlerine teslim ettikleri emanet ve benzerleri gibi bazılarının bazıları üzerindeki hakları da bu türdendir. İşte Allah (c.c) bunların hepsinin de sahiplerine ödenmesini emretmektedir. Kim bunları dünyada yapmazsa kendisinden kıyamet günü alınır.

 

 

[2086] Nitekim sahih bir hadiste Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki siz hakları sahiplerine vereceksiniz. Öyle ki boynuzsuz koyunun hakkı boynuzlu koyundan alınacaktır. "

 

İbn Ebi Hatim, İbn Mes'ud (r.a.)'tan şöyle nakleder: "Şehitlik emaneti teslim etmemek dışında tüm günahları siler. Kişi Allah yolunda şehid düşmüş olsa bile kıyamet günü getirilir ve kendisine, "Emanetini teslim et" denilir. O da, "Dünya yok oldu, nasıl ödeyeyim?" der. Bunun üzerine emanet cehennem’in dibinde bir şekil alır ve kişi inip onu omzuna alır. Sonra emanet omzundan indirilir fakat izi sonsuza dek kalır." Ravilerden Zazan der ki:

 

Berra'ya giderek bunu anlattım. "Kardeşim doğru söylemiş" dedi ve "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi. .. emrediyor" ayetini okudu. Süfyan-ı Sevri, İbn Abbas (r.a.)'tan, "Bu salih ve asi hakkında müphem bırakılmış (dolayısıyla) genel bir husustur" dediğini nakletmiştir. Muhammed b. Hanefiyye, "Bu salih ve asi hakkında geneldir" demiştir. Ebu Salih de, "Emanet kişilere yapmaları emredilen ve yasaklanan şeylerdir" demiştir. İbn Ebi Hatim'in rivayetine göre Übeyy b. Ka'b, "Emanetlerden biri kadındır; o da namusunu korumak üzere emanet alınmıştır" demiştir. Rebi' b. Enes, "Buradaki emanetten kasıt seninle insanlar arasındaki emanetlerdir" demiştir. Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas (r.a.)'tan, "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi... emrediyor" ayeti hakkında, "Sultanın kadınlara vaaz ve nasihati de emanet kapsamındadır" demiştir. Bundan kasİl bayram günündeki vaazıdır. Bir çok müfessir ayetin Osman b. Talha b. Ebu Talha hakkında nazil olduğunu söylemiştir. Ebu Talha'nın adı; Abdullah b. Abdul-Uzza b. Osman b. Abduddar b. Kusayy b. Kilab el-Kureyşi el-Abderi'dir. O zaman Kabe'nin perdedarı olan bu kişi, Kabe perdedarlığı güne kadar soyunda devam eden Şeybe b. Osman b. Ebu Talha'nın amca oğludur. Osman b. Talha Hudeybiye andlaşması ile Mekke'nin fethi arasındaki sulh döneminde Müslüman oldu. Onunla birlikte Halid b. Velid ve Amr b. el-As da Müslüman oldular. Amcası Osman b. Talha b. Ebi Talha ise, Uhud savaşında müşriklerin sancağını taşıyordu ve o savaşta kafir olarak öldü. Bu soya dikkat çekmemizin sebebi birçok müfessirin bunu başkasıyla karıştırmasıdır. Ayetin nüzul sebebi, Allah Rasulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'nin fethi günü Kabe'nin anahtarını alıp sonra geri vermesidir.

 

 

[2087] Muhammed b. İshak, Mekke'nin fethinden bahsederken şöyle der... Şeybe kızı Safiyye'den şöyle rivayet ettiler: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'ye girdi ve insanların endişeleri gidip rahatlayınca çıkıp Kabe'ye geldi. Kabe'yi bineği üzerinde yedi defa tavaf etti. Rükn'ü elindeki bir asayla selamlıyordu. Tavafı bitirince Osman b. Talha'yı çağırdı. Kabe'nin anahtarı ondan alındı ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için açıldı. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kabe'ye girdiğinde tahtadan yapılma bir güvercin heykeli gördü. Onu eliyle kırıp attı. Sonra Kabe'nin kapısında durdu. İnsanlar Mescid-i Haram'da O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için toplanmışlardı. İbn İshak der ki: Bazı ilim erbabının bana anlattıklarına göre; Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kabe'nin kapısı üzerinde durdu ve "Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Onun hiçbir ortağı yoktur. Allah vaadinde durdu, kulunu muzaffer kıldı ve tüm küfür ordularını yenilgiye uğrattı. İyi bilin ki Kabe'nin perdedarlığı ile hacılara su dağıtma dışında her intikam ve kan davası ile mal iddiası şu ayaklarımın altındadır" diye konuşma yaptı. İbn İshak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in O konuşmasındaki diğer sözlerini aktardıktan sonra şöyle der: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra Mescid-i Haram'da oturdu. Hz. Ali (r.a.), elinde Kabe'nin anahtarıyla yanına geldi ve "Ya Resulullah! Allah sana salat eylesin, hem Kabe'nin perdedarlığı hem hacılara su verme şerefini bize ver" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Osman b. Talha nerede?" diye sordu. Osman çağrıldı. Gelince Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona "Anahtarını getir ey Osman, bugün vefakarlık ve iyilik günüdür" dedi.

 

 

[2088] İmam Taberi, İbn Cüreyc'in bu ayet hakkında şöyle dediğini nakleder: Bu ayet Osman b. Talha hakkında nazil oldu. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'nin fethi gününde ondan Kabe'nin anahtarını alıp Kabe'ye girdi. Oradan, "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi.... emrediyor" ayetini okuyarak çıktı. Ardından Osman'ı yanına çağırdı. Osman ona anahtarı verdi. Hz. Ömer (r.a.) der ki: "Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kabe’den "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ... emrediyor" ayetini okuyarak çıktı. Annem babam ona feda olsun, daha önce ondan bu ayeti hiç işitmemiştim. "

 

 

[2089] Taberi, Zühri’den şöyle nakleder: Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) anahtarı Hz. Ali (r.a.)'a teslim etti ve "Ona yardım edin" buyurdu.

 

 

[2090] İbn Merduyeh'in rivayetine göre İbn Abbas (r.a.), "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi. .. emrediyor" ayetiyle ilgili şunları anlatmıştır: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'yi fethettiğinde Osman b. Talha b. Ebu Talha'yı yanına çağırttı. Gelince, "Bana anahtarı göster" buyurdu. Osman anahtarı getirdi. Elini uzatırken Abbas ayağa kalktı ve "Ya Rasulallah! Bunu ve hacılara su dağıtma görevini bana ver" dedi. Bunun üzerine Osman elini geri çekti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Anahtarı bana göster ey Osman!" buyurdu. Osman elini uzatırken Abbas (r.a.) sözünü tekrarlayınca Osman tekrar elini çekti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Ey Osman, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsan bana anahtarı ver!" buyurdu. Osman, "Allah'ın emaneti olarak al!" dedi. Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalkıp Kabe'nin kapısını açtı. Kabe'nin içinde, elinde fal akları bulunan bir İbrahim (a.s) heykeli buldu. Sonra içinde su bulunan bir çanak istedi ve onunla su alıp yıkadı. Sonra heykelleri suya batırdı. Kabe'de bulunan Makam-ı İbrahim'i oradan çıkardı ve Kabe'nin duvarına yapıştırdı. Sonra, "Ey insanlar, Kıble budur" buyurdu. Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra çıkıp Kabe'yi bir iki defa tavaf etti. Bize anlatıldığına göre sonra Cebrail (a.s) anahtarın teslim edilmesi emriyle indi. Sonra Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi. .. emrediyor" ayetini sonuna kadar okudu.

 

Ayetin bu olayda indiği meşhur rivayetlerdendir. Fakat bunun hakkında inmiş olsun veya olmasın, her halükarda hükmü geneldir. O yüzden İbn Abbas (r.a.) ve Muhammed b. Hanefiye, "Bu iyi ve kötü içindir" demişlerdir. Yani herkes hakkında geneldir.

 

"İnsanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder" buyruğuyla Allah (c.c), insanlar arasında adaletli olmayı emretmektedir. Bu yüzden Muhammed b. Ka'b, Zeyd b. Eslem ve Şehr b. Havşeb, "Bu ayet emirler hakkında, yani insanlar arasında hüküm verenler hakkında inmiştir" demişlerdir.

 

 

[2091] Bir hadiste de Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Allah, zulmetmediği sürece yöneticiyle beraberdir. Zulmedince onu nefsiyle baş başa bırakır" buyurmuştur. Bir eserde de, "Bir günlük adalet kırk yıllık ibadet gibidir" denmiştir.

 

''Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor!" Allah size emanetleri sahiplerine vermenizi, insanlar arasında adaletle hükmetmenizi emrediyor ve mükemmel, değerli ve şümullü daha nice emirler ve kurallar bildiriyor.

 

"Şüphesiz Allah hakkıyla işitici, hakkıyla görücüdür. " Yani, sözlerinizi işitici, yaptıklarınızı görücüdür.

 

 

[2092] Nitekim İbn Ebi Hatim, Ukbe b. Amir'den şöyle nakleder: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i gördüm; bu ayeti okuturken, "Her şeyi görücüdür" buyurdu.

 

 

[2093] İbn Ebi Hiltim, Ebu Yunus'tan da şöyle nakleder: Ebu Hureyre (r.a.)'ı işittim; "Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ... emrediyor" ayetini sonuna kadar okuyor ve başparmağını kulağına, işaret parmağını ise gözünün üzerine koyuyor ve "Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i böyle okurken ve iki parmağını koyarken gördüm" diyordu. Ravilerden Ebu Zekeriyya, "Mukri bize şöyle gösterdi" diyerek sağ başparmağını sağ gözünün, sonraki parmağını sağ kulağının üstüne koymuş ve "Bize gösterdi ve 'İşte böyle, böyle' dedi" demiştir. Bunu Ebu Davud, İbn Hibban, Hakim, İbn Merduyeh -tefsirinde- rivayet etmişlerdir. Buradaki Ebu Yunus Ebu Hureyre (r.a.)'ın azatlı kölesidir ve adı Süleym b. Cübeyr'dir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

59. Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin, sizden olan emir sahiplerine (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız onu Allah'a ve Rasul'e götürün. Bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.